Etiket: Suat Kamil Aksoy

Kusurlu Doğamız ve Bağnazlık ? Suat Kamil Aksoy

Peki ne yapabiliriz? İlk yapılacak iş kendimiz de dahil hiç kimseyi tamamlanmış saymamaktır. Bundan sonra hem kendimizi hem de her başkasını samimi olarak anlamaya çabalayabiliriz. Anlamak için sormak gerekir ve bunu yapabilmek için de sorulması yasak sorulara sahip olmamak gerekir. Madem insan yanılabiliyor, yani gerçekliği rahatlıkla yok sayabiliyor, o halde onun için vazgeçilemeyecek herhangi bir

okumak için tıklayınız

Yanılgı ve Gerçek – Suat Kamil Aksoy

Herhalde insanın yanılabilirliğini kabul etmeyecek kimse yoktur. İnsan sistematik bir mantık yürütme işinde bile kolaylıkla hata yapabilir. Zaten böyle bir gerçekliğimiz olmasaydı yazılmış bilgisayar programları kusursuz çalışabilirlerdi. Halbuki bu yazılımlar bile nice denemelerin ardından fark edilememiş kusurlarıyla birlikte kullanıma sunulurlar. Bu yazılımların kullanılabilir hale getirilmeleri bile insanın zihin gücü sayesinde değildir. Bir işlemci onun kusurlu

okumak için tıklayınız

Tüketim Karşıtlığı, Doğanın Dengesi, İnsanın Doğası – Suat Kamil Aksoy

Günümüzün moda söylemleri arasında yer alan tüketim karşıtlığını biraz irdeleyelim. Daha az enerji tüketmeliyiz, küresel ısınma insanlığın geleceğini tehdit ediyor vb. Bu türden fikirlere maruz kalmamış tek bir kişi olmadığını biliyoruz. Üstelik uygulamada ne kadar riayet ediliyor olduğunu bilemesek bile, fikrin yaygın bir kabule kavuştuğu aşikardır. Hükümetlerin etkinlikleri tartışılabilir olmakla birlikte, halkı uyarmanın yanı sıra,

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Sosyalizm – Howard Chodos

Yakın bir zamanda okuduğum, “20. Yüzyılda Marksizm” adlı bir kitap sayesinde tanıdığım bir yazarın yaptığı değerlendirmeyi paylaşmak istiyorum. Benim de bağımsız olarak ortaya attığım fikirlere yakınlığı dikkatimi çekti. Bulmacanın çözümüne çok yaklaşıp, çevresinde dolaşan bu yazıyı, kardeşim Mehmet Aksoy taradı ve düzeltmelerini yaptı. Yazıda bahsi geçen tablo görme engelimize takıldı. Tabloları metin olarak elimden geldiği

okumak için tıklayınız

Üretken Emeğin Kalkış Noktasına Göre Başka Başka Görünüşü ve Varoluşu – Suat Kamil Aksoy

Sermaye ilkesi ile üretimin, kendisini önceleyen ?artı-değer? üretimlerine göre, emeği daha üretken kılmakta, kuşkusuz önemli üstünlükleri var. Biz şu an ilgimizi çekmediği için sermaye ilkesinin üstünlüklerini henüz ele almıyoruz. Ayrıca değer ve artı-değerin kendisini üretimin içinde değil de ancak dolaylı olarak gösterebildiği köleci, feodal, komünal üretimlerin özgünlükleriyle de ilgilenmiyoruz. Sermaye ilkesinin üretkenliği geliştirme konusunda bazı

okumak için tıklayınız

Soğuk Savaş Denkleminin İçinde Aklını Kaybeden Bilim ? Suat Kamil Aksoy

Soğuk savaşı insanlık tarihinin özel bir dönemi olarak kavrayabileceğimiz gibi sınıf savaşımının bir dolayımı olarak da görebiliriz. Yaşadığımız toplumun birbirine karşıt çıkarlarla tanımlı iki sınıfı arasındaki çatışma nesnel bir olgudur. Biz bu açıdan soğuk savaş kavramını geniş bir anlamda kullanacağız ve 1848 devrimlerini öncelediğini kabul edeceğiz. Burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışma da öyle hayali bir

okumak için tıklayınız

Sovyetler Nasıl Olurdu da Çözülmezdi? ? Suat Kamil Aksoy

Biz şu ana kadar yazdıklarımızda esas yönleri itibariyle Marx tarafından da desteklenen reel sosyalizmin yanlış bir pradigma üzerine kurulmuş olduğunu iddia ettik. Ayrıca Marx?ın işçi sınıfı ile ilgili beklentilerinin yanlış olduğunu söyledik. Marx?ın temel katkısı açısından yanlış anlaşıldığını da iddia ettik. Buradan yola çıkarak bu durumun tam tersinin vukuu bulma olasılığını hayal edebiliriz. Yani Marx

okumak için tıklayınız

Demokratikleşme, Siyaset ve Sosyalizm – Suat Kamil Aksoy

Metin abi soL’da ele alınca biz de makale boyutlarına riayet etmeye çalışarak görüşümüzü beyan etmek için bahane bulmuş olduk. Bilindiği gibi geleneksel sol yaklaşım açısından siyasal devrim, toplumsal devrimi öncelemek zorundadır. Sosyalizme geçiş ancak böyle olabilir. Örneğin feodalizmden kapitalizme geçişteki mekanizma bu şekilde değildir. Feodalizmin bağrında meta üretimi ve kapitalizm boy atar, gelişir, üretimdeki payı

okumak için tıklayınız

Sosyalizm Mücadelesi, Havuz Problemi ve Metin Çulhaoğlu ? Suat Kamil Aksoy

Metin abinin BirGün Gazetesi’nde 9 Eylül 2011’de yazdığı makale bize de yorum yapmak için ilham verdi. Konu çok bilinen bir tekerleme ile başlıyor.”Yirmisinde sosyalist olmayanın kalbinden, kırkında hala sosyalistlik yapanın aklından şüphe etmek gerekir.” Elbette bu tekerleme aşkın bir tipin, sevecen yada babacan bir tavırla sosyalizmi tenkit edişidir. Doğal olarak dışarıdandır. Biraz çelişkilidir. İnsan genç

okumak için tıklayınız

Değer Yasasını Tartışmak, Eleştiriler, Yanıtlar – Suat Kamil Aksoy

Bu yazı değer yasası ve meta üretimi konularındaki iddialarımıza eleştirel tutum takınan herkese bir cevap içerecek şekilde mektup olarak kurgulandı. Eleştirileriyle konuyu tartışanlar uygun buldukları durumda burada kendi isim ve fikirleriyle yer alacaklardır. Bu hakkı kullanmayı kendilerine bırakarak mektubumuza başlıyoruz. Değer Yasasını Tartışmak, Eleştiriler, Yanıtlar Merhaba, yaptığınız değerlendirmede benim ifadelerime ilişkin bazı yanlış anlamalar var.

okumak için tıklayınız

Kapital Konuşmaları / Bir Panelin Ardından – Suat Kamil Aksoy

(Bu yazı; 04 Haziran Cumartesi günü, 14:00 – 17:30 saatleri arasında Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşen ve Türkiye’nin saygın Marksistlerinin katıldığı Kapital Konuşmaları’na dair yazarımız Suat Kamil Aksoy’un değerlendirmesidir. Kapital Konuşmaları / Bir Panelin Ardından – Suat Kamil Aksoy Panel küçük kusurlarla da olsa youtube’de yer alıyor. Bölümlerin kodlanmasındaki problemlerin yanı sıra, her iki oturumunda başlangıçlarına ulaşamıyoruz.

okumak için tıklayınız

Kapitalizme Elveda, İşçi Sınıfına Güle GÜle! – Suat Kamil Aksoy

Kritik Yanılsamaların Adresi Emperyalizm Ve Eşitsiz Gelişme! Sorgusuz kabullerin bıraktığı boşlukları irdelerken olgulara alışılmadık bir pencereden bakacağız. Bu pencerenin çok daha geniş bir ufuk ile buluşulmasına yardımcı olacağını sanıyoruz. Ancak okuyucuyu ezberleri bozan sarsıcı nitelikteki saptamalarla karşılaşacağı konusunda uyarmak isteriz. Temellendirilmesinin çok daha ayrıntılı incelemeyi gerektirdiğini teslim etmekle birlikte fikrimizi beyan etme hakkımızı böylece kullanıyoruz.

okumak için tıklayınız

Eşitlik, Değer, Mülkiyet – Suat Kamil Aksoy

Biz burada tamamen iktisat ile ilgiliyiz. Ancak eşitlik ve mülkiyet aynı zamanda hukukun da konusu. Eşitlik genel olarak olumlu karşılanır. Çağımız insanlar arasındaki eşitliğin temel değer olduğu bir çağdır. Eşitsizlik hoşnutsuzlukla karşılanır. Eşitliğin elde edilmesi ve sağlanması hep ilk sıralarda yer alır. Hukuk düzeni açısından kanunlar herkes için aynı olan metinlerdir. Eğer kanun kendi içinde

okumak için tıklayınız

Kemal Okuyan ve Değer Yasası – Suat Kamil Aksoy

(Bu yazı bir önceki yazımızın [bakmak için tıklayınız] kendisini yeterince anlatamıyor olduğu düşünülerek hazırlandı. Yazının giriş bölümü bir öncekiyle aynı oldu. Bu sefer değer yasasını daha anlaşılır biçimde ele aldığımızı düşünüyoruz. Değer, eşitlik ve mülkiyet kavramlarını ise daha sonra ele alacağız.) Engels, Lenin, Stalin bir kaç başlıkta eleştirimize maruz kalmışlardı. Onların neredeyse tüm hayatlarını adadıkları

okumak için tıklayınız

Kemal Okuyan, Gelenek, İktisat ve Bir Eleştiri ? Suat Kamil Aksoy

Engels, Lenin, Stalin bir kaç başlıkta eleştirimize maruz kalmışlardı. Onların neredeyse tüm hayatlarını adadıkları konularla ilgili bazı yanılsamalar içerisinde bulunduklarını ilan etmemiz aslında çok önemli de değil. Hayatta değiller ve kendilerini düzeltme şansları yok. Stalin’in çevresinden gördüğü basınca rağmen bilimle bağını koruma konusundaki direncine hayran olmamak elde değildir. Çözümü ortaya koyamasa bile sorunu dile getirmiştir

okumak için tıklayınız

Marks, en yakın arkadaşı tarafından anlaşılamamış olabilir mi? ? Suat Kamil Aksoy

Yalçın Küçük’ten sonra, birçoklarıyla birlikte Stalin değer yasasını yanlış kavrıyor demiştik. Sonra Lenin kriz olgusuna yanlış bakıyor dedik. Şimdi Engels Marks’ı anlayamamış olabilir mi diye başlıyoruz. Okuyucu ister istemez bundan sonra sırada Marks var herhalde diye düşünecektir. Marks’a dokunmayacağımıza söz veremeyiz. Ama bulgularımız çerçevesinde ona dokunulmasına en önce bizim karşı koyacağımızı belirterek, okuyucunun içini rahatlatmak

okumak için tıklayınız

Yüz Yıl Sonra Bir Lenin Eleştirisi! – Suat Kamil Aksoy

Narodniklere Karşı Lenin, Lenin’e karşı Marks Öncelikle okuyacağınız eleştirinin Lenin için bir Marks?a uygunluk araştırması olmadığını belirtmeliyiz. Daha önemlisi Lenin?in kendi zamanında olduğu gibi, bugün de siyasal hasımları vardır. Onların eleştiri ya da dışlamaları herkesin malumu! Bizim eleştirimiz bu açıdan içeriden sayılır. Bir bakıma özeleştiri olarak da kabul edilebilir. Ama en nihayetinde herkes kendi fikrinden

okumak için tıklayınız

Kapitalizm Miadını Doldurdu mu? / Sermaye ilkesi, emek ilkesi tarafından ezilebilir mi? ? Suat Kamil Aksoy

Kapitalizm burjuva çıkarıyla anılır. Burjuvanın kendi çıkarını takip etmesiyle, toplumsal çıkarın da sağlanacağı varsayılır. Biz ise burjuva çıkarının ilerlemenin aleyhinde çalıştığını, hatta Marks?ın esas olarak bunu kanıtladığını iddia etmiştik. Sıradan bir akıl, bu iddia hakkında çok kolayca ?hadi canım sende? diyecektir. Ardından kapitalizmin nasılda ilerlediğine ilişkin apacık ve somut kanıtları sayıp ortaya dökmek ise hiç

okumak için tıklayınız

Özel, Güzel. Peki Para var mı Para? ? Suat Kamil Aksoy

Liberal rüzgârcıların, elde etmek istediği ideolojik tatminleri bir kenara bırakıp, sandığımız gibi bir hayal kurmuş olduklarını varsayacağız. Yazımız bu açıdan bir hayal kırıklığının izini sürecek. Kamunun elindeki hizmet ve üretimin özel ellere geçirilmesinin, kapitalizme daha uygun düştüğü inkâr edilemez. Elbette bu uygunluğun niçin en baştan var olmadığı da tartışılabilir. Belki bir yanlışlık olmuştur deyip, şimdilik

okumak için tıklayınız

?Marx?ın Kriz Teorisi? adlı kitaba dair ? Suat Kamil Aksoy

Simon Clarke gerçekten özenli bir çalışma yapmış. Ekonomi politik üzerine yazılan kitapların önemli çoğunuğunda yazarın kavrayışsızlığı göze çarpar. Bir emek harcanmıştır, ama yararsızdır ve dolayısı ile değersizdir. Bir de gereksiz düşünce dizileriyle okuyanın da zamanını boşa harcar. Simon Clarke hem ilgilendiği konuyu kısa sunmakla, hem de konuya ilişkin çok geniş bir yazın toplamını muhtemelen hiçbirşeyi

okumak için tıklayınız