İnsanoğlunun “Fıtratı” var mıdır? Jean Paul Sartre
Nedir öyleyse varoluşçuluk? Bu sözcüğü kullananların çoğundan anlamını açıklamalarını istediğimizde akılları karışacaktır.
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
Nedir öyleyse varoluşçuluk? Bu sözcüğü kullananların çoğundan anlamını açıklamalarını istediğimizde akılları karışacaktır.
okumak için tıklayınız([Freud sormaktadır] İnsanların kendi davranışları, hayatlarının hedef ve gayeleriyle ilgili olarak nelere ışık tutar, insanlar hayattan ne bekler ve neyi elde etmeyi arzular?
okumak için tıklayınızJohn Milton (1608-1674), İngiltere’nin epik şairidir. Ayrıca kendi yüzyılının en önemli politik sözcülerinden biridir.
okumak için tıklayınızAhlakın Soykütüğü* – Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar? Kölelerin ahlaki değerlere isyanları tam olarak yaratıcı bir şekilde ve yeni değerleri ortaya çıkararak içerleme ilkesinde başlamaktadır ve bu, uygun eylem çıkışlarından yoksun oldukları için telafisini hayali bir intikamda bulmaya zorlanan yaratıkların yaşadığı bir içerlemedir.
okumak için tıklayınızDÜN GECE SEYRİM İÇİNDE Dün gece dün gece seyrim içinde Serim ağlar ağlar Pir Sultan deyi Gündüz hayalimde gece düşümde Düşler de ağlaşır pir sultan deyi
okumak için tıklayınızKötülük Halk, insan fıtratının aslında sapkın olduğunu, insanın şeytanın ve kötülüğün çocuğu olarak doğduğunu haykırır.
okumak için tıklayınızCİDDİ Birtakım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar. Böyle bir tuhaflığa, zaman zaman kendim de düşmüş olmalıyım ki bugüne kadar o adamlara “Hangi işler ciddidir, hangisi değildir?” diye yahut da “Ciddiden neyi kasdediyorsunuz?” diye sormadım.
okumak için tıklayınızAlternatif Ortaçağ tasarısı İlk olarak, Ortaçağ sözcüğünün birbirinden tamamıyla farklı iki tarihsel dönemi nitelediğini görüyoruz:
okumak için tıklayınızRAHATI KAÇAN AĞAÇ İnsan, sevdiği birini tükenmiş görmek istemez. Onda, her zaman, yeni şeyler bulmak, o ana kadar keşfedilmemiş cepheler keşfetmek ister.
okumak için tıklayınızYaşlanmanın psikolojik sorunları üzerine yanıtlamamız gereken sorulardan ilki: Yaşlılık utanç verici midir? sorusudur. Yaşam sürecinin içinde türlü sıfatlarla allanıp pullanacak hüzünlü bir dönem midir?
okumak için tıklayınız1987 yılında ilk kitabını yayınladığı ‘Kırk Oda’ serisinin bu hafta çıkan dördüncü kitabı ‘Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’yla ilgili Hürriyet’ten Çağlayan Çevik’in sorularını yanıtlayan Mungan, kitabının yanısıra tereddüt, karamsarlık ve umut üzerine konuştu.
okumak için tıklayınızM. Melih Güneş’in Nazım Hikmet araştırmalarının yeni kitabı “Suyun Şavkı: Leipzig’de Bir Aile ve Nazım Hikmet”, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
okumak için tıklayınızAsırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlaksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir görüş açısı sunmak için bunun yerine şu tanımı da koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle başladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir.
okumak için tıklayınızGenç bir adam bir çatı odasında tek başına oturuyordu. Ressam olmak istemişti her zaman, ama bunun için bazı zorlukları aşması gerekiyordu.
okumak için tıklayınızŞu Yalan Dünyaya Geldim Geleli Şu yalan dünyaya geldim geleli Tas tas içtim ağuları, sağ iken Kahbe felek vermez benim muradım Viran oldum, mor sünbüllü bağ iken
okumak için tıklayınızEbedi Dönüş düşüncesinde gizemli bir yan vardır ve Nietzsche öteki düşünürleri sık sık şaşırtmıştır bu düşüncesiyle; düşünün bir kere, her şey tıpkı ilk yaşandığı biçimiyle yineleniyor ve yinelenmenin kendisi de sonsuza kadar koşuluyla yineleniyor! Ne anlama gelir bu çılgın mitos?
okumak için tıklayınız“Haydi ileri!” diye bağırdı mühendis, bir gün önce döşenmiş olan ikinci hattın üzerinde, insan, kömür, araç gereç ve gıda dolu treni görünce. Güneşin sarı ışığında sessiz vadi ışıl ışıl parlıyordu.
okumak için tıklayınızÖLÜMSÜZLÜK ARDINDA GILGAMIŞ ÜSTÜNE BİR KAÇ SÖZ “Ölümsüzlük Ardında Gılgamış” adlı şiirim, yıllar önce Gılgamış destanını ilk okuyuşumda doğmuştu içime.
okumak için tıklayınızGırgır Dergisi’nin Kapakları Haftalık Mizah Dergisi Gırgır ‘ın sırayla önceki sayılarının kapakları için TIKLAYINIZ
okumak için tıklayınızNâzım Hikmet’in odası. Duvarda Abidin Dino’nun “Yürüyüş” tablosu, İstanbul’un renkli fotoğrafı, Avni’nin “Atlar”ı, Bulgar Piyonerlerinin hediyesi: nakışlı, dokuma bir halı, halıda Nâzım’ın çok güzel çok büyük ve kendisine en çok benzeyen bir portresi.
okumak için tıklayınız