Yazar: cemalumit

Descartes’ın bilgi kuramının kurucu yanı, ilk yıkıcı yanından çok daha ilginçtir.

BİLGİ KURAMI Descartes’ın bilgi kuramının kurucu yanı, ilk yıkıcı yanından çok daha ilginçtir. O yan, bütün skolastik vecize türlerini kullanır. Bir etkinin onun nedeninden asla daha eksiksiz (mükemmel) olamayacağı vecizesi gibi (bu husus, başlangıçta Descartes’ı eleştirenlerce nasılsa gözden kaçırılmıştır). Bu vecizelerin kabulü için hiç bir neden verilmez. Hâlbuki onlar, ispatı büyük velveleyle ortaya konan, birinin

okumak için tıklayınız

Karl Jaspers: Bir Nevi Otoportre (1966) | Türkçe Altyazılı

Alman filozof Karl Japers, felsefe ve psikoloji bağlamında önemli eserler vererek özellikle varoluşçuluk akımı kapsamında kendisinden sonra gelen birçok düşünür ve yazarı etkilemiş bir isimdir. Hukuk eğitimi alarak akademik kariyerine başlayan Jaspers, daha sonra bu bölümü bırakıp tıp okumaya karar vermiş ve sonrasında da psikoloji alanında çalışmalarını yürütmüştür. İlerleyen yıllarda felsefe çalışmaları da yapmaya başlayan

okumak için tıklayınız

Hep Aranızda Olacağım, Frédéric Joliot – Curie’nin Yaşamöyküsü

Frédéric Joliot-Curie, 20. yüzyılın en büyük fizikçilerinden biri olmanın yanında bilim adamının topluma karşı sorumluluğunun, yurtseverliğin ve barışın simgesidir. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi işgali altındaki Fransa’da Fransız Ulusal Direniş Cephesi’nin başkanlığını yapmış, savaştan sonra da Dünya Barış Konseyi’nin kurucusu ve Genel Başkanı olmuştur. Kitap, bu çok yönlü insanın yaşamöyküsüdür. Kitapta, Joliot – Curie’nin radyoaktiflikten atom

okumak için tıklayınız

Ahmet Telli: Yaşamak bir inat oldu artık, yaşamak bir direnme oldu zulme

GÖÇ Göç oldu bir acıdan öbür acıya oysa sağrısı kurumamıştı atımızın daha dün sürüp gelmiştik buralara bugün göründü yine yolların ucu Devrildi kıl çadırlar seher vakti usulca uyandırıldı çocuklar ve kadınlar bohçası çözülmemiş bir keder gibi gibi düştüler yola Turnalar gitti biz gittik bitmedi peşimizdeki nal sesleri nerde konaklasak tedirgindik kuruyordu ırmaklar ve göller Bir

okumak için tıklayınız

Geceleyin – Ülkü Tamer (Seslendiren: İlkay Akkaya)

GECELEYİN Geceleyin karanlıkta Suya attım ben sesimi Türkü oldu birdenbire Denizinden geçen gemi Geceleyin karanlıkta Gülümsedim buluta ben Saçlarına düşen yağmur Gökkuşağı oldu birden Geceleyin karanlıkta Yıldız tuttum gök içinde Işığını sana vurdu Bir gül açtı yüreğinde Ülkü TAMER

okumak için tıklayınız

Kimliksiz Ölüler – Metin Altıok / Merde Bekamiye – Kardeş Türküler

Kimliksiz Ölüler 1.öyle ak, öyle ak ki teni; ipekten biçilmiş sanki. duyulmamış bu yüzden üstünü örtmek gereği. çırılçıplak, incecik sedyede bir kız cesedi. on parmağı boyalı; bulaşmış ıstampa mürekkebi. bir kızım sağsa eğer; bir kızım morgda şimdi. 2. göğsü kana belenmiş, gözlerinde meneviş. genç yüzünde bıyıkları, daha yeni terlemiş. sabıka kayıtlarına adı yaşarken hiç geçmemiş.

okumak için tıklayınız

Yürek-lerin kulak-ları sağır… Hava kurşun gibi ağır… Nazım Hikmet (seslendiren: Grup Munzur)

KEREM GİBİ Hava kurşun gibi ağır!! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum… O diyor ki bana: — Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana… «Deeeert çok, hemdert yok» Yürek- -lerin kulak- -ları sağır… Hava kurşun gibi ağır… Ben diyorum ki ona: — Kül olayım Kerem gibi yana yana. Ben

okumak için tıklayınız

…Bir de Ruhi Su Geçti… – Füsun Akatlı

Ruhi Su’yu sesiyle, türküleriyle, müzik alanındaki etkinlikleriyle tanımak başka; kişi olarak, ödünsüz gerçek bir aydın, dünya görüşü ile yaşamını bütünleştirmiş çağdaş bir bilge olarak tanımak daha başka. Bu kitapçık, birlikte sunulan ve özgün ses bantlarından seçilip düzenlenen CD’si ile birlikte, Ruhi Su’nun diğer plak kaset ve CD’leri ile yanyana konunca, onun kalıcı kimliğini zihinlerimizde bütünlememizi

okumak için tıklayınız

İlk psikolojik roman, Eylül – Mehmet Rauf

Mehmet Rauf’un en önemli eseri olan Eylül; zamanının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir. İlk defa 1900-1901 yılları arasında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül’ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır. Kitap, psikolojik bir roman olup, ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergilemiştir. İnsanların ruh hallerini çok iyi bir şekilde okuyucuya aktarmaktadır. Kitabı okurken,

okumak için tıklayınız

İmparatorluk Nedir? İmparatorluklar Kötü müdür?

İmparatorluk Nedir? İmparatorluk iki önemli özelliği barındıran bir siyasi sistemdir. Birincisi, bu sıfata hak kazanmak için çok sayıda birbirinden ayrı ve farklı kültürel kimliklere ve farklı topraklara sahip insan grubunu yönetmeniz gerekir. Peki tam olarak kaç tane? İki veya üç yeterli değilken, yirmi veya otuz ise fazlasıyla yeterlidir. İmparatorluk olmak için gereken eşik bunların arasında

okumak için tıklayınız

Sistem çöktüğünde kimler hayatta kalabilecek? Harari ve Diamond tartışıyor (Video)

İki ünlü tarihçi-yazar Yuval Noah Harari ve Jared Diamond, sürdürülebilir olmayan dünya ekonomisinin büyük krizler sonucunda birkaç on yıl içerisinde çökmesi ihtimaline karşı olası senaryoları değerlendiriyor. Ekonomik sistem çöküp de Taş Devri şartlarına geri dönersek zengin ülkeler mi daha avantajlı, yoksul tarım ülkeleri mi? Çeviri: Gülener Kırnalı

okumak için tıklayınız

Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı: HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ – Müslüm Üzülmez

Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı: HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ(1) Çocukluğumda yazları damda yatardık. Geceleyin yataklarımıza uzandığımızda gökyüzünde yıldızları, Maden yolundan gelip geçen arabaların farlarından yayılan ışık demetlerini, istasyondan geçen tren ve katarların ışıklarını merakla izlerdik. Araba ve trenlerin seslerini duymazdık, sadece ışıklara bakıp çocukça düşler kurardık. Gençlik dönemimde ise bazen istasyona gittiğimde trenlerin geliş gidişleri; raylar,

okumak için tıklayınız

Paslı Deniz – Bedriye Korkankorkmaz

Bedriye Korkankorkmaz’ın yeni şiir kitabı çıktı! Şair ve yazar Bedriye Korkankorkmaz’ın yeni şiir kitabı Paslı Deniz, ArtShop Yayıncılık tarafından yayınlandı. Şiirlerinde genel olarak “insan”, “aşk”, “ölüm” temasını işleyen Korkankorkmaz, toplumsal olanla bireysel olan arasında sarsılmaz bir denge kuruyor. Paslı Deniz, yaşadığımız şu zorlu günlerde bize bir kez daha insan olmanın, sevmenin önemini anlatacak bir kitap.

okumak için tıklayınız

İnsan ve Emek – Ruhi Su (kendi sesinden)

İNSAN VE EMEK Bir sergiyle geldi bahar Ne don vurur, ne meyve verir Öylece bir çiçek düşlemesi Ne güzel bir oyundur canım Taşlara bakan gözün çiçeği görmesi Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metrekaresi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Bir gece kulübünde bugün Kırk bin, elli bin liradır Bir

okumak için tıklayınız

Roma’nın çöküşünün ardındaki iklim değişikliği ve hastalıklar

“Roma’nın yükseliş ve çöküş döngüsünde, bugün bizim medeniyetimiz nerede” sorusu ile her tarihçi bir gün karşılaşır. Tarihçiler geçmişin bu şekilde ele alınmasından sıkıntı duyabilir ama tarih tekerrür etmemesine ve ahlak dersleri ile dolu olmamasına rağmen, insan olmanın ne anlama geldiğine ve toplumlarımızın ne kadar kırılgan olduğuna ilişkin algımızı yine de derinleştirebilir. İkinci yüzyılın ortasında Romalılar,

okumak için tıklayınız

Dünyayı değiştiren salgın: İspanyol gribinin 5 ilginç etkisi

Birinci Dünya Savaşı’nın yaralarının sarılmaya çalışıldığı bir dönemde yaşandı İspanyol gribi salgını. Bu salgın 20. yüzyılda dünyayı değiştiren izler bıraktı. 1918’deki grip salgınıyla ilgili ayrıntılar bugün çok daha net ortaya çıktığı halde tamamlanmış bir süreç değil. 2005’te Ann Reid ile birlikte İspanyol gribine yol açan virüsün gen dizilimini bulan Amerikalı bulaşıcı hastalıklar uzmanı Jeffery Taubenberger

okumak için tıklayınız

Ölümcül Yakınlıklar – Mikroplar Tarihimizi Nasıl Şekillendirdi? – Dorothy H. Crawford

Yaşadığımız dünyada bitki ve hayvanlar dışında bir canlı grubu var ki, gözle görülemeyecek kadar küçük olmalarına rağmen yeryüzünün asıl sahipleri oldukları söylenebilir: Diğer tüm canlılardan önce onlar vardı, muhtemelen en son da onlar yok olacak. Yalnızca çevremizi değil, bedenlerimizi de mesken edinen bu canlıların “dost” olanlarına muhtacız: Sağlıklı bir yaşam için bize hava ve su

okumak için tıklayınız

Amerika kıtasının asıl fatihleri mikroplardır

Üç Amerika Asya’ya çok benzer biçimde, 80 ilâ 100 milyon insanla dolu karmaşık bir dünya oluşturuyordu; nüfusun toplamı, insan türünün o zaman dünya üzerindeki sayısının dörtte biri ile beşte biri arasındaydı. 1500’de Amerika kıtasındaki en güçlü siyasi oluşumlar Aztek İmparatorluğu, Meksika olarak bilinen kent birleşiminin hâkim olduğu Aztek İmparatorluğu ile And Dağları ve Pasifik sahili

okumak için tıklayınız

Camus’un “Yabancı”sı Meursault

“Bugün annem öldü. Belki de dün bilmiyorum.”(s.11) cümleleriyle başlıyor roman. Meursault annesinin ölümüyle ilgili hiçbir şey düşünmez. Onun annesinin ölümünden haberi yoktur ve ne zaman öldüğünü bilmez. Sanki annesinin değeri yok gibidir. Annesini huzurevine yerleştirmiş ve onu ziyarete gitmek zor gelir olmuştur. Cenazesine bir yabancı ve uzaktan biri gibi katılır. Meursault, morga girdiğinde görevli tabutu

okumak için tıklayınız