Etiket: Dostoyevski

Dünya Edebiyatının Unutulmaz 25 Roman Kahramanı

Dünya Edebiyatının En Unutulmaz 25 Roman Kahramanı  

okumak için tıklayınız

DOSTOYEVSKİ: “Korkunç bir kusurum var: sınırsız bir gurur, bir kibir. Okuyucuların beklentilerini boşa çıkarma ve çok güzel olabilecek bir yapıtı boşa harcama düşüncesi beni tam anlamıyla öldürüyor.”

Birtakım açılardan, Ezilenler’deki Dostoyevski kendi dehasından, Öteki’deki Dostoyevski’den daha uzaktır. İşte bu uzaklık da –insanın “yolunu şaşırma” diye yazası geliyor– bir kırılma anının kaçınılmaz olduğunu düşündürür. Ama o kırılmanın yakında gerçekleşeceği açığa vurulmuştur, yoksa dehanın yakında kendini göstereceği değil. Dostoyevski 1863’te Yeraltından Notlar’ı yazmak yerine delirseydi, Ezilenler’de deliliğinin öncü belirtilerini kolaylıkla bulabilirdik. Belki de 1863’te,

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza – Dostoyevski (Radyo Tiyatrosu)

1866 yılı Rusya’sını yansıtan “Suç ve Ceza” (Prestupleniye i nakazaniye), Dostoyevski’nin en büyük eserlerinden birisidir. Dostoyevski’nin ölümüne 15 yıl kala açlık ve sefalet içinde kaleme aldığı bu eser dönemin Rusya’sının sosyo-ekonomik yanlarını tümüyle ortaya koymakla beraber Dostoyevski’nin yaşam kavgasını da çeşitli yönlerden anlatmaktadır.

okumak için tıklayınız

Beyaz Geceler – Dostoyevski (Radyo Tiyatrosu)

Beyaz Geceler, 1848 yılında yayımlanmış, 19. yüzyıl Rus yazarlarından Fyodor Dostoyevski’nin bir kısa hikâyesidir. Dostoyevski’nin ilk eserlerinden olan “Beyaz Geceler”de hayalperest bir adamın dört günlük aşkını anlatılır. Yazarın “hayalperest” tanımlaması ilginçtir. “Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır. Dostoyevski’nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: insanın acımasızlığı ‘vahşi’ sözcüğüyle ifade edilir ama bu, vahşi hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık ve hakarettir

DOSTOYEVSKİ: Aslında zaman zaman insanın acımasızlığı ‘vahşi’ sözcüğüyle ifade edilir ama bu, vahşi hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık ve hakarettir: Vahşi hayvan hiçbir zaman ustalık ve zevk almak bakımından bir insan kadar acımasız olamaz. Bir kaplan sadece parçalar, kemirir ve sadece bunu yapabilir. Yapabilse bile insanları bütün gece kulaklarından çivilemek aklına gelmez. Dostoyevski Dünyayı Güzellik

okumak için tıklayınız

Deniz Gezmiş: Dostoyevski’nin kitaplarını bitirdim. Yaşadığı toplumun kesitini vermiş romanlarında.

22 Ekim 1971 Mamak- Ankara Baba, Bildiğin gibi burada yaşamımız yeknesak devam ediyor. Mamak cephesinde yeni bir şey yok. Ben kitap okumaya devam ediyorum. Şu anda elimde yalnız edebiyata ait kitaplar olduğundan onlarla yetiniyorum. Dostoyevski’nin kitaplarını bitirdim. Şimdi Balzac’tan okumaya başlayacağım. Çoğunu daha evvel okumuştum, ama yine rahatça, canım sıkılmadan okuyorum. Hele Dostoyevski! Yaşadığı toplumun

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “Zorbalık karşısında duyarsız kalan bir toplum zehirlenmiş demektir”

“Kaplanlar gibi kana susamış insanlar var. Birisi; bir insan bedeni, eti ve ruhu üzerinde sınırsız hâkimiyet kurmaya görsün -ki aslında kendi de böyle bir insandır-, aslında Tanrı’nın sureti olan başka bir canlıyı yerin dibine batırma ve alçaltma hâkimiyetini ve özgürlüğünü ele geçirmeye görsün, bu kişi farkında olmadan kendi duyguları üzerindeki iktidarını yitirir.” Zorbalık, alışkanlık olmuştur.

okumak için tıklayınız

“Cehenneme İniş” / Dostoyevski Yeraltı İnsanı – Rene Girard

I. Cehenneme İniş Çağdaş eleştirmenler, bir yazarın yapıtını yaratırken, kendini de yarattığını söylemeyi pek sever. Formül, yaratıcılık bakımından bu ikili gelişimin bir teknik veya beceri kazanmayla karıştırılmaması koşuluyla, Dostoyevski’ye de büyük ölçüde uyarlanabilir. Birbirini izleyen yapıtlarını, bir müzisyenin yavaş yavaş ustalaşmasını sağlayan o alıştırmalarla karıştırmamak gerekir. İşin özü başka bir yerde yatmaktadır ve bu öz

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanını niye okumalısınız? İşte size 3 sebep:

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanını niye okumalısınız? İşte size 3 sebep: @insanokur Okumak için 3 sebep #dostoyevski #suçveceza #kitap #books #literature #booklovers #kitaplar #kitapkurdu #oku #insanokur ♬ Pink Panther Intro – Henry Mancini TİKTOK KANALIMIZA ABONE OLURSANIZ YAYINLARIMIZI TAKİP ETMENİZ KOLAYLAŞACAKTIR.

okumak için tıklayınız

Burjuvalar neden korkuyorlar? Fyodor Dostoyevski

Peki ama niçin -dönüp dolaşıp aynı soruya geliyorum- evet niçin hâlâ bir şeyden korkuyor gibidir buıjuva? Büyük bir korku vardır sanki içinde. Nedir onu huzursuz eden? Yazarlar, palavracılar mı? Sanmam. İstese bir tekmede topunun tozunu attırır çünkü. Sağduyunun delilleri mi? Ama biliyorsunuz, sağduyu gerçeğe yenilmiştir. Dahası var, sağduyulu, bilgili insanların kendileri de günümüzde sağduyunun delili

okumak için tıklayınız

Franz Kafka: Dostoyevski’yi üne erdiren olayı bilir misiniz?

Sevgili Bayan Milena, İstemeden mektubumdan sezinlemeyesiniz diye şunu söyleyivermek istiyorum: Aşağı yukarı on beş gündür giderek artan bir uykusuzluk çekiyorum; kaygılandığım yok pek, gelip geçici durumlar bunlar, belirli nedenleri de var (gülünç ama, Baedeker’e göre buranın havası da yaparmış!), istemediğiniz kadar hem, elle tutulur çeşitten olmasa bile… Gelgeldim kütük gibi yapıyor kişiyi, bir hayvan ürkekliği

okumak için tıklayınız

Dostoyevski ve Polisiye – A. Ömer Türkeş

Polisiyelerden söz açıldığında, pek çok incelemeci ve eleştirmen, türün yüksek edebiyata giren ürünlerine örnek olarak Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” romanını gösterir. Elbette hem suçu hem de cezayı barındıran öyküsü ile polisiyelere özgü bir kurgusu var bu romanın. Ne var ki, bu haftanın yeni kitaplarında sözünü ettiğim yazarlar gibi, Dostoyevski de polisiyenin sınırları içinde değerlendirilemez. Roman

okumak için tıklayınız

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Ergin Altay çevirisi, Joseph Frank’ın önsözüyle, Yazar ve dönem kronolojisiyle, Dostoyevski’nin ilk Avrupa seyahatinin ardından kaleme aldığı Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları öfkeli ve alaycı bir Batı eleştirisidir. Dostoyevski, 1862 Haziranı’nda Petersburg’dan ayrılarak ilk kez Batı Avrupa seyahatine çıktığında, tedavi için gittiği bu topraklarda bir yandan da varlığını uzaktan sezdiği yoldan çıkmışlığı ve yozlaştırıcılığı arama

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “İnsan kendisine karşı tümüyle içten olabilir mi?

”İnsan kendi kendisine karşı tümüyle içten olabilir mi?… Heine öz yaşam öyküsü yazmanın hemen hemen olanaksız olduğunu, insanın kendisinden söz ederken birtakım yalanlar katabileceğini söyler. Heine’ye göre Rousseau ‘İtiraflar’ adlı kitabında mutlaka yalan üstüne yalan kıvırmış, üstelik bunları gururu sebebiyle bilerek, isteyerek yapmıştır. Ben de Heine’nin haklı olduğuna inanıyorum. İnsan gerçekten de bazen yalnızca gururu

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin el yazmalarındaki metinlere eşlik eden karalamaları

Columbia Üniversitesi’ndeki bu sergi, gelmiş geçmiş en büyük romancılardan Dostoyevski’nin imgelem ve anlatım gücünün düz yazılarının yanında yaptığı çizimlere de yansıdığını gösteriyor. Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler gibi edebi başyapıtların yaratıcısı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin gelmiş geçmiş en büyük romancılardan biri olduğuna herhalde itiraz edebilen çok az kişi vardır. 19. yüzyıl Rusya’sında yaşamış olan bu

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “Alınyazısına meydan okumak, onunla alay etmek, ona dil çıkarmak isteğini duydum”

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, “Kumarbaz” (The Gambler) adlı romanını, kumar borçlarından dolayı yoğun baskı altında 25 günde (Kasım – Aralık 1866) kaleme aldı. Kumarbaz, Dostoyevski’nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. İlk büyük romanı olan ve büyük bir kitleye ulaşan Suç ve Ceza’dan sonra yayınevi ile yaptığı

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza Üzerinden Ele Alındığında Acının Anlamı Nedir?

Raskolnikov, genç ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Annesi ve kız kardeşinden uzakta yaşadığı şehirde, maddî imkânsızlıklar sebebiyle geçim sıkıntısı çekmekte ve bu itici güç ekseninde de yaşadığı toplumu ve dünyayı anlamaya çalışmaktadır. Ona göre toplumdaki bu sorunun temelinde birikimin ve imkânın yanlış ellerde olması, hak edenlerin dipte ve çaresiz yaşarken, hak etmeyenlerin en tepede ve

okumak için tıklayınız

Ölüler Evinden Anılar – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski “Gerçek, anlatılan bir hikâyeden daha etkilidir.”

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. 1861-1862 yıllarında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski´nin Sibirya´da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır. Sibirya’da geçen dört yıllık bir

okumak için tıklayınız