Döne Döne Karacaoğlan – Ali Ozanemre

Karacoğlan size bakar sevinir Sevinirken kalbi yanar gövünür Kımıldanır hep dertlerim devinir Yasınan sevincim yıkışır dağlar(1) ÖNSÖZ(2) Karacoğlan, Yunus benzeri bir umman. Onunla ilgili kimbilir kaç bin sayfa yazıldı, ve daha kaç bin sayfa yazılacak. ?Döne Döne KARACOĞLAN? adını verdiğimiz bu kitap şimdiye dek yapılan binlerce sayfalık yazının büsbütün dışında bir çalışma. Özellikle 2. bölüm

okumak için tıklayınız

Xoybün Örgütü ve Ağrı Ayaklanması – Rohat Alakom

Rohat Alakom bu kitabında, modern Kürt milliyetçiliğinin en önemli siyasal yapılanmalarından Xoybûn örgütüne odaklanıyor ve örgütün öncülüğünde gelişen Ağrı ayaklanmasını anlatıyor. 1927 yılında kurulup 1946 yıllarına kadar varlığını sürdüren Xoybûn örgütüne dair Türkiye?de yayımlanan ilk kitaplardan birisi olan çalışma, Xoybûn konusunda ileri sürülmüş bazı yanlış savlara açıklık kazandırdığı kadar, örgütteki kadrolaşma, liderlik ve örgüt içi

okumak için tıklayınız

Çoban ve Kral / Siyasetnamelerde İdeal Yönetici İmgesi – H. Bahadır Türk

?Eğer hükümdarlar olmasaydı insanlar birbirlerini yerlerdi! Tıpkı çoban olmayınca sürünün yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmesi gibi.? Ebû Mansur es-Seâlibi, Âdabu?l-Mulûk Köklü tecrübelerden hareketle egemenlere öğüt ve akıl veren siyasetnameler, Ortaçağ?da Doğu ve İslam siyasal geleneğine ayna tutan metinlerdir. ?İdeal bir hükümdar nasıl olmalı?? sorusuna cevap getirirken, aslında tümüyle bir iktidar anlayışının çerçevesini çizerler. Çoban-Hükümdar idealini oluştururken,

okumak için tıklayınız

Kumrucu ? Celal İlhan

Kira ödemeden oturduğu evinin derme çatma balkonunda; solunda Ankara Kalesi, karşısında ünlü ?Hacı Bayram Külliyesi?, tıkınırken her zamanki gibi kumrularıylaydı Şaban. Balkon küpeştesi yerine uzattığı kirli tahta parçasının üstüne kuşyemini avuç dolusu döküyordu. Davetine aşkla uyulduğu kanat şapırtılarıyla duyuruluyordu ona. Yer sofrasındaki kıymalı patlıcan, yeşil salata ve rakı bardağı; sert gagalardan, tepinen pençelerden sıçrayan yemle

okumak için tıklayınız

Mirzaye Piçük – Antoine de Saint-Exupery

Di nav berhemên Antoine de Saint Exupéry de, pirtûka Mîrzayê Piçûk berhemeke yekta û bêhempa ye. Ew dinav van serdemên hovîtiyê de xewneke nazik e, sirûda evîneke xemgîn e. Di vêpirtûka ku cîhekî taybetî di nav berhemên nivîskar de distîne, Saint Exupéry dixwaze bibêje ku her kes dikare li balefira xewnan siwar bibe û rastî

okumak için tıklayınız

Erhan Bener Diye Bir Yazar Var Tanıyor musunuz? – Serkan Fırtına

Türkiye?de acaba kaç kişi, kaç okur, Erhan Bener adlı yazarla tanıştı. Çok merak ediyorum, geçen günlerde küçük bir kentte katıldığım bir mini kitap fuarında, Bener?in remzi kitapevinden çıkan tüm yapıtları uygun fiyata satılıyordu. Gözlem yapmak oldum olası sevdiğim bir şeydir, özellikle kültürel konularda yapılan gözlemler, ülkenin hakim zihniyet yapısını fark etmemi sağlar. Özellikle Türkiye?nin İzmir

okumak için tıklayınız

Gerici ve Ticari Eğitim Yasasının Küpü : 4+4+4 – Müslüm Kabadayı

Eğitim; eşit ve özgür bir ortamda, bilimsel temelde yapılmıyorsa, orada çürüme ve yozlaşma var demektir. Ne yazık ki ülkemiz, insanlığı yeni bir ortaçağa hapsetmek isteyen emperyalist güçlerle her şeyi ticari meta olarak gören Türkiye kapitalistleri tarafından her gün biraz daha paranın saltanatına kurban edilmektedir. Dünya?da ve ülkemizde bilimsel aydınlanmanın, eşitlik ve özgürlük mücadelelerinin yüzlerce yılda

okumak için tıklayınız

Ten?deki Izdırap ve Söylemsel Başkaldırı – Bora Erdağı

David Le Breton?un Ten ve İz kitabı [çev. İsmail Yerguz, (İstanbul: Sel Yayıncılık, 2011)] ?İnsanın Kendini Yaralaması Üzerine? alt başlığını taşıyor. Breton beden ve riskli tavırlar üzerine odaklanan bir antropolog ve sosyolog. Yayınladığı bütün çalışmaları beden ve riskli tavırlar konusunun değişik temalarına odaklanıyor, bu da onun çalışmalarının birbirine eklemlenmesini sağlayarak beden bilgisi ya da kültürü

okumak için tıklayınız

Ulysses ve James Joyce – Şahin Aybay

Bazı yapıtlar vardır edebiyat âleminde, hak ettiğince yer işgal eden. Onları tek bir türe hapsedebilme cesaretini kendimizde bulamayız. Niteliksiz Adam bir roman mıdır, yoksa bir deneme mi? Ulysses, Yüzyıllık Yalnızlık ne ola ki; hangi edebi kapsama girmeli dersiniz? Bir İrlandalı, James Augustine Aloysius Joyce, bu satırlarda modern yazının 20. yüzyıldaki büyük temsilcilerinden James Joyce?un Ulysses

okumak için tıklayınız

Yaşamın Hası / Özgürlük Kavgası – Mehmed Sarı

Yaşamın Hası Özgürlük Kavgası, Hayatın günlük akışından süzülerek geliyor bize. Yaşamın nerelerden gelip nelerle karşılaştıktan sonra, nerelere yöneleceğine tanıklık ediyor. Emekleriyle hayatı hergün üretenlerin ve özgürlük kavgası verenlerin türkülerini söylüyor. Kaygıları, sevinçleri, özlemleri, acıları ve sevdalarıyla hep umutlu olan insanların şiiri. Sürgün acısından hapislere ve ölümlere dek uzanan ve yaşamın hasını özgürlük kavgasında bulan

okumak için tıklayınız

Friedrich Engels’in Asi Gençliği – Walter Baumert

Devrim orkestrasının ikinci kemanıydı Engels ve hayatı hep aynı melodiyi mırıldanmıştı. İsyanın ve değişimin melodisini. Engels, bir yandan sözcükleriyle isyan ve eşitliğin ideolojisini inşa ederken öte yandan da ifadenin önemini ortaya seren bir portre çiziyordu. Engels’in hayatının pek de bilinmeyen kısmıyla ilgili olan bu roman, Genç Engels’in ailesinin ait olduğu sınıftan kopuşunu ve bu kopuş

okumak için tıklayınız

Esil ile Yesil (Anadolu Masalları 4) – Muhsine Helimoğlu Yavuz

İnsan Masalsız Olmaz “Bu masalları, çocukları iyiden ve doğrudan yana yönlendirip bilinçlendirmek, onları yaşamın güçlükleri karşısında donanımlı ve uyanık kılmak, yaşayacakları sorunlar karşısında güçlü ve sorun çözücü olmalarını sağlamak için bu kitapta topladım. Çalışmalarım amacına ulaşır da genç-namuslu ellerin, beyinlerin yetişmesine birazcık da olsa katkıda bulunursa,

okumak için tıklayınız

In Jail with Nazım Hikmet (Nâzım Hikmet’le 3,5 Yıl’ın İngilizcesi) – Orhan Kemal

‘Moving and remarkable’ Andrew Finkel Bursa prison, mid-winter 1940. Two prisoners meet, both writers, both serving long sentences for allegedly inciting Turkish soldiers to mutiny. One is Turkey’s most famous poet and communist, Nazim Hikmet; the other a young, aspiring poet, Orhan Kemal, who now shares a cell with the man whose work he has

okumak için tıklayınız

Öfke: Hafızanın Ağıdı – Cem Uğur

Philip Roth?un 2008 yılında yayınlanan ve Türkçeye yeni çevrilen son romanı ÖFKE, bir çok eleştirmene göre Roth?un yaratıcılığı açısından zayıf bir roman sayılabilir ama okurunda Roth?un roman dünyasına girmek içinde iyi bir başlangıç romanı. ÖFKE, kasap olan babasının yanında çalışan,dürüst,?efendi? bir genç olan Marcus?un babasının ölümle ilgili korkularından dolayı kendi üzerinde gittikçe tuhaflaşan baskısından kurtulmak

okumak için tıklayınız

Ütopyacılığın Hayal Kırıklığı – Bora Erdağı

9 Kasım 1989?da Berlin Duvarı yıkıldığında henüz dünya demir-perde ülkelerinin çözüleceğine fazlaca inanmıyordu. Aslında 1985?ten itibaren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği?nin başında bulunan Mihail Gorbaçov, Glasnost ve Perestroyka aracılığıyla içeriye ve dışarıya reform sinyalleri verdi. Nitekim Gorbaçov?un 6 yıllık iktidarı sona erdiğinde SSCB?den geriye sonradan adı Bağımsız Devletler Topluluğu olacak bir yapı kaldı.

okumak için tıklayınız

Pedagoji, Dil ve Aile Hakkında 8 Soru, 8 Cevap – Faiz Cebiroğlu

Pedagoji, çocuk eğitimi, dil ve aile üzerine bana sürekli sorular geliyor. Türkiye?den ve Türkiye dışından bana gelen soruları, konularına göre seçip, topluca yanıtlamak istiyorum: Soru 1: Sayın Faiz Cebiroğlu, sizleri, yazdıklarınızı , yaklaşık olarak üç yıldır değişik gazete, dergi ve sitelerde okuyor ve takip ediyoruz. Pedagoji / çocuk eğitimine ilişkin çok ilginç görüşleriniz var. Bunları

okumak için tıklayınız

Emperyalist Müdahale Doktrinleri ve NATO – Suat Parlar

ABD ve İsrail’in terör stratejileri, doktriner birikimleriyle bağlantılıdır. Terörün zayıfın silahı olduğuna dair yargılar, ciddi bir analitik hatadır. Gerçekte, diğer şiddet araçları gibi terörizm de güçlünün silahıdır. Ancak bu silah zayıfa izafe edilmektedir, çünkü güçlü olan doktriner sistemleri de kontrol tekeline sahiptir; onun katliamı, tecavüzü, soykırımı ve yağması terör eylemi sayılmaz. Nazilerin terör aygıtını olduğu

okumak için tıklayınız

Kahrolsun Özel Mülkiyet – Okan Yolcu

Yaşlı dünyamız son bin yıllarda özellikle son 200 yılda 4,5 milyar yılda tanıklık etmediği korkunçlukta olaylara tanıklık etti/ediyor. Bu durum bir türün kendi kendini yok etme girişimidir. Hiç bir canlı türü kendi türüne karşı bu kadar acımasız olmadı. Milyonlarca insan savaşlarla birbirlerini öldürüyor. Çevre kirliliği yaratarak doğadaki bütün canlı türlerini tehdit ediyor. Korkunç katliamlar düzenliyor

okumak için tıklayınız

Tamamlanmamış Bir Proje Olarak Paris – Bora Erdağı

Postmodernite tartışmalarının ?şafağı attığında?, Jurgen Habermas?ın da şafağı atmıştı. ?Modernite versus Postmodernite? başlıklı o meşhur makalesinde moderniteyi tamamlanmamış bir proje olarak tanımlamış ve postmoderniteyi enine boyuna eleştirmişti. Bu makale 1980 yılında Theodor W. Adorno ödülü kazanan Habermas?ın, ödül töreninde yaptığı konuşmasıdır. Habermas modernitenin kültürel ve tarihsel boyutlarını, estetik niteliklerini, Aydınlanma çerçevesini ortaya koyduktan sonra,

okumak için tıklayınız