Yazar: cemalumit

Dedektif Hamlet – Ahmet Ümit

William Shakespearean Macbeth, III. Richard ve Hamlet gibi oyunlarının kimi yazın adamları tarafından polisiye sayıldıklarını duymuşsunuzdur. Bu saptamaların çoğuna hak vermekle birlikte, içlerinde polisiye sıfatına en fazla hak kazanan yapıtın, gerek konusu, gerek işleniş biçimi, gerekse içinde barındırdığı entrikayla Hamlet olduğunu belirtmeliyiz.

okumak için tıklayınız

‘Aman, Nazım Hikmet yoldaş, onca yıl hapiste yattığınızı okumuştum. Mahpusluktan bıkmadınız mı?’

Nikâh dairesine gidişimizi anımsıyorum. Taksiye binmiştik. Yanımızda dostumuz Tosya vardı. Nikâh dairesine vardığımızda Tosya ile ben binaya doğru ilerlerken sen taksinin parasını ödemek için kalmıştın. Arkamızdan yetiştiğinde kahkahalarla gülüyordun.

okumak için tıklayınız

Voltaire ve Tarihsel Şüphecilik

Voltaire de Montesquieu gibi toplumlara egemen kanunları arıyordu; fakat tarihî veriler konusunda büyük bir “şüphecilik” içindeydi. Zaten en önemli eserini dostu Marquise du Chatelet’nin tarihî bilgilerin doğa bilimlerine göre ne kadar geri kaldığından şikâyeti üzerine kaleme almıştı. Ona göre 16. yüzyıla kadar gerçeklere sadık bir tarihçilik anlayışı oluşmamıştı. Bossuet gibi “en âlim, en ikna edici”

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya: “Başka sanatçıları sevmeyen, hiçbir hayranlık duygusu kalmamış bir sanatçı artık ölmüş bir sanatçıdır. “

Bugün edebiyatımızda gözlemlenen ilginç yanlardan biri de yazarlarımızın arasındaki sevgi bağının giderek azalmış, yitip gitmiş olmasıdır. Bu da, bir yerde, edebiyat sevgimizin yitmesine kadar uzanan sonuçlar doğuruyor.

okumak için tıklayınız