Etiket: Araştırma

Dersim’i Parantezden Çıkarmak (Dersim Sempozyumunun Ardından) – Şükrü Aslan

Dersim, son yıllarda Türkiye’nin yakın tarihinin en önemli yüzleşmelerinden birine konu oldu. Dersim adı, 1938 kıyımından sonra vilayete konan Tunceli adının arkasına parantez içinde yazılmaya başladı, şimdi artık “öz” ad olarak biliniyor. Birçok edebi anlatı, sözlü tarih çalışması, inceleme, belgesel ve müzik çalışması, Dersim’in hakikatiyle yüzleşmeye katkıda bulundu. 2010’da yapılan 1. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu,

okumak için tıklayınız

Bilişsel Kaptalizm, Eğitim ve Dijital Emek – Michael A. Peters, Ergin Bulut

Bilişsel kapitalizm tartışmaları her ne kadar yeni görünse de tarihsel kökenleri Deleuze ve Guattari’nin Kapitalizm ve Şizofreni, Foucault’un biyopolitika çalışmalarında ve başta Hardt ve Negri olmak üzere otonomist hareket içerisinde gözlemlenebilir. Günümüze yaklaşıldığında ise önce enformasyon toplumu, ardından Web 2.0 ve maddi olmayan emek tartışmaları ile birlikte bilişsel kapitalizm tartışmalara daha da somutlaşıp yaşamımıza girdi.

okumak için tıklayınız

Bildiğimiz Tarımın Sorunu (Küresel İktidar ve Köylülük) – Çağlar Keyder, Zafer Yenal

Tarım sorunu (die Agrarfrage), 20. yüzyılın başından itibaren siyasetin ve sosyal bilimlerin en önemli tartışma alanlarından biriydi. 1980’lerin düşünce ikliminde ivme kaybedip şekil değiştirdi ve daha çok “hormonlu sebzeler”, “doğal beslenme”, “permakültür” gibi “kentli” başlıklar altında bambaşka bir tartışmaya dönüştü; üretim ve üreticiler yerine gıda ve tüketimle ilgili meseleler gündemin baş köşesine oturdu. Küçük üreticiliğin

okumak için tıklayınız

Bir Cinayetin Öyküsü (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine Sınıfsal Bir Bakış) – G. Emre Gürcanlı

Sermaye birikimi, yalnız artı değer sömürüsü değil, ölüm ve yaralanmalarla yeniden üretilmektedir. İşçi ölümleri, yaralanmaları, işyerleri kaynaklı hastalıklar olmadan kapitalizmin kendisini yeniden üretmesi mümkün değildir. İşçi sınıfı üretmekte ama tüketilmektedir. Bu kitap bir müdahale ve mücadele aracı olarak tasarlanmış ve yazılmıştır. Türkiye’de bu konuda teorik ve ideolojik bir eksikliği tespit ederek hazırlanmıştır. Ancak

okumak için tıklayınız

Yeni İslâmî Burjuvazi (Türk Modeli) – Dilek Yankaya

Türkiye’de AKP’nin 2002’de tek başına hükümet kurmasıyla siyasal İslâmın iktidar olma mücadelesinde hedefe varılmış oldu. Fakat İslâmî kimlik, iktidara gelmeden çok önce sınıfsal bir nitelik kazanmıştı. Bu dönüşümde, 1990 yılında İstanbul’da, İslâmî hareketle güçlü bağları olan bir ekonomik seçkinler topluluğu tarafından kurulan MÜSİAD’ın etkisi belirleyiciydi. MÜSİAD’ın Türkiye siyaseti üzerindeki gücünü, kurucu başkanlarından Erol Yarar şöyle

okumak için tıklayınız

Camın İşçileri – M. Hakan Koçak

“1935’te fabrikanın açılış töreninde ‘bizim nesle ne mutlu ki fabrika seslerile gözlerimizi açmış bulunuyoruz,’ sözleriyle semtin coşkusunu dile getiren kız çocuğu artık yok. Semtin işsiz gençleri umutsuzlukla caddelerde dolaşıyor. Ama bunlar yalnızca gözle görünenler. Semtin tüm dokusuna sinmiş işçi sınıfı mirası, görünmeyen ama hissedilen bir güç olarak varlığını sürdürüyor…”

okumak için tıklayınız

Moabit Hapishanesi Notları – Erich Honecker

Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin ortadan kalkması ve Almanya’nın birleşik ancak kapitalist bir ülke olarak varlığına devam etmesi, Avrupa’da reel sosyalizmin yıkılışının önemli bir uğrak noktası oldu. Erich Honecker 1971’den 1989’a, yani yıkılmasından kısa bir süre öncesine kadar Demokratik Almanya’daki iktidar partisi Sosyalist Birlik Partisi’nin önderliğini yürüttü. Almanya’nın birleşmesinin ardından, karşısında boyun eğmediği Alman kapitalizmi tarafından hapsedildi

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet’te Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1920-1930) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 2) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu… Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915’ten bugüne geçmişi inceleniyor. Araştırmada, 1920’lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine

okumak için tıklayınız

Osmanlı’da Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1914-1919) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 1) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu… Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915’ten bugüne geçmişi inceleniyor. Araştırmada, 1920’lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine

okumak için tıklayınız

İşgal Et (İtaatsizlik Üzerine Üç Tez) – Bernard E. Harcourt , Michael Taussig, W. J. T. Mitchell

Occupy hareketinin bir başka örneği de 2013 yılında Gezi Parkı Direnişi’yle Türkiye’de yaşandı. Direnişle birlikte Türkiye’de birçok ezberin bozulduğuna şüphe yok. Peki, Tahrir Meydanı’yla Zuccotti Park’ın “işgal”inin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan bu hareketin temeli neye dayanıyor, talebi ne? İşgal Et, Orta Doğu’dan New York, Chicago, Londra, Berlin, Frankfurt, Quebec ve Hong Kong gibi

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu (1700-1922) – Donald Quataert

Osmanlı İmparatorluğu?nun tarihi son yıllarda çeşitli ülkelerde yeni yaklaşımlarla ele alınıp inceleniyor, yeni inceleme alanları ortaya çıkıyor. Artık Osmanlı tarihinin yalnızca siyasal yönü üzerinde durulmuyor; ekonomik, toplumsal, kültürel vb. yönleri de derinlemesine araştırılıyor. Donald Quartaert bu kitapta, söz konusu yeni birikimden yararlanarak farklı bir sentez sunuyor. Önce Osmanlı siyasal tarihini bütünüyle gözden geçiren yazar, Osmanlı

okumak için tıklayınız

Mahmut Dikerdem Eserler – Salon Verir, Sokak Alırız

Büyükelçi, Barış Derneği Başkanı Mahmut Şerafettin Dikerdem’i 3 Ekim 1993’te kaybetmiştik. Barış Derneği tarafından hazırlanan bu derleme kaybımızın 20.yılında onun yaşamına, mücadelesine, anısına bir kez daha dokunmak, yaşamı, eserleri ve mücadelesiyle bugünümüz ve yarınımız arasında bağlantı kurmak amacı taşıyor. Mahmut Dikerdem 1940’lardan 1990’ların başına dek, tüm yaşamı boyunca üretken olmayı sürdürdü. Türkiye’nin önemli aydınlarından biri

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Tarımın Ekonomi-Politiği 1923-2013

Tarım ürünlerinin insanların beslenme, giyim gibi temel gereksinimlerini karşılamaya yönelik olması, bu sektörü diğer üretim sektörlerinden ayırmaktadır. Halen dünya nüfusunun yarıdan fazlası kırsal alanlarda yaşamakta ve tarımla uğraşmaktadır. Açlık ve yoksulluk gibi küresel sorunlar, iklim değişmeleri, üretimde kullanılan doğal kaynakların (toprak, su) kirlenmesi, bozulması ve yok olması gibi sorunlar, gıda güvencesi/güvenliği gibi sorunların ön plana

okumak için tıklayınız

Tanrı Piyasası – Meera Nanda

Sekülerlik Tartışmaları ve Neoliberalizm Hindistan’ı Nasıl Daha Hindulaştırıyor. Tanrı Piyasası, ekonomisi günden güne büyüyen günümüz Hindistan’ında etkisi giderek artan “devlet-ibadethane ortaklığı”nın bir sonucu olarak, özellikle “üst orta-sınıflar” arasında yükselişe geçen Hinduizm’in etkilerini ve yapısını ele alıyor. Modernist yaklaşımın “gelir ve refah seviyesi yükseldikçe insanların düşünüş tarzının daha rasyonelleştiği ve daha sekülerleştikleri (laikleştikleri)” tezi özellikle 1990’lar

okumak için tıklayınız

Yeşilçam’da Öteki Olmak (Başlangıcından 1980’lere Türkiye Sinemasında Gayrimüslim Temsilleri) – Dilara Balcı

Sinema, Osmanlı Devleti’ne yabancı uyruklular ve azınlıklar sayesinde girmiş ve yaygınlık kazanmış bir sanat. Gayrimüslimlerin sinema sektörü üzerindeki emekleriyse tartışılmaz. Osmanlı Devleti’nin son yıllarından 1960’lara dek gayrimüslimler, yapımcılıktan işletmeciliğe, oyunculuktan görüntü yönetmenliğine, yönetmenlikten kurguculuğa kadar hemen her alanda çalışmış ve pek çok ilke imza atmışlardır. Ne var ki, gayrimüslimler Anadolu topraklarında

okumak için tıklayınız

Toplumcu Tıbba Giriş – M. Akif Akalın

Toplumcu tıp Avrupa’da on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, tıbbın kapitalist örgütlenmesine bir yanıt olarak belirdi. Temelleri Marksizmin kurucularından Engels tarafından atılan toplumcu tıp, kapitalist tıbbın toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekçilerin gereksinimlerine yanıt veremeyeceği, emekçilerin tıbbı kendi gereksinimleri doğrultusunda örgütlemesi gerektiği düşüncesiyle doğdu.

okumak için tıklayınız

Hegemonya İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği (Neo-Gramsci’ci Bir Bakış) – Yeliz Sarıöz Gökten

Dünya düzeninde yaşanan her krizin ardından kapitalist sistemin sonuna gelindiğine yönelik tartışmalar ortaya çıkmıştır. Gelenek 2008 yılında başlayan küresel krizin ardından da bozulmamış, “bu kriz, o kriz mi”sorusu akıllara gelmiştir. Yine süreçte bir taraftan neoliberal kapitalizmin çözüleceği yönünde saptamalar yapılırken, diğer taraftan ABD hegemonyasının görünür gerileyişine ve yeni güç dengelerinin nasıl biçimleneceğine yönelik görüşler ileri

okumak için tıklayınız

Felsefenin Arzusu: Politika (Diyalektiğin Diyalektik Gelişimi ve Onto-Politika) – Ersin Vedat Elgür

“Dışlama amacıyla olsa bile felsefeyi muhatap aldığı an din, nasıl ki kendini içeriden yıkacak ‘turuva atı’nı bünyesine katmışsa, şimdi de felsefe, ‘yığın’ı ve gündelik hayatı bir kere muhatap aldığında, kendi gerçekleşmesinin ve dolayısıyla aşılmasının muhatabı olarak politikayı içeri almıştır. Tarihin gerçek sorunlarını kavramsallaştırmak ve rasyonalize etmekle meşgul felsefe, gerçekliği kendi düzeyine çekip politikleşirken, politika da

okumak için tıklayınız

Antigone Mitolojik Bir Kahraman mı Sadece – Çağlar Mirik

“Her ilkyaz badem ağacı gibi çiçeklenir Onurlu şehitlerin kızıl toprakları.” Oğuz Tansel “Her gün yazmak gerekir şikayet etmeden, defteri tanık etmek için tarihe. Zorlanacağız günler ilerledikçe, fakat bu kalem düşmemeli elden. Şairi ya da yazarı değiliz çıkacak metnin. Çadırdan dışarıya taşan hayatın sözcükleriyiz. İmlası yanlış, cümlesi düşük de olsa; yazmalıyız.” Böyle diyor ve her gün

okumak için tıklayınız

Mekân Toplum ve Siyaset Üzerine – Editörler: Aysun Koca, Esra Kaya, Çare Olgun Çalışkan, Gürkan Akgün

?Mekân? konusunda giderek daha çok kelâmın edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Çünkü özellikle 2000?li yılların sonrasında mekân ülkenin temel ekonomi politikalarının merkezine yerleşerek bir sermaye biriktirme aracı haline geldi. Kentlerin bizzat kendisinin pazarlandığı, birbiriyle yarıştırıldığı bir dönem elbette ki, daha da keskinleşen eşitsizlik biçimlerini beraberinde getiriyor. Yıllardır oturduğumuz evimiz, sokağımız, okulumuz, hastanemiz, mahallemiz, kentimiz, köyümüz, derelerimiz,

okumak için tıklayınız