Yazar: cemalumit

Kıyamete Bir Milyar Yıl – Arkadi Strugatsky, Boris Strugatski

Bilimkurgu edebiyatının önemli isimlerinden Arkadi ve Boris kardeşler, Sovyet bilimkurgusunun ilerlemesinde ciddi bir yere sahip. Bogdanov, Zamyatin, Zamyatin, Strugatski kardeşler ve daha nice Sovyet bilimkurgu yazarının eserleri maalesef ki ülkemize diğerlerine göre daha geç girdi. Ancak son birkaç senedir bilimkurgu edebiyatının eskisine oranla daha fazla okura temas ettiğini belirtmek yanlış olmaz sanırım. Bunda Hollywood bilimkurgu

okumak için tıklayınız

Sanatsal Eylemin Güzel Bir Nişanesi: Gönülden Kaleme – Müslüm Üzülmez

Misbah Hicri’nin Gönülden Kaleme(*) kitabı okuyucularıyla buluştu… Hicri, sunuş yazısında kitabın yayınlanış amacını: “Şiire emek veren, roman yazımında yorulan, sosyal ve kültürel alanlardan gönül gözüyle ürünlerini değerbilirlik, ahde vefa anlamında toplumla tanıştırma, okurların onların tanınması, tanıyan okurların onları yeniden anımsaması görevini yeni kuşaklara sunmayı bir görev bildim” diye açıklamış.

okumak için tıklayınız

İnceliklerin ana şairi: Gülten Akın – Müslüm Kabadayı

Her eylem diyalektiğini zorlar. Kıraç toprakta yoksullukla boğuşan insanın yüreğinden gelen sesini zorlaması gibi. Bu zorlama, Hacı Taşan’ı, Muharrem ve Neşet Ertaş’ı yaratır bozlakta. Yusuf Ziya Bahadınlı’yı, Abbas Sayar’ı yaratır öykü ve romanda. Şiirde de inceliklerin imge anası Gülten Akın’ı… 1933’te Yozgat’ta doğan, ortaöğrenimini ve Hukuk Fakültesini Ankara’da tamamlayan Gülten Akın, karanlığa karşı eylemliliğinin diyalektiği

okumak için tıklayınız

Sıçanda empati duygusu: Boğulan arkadaşa yardım

Tehlike içindeki başka bir insanı kurtarmak insanın içgüdüsel olarak yaptığı bir şeydir. Fakat bu sadece insana özgü bir davranış değildir. Birçok primatın da birbirine yardım ettiği biliniyor. Başkasını kurtarma isteği modern insanın miras aldığı eski bir özellik. Belki de tahmin ettiğimizden çok daha eskilere dayanıyor.

okumak için tıklayınız

Hafızanın sınırı var mı?

Hafıza kartı dolduğunda daha fazla fotoğraf kaydedemeyen dijital fotoğraf makinelerinin tersine insan beyninin kaydetme kapasitesi hiç azalmıyor gibidir. Fakat insan beyninin sınırsız kaydetme yeteneğini algılamak zordur. Nörologlar uzun süre beynin kapasitesini ölçmeye çalıştı. Ancak hafızasıyla inanılmaz şeyler başaran insanların bilişsel becerileri şaşırtıcı sonuçlar sunuyor.

okumak için tıklayınız

Bir Delinin Haykırışı – Andrei Tarkovsky (video)

Nostalghia /Nostalji başrollerinde Oleg Yankovsky, Domiziana Giordano ve Erland Josephson’un oynadığı ve Andrey Tarkovski’nin 1983 yılında İtalya’da çektiği ilk filmdir. Film, ülkesini terk etmiş ve yurt özlemi duyan bir entelektüelin hikâyesini anlatır. Sinema dilinde pek rastlanmayan monologlar bu filmde fazlaca kullanılmış, böylelikle doğduğu yere duyulan özlem pekiştirilmiştir. Filmin çekimleri sırasında Tarkovski’nin sürgünde olması filmin başrol

okumak için tıklayınız

Denemeler – Montaigne

Montaigne tarafından kaleme alınan ‘Denemeler’ (Essays), özellikle eğitim ve felsefe konularında Ortaçağ dogmatizmini yıkan bir aydınlanma kitabı. Montaigne, 1571’de yazmaya başladığı ‘Denemeler’in 1. ve 2. kitaplarının ilk baskılarını 1580’de yayımlatmış, 1585 yılında son cildini yayımlatarak çalışmasını tamamlamıştır. Montaigne’nin ‘Denemeleri’ geniş bir öz anlatımdır aslında. Kendi türünde yazılmış eşsiz bir yapıttır. Montaigne zamanın akış çizgisini izlemez,

okumak için tıklayınız

Nükleer silahın ardında uluslararası bankalar var

Hollanda merkezli barış örgütü PAX’a göre, nükleer silah endüstrisi, uluslararası bankalar tarafından finanse ediliyor. Bankaların büyük bölümü nükleer silah endüstrisine yatırım yapmakta sorun görmüyor. 382 bankanın nükleer silah sektörüne yaptığı yatırım miktarı toplam 493 milyar dolar.

okumak için tıklayınız

Ezidiler kimdir?

IŞİD’in Şengal’i ele geçirmesiyle yurtlarını terk etmek zorunda kalan, binlercesi de IŞİD’e esir düşen Ezidiler, kendilerini bir anda dünya gündeminin odağında buldu. Ama onlar bu uluslararası ilgiden aslında hoşlanmayacaklardır. Alışılmadık inançları nedeniyle haksız bir şekilde “şeytana tapanlar” olarak yaftalanan Ezidiler, geleneksel olarak küçük gruplar halinde, Irak’la Suriye’nin kuzeybatısında ve Türkiye’nin güneydoğusunda yaşıyorlar.

okumak için tıklayınız

Didem Madak ‘ın Hayatı

‘Müsvedde’ şiirinde “Anlatarak bitiriyorum hayatımı/ Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat/ Bir çiçek çizdim bu akşam avucuma/ İsmini her şey koydum/ Simli ojeler sürdüm yanlızlıktan sıkıldığımdan/ Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım/ Yıldızlı bir gecenin” diyen 90’ların en iyi şairlerinden biri olarak görülen Didem Madak, kolon kanserinden 2011 yılında hayatını kaybetti.

okumak için tıklayınız

Didem Madak – Öznur Özkaya

“Biri başımdan aşağı pırıltılarla dolu bir sözlüğü boşaltmış gibi” – Öznur Özkaya Bir çocuk-kadındı o. Şiirlerinde çocukluğunu anımsar bazen sesi kırılır, bazen mutfakta pişirdiği domates çorbası ona teselli olur. Bazen mahallenin bıçkın delikanlısı gibi savurur küfrü, bazen canı çok ama çok acır. Evden kaçarken pembe spor ayakkabıları vardır şiirinin ve ne kadar uğraşsak da hayatın

okumak için tıklayınız

Didem Madak’la Söyleşi

Müjde Bilir – Sevgili Didem, ilk kitabın İnkılap 2000 Şiir Ödülü’nü almıştı ve “Grapon Kağıtları” adını taşıyordu. Kısa bir süre önce de ikinci şiir kitabın “Ah’lar Ağacı” (Everest Yay.) yayımlandı. Kitaba adını veren uzun şiirde “(…) Ne diyecektin, ne söyleyecektin/Şairlerin şahı olsan,/bir AH’dan başka./Ah benim nergis kokulu cehaletim/Bana yılarca, bunca sözü boşa söylettin./AH!” diyorsun. Nasıl

okumak için tıklayınız

Boşnak Türküsü – Sadık Güvenç

İsmail Gümüş’ün Cumhuriyet Yayınları arasında 2010 yılında çıkan kitabı Boşnak Türküsü’nde birbirinden güzel yirmi dört öykü bulunuyor. Yazar yaşadıklarını yazmış. İnsanı sarıp sarmalayan, akıcı ve hoş bir anlatımı var. Hiç zorlanmıyor, saçmalamıyor, sanat yapma kaygısı taşımıyor. “Karanlığın Ağırlığı” öyküsünden söz edeyim size birazcık.

okumak için tıklayınız

Kim Korkar Diktatörden?

Bu nasıl soru, tabii ki herkes korkar. Diktatör bu. Ne yapacağı belli mi olur? Kim teselli eder diktatörü? Herkes. Kim alkışlar diktatörü? Herkes. Kim bu diktatör? Aklınıza ilk gelen Hitler ise bir duralım. O kadar uzak bir geçmişte kaldıysa diktatörlük neden bu korku? Bazen o kadar uzağa gitmemize, hatta aklınıza gelen en yakın ikinci suratsız

okumak için tıklayınız

Mizah anlayışında değişim ‘bunama habercisi’

İngiliz uzmanların yaptığı araştırmada giderek çarpıklaşan mizah anlayışının bunama habercisi olabileceği sonucuna varıldı. University College of London’da (UCL) yapılan araştırmada, beynin ön ve yan lobunda hücre kaybı ortaya çıkan frontotemporal bunama hastaları incelendi. İncelenen 48 hastanın yakınlarının doldurdukları ankette bunama teşhisinden yıllar önce hastaların mizah anlayışında değişiklik görüldüğü saptandı. Mizah anlayışındaki çarpıklıklara trajik olaylara kahkahalarla

okumak için tıklayınız