Che Guevara – Chie Shimano, Kiyoshi Konno

“Her haksızlık karşısında öfkeden titriyorsan, o zaman sen benim yoldaşımsın!” Ernesto Che Guevara Arjantinli Marksist devrimci, politikacı, yazar, doktor, gerilla, yani Ernesto “Che” Guevara, kısaca Che Guevara ya da el Che, kısa hayatına çok şey sığdıran, inandığı doğrular uğruna mücadeleyi bırakmayan, dünya tarihinin en önemli kişiliklerinden biri. Maddeci ve para hırsı ile dolu bir dünyada,

okumak için tıklayınız

Doğruluk Kaygısı – Montaigne

Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır, sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız: Oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: Hele eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa. Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi, onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi düşüncemizi savunmaya bakarız. Bizi düzeltmek isteyene

okumak için tıklayınız

Bıyıklar Konuşuyor – Hasan Hüseyin Korkmazgil

“Bıyıklar Konuşuyor”, Hasan Hüseyin’in ilk baskısı 1971’de yayımlanan mizah öyküleridir. … “Bıyıklar Konuşuyor”, Hasan Hüseyin’in mizah öykülerini topladığı üç kitabından biridir. İçindeki öyküler, hala güncelliğini korumaktadır. Çünkü Hasan Hüseyin’in tatlı tatlı aktardığı sorunların çoğu, şimdi de yaşanmaktadır. 1970’li yıllarda “Bıyıklar Konuşuyor”du, 1990’lı yıllarda da konuşuyor mu… karşılaştırması sizden… (Arka Kapak)

okumak için tıklayınız

Made in Turkey – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Made In Turkey (1970), Hasan Hüseyin’in mizah öykülerini topladığı kitaplarındandır. Ozan Hasan Hüseyin, 15 şiir kitabındaki toplumcu, gerçekçi yazın anlayışını bu öykülerinde de sürdürmektedir. Made In Turkey, 1984’ün 26 Şubat’ında yitirdiğimiz ozan Hasan Hüseyin’in, özellikle genç kuşaklara, ozanlığı kadar, mizah dalındaki gücünü de göstermektedir.

okumak için tıklayınız

Hidim – Özdemir Asaf

?Hidim?, Özdemir Asaf?ın, lise dönemlerinden itibaren başladığı şiir çevirilerinden oluşuyor. Asaf?ın şiir çevirilerini özgün kılan başlıca husus ise, şiirinde kullandığı kelimeleri çevirilerinde de tercih etmesi. Asaf?ın çevirdiği, Charles Baudelaire?in ?Çalarsaat? isimli şiirinden bir alıntı: ?Çalarsaat! Uğursuz tanrı, korkunç, duygusuz, / Parmağıyla ürkütür bizi ne der: Hatırla! / Yatışmayan acılar kalbine dola dola / Ergeç saplanacaktır

okumak için tıklayınız

Paris Komünü : 140. Yıl Kutlamaları – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

1871?den bugüne tam yüz kırk yıl geçti. Evet tam yüz kırk yıl oldu Paris Komünü?nün toplumsal mücadeleler ve siyasi tarihteki yerini alalı. Paris Komünü birçok açıdan deneyimler ve dünya kadar dersle doludur. Emekçilerin iktidardaki ilk adımlarından biri olarak o günlerden bugünlere birçok siyasi lideri, toplumsal mücadeleyi, siyasi partileri, işçi hareketini ve kadın hareketini etkiledi. Bu

okumak için tıklayınız

Kötülüğe övgüye doğalcı yaklaşım: Yeşil Peri Gecesi – Berivan Kaya

Yeşil Peri, sıvı kıvamında ağızdan tüketilen, öldürücü ve tehlikeli bir uyuşturucunun adı, romanın bir bölümünde bu şekilde anlatılıyor. Bu romana neden bir uyuşturucu adı verildiğini anlamak güç. Ayfer Tunç Yeşil Peri Gecesi adlı yayımlanan son romanında insanın acılı yazgısında en önemli etkinin yaşadığı doğa ve çevre koşulları olduğu görüşünü öne çıkartıyor. Felsefi alanda doğalcılık ya

okumak için tıklayınız

Çocuklara Ölümü Anlatmak – Faiz Cebiroğlu

Ölüm, gördüğünü bir daha görmemek oluyor. Çocuklara bunu anlatmak zordur. Çocuklara ölümü ve bunun yarattığı hüzün duygusunu işlemek, zordur. Türkiye?de bu, çok daha zordur. Çocuk olarak, birisini kaybetmek, anne ya da babasını yitirmek, çocuklarda bir süreliliğine olsa da, dünyaya olan güvenlerini kaybetmeyi doğuruyor. Geçici de olsa, çocuklarda, dünyanın ?güvenilir? bir yer olmadığı durumu oluşuyor. Bu

okumak için tıklayınız

Tembellik – İnsan – Nejdet Evren

Üretim halkasına emeği ile katılmadan kendini de tüketen insan, tembelliği ne zaman ve nerede edinmiştir? Bu durum doğuştan gelen bir davranış biçimi midir? Yoksa zamanla kazanılan bir sapma mıdır? İnsan neden üretmek istemez? Ruhunun doymazlığına karşın bedenin üretim söz-konusu olduğunda takındığı edimsizlik salt bireysel bir tutum mudur? Tüketim konusundaki aceleciliği, zamanla yarışması, zamansızlığının bir nedeni

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’den Sartre’a Varoluşçuluk – Walter Kaufmann

Ölüm, korku, başarısızlık… “Yeraltından Notlar; Varoluşçuluk” için yazılagelmiş en iyi başlangıç… Felsefe tarihinin önemli isimleri: Jaspers, Heidegger, Pascal, Kierkegaard, Sartre… Azılı bir Hıristiyanlık düşmanı: Nietzsche… Bağnaz bir Grek Ortodoksu: Dostoyevski… Ve Rilke ve Kafka ve Camus… Hepsinde beliren ortak bir özellik: Koyu bireycilik… Walter Kaufmann’ın başyapıtı Dostoyevski’den Sartre’a Varoluşçuluk’ta tüm bu isimler yanyana geliyor. Onların

okumak için tıklayınız

Çadırkent Günlüğü – Mustafa Kemal Çokşen

17 Ağustos depreminin ardından Kocaeli’nin Gölcük ilçesine bağlı Değirmendere beldesine kurulan Nazım Çadırkent, dayanışmanın, paylaşımcılığın ve eşitlikçiliğin hüküm sürdüğü bir mekan olmuştu. Kuşkusuz, yıkımın ve yokluğun üzerine de gelse, 21. yüzyılda çadır yaşamını yüceltmenin bir anlamı bulunmuyor. Hele yıkımın da yokluğun da kader olmadığı düşünüldüğünde… Ama Değirmendere’de yaşananlar, güzel günler göreceğimizin ipuçlarını da barındırıyor. Nazım

okumak için tıklayınız

Beş Paralık Roman – Bertolt Brecht

Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht’in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta “âşık” olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını “satirik” bir dille anlatıyor.Brecht’in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı

okumak için tıklayınız

Dilin Ödü Koptuğunda – Müslüm Kabadayı

Bir hastane odasında ziyaret ettiğim, gençliğinde güreşçiliği, avcılığı ve delicoşluğuyla belleğimizde iz bırakan köylümün bozarmış teni ve yeşillenmiş göz ağı dikkatimi çekmişti. Oğlu bakıyordu kendisine? Oldum olası hasta ziyaretlerini çok önemserim, gerek temizlik ve sessizlik gerekse moral verici diyalogların kurulması bakımından. Temiz ve bakımlı bir ortamda tedavisi süren hastamızla, zorlukları yenme azmi konusunda anılarını da

okumak için tıklayınız

12 Mart 1971’den Portreler (Cilt: I-II-III) – Sırrı Öztürk

Elimizdeki kitapta, 12 Mart 1971’lerin cezaevi mekanlarında, sisteme karşı koyan ‘Devrimci ve Sosyalist Kadro’ların hakiki kimlikleri, teori pratik donanımları, devrimci kişiliklerin çerçevesinde ve anılar dizisi biçiminde tanıtılmaya çalışılmıştır. 12 Mart 1971 sürecinde yaşanan olay ve olgular karşısındaki düşünce ve davranış farklılıkları olabildiğince nesnel, ama yazarın taraflı kimliği ile değerlendirilmiştir, buna özen gösterilmiştir. Bilindiği gibi kitabın

okumak için tıklayınız

Yiğit İken Ölenlere: 12 Mart Öyküleri Antolojisi – Hazırlayan: Hürriyet Yaşar

Hürriyet Yaşar?ın hazırladığı ?Yiğit İken Ölenlere? isimli bu antoloji, Türkiye?nin usta kalemlerinin yapıtlarında, 12 Mart askeri darbesinin izini sürüyor. Darbe dönemini ve sonrasında yaşanan büyük yıkımı metinlerine katık eden bu isimlerin, yaşananların sonraki kuşaklara edebiyat yoluyla aktarılması anlamında önemli bir görev üstlendikleri kuşkusuz. Darbe döneminde ve sonrasında yaşananlar, alt üst olan toplumsal hayat, öykülerin asıl

okumak için tıklayınız

Diyalektiğin Şairi – Francis Wheen

Şubat 1867’de Kapital’in ilk cildini baskıya vermeden önce Karl Marx, Friedrich Engels’e Honoré de Balzac’ın Gizli Başyapıt adlı kitabını okumasını öneriyordu. Marx’a göre hikayenin kendisi çok hoş bir ironi içeren bir başyapıttı. Engels’in arkadaşının tavsiyesine uyup uymadığını bilmiyoruz, eğer okuduysa ironiyi fark ettiğine şüphe yok ama o ironiden eski arkadaşının hoşlanmasına şaşırmış olmalı. Gizli Başyapıt

okumak için tıklayınız

Resmi Tarih Tartışmaları 5 (Nutuk) – Fikret Başkaya, Mete K. Kaynar

Elinizdeki kitap Nutuk?tan hareketle Türk siyasal hayatını tartışıyor. ?Nutuk?u tartışmıyor? elinizdeki bu metin. Bir başka deyişle, Nutuk?un ele aldığı olaylar ve değindiği kişiler ile ilgili ne kadar gerçekçi değerlendirmelerde bulunduğu, ele aldığı konular ile ilgili olarak gerçeklere ne kadar sâdık kaldığı ile ilgilenmiyor ya da neden o dönemde yaşamış bazı tarihsel şahsiyetlere Nutuk?ta yer verilmediğini

okumak için tıklayınız

Hanefi Yoldaş (Gizli Örgüt Nasıl Çökertilir?) – İsmail Saymaz

“O kitabı; emniyet içerisindeki cemaat örgütlenmesini ele alan “Haliç’te Yaşayan Simonlar”ı yazdığı tarihe kadar dindar kesimin ‘model polis’ şefiydi. Gülen Cemaati’ne yakınlığıyla biliniyordu. Ne olduysa, o kitaptan sonra oldu. Ömrü sol örgütlerle mücadele ile geçen, bu uğurda adı işkenceciye çıkan Hanefi Avcı, birden bire Devrimci Karargâh adlı silahlı sol örgüte yardım etmek iddiasıyla tutuklandı. Ve

okumak için tıklayınız

Bilim ve Sanatla Ucubeler Tarih Sahnesinden Silinir – Müslüm Kabadayı

?Eskisi olmayanın yenisi olmaz.? derler; her yeni eskinin kabuğunu yırtarak doğar ve gelişir, ta ki bir başka ?yeni?nin doğuşuna kadar. Bu olgu, biyolojik evrimde organizmanın karmaşık gelişimi olarak karşımıza çıktığı gibi kültürel evrimde de felsefe, bilim ve sanatın zenginleşmesi biçiminde gerçekleşir.  Bırakınız dikkatlice incelemeyi, çıplak gözle sorgulandığında bile anlaşılacağı üzere yaşamın her alanında bilgiler, tabakalaşarak

okumak için tıklayınız