Yazar: cemalumit

Bir Özgürlük Düşmanına Saldırı – Cicero

Gelmiş geçmiş tüm siyasi polemikçilerin en ünlü ve etkilileri arasında yer alan Cicero’nun, Marcus Antonius’un diktatörlük sevdasını hedef alan sert söylevleri, hem çağının en büyük devlet adamının ardında bıraktığı son ateşli uyarıları, hem de çok sevdiği Cumhuriyet’ini eski haline getirmek için giriştiği, ama sonunda hayatına mal olacak olan son kararlı hamlesidir. Tarih boyunca bazı kitaplar

okumak için tıklayınız

Finlandiya eğitim sisteminin başarı sırları

Uluslararası değerlendirme sınavı PISA’da her yıl en üst sıralarda yer alan Finlandiya hem eğitimciler hem de veliler için bir merak konusu. Özel okul yok, herkese koşulsuz fırsat eşitliği sunuluyor, dileyen her öğrenci üniversiteye gidebiliyor, sınav sisteminin yerini öz değerlendirme almış, eğitimcilerin motivasyonunun ardında “Kaybedecek tek bir öğrencimiz bile yok” yaklaşımı var.

okumak için tıklayınız

“Korkunun Irmağında”ndan bir bölüm – Suzan Samancı

Sur dibinde yaptığımız gezintileri, kentin dışındaki kulübede yaptığımız konuşmaları düşünüyordum. Yağmurun barakalardaki pıtırtıları, piknik tüpünün üstünde fokurdayan demlik, parlayıp sönen sigara ateşleri ne güzeldi. Rojhılat derinlik taşıyan bir fısıltıyla, “Yağmur çoğaltıcıdır,” demişti. “Eksilmiş miydik?” dediğimde, “Bilmem!” diye mırıldanmıştı. “Sorularını içinde sürgün etme ne olur!” demiştim. Tüpün ateşinden çalıp sigarasından derin bir nefes çekmiş, gözünü bir

okumak için tıklayınız

“Yapmamayı tercih ederim.”

Melville’in kişisel direnişinin öyküsü Kinik… İki tür oluşu içerirmiş bünyesinde bu kelime: Utanmaz, arsız, hayasızken aynı anda sinmiş, pusmuş, yılmış bir kişiyi ya da bir oluşu işaret edermiş. Bir şey ya da bir kişi aynı anda hem utanmaz hem de nasıl sinmiş, yılmış olabilir ki? Şöyle, uzun uzadıya bir düşününce öyle çok kinik unsur bulunduğunu

okumak için tıklayınız

Savaşan mı, yoksa savaşmayı reddeden mi? Kimdir daha cesur olan?

John Boyne, Asker Doğmayanlar’da I. Dünya Savaşı’nda cepheye giden, kimi hayatını kimi ruhunu yitiren gençlerin hikâyesini anlatırken yüzleşilmesi gereken bir soruyu da tartışmaya açıyor; “Savaşan mı, yoksa savaşmayı reddeden mi? Kimdir daha cesur olan?” Ulaştığı büyük satış rakamlarıyla günümüz İrlanda edebiyatının popüler yazarları arasına katılan John Boyne 1971 doğumlu. Edebiyata öyküyle başlayan Boyne iki kez

okumak için tıklayınız

Romanda Estetik Kalkışma – Cengiz Gündoğdu

“Türkiye’de roman dendikte, kimi kişiler bu romanları özetlemişler… bu özete romandan bir parça eklemişler… Özet, bir romanı var kılan öğe değildir. Türkiye’de özneler, roman denilen varolanla karşı karşıya gelmişler, ama romanı gerçekten var kılamamışlardır. Türkiye’de yazın için bir yıkımdır bu. Ben, bunu söyledim hep. Yazılarımla… söyleşilerimle bilgi verdim insanlara… Özetçiler aldırmadılar… özeti sürdürdüler…

okumak için tıklayınız

Hasan Hüseyin Korkmazgil hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Hasan Hüseyin Korkmazgil 04.03.1927 Sivas / Gürün doğumlu. Baba adı; Şükrü, Ana adı; Gülşan. Evli (11.06.1964) bir çocuk babası. Arapça biliyor. Öğretmen, Yazar, Şair, Ressam, Dava Vekili, Siyaset Adamı, Gazeteci, Yayın Evi Sahibi. Kurultay ilk okulu 1933 – 1936 ( Okul üç yıllık ), Cumhuriyet, İlk Okulu 1936 – 1939, Sivas Orta Okulu ( Parasız

okumak için tıklayınız

Saray ve Zindan – Olga Forş

Sovyet edebiyatının önemli yazarlarından Olga Forş’un en sevilen romanlarından biri olan Saray ve Zindan, 19.yy’da Rus ordusunda görevli bir subayın, yıllarca sakladığı bir sırrın çevresinde şekilleniyor. Roman, aynı zamanda 19.yy’ın ortalarından Ekim Devrimi’nin ilk yıllarına kadar geçen sürede Rusya’nın siyasal ve toplumsal yaşamından kesitler sunuyor. Bu açıdan önemli bir tarihi belge niteliği taşıyor.

okumak için tıklayınız

Behçet Necatigil – Haldun Taner

“Düz beyaz kâğıtlarda birkaç satır siyah Bir zaman yaşadığımızı hatırlatır siyah” diyordu bir şiirinde. Çok satırlar bıraktı yaşadığını hatırlatacak. Bir ömür boyu şiirle övür oluşun, şiir nefes alıp verişin, durmadan arayışın ürünü eşsiz bir yalınlıkta ve her okuyanın ta içine seslenen dizeleri ile…

okumak için tıklayınız

Baha Vefa Karatay hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

02.10.1916 ( 1332 ) Konya doğumlu.Baba adı ;Vefa Ana adı; Fatma Şekibe. Evli,iki çocuk babası Almanca ve İngilizce biliyor.Asker,Ateşe, Ateşemiliter,Müşavir,Basın İrtibat Bürosu Başkanı,Büyükelçi,siyaset adamı,Yazar,Şair. Babasının memur oluşundan dolayı ilk ve orta okulu çeşitli yerlerde okudu.Liseye Konya da başladı.Kuleli askeri lisesinde bitirdi.01.05.1939 tarihinde Harp Okulundan mezun oldu.

okumak için tıklayınız

“Bir kentin mutluluğu, her gün bir kızın işkence görmesine bağlı olsaydı, o kentin halkı ne yapardı?” Dostoyevski

Ursula K. Le Guin’in Omelas’ı Bırakıp Gidenler öyküsünün çıkış noktası Dostoyevski’nin şu sorusu: “Bir kentin mutluluğu, her gün bir kızın işkence görmesine bağlı olsaydı, o kentin halkı ne yapardı?” Ursula K. Le Guin’in Omelas’ı Bırakıp Gidenler öyküsü:

okumak için tıklayınız

Orhan Veli’den Sevgilisi Nahit Hanım’a Mektup: “Sadece senin bulunduğun şehir, senin bulunmadığın şehir diye bir şey var.”

İstanbul muhakkak ki güzel şehir. Ama benim için güzel şehir, çirkin şehir diye bir şey yok. Sadece senin bulunduğun şehir, senin bulunmadığın şehir diye bir şey var. Nitekim şu son mektubunda benim Ankara’ya gelmemden bahsederken elbette bir gün geleceksin demişsin. Ankara’ya hususi hiçbir muhabbet duymadığım halde bu sözünü okuyunca bilsen nasıl oldum. Seni görmek için

okumak için tıklayınız

Vergi Cennetleri (Ulusların Gizli Zenginliği) – Gabriel Zucman

Zürih, Hong Kong, Bahamalar, Cayman Adaları, Lüksemburg… Bu sembolik isimler korkunç bir gerçeği gizliyor: Toplum çoğunluğunun zararı pahasına, bir avuç aşırı zenginin gerçekleştirmekte olduğu vergi kaçakçılığını. Daha önce denenmemiş bir yöntem uygulayan Gabriel Zucman, bu olgunun dudak uçuklatan boyutunu ortaya koyuyor; bu kaçakçılığı, dünya hane halkı finansal zenginliğinin % 8’i, yani 5 trilyon 800 milyar

okumak için tıklayınız

Behice Boran Hakkında Bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

01.05.1910 Bursa doğumlu, baba adı Sadık, ana adı Bahire, evli (1946) bir çocuk annesi. İngilizce ve Fransızca biliyor. Öğretmen, Sosyolog, Docent, Milletvekili, Yazar, Parti Kurucusu, Parti Genel Başkanı Orta öğrenimini (1927) ve lise öğrenimini (1931) İstanbul Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde, tamamladı. 26.09.1933 – 31.08.1934 tarihleri arasında Manisa Orta Mektep İngilizce muallimliği görevinde bulundu ve istifa

okumak için tıklayınız

Bir Cesedin Otobiyografisi – Sigizmund Krjijanovski

20. yüzyıl Sovyet edebiyatının ayrıksı çocuğu Sigizmund Krjijanovski ilk defa Türkçede. Kurmacadan çok rüya günlüklerini anımsatan bu öyküler derlemesi yazarın uyku ile uyanıklık, gerçek ile gerçek dışı, yaşam ile ölüm arasındaki ezeli mücadelesini gözler önüne seriyor. Sıradan gerçekliğin, olağandışılığa nüfuz ettiği bu on bir öykü, okurlarımızı esaslı bir edebi yolculuğa davet ediyor.

okumak için tıklayınız