Yazar: cemalumit

“Kızlara ve Erkeklere Etkinlik Kitabı” – Mehmet Özçataloğlu

Eğitim konusu ülkemizde yap-boz tahtası olmaktan bir türlü kurtarılamadı. İktidar değişmemesine rağmen eğitim politikası sürekli değişiyor. Her kabine değişikliğinden sonra gelen bakan köklü değişikliklere gitti. Ne acıdır ki yapılan değişiklikler eğitime artı değer kazandıramadı. Sürekli bir kafa karışıklığı, endişeli öğretmenler, öğrenciler, veliler? Eğitimdeki bu değişikliklerden biri de sanatsal derslerin haftalık programdaki saatlerinin

okumak için tıklayınız

Niçin sosyalizm – Albert Einstein

Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüş belirtmesi uygun olur mu? Birçok nedenden ötürü ben, uygun olduğuna inanıyorum. Sorunu ilk önce bilimsel bilginin bakış açısından ele alalım. Astronomi ile ekonomi arasında hiçbir temel metodolojik farklılık yokmuş gibi görünebilir: Her iki alanda da bilim adamları, belli görüngüler arasındaki bağlantıyı mümkün olduğunca anlaşılır kılmak

okumak için tıklayınız

Yeni başlayan sonların yazarı olmak: Beckett olmak

1906-1989 yılları arasında yaşamış bir yazar olmak, bütün yirminci yüzyılın çaresiz tanığı olarak, hayal­lerin, umutların, mücadelenin, yenil­ginin, ve düş kırıklığının öznesi ve nesnesi olmak, başlangıçların ve sonların -ama bir türlü kesin ve mut­lak bir sona ulaşamayan, sürmekte olan, yeni başlayan sonların- yazarı olmak: Beckett olmaktır.

okumak için tıklayınız

Edip Cansever kendini anlatıyor…

Okuduğum ilk yapıt? Gördüğüm ilk film? Dinlediğim ilk ezgi? Bugün bunları anımsamam olanaksız. Gene de bu konuda bir iki söz söyleyebilirim. Okumaya, ciddi olarak okumaya 13-14 yaşlarımda başladım. O zamanlar kendime verdiğim bir söz vardı: Günde elli sayfadan az okumamak. Bu sözü eksiksiz gerçekleştirebildim mi, şimdi pek anımsayamıyorum. Boş günlerimde sık sık kütüphanelere giderdim. Çoğu

okumak için tıklayınız

Elçiye Zeval Olmaz – Güzin Özen Yılmaz

Dünyanın en önemli ticaret merkezi konumundaki İstanbul’da usta diplomat olmak yetmiyordu, güçlü ve dayanıklı olmak da şarttı. Payitahtta onları, rakip ülkelerin elçileriyle entrika dolu, acımasız bir savaş bekliyordu.Osmanlı yöneticilerin çok farklı diplomasi yöntemlerine de ayak uydurmak zorundalardı. Kaptanıderya Gazi Hasan Paşa’nın aslanı dizlerinin dibine çöktüğünde sakin kalmayı başarmak; sadrazam Rüstem Paşa topatan kavunu eşliğinde tehdit

okumak için tıklayınız

Karadenizde bir Alevi ocağı

Güvenç Abdal Ocaklıları, Anadolu?da Alevi inancının en önemli temsilcilerinden biri olan Güvenç Abdal ve ocağının tarihsel, inançsal ve kültürel yapısını ele alıyor. 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli?nin Horasan?dan gelişi ile kendini ifade etmeye başlayan eren düşüncesi tüm sosyal, siyasal, iktisadi ve kültürel açmazlara karşılık Anadolu?da tarihin önemli aydınlanmalarından birini

okumak için tıklayınız

Rıza Polat Akkoyunlu hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

“ALİ RIZA POLAT ÖZTÜRK” 01.07.1911 Adana / Dört Yol / Ocaklı doğumlu.Baba Adı; Hasan,Ana Adı;Naile. Adana?nın AKKOYUNLU sülalesinden.Evli ( İki kere; ? – 1954 ) Dört çocuk babası.İlköğrenimini Adana?da, Orta öğrenimini Adana,Konya ve Balıkesir?de tamamladı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesi mezunu 1933. Öğretmen,Radyo Röportörü, Şair.

okumak için tıklayınız

Avusturya’da Alevilik artık resmi inanç…

Alevilerin uzun uğraşları sonucunda, Avusturya?da Alevilik inanç sayıldı. Bir çok zorlukla karşılaştılar, hatta iftira atanlar bile oldu, ama onlar yılmadan devam ettiler. Avusturya?da yaşayan Alevilerin tek tek evlerine kadar gidip dertlerini anlattılar. Şimdi tek dilekleri var; kendi ülkelerinde, Türkiye?de de, bu haka sahip olmak! Avusturya’daki Alevi yurttaşlarımız, büyük uğraşlar sonucu Aleviliği inanç statüsüne getirdiler. Okullarında

okumak için tıklayınız

Uzaydan Dünya’yı 7 / 24 canlı yayında seyredin…

Dünya yörüngesinde 1998 yılında inşaatı başlayan uluslararası uzay istasyonu (ISS) konumu ve hacmi itibari ile dünyanın en büyük yapay uydusu haline gelmiş durumda. Başta NASA olmak üzere birçok ülkenin ortak operasyonu ile devam eden uzay araştırmaları içinde bulunduğumuz dönemde astronot ve kozmonotlar Anton Shkaplerov, Dan Burbank (Komutan), Anatoly Ivanishin, André Kuipers, Oleg Kononenko, Don Pettit

okumak için tıklayınız

Devrim Bir Giyotindir – Paul Lafargue

“Son otuz beş yılda Hugo’nun şimşekler çaktıran cümle kuruş biçimi, sözcükleri dehşete düşüren büyük korkakların; Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik, İnsanlık, Dünya Yurttaşlığı, Avrupa Birleşik Devletleri, Devrim sözcükleriyle ve liberalizmin diğer salıncaklarıyla oynayan bir cambaz olduğu için Prudhomme’ların tüylerini diken diken ediyor. Hugo, bir devrimci, hapsedilmezse kurşuna dizilecek olan bir sosyalist. “Victor Hugo’nun kişiliği ve sanatı edebiyatçılar,

okumak için tıklayınız

Kadın ve korku – Hazel Melek Akdik

Suat Derviş?in ilk romanlarının dikkat çeken ortak noktası gotik edebiyata özgü bir tarzda yazılmaları. Kurgunun farklı türlerde korku ve gerilim öğeleri üzerine inşa edildiği bu romanlar, Türk edebiyatının ilk gotik eserleri olarak kabul edilebilir. Türk edebiyatı alanındaki çalışmalarda Suat Derviş?in eserlerine karşı uzun süre bir kayıtsızlık hâkimdi. Sinema ve tiyatro uyarlamalarıyla dönem dönem popüler olan

okumak için tıklayınız

Kâhin – Hüseyin Bul

Murathan Mungan çok çalışkan bir yazar/ şair/ oyun yazarı. Mungan?ın daha pek çok maharetinin olduğunu hepimiz biliyoruz. Mungan isminin yanına ne koyarsanız koyun fazla olmaz. Söyleşiler yapar, derlemeler, seçkiler hazırlar sinema üzerine yazılar v.s. Metis yayınlarından Merhaba Asker öykü seçkisiyle birlikte Kadınlar arasında öykü seçkisi kitapları aynı anda yayınlandı. İki kitabı da Mungan hazırlamış. Merhaba

okumak için tıklayınız

Direnmenin Estetiği’nden Haziran’a: Herakles yok, Deccal yok, Halk Var! – E. Attila Aytekin

Peter Weiss ?ın anıtsal romanı Direnmenin Estetiği, Pergamon (Bergama) sunağı üzerine uzun bir pasajla açılır. Berlin?deki Pergamon müzesinde bulunan sunağı ve özellikle de sunağın en bilinen öğesi olan frizi uzun uzun inceleyen roman kişileri friz üzerine hararetli bir tartışmaya da girişirler. 15 yaşındaki Heilmann ve 20 yaşında olan ve bir yılını hapiste geçirmiş Coppi ve

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası (1923-1950) – Ercan Çağlayan

Cumhuriyet döneminde girişilen Türkleştirme ve sekülerleştirme politikalarına dayanan yeni kimlik inşası, devletin ideolojik ve baskı aygıtları aracılığıyla gerçekleştirildi. Cumhuriyet devletinin bu amaçla en fazla mesai harcadığı yerlerin başında Kürt coğrafyası geliyordu. Ercan Çağlayan, bu kitapta, Diyarbakır’ın “kuvvetli bir Türklük merkezi” haline getirilmesi için hazırlanan raporları, oluşturulan kurumları, alınan önlemleri ve bunları tamamlayan güdümlü siyasal temsil

okumak için tıklayınız

Kent – Konstantinos Kavafis

KENT Dedin, “Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım.” Yeni ülkeler bulamayacaksın,

okumak için tıklayınız

Akp’nin Suriye Savaşı (Erdoğan’ın Yıkılan Hayalleri…) – Hamide Yiğit

Bu kitap, küresel paylaşım projesinin devreye sokulduğu Suriye’de, tam anlamıyla bir soykırım yaşanırken, hala bu savaşı küresel saldırganların kitlelere empoze ettikleri argümanlarla değerlendirme gafletinin devam ediyor olmasından dolayı, bir ihtiyaç haline gelmiştir? Suriye yanı başımızdadır. Hatta o derece iç içeyiz ki, Suriye’deki ateşi yakanlarla aynı topraklar üzerinde yaşıyoruz. İşte bu yüzden Suriye’yi anlamak, “yerelden ve

okumak için tıklayınız

Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Vicdani Red ve Türkiye – Özgür Heval Çınar

Tarih boyunca ordular, itaatkâr askerlere ihtiyaç duymuşlardır. Ancak her dönemde çeşitli sebeplerle savaşlara katılmayı ya da askerlik yapmayı reddedenler olmuştur. Bunun en doğrudan ve en açık ifade biçimi de vicdani red olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ise günümüzde vicdan, düşünce ve din özgürlüğü hakkının meşru bir ifadesi olarak tanınmaktadır. Dr. Özgür Heval Çınar, Türkiye’de militarizmin kökenlerini

okumak için tıklayınız

Farsça – Zazaca – Kurmancca Mukayeseli Gramer ve Temel Sözlük – Serkan Oğur

Günümüzde Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan birçok dil siyasal koşullar nedeniyle; geleceğe aktarılabilme, kendini var edebilme olanağından yoksundur. Bu coğrafyada önemli bir nüfus tarafından konuşulan Zazaca (Kırmancca) ve Kurmancca (Kırdacca) gibi, diğer coğrafya dilleri de kendilerini geliştirme olanaklarından mahrum bırakılmıştır. Hakeza Zazaca (Kırmancca) en fazla tahrip olan

okumak için tıklayınız

Mahalleni kaybedersen, kaybolursun!

?İstanbul?da Kazanmak ya da Kaybetmek? altbaşlığıyla yayımlanan Bir Şehri Yok Etmek, İstanbul?un dünü, bugünü ve yarını hakkında derin bir okuma sunuyor. Geçenlerde bir fotoğraf karesine denk geldim. Zaten uzun süredir hissettiğimiz ama bir yanımızla az da olsa reddettiğimiz bir gerçeği koyuyordu önümüze o fotoğraf. Taksim?de AKM?nin polis karakolu haline dönüşünün karesiydi. Bahçesinde bekleyen polis arabaları,

okumak için tıklayınız