Yazar: cemalumit

Sadri Alışık hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

SADRİ ALIŞIK / MEHMET SADRETTİN ALIŞIK 05.04.1925 Paşabahçe / İstanbul doğumlu Baba adı; Rafet Ana adı; Saffet Paşabahçe 39 İlk Okulunda okudu. Beykoz Orta Okulunu bitirdi. ( 1937 ) İstanbul Erkek lisesinde okudu.Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünü bitirdi ( 1942 ? 1945 ) Evli ( İki Sefer ) İkinci evliliğinden bir çocuk babası. Tiyatro, film,TV

okumak için tıklayınız

Kafka’nın Okunması – Maurice Blanchot

Kafka yapıtını belki de bu yapıt ona evrensel yanlış anlamayı artırmaya mahkûm göründüğü için ortadan kaldırmak istedi. Bi yapıtın bize teslim edilen karışıklığı, ondan bize tanıtılan, bizden gizlenilen şeyi, şu ya da bu parça üzerine tutulan kısmi ışığı, ger­çekte tümlenmemiş, ama sanki erdemleri bölünmezlik olan kutsal kalıntılar söz konusuymuş gibi, tersine, hep daha fazla parçalanan,

okumak için tıklayınız

“Çok kitap oku, az hapis yat”

Avrupa’nın en kalabalık cezaevlerine sahip ülkelerinden biri olan İtalya’nın güneyindeki Calabria bölgesinde, hapisteki mahkûmların okudukları her kitap için ceza indirimi almaları planlanıyor. Ülkenin en fakir ve suç oranı en yüksek bölgelerinden Calabria’da bölge yönetiminin aldığı kararla mahkûmlar, okudukları her kitap için üç gün ceza indirimi alacak. Ceza indirimi, yalnızca altı aydan fazla hapis cezası alanlara

okumak için tıklayınız

Akademi için bir rapor – Franz Kafka

Saygıdeğer Akademi Üyeleri! Geçmişteki maymun yaşamıma ilişkin bir rapor hazırlayıp akademiye sunmaya çağırmakla bana şeref veriyorsunuz. Ne yazık ki, çağrınıza uyamayacağım. Maymun yaşamım neredeyse beş yıl geride kaldı. Belki takvime göre kısa, ama bu zamanı dolu dizgin geride bırakan benim için alabildiğine uzun bir süre. Gerçi yer yer seçkin insanların, öğütlerin, alkışların ve orkestra müziğinin

okumak için tıklayınız

Kendimce / Aforizmalar 5 – Nejdet Evren

1. İnsan, kendinden kaçan tek canlı türüdür. 2. Bireysel özgürlük, dünyadaki en son tutsağın özgürlüğü kadardır. 3. Ne olduğunu bilmek, ne olmadığını bilmektir; insanın ne olmadığı ne olduğu ile sıkı ilgilidir; hem olmak hem de olmamak, hem o hem öteki olunamaz; tercih yapan tür farklılaşan türdür; bu da düşüncedir.

okumak için tıklayınız

?Farkedilebilir yokluk? gürültü

Gürültüyle özel meselem var. İlk gençliğimin hemen eşiğinde geldiğim İstanbul dipten, çok yoğun fakat kayıtsız kalınamaz şekilde gürültülü gelmişti bana. Bu öylesine bir şeydi ki koyu gri ile çürük kahverengi bir renk alacasına bürünüyor, çok uzaklarda varlığından haberdar olduğunuz cüsseli bir hayvan gibi kendi etrafında dönüyordu. Ürkütücüydü. Buna alışmak demiştim; buna alışmak insanın tuhaf ve

okumak için tıklayınız

Öyküler ve kokular – Mehmet Söğüt

Bazı edebiyatçıların eserleri buram buramdır. Her bir satırına kokular sinmiştir; alın teri, makinelerin, çiçeklerin, hüznün, sevincin, endamlı sevgililerin, insanların ve anaların kutsal kokusu? Bir hoş oluruz bu kokularla. Gemilerimiz yelken açar. Alıp bizi geçmişe götürürler. Sevdiklerimizin kokuları dolar yüreğimize. Onlarla güler ve onlarla derin hüzünlerin okyanusuna dalarız. Hem hayat bir anılar toplamı değil midir? Bu

okumak için tıklayınız

Komünist Ufuk üzerinden Jodi Dean’in halka bakışı – M.Deniz Schulze

Yazının başlığı bir kitap tanıtım yazısı için dar görünebilir. Ancak Dean?in ele aldığı şekilde halk kavramının, ?Bizim Sovyetler?, ?Mevcut Güç?, ?Halkın Egemenliği?, ?Ortak Varoluş ve Ortak Kaynak?, ?Arzu?,? İşgal Hareketi ve Parti? gibi altı geniş alt başlıktan oluşan Komünist Ufuk?un içeriğine yön verdiğini okur fark edecektir. Jodi Dean?e göre halk kavramı

okumak için tıklayınız

Benerci Kendini Niçin Öldürdü? – Nazım Hikmet

“Boş gecelerini değil,/boydan boya ömrünü ver inkılaba…” diye perçinler Nâzım Hikmet, ‘Benerci Kendini Niçin Öldürdü’de, ‘güneşli günler göreceğine’ dair olan inancını. Şairin, İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan’da ‘tam bağımsızlık’ uğruna, tüm yaşamını özgürlük mücadelesine adayan Benerci adlı bir Hintli kahramanın öyküsünün eşliğinde, ‘ihanet’, ‘sadakat’ ve ‘inanç’ kavramlarını kurcaladığı Nâzım Hikmet’in Benerci Kendini Niçin Öldürdü? adlı uzun

okumak için tıklayınız

Kayıp Hizmetçi Vakası – Tarquin Hall

Karşınızda Hindistan’ın “en özel dedektifi,” Pencaplı Sherlock Holmes, Vish Puri? Ama siz iyisi mi onu Holmes’e benzetmeyin, çünkü o kurgusal bir karaktere benzetilmekten hoşlanmıyor ve yaklaşık iki bin yıl önce dedektifliğin temelini atan gurusu Chanakya’nın mirasını taşımakla övünüyor. Dizinin ilk kitabında Vish Puri, Mary adında bir hizmetçinin kaybolması üzerine işe koyulur. Dürüstlüğüyle ünlü avukat Ajay

okumak için tıklayınız

Kenarın Kitabı: Damgalı mek?n çocuklarından, pencere kenarı kadınlarına – Emek Erez

Son dönemlerde derinlemesine mülakat ve katılımcı gözlem tekniğine dayalı, içeriden bakış sunan yayınlarla oldukça sık karşılaşıyoruz. Sosyal bilimler açısından oldukça sevindirici olan bu metinlerden bir tanesi de Funda Şenol Cantek tarafından derlenen ve İletişim Yayınlarının Memleket Kitapları dizisinden çıkan; Kenarın Kitabı, ?Ara?da Kalmak, Çeperde Yaşamak. ?Kenar nedir?? diye düşündüğümüzde merkeze göre tanımlanan, merkezin etrafında konumlanmış

okumak için tıklayınız

Bağımsız kitapçılar Amazon’a karşı…

Dünyanın en büyük yayınevlerinden Penguin Random House’un desteğini alan bağımsız kitapçılar, bir web sitesi kurup Amazon?a karşı birleştiler. My Independent Bookshop, kitapseverler için hazırlanmış bir online web sitesi. Penguin Random House tarafından desteklenen ve bugün duyurusu yapılan sitede, dileyen herkes sevdiği kitaplara göz atıp kendi zevklerini sanal raflarda sergileyebilme şansına sahip olacak.

okumak için tıklayınız

Dünyanın ara ve kara renkleri

Bebek Arabasında Ayvalar, yazarının dil kurgusu ve çeşitli anlatım olanaklarını kullanmadaki devingenliğiyle baş döndürücü bir kitap. Dilin olanaklarını keşfettiren bir öykücünün dünyasına çarpmanın, sarsıcı baş dönmesi bu. Biçim ve kurguyu önemseyen bir yazarın dilin sonsuz olanaklarını denerken, içeriğin sahiciliğini yitirtmemesi hiç kolay değildir. Bu ilk kitabındaki öykülerin çoğunda bunu başarıyor Semih Erelvanlı. Toplumun kenar mahallelerindeki,

okumak için tıklayınız

49 Numaralı Parçanın Nidası – Thomas Pynchon

TIME’ın 1923-2005 arası En İyi İngilizce 100 Roman listesinde yer alan 49 Numaralı Parçanın Nidası, Amerikalı yazar Pynchon’ın kaleminden 1966’da çıkan postmodern bir gizem romanı. Zamanında Nabokov’un öğrencisi olduğu gibi, aynı zamanda William Gibson, David Foster Wallace, Salman Rushdie ve Neal Stephenson gibi farklı türlerde ustalaşan yazarların etkilendiği bir kalem olan Pynchon, medyadan kendisini çok

okumak için tıklayınız

Huzursuzluğun Kitabı – Fernando Pessoa

Yalnız bir adam, yalnız bir şehir ve post modernite sancilari… Kitabın yazarı ve aynı zamanda baş karakteri olarak, mahlaslarından Bernardo Soares´i kullanan Portekizli yazar Fernando Pessoa bu kitapta deneyselliğin sinirlarini zorlayarak karşımıza çıkıyor. Bir yazarın hayatı ve karakteri ile ilgili sadece kısmi gerçekleri göstererek, düşündükleriyle ilgili çok bilgi veren bir anlatıdır, Huzursuzluğun Kitabı. Kitap, Fernando

okumak için tıklayınız

Aşkın Emeği Boşuna – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Aşkın Emeği Boşuna’da oyunun omurgasını sistemli karşıtlıklardan oluşturmuştur. Shakespeare’in lirik dönemine ait eserlerden sayılan bu oyunun hem kurgusunda, hem olay dizisinde “Rönesans bireşimi” olarak kabul edilen uyum, denge, simetri ve disiplin dikkati

okumak için tıklayınız

Kâmuran Şipal?in çevirisiyle büyük bir yapıt Çağdaş Alman Öykü Antolojisi

İki cilt, toplam 860 sayfa, 58 yazar, 101 öykü: Çağdaş Alman Öykü Antolojisi. Bu büyük yapıt için yıllarını veren Kâmuran Şipal?i yürekten kutluyorum. Ama çeviri ve yayın haklarını temin etmenin büyük uğraş ve masraf gerektirdiği, bunun için de telif ve çeviri antolojilerin çok seyrek yayınlanabildiği bir dönemde, Cem Yayınevi?nin uğraşı ve özverisi de övgüyü hak

okumak için tıklayınız

Dino Buzzati’den “Yaşlı Ormanın Gizemi”

İnsana, doğadan bakmak Daha çok Tatar Çölü’yle tanıdığımız Dino Buzzati’nin geçtiğimiz günlerde bir romanı daha okuyucu karşısına çıktı: Yaşlı Ormanın Gizemi. Buzzati’nin yazın kronolojisine baktığımızda Dağların Adamı Barnabo’dan (1933) sonra ikinci sırada gelir bu romanı. Ancak esas patlamasını, ilk kez 1935’te yayımlanmış Yaşlı Ormanın Gizemi’nden

okumak için tıklayınız

?Büyülü Kuş?la Başka Diyarlara?? – Mehmet Özçataloğlu

Ülkemizde çocuk kitaplarındaki niteliksel ve niceliksel yükselişte, gerek Türkiye edebiyatından gerekse de dünya edebiyatından seçilen, evrensel kurgular ve modern anlatım biçimleriyle kaleme alınan çağdaş yapıtların payı büyük. Son 10 yılda çocuk edebiyatının yıldızının parlaması, yayınevlerinin de bu alana yönelme zorunluluğu yayımlanan kitapların niteliğini de değiştirdi. Yıllar yılı La Fontaine ve Grimm Kardeşlerin masallarını okuduk,

okumak için tıklayınız

E-kitaplar, tozlu sayfaların yerini alamadı

Wall Street Journal?in haberine göre elektronik kitaplar basılı kitapların yerini almaktan hâlâ çok uzakta. Harris Interactive?in araştırmasına göre ABD?lilerin yüzde 6?sı sadece e-kitap okumayı tercih ediyor. E-kitap yerine sadece basılı kitap okuyanların oranı yüzde 46?yken, e-kitaptan çok basılı kitap okuyanların oranıysa yüzde 16. Bu veriler tüm teknolojik gelişmeler ve dijital atılımlara rağmen kitapların tozlu sayflarının

okumak için tıklayınız