Yazar: cemalumit

Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar? Friedrich Nietzsche

Ahlakın Soykütüğü* – Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar? Kölelerin ahlaki değerlere isyanları tam olarak yaratıcı bir şekilde ve yeni değerleri ortaya çıkararak içerleme ilkesinde başlamaktadır ve bu, uygun eylem çıkışlarından yoksun oldukları için telafisini hayali bir intikamda bulmaya zorlanan yaratıkların yaşadığı bir içerlemedir.

okumak için tıklayınız

Orhan Veli: Birtakım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar.

CİDDİ Birtakım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar. Böyle bir tuhaflığa, zaman zaman kendim de düşmüş olmalıyım ki bugüne kadar o adamlara “Hangi işler ciddidir, hangisi değildir?” diye yahut da “Ciddiden neyi kasdediyorsunuz?” diye sormadım.

okumak için tıklayınız

Murathan Mungan: Bizi biz yapan şey ‘Evet’lerimizden çok ‘Hayır’larımızdır.

1987 yılında ilk kitabını yayınladığı ‘Kırk Oda’ serisinin bu hafta çıkan dördüncü kitabı ‘Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’yla ilgili Hürriyet’ten Çağlayan Çevik’in sorularını yanıtlayan Mungan, kitabının yanısıra tereddüt, karamsarlık ve umut üzerine konuştu.

okumak için tıklayınız

Psikolojik ve Ahlaki Bir Sorun Olarak İtaatsizlik – Erich Fromm

Asırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlaksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir görüş açısı sunmak için bunun yerine şu tanı­mı da koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle baş­ladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir.

okumak için tıklayınız

Milan Kundera: Ağırlık gerçekten nefret edilesi, hafiflik de göz kamaştırıcı mıdır?

Ebedi Dönüş düşüncesinde gizemli bir yan vardır ve Nietzsche öteki düşünürleri sık sık şaşırtmıştır bu düşüncesiyle; düşünün bir kere, her şey tıpkı ilk yaşandığı biçimiyle yineleniyor ve yinelenmenin kendisi de sonsuza kadar koşuluyla yineleniyor! Ne anlama gelir bu çılgın mitos?

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in “şimdi, çarpıldığım en ağır ceza, basılan kitaplarıma önsöz yazmak” dediği metin

Nâzım Hikmet’in odası. Duvarda Abidin Dino’nun “Yürüyüş” tablosu, İstanbul’un renkli fotoğrafı, Avni’nin “Atlar”ı, Bulgar Piyonerlerinin hediyesi: nakışlı, dokuma bir halı, halıda Nâzım’ın çok güzel çok büyük ve kendisine en çok benzeyen bir portresi.

okumak için tıklayınız