Etiket: Celal İlhan

Celal İlhan’la Söyleşi: Hatice Sönmez Kaya

Söze, çocukluğunuzdan, gençlik yıllarına uzanan yıllardan, yazmaya ne zaman başladığınızdan girelim mi? Çocukluk ve gençlik dönemimde yazarlığa özenmem için ne yönlendirici bir çevre ne de özenebileceğim bir örnek vardı önümde. Şu kadarını söyleyeyim ki çevremdeki gençlerle kıyaslanınca hayalciliğimin, gözlemciliğimin, sorumluluk anlayışımın daha yüksek olduğunun ayrımındaydım. İlkokuldayken öğretmenlerimin verdiği kitapları su

okumak için tıklayınız

İşliklerden Edebiyata Celal İlhan…

Babasının, Karabalam diye sevdiği bir çocuktan, sendikacılığa ve yazarlığa uzanan bir yaşam… Anadolu’da Bir Nokta, Ateşle Dans, Dokunan, Grevden Dönenin, Dili Yüreğinde, kitaplarıyla tanıdığımız yazar Celal İlhan’ın, Ocak 2020’de Kanguru Yayınlarından çıkan son kitabı “Türkü Yarası”dır. Celal İlhan, ilkokulu köyündeki ahırdan bozma bir okulda okur. Ardından, Yozgat Erkek Sanat Enstitüsünü bitirir. Bu dönemler,

okumak için tıklayınız

Bazen Dev Bir Araç Susar – Celal İlhan (öykü)

30/32 yıldızı anahtarı kaldırıp atan Recep Usta, burnundan soluyordu. Sigara içmezdi, – böylesi durumların dışında- yardımcısı Ozan Ahmet’e bakarak elini ağzına götürdü. Ahmet, çorabının arasından çektiği tek sigarayı ustasına keyifle sundu. İkram, Ahmet’i kendi içmişçesine mutlandırdı. Çakmağıyla birlikte sunulan sigarayı alan Usta, çalışma alanından olabildiğince uzaklaştı. Doldurup üflediği dumanın ardından

okumak için tıklayınız

Dili yüreğinde bir yazar Celal İlhan – Sadık Güvenç

Celal İlhan’ın Kanguru Yayınları’ndan 2012’de çıkan öykü kitabı, Dili Yüreğinde’yi ilgiyle ve severek okudum. İlhan’ı daha önce Grevden Dönenin adlı kitabıyla tanımıştım. Emeğin, emekçinin grev mücadelesini dile getirdiği anı kitabıyla. Yazar okurunu, ele aldığı öykü kişisinin dünyasına alıp götürüyor dilinin kıvraklığıyla. Öykülerinde yerel ağız kullanmaktan hoşlanan biri İlhan. Daha sonra

okumak için tıklayınız

Anadolu Erenlerinden Abdullah Özkucur – Celal İlhan

Özkucur Öğretmeni yakından tanımadan önce birkaç öğrencisiyle karşılaşmıştım. Ağızbirliği etmişçesine; O?nun, Anadolu Gandi?si, bir adanmış kişi olduğunda birleşiyorlar; günün her saati göreve hazır, elleri çalışmaya, kolları kucaklamaya, gözleri gerçeğe, gönlü sevgiye açık bir ermiş kişi olduğunu söylüyorlardı. Öyle bir insanla tanışmayı kim istemez?

okumak için tıklayınız

Şansla hüzün kardeştir ? Celal İlhan

Altmışımdan sonra edindiğim bir yazlığım var şimdi Burhaniye?nin İskele mahallesinde. Çok seviyorum buraları. Kaz dağlarından beri esen, bitip tükenmeyen rüzgârını, halısaha denizini, zeytine kesmiş yamaçlarını, fıstıkçamlarını, yaylalarını, koylarını, adım başı gürül gürül akan soğuk sularını. Bursa-Balıkesir arası yer yer tekdüze bir görünüme bürünse de her bahar zevkle direksiyon salladığım, bakmaya

okumak için tıklayınız

Halkını İyi Tanımayan Bir “Entelektüel”, Haldun Taner – Celal İlhan

?(?) ?Ne istedin adamdan? dedi. ?Keyfini kaçırdın oruçlu oruçlu. ?Bırak allasan müdür bey. Bazen kanıma dokunuyor vallaha. Sen onun oruçlu olduğuna inanıyor musun? O ne hinoğluhindir, o ne kahpe dinli kızılbaştır o! Müslüman olsa acımak bilir.? (sayfa 46) * ?(?) Tam ben böyle düşünürken üzgün gözlerini kaldırıp ıslak ıslak bana

okumak için tıklayınız

Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi (Maksem) Neden Görünmez? ? Celal İlhan

İstanbul?a her gidişimde, o derin tarihi dokusunun bilicimde yarattığı yankılanmalar ve yüreğimi taşkınlıklara sürükleyen doğal güzellikler yanında, içimi sızlatan görüntülerle de karşılaştığımı söylemek zorundayım. Geçen yıl, Taksim Cumhuriyet Anıtı?nın sağ yanında yer alan, bücür mü bücür, sözde tanıtıcı levhanın, sanki okunmasın, okunamasın diye oraya iliştirildiği konusunu yazmıştım. Gerçekten de oksitlenmiş,

okumak için tıklayınız

Celal İlhan?la, Yapıtları Üstüne Naif Bir Söyleşi – Orhan Tüleylioğlu

O. Tüleylioğlu: Bize kendinizden söz eder misiniz? C. İlhan: Meraklı biriyimdir. Çocukluğumdan ilk anımsayabildiklerim arasında başı çeken, benden dört yaş büyük ablamın ?Bu çocuk Allahın atasını sorar adama?, yakınmasıdır. Bunu, huysuzluğumun, yaramazlığımın baş edilmezliğimin kanıtı olarak önüne gelene söylerdi ablam. Öykülerimde o günler, çeşitli, renkli biçemleriyle çokça yer alır. Sanırım

okumak için tıklayınız

Kaçan Balık – Celal İlhan

Otobüsün kapısında öğrenci görünüşlü bir kız belirdi. Gözleri oturabileceği bir koltuk arar gibiydi. Önde ve ortalarda boş koltuk görünmüyordu. Yanımdaki boş koltuğa oturabileceğini düşünmek bile kalp vuruşlarımı hızlandırmıştı. Arkalara doğru geçip giderse duyacağım acının üstesinden nasıl gelebileceğimi düşünüyordum.

okumak için tıklayınız

Gideros?da Bir Hafta – Celal İlhan

Onu ilk gördüğümde, ?İşte bunalmış, sığınacak liman arayan bir genç,? diye düşünmüştüm. Umudunu yeni gelecek konuklarla kuracağı ilişkilere bağlamıştı sanki. Temiz, saf bir delikanlı olduğu kesindi de -ne bileyim ben- başka anlamlar da mı gizliydi sıkılgan bakışlarında? Orta yaşlı, tombulca bir hanımın, ?Serhat bak konuklarımız var,? demesiyle, koşarak yanımıza gelmiş,

okumak için tıklayınız

Aşk mı, Neydi o? – Celal İlhan

İlk ne zaman gördüm, neden başka bir değil de ona tutuldum? Kendimi çok mu önemsiyor, köyün ileri gelen bir ailesinin çocuğu olmayı abartıyor muydum? Öyle bir vurgun; ince hesaplardan tümüyle uzak, olur mu olmaz mı kaygılarına kulak tıkayacak denli sert ve acımasız olmasıyla mı anlatılabilirdi yoksa? Bilmiyorum. Nasıl başladığını da

okumak için tıklayınız

Kumrucu ? Celal İlhan

Kira ödemeden oturduğu evinin derme çatma balkonunda; solunda Ankara Kalesi, karşısında ünlü ?Hacı Bayram Külliyesi?, tıkınırken her zamanki gibi kumrularıylaydı Şaban. Balkon küpeştesi yerine uzattığı kirli tahta parçasının üstüne kuşyemini avuç dolusu döküyordu. Davetine aşkla uyulduğu kanat şapırtılarıyla duyuruluyordu ona. Yer sofrasındaki kıymalı patlıcan, yeşil salata ve rakı bardağı; sert

okumak için tıklayınız

Çubuk Bir Barajı Adam Gibi Bir Başkan Arıyor ? Celal İlhan

Bağışlamanızı dileyerek kısa bir bilgi aktarmak istiyorum: ?Cumhuriyet döneminin ilk barajıdır Çubuk Bir Barajı. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1930 yılında yapımına başlanmış 1936 yılında tamamlanarak 3 Kasım günü Atatürk tarafından açılmıştır. Çubuk ilçesinin kanalizasyonunun Çubuk Çayına dökülmesi nedeniyle aşırı kirlilikten ötürü işlevini yitirmiş olan barajdan, 1994 yılından itibaren su alımı

okumak için tıklayınız

İşçi Yazını Olur mu? Olursa Okunur mu? ? Celal İlhan

Konunun tartışıldığı uzamlarda, birbirine zıt savlar ortaya atıldığını görüyoruz. Bir bölüm yazar; işçi sınıfının, daha özelleştirerek söylemek gerekirse işçinin, emekçinin yaşadıklarına eğilmeyen, onları dert edinmeyen bir yazınsalın, evrensel anlamda değerinin sınırlı olacağından söz ederken, karşıtları ki hayli kalabalık bir küme, ?İşçi yazını da ne demek? Yazın yazındır, bunun işçisi, patronu

okumak için tıklayınız

Devletin Bozma Çabasına Karşı Bir Avuç Aydının Direniş Kalesi, Dil Derneği ? Celal İlhan

”Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı?, der Yunus. Sorun, savaşı kesen, ağıyı bal eden sözü nasıl ve nereden bulacağımızdır sanırım. Dilcilerin görevi, bu arayış içinde yer alıp yılmadan, usanmadan, iğneyle kuyu kazmayı sürdürmesidir. Türkçenin o güçlü, savaşı kesen, barışı sağlayan, büyülü sözlerini bulup yeniden halkın hizmetine sunmadan

okumak için tıklayınız

Yürekten Dile Dilden Yüreğe / Bir Yolcu, Celal İlhan – Mehmet Aydın

Mesleği, makine bakım teknisyenliği olan yazar, Anadolu?da Bir Nokta? (1999), ?Ateşle Dans? (2005), ?Dokunan?(2007), ?Grevden Dönenin!? (2009), olmak üzere dört kitap yayımlamış. Bunlardan ilki doğduğu köyü anlatan bir araştırma kitabı, iki ve üçüncü kitapları öykü, dördüncüsü anı roman denilebilecek bir kitap. Tüm yazdıklar, emeğe yönelik, onu yücelten öne çıkaran ürünler.

okumak için tıklayınız

Yatağın Ortasında – Celal İlhan

Girip çıktığımız her evde içimin burkulmasına, yüreğimin sızlamasına bir türlü engel olamıyorum. Her şey yanlış gibi görünüyor. Kızların umarsız, yüzsüz, çıplak halleri dokunuyor bana. Yanlış olan, buralara gelmeden önce, herkes gibi kafayı iyice çekmemiş olmam belki de. Arkadaşlarım, mutlu olduğumu görmeden otele dönmeyeceklerini, ne yapacaksam yapmamı istiyorlar. Üzümün sapı armudun

okumak için tıklayınız

Dili Yüreğinde – Celal İlhan

Gözü ve Gönlü Alınterinde Bir Yazar Celal İlhan Daha çok işçi öyküleri yazarı diye tanıdığımız (iki kez Abdullah Baştürk İşçi Edebiyat Ödülü alan) Celal İlhan; Ateşle Dans 2005, Dokunan 2007 ve Grevden Dönenin! 2009 adlı öykü kitaplarından sonra yeni bir öykü kitabıyla karşımızda. ?Dili Yüreğinde? Celal İlhan, kitabına koyduğu adla da

okumak için tıklayınız

Türküler? – Celal İlhan

?Burası Ankara,? dedi yorganla güreşirken, ter içindeydi. Damadının evine konuktu. Uyku, tavşan gibi ürkek, uçurumda bitmiş bir tutam menekşe gibi erişilmezdi. Köyünde olsa dışarı çıkar, dere boyunca hışırdayan söğüt-kavak dallarıyla konuşarak bir aşağı bir yukarı gidip gelir; olmadı, Aşağı Pınar?ın buz gibi suyuyla yüzünü yur, içindeki sıkıntıyı atardı. Yüreği azgın,

okumak için tıklayınız

Ankara?ya Ağlamak – Celal İlhan

Cumhuriyetimizin kuruluşunu gerçekleştiren şanlı I. TBMM binası yaklaşık beş yüz, valilik hizmet binasına yüz metre uzaklıktaki; altı mahallenin birleştirilmesiyle (İsmet Paşa, Turgutreis, İzzetin, Köprübaşı, İnkılâp, Altıntaş) Hacı Bayram adını alan mahalleyi gördünüz, sokaklarında dolaştınız mı hiç? Birçoğunuzun, ?Cenaze kaldırmak için Hacı Bayram?a çok gitmişimdir. Görmeyi istediğim halde caminin gerisinde kalan o

okumak için tıklayınız

Kırca’lık Hikâye – Celal İlhan

Seçimler yaklaştı ya evde, kahvede, parkta, otobüste siyasetten başka bir şey konuşulmaz oldu. Ben de öyle yaparsam kimse kusura bakmasın.  Kendi evleri Dikmen’de ama iki çocuklu kızı bizim mahallede oturuyor küçük baldızın. Eşim kendininkilerden ayırmaz kardeşinin kızını. Kızlarının evine gelmişler, biraz rahatsız mıymış neymiş. Bizi de çağırdılar oturup konuşalım, sohbet

okumak için tıklayınız

Celal İlhan?ın ikinci öykü kitabı, Dokunan – Murat Erol

Celal İlhan, yirmi dört yılı aşan sanayi işçiliğinden sonra, 1999 yılında yayımladığı ?Anadolu?da Bir Nokta?, adlı araştırma kitabıyla, elli yedinci baharında edebiyat dünyasına ?merhaba? demiş bir yazar. O yaşta biri için uzun sayılmayacak bir aradan sonra, ikinci kitabını, buram buran emek ve alınteri kokan ?Ateşle Dans? adlı öykü kitabını yayımlıyor.

okumak için tıklayınız

Turna Görmek – Celal İlhan

Kış boyu süren, hiç birini kaçırmadığım Cem Törenleri?nde adını sıkça duyardım. Deyişlerde, sohbetlerde sevgiyle muhabbetle söz edilirdi onlardan. Dertli öter, dertleri deşerlerdi. Hazreti Pirin avazı, yalnızca onlardaydı. Gurbetteki sevgililere selam göndermek, gurbete çıkanlara yol arkadaşlığı etmek için yardım umulurdu onlardan. Bir dilekten çok yalvarma gibi gelirdi bana ?Eğlen turnam eğlen

okumak için tıklayınız

Omurgası Çelik, Sekseninde Bir Afacan, Osman Bolulu – Celal İlhan

Köy Enstitülü öğretmen yazarların; enstitülerde yaşadıklarına, o çatı altında kişiliklerinin nasıl değiştiğine, geliştiğine ilişkin yayımlanan kitap sayısı gün gün artıyor. Böyle olmasını doğal karşılamak gerekir. Asırlardır susmuş, susturulmuş büyük insan topluluklarının önü açılınca; üretime, okumaya, yazmaya nasıl bir iştahla saldırdığının, durup dinlenmek bilmeden çağlayıp coştuğunun göstergesi bu. Enstitü çıkışlı öğretmenlerimizin;

okumak için tıklayınız

Aynalar – Celal İlhan

Çıktığımızda alacakaranlıktı kent. Tarsus?a ulaştığımızdaysa ortalık yeni aydınlanmıştı. Harap haliyle bile, görkeminden bir şey yitirmemiş ünlü Kleopatra Kapısı?ndan geçerken, o ana kadar sesi çıkmayan Yusuf, ?Ahh Kleopatra ahh.? diyerek içini çekmiş, doğup büyüdüğü çevrenin bu önemli anıtını fark etmemizi sağlamıştı. Mersin?i ve Tarsus?u arkamızda bırakıp yönümüzü Toros dağlarına çevirince, doğudan,

okumak için tıklayınız

“Grevden Dönenin!” adlı kitaba dair – Münevver Oğan

Celal İlhan?ın yazdığı Grevden Dönenin kitabını yeni bitirmiştim. Ankara?nın karlı ve soğuk havasına karşın Tekel işçilerinin eylemi 39. günündeydi; açlık grevi gündemdeydi. Ankara Aydınlığı Girişimi olarak ziyarete gittiğimizde, işçi temsilcisi, bize ?halkın, demokratik kitle örgütlerinin ve basının desteğinden çok mutlu olduklarını söyledi. Grev çadırlarındaki teneke sobalardan duman ve is kokuları

okumak için tıklayınız

Şaşı Bunların Hepsi! – Celal İlhan

Otobüs durağının yıpranmış, kir pas içindeki plastik koltuğuna bıraktı kendini. Gelen ilk belediye otobüsüne binip hem dinlenecek, hem de şu kundura işini enine boyuna bir kez daha düşünecekti. Biletli yolcular; yaşlıların avare gezmelerinden, koltuk kapatmalarından hoşnut değiller ya olsun. Önünde duran otobüsün alınlığındaki semt adlarına bakmadı bile. Kısa bir gezintiydi

okumak için tıklayınız

Derviş (Maraş’tan Hallacı Mansur’a) – Celal İlhan

Resim: Hallacı Mansur Kimse onları zorla getirip yerleştirmemişti buralara. Çocukları yabancı ülke kapılarını zorlarken, orta yaşlı ve yaşlılar Ankara?yı seçmişlerdi mekân olarak. Nedenleri iç karartıcı olabilirdi ama sonuçta, gelmeyi kendileri istemişti. Dayanışma yeteneklerine güveniyorlardı. İşlerine yabancı eli dokunmadı, güçlerini ve hünerlerini birleştirerek yuvalarını kendileri yaptılar. Bir topluluğu oluşturacak; türküleri, oyunları,

okumak için tıklayınız

Ateşle Dans – Celal İlhan

Hikmet Usta, yaklaşık beş bin metrekare kapalı alan üstüne kurulu çelikhanenin kapısından henüz girmişti. İlk bakışta her şey yolunda görünüyordu. Görevli olduğu kumanda odasının bulunduğu altı metre koduna çıkmak için merdivenlere doğru yönelmişti ki ocak tarafından gelen bir patlamayla irkildi. Ark ocağı yöntemiyle çelik üretilen fabrikalarda, daha hafifleri çoğunlukta olmak

okumak için tıklayınız

Sınıf Edebiyatı ve Evrenselliğe Bir Örnek: Ateşle Dans, Celal İlhan’ın İlk Öykü Kitabı – Müslüm Kabadayı

Toplumsal sınıfların nitelikleri, konumlanışları, aralarındaki iktidar mücadelesi ve toplumsal ilerlemenin aldığı boyutlar, bu boyutlar içinde şekillenen duygu, durum, çatışmalar içinde ortaya çıkan tip ve karakterler konusunda bizim edebiyatımızda da ürünler verilmiştir. Sözlü edebiyat geleneğinde yer alan destanlar, koşuklar, halk hikâyeleri, efsane ve masallarda ?örtüşük? olarak karşımıza çıkan ?sınıf edebiyatı?, kapitalizm

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfının Böyle Yazarları Oldukça G(ö)REVDEN DÖNENİN! Kalemi Kırılsın – Serdar Koç

İşçi kökenli öykü yazarlarımızdan Celal İlhan?ın, ?Grevden Dönenin!? ?Bir Sendikacının Anıları? adlı yeni kitabı Kanguru Yayınları?ndan çıktı. Celal İlhan?ın öykücülükten gelen dil ustalığı ile kitap, coşkun bir akarsu gibi gürül gürül akıp gidiyor. Hiç takılmadan, tökezlemeden, okuyanı yormadan bir solukta okunuyor. Çok güçlü bir iç sesi ve ritmi var. Yetkin

okumak için tıklayınız

Altmış Beş Metrede – Celal İlhan

Makine mühendisi Kartal Bey, işletmenin sınırları içinde bulunan lojmanında, uykusunu bölen siren sesiyle açtı gözlerini. Kararsızlığı, siren sesine az bir gecikmeyle katılan telefon sesiyle son buldu. Temkinli, ağır çekim devinimlerle doğruldu yatakta. Sokak lambalarından her gece odaya çağrısız dolan loş aydınlık, yerini kör bir karanlığa bırakmıştı. Almacı bulmakta zorlandı, kulağına

okumak için tıklayınız