Yazar: cemalumit

Cehennem – Henri Barbusse

Cehennem, bireyin kendi aklı dışındaki bilginin elde edilemez olduğu fikrini savunan solipsizm felsefesinin muhteşem bir şekilde incelemesidir. Solipsizm, dış dünyanın ve diğer insanların uslarının varlığından asla emin olunamayacağı tahmininde bulunur. Hikaye, odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekillenmektedir. Sevgiyi, ölümü, yasak ilişkileri ve doğumları gözetler. İnsan

okumak için tıklayınız

Ahmet Şık: “Dünya Tarihi Sayısız Diktatörle ve Yarattıkları Korku Rejimlerinin Çöküş Hikâyeleriyle Dolu”

Basın emekçisi Ahmet Şık, kendisine ?ifade özgürlüğünün ateşli savunucusu olarak kariyerini insan hakları ihlalerine karşı mücadeye adadığı? gerekçesiyle verilen ?UNESCO Guillermo Cano Dünya Basın Özgürlüğü? (*) ödülünü, Fransa?nın başkenti Paris?te aldı. Şık ödül töreninde yaptığı konuşmada ise AKP Hükümetini ve Başbakan Erdoğan?ı sert sözlerle eleştirdi.

okumak için tıklayınız

Çarinen Omer Xeyam – İkram Balekani

Ömer Hayyam’ın rubaileri “bilinmeyen bir dile” çevrildi. Ömer Hayyam’ın 240 dörtlüğü ilk kez Farsça orijinalinden “bilinmeyen bir dil” diye resmiyetçe inkâr edilen, medeniyet dili değil diye hakarete uğrayan Kürtçeye çevrildi. Artık Kürtler Ömer Hayyam’ı başka bir dilde okumaya mahkûm değildir.Gazeteci yazar İkram Balekani’nin çevirdiği kitapta,Ömer Hayyam’ın hayatı ve rubaileri

okumak için tıklayınız

Sokağın Belleği Üzerine: Uzam, Bellek, Direniş, 1 Mayıs, Taksim

Tam da 1 Mayıs’ın gündemde olduğu bugünlerde Dipnot Yayınları’ndan, “Neden 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması için ısrar ediyorsunuz?” sorusuna cevap niteliğinde oldukça önemli bir kitap çıktı: Sokağın Belleği: 1 Mayıs 1977’den Gezi Direnişine Toplumsal Hareketler ve Kent Mekânı. Derlemesini, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Derya Fırat’ın yaptığı kitapta, akademinin içinden isimlerin kaleme aldığı 14

okumak için tıklayınız

Forbes Türkiye, 2013 Yılının ‘En Çok Kazanan Yazarlar’ listesini açıkladı.

Forbes Türkiye, ‘En Çok Kazanan Yazarlar’ listesini açıkladı. Derginin bu yıl yedinci kez yayınladığı listeye göre 2013?te Türkiye?nin en çok kazanan 20 yazarı, önceki yıla göre telif gelirini yüzde 34 artırarak 14,8 milyon liraya çıkardı. ilk defa sekiz isim birden 1 milyon liralık telif geliri sınırını aşmayı başardı. Zirvede ise üç yıl aradan sonra yeniden

okumak için tıklayınız

“Yürürken gücümün son sınırına kadar gelmemiştim hiç, ama düşünürken hep gelirdim.” Franz Kafka

Sevgili Bayan Milena… İnsan aşkı kitaplardan öğrenemez, öğretemez? sadece yaşanılır bazı duygular, anlatılamaz.. Kulak verelim kelimelere, duygulara? Satır satır gezelim cümlelerde, kelimelerde. ?Ben o kadar güçlü değildim; ama o sadece acı çekiyordu, bense hem çektiriyor hem de çekiyordum.? Bazen içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır. Bazı durumlarda bazen sadece acı çekilir.

okumak için tıklayınız

“Sevdalı Bulut Masalı” – Mehmet Özçataloğlu

Çocuk ölümlerini olağanlaştırdığımız bir coğrafyaya döndü ülkemiz farkında mısınız? Hemen her gün haber bültenleri kayıp çocuklar ya da kayıpların ölüsünün bulunduğu haberleriyle başlıyor. ?Son dakika? haberlerine de sık sık konu oluyorlar doğal olarak. Çocuk gerçekliğinin ölümle anıldığı bu coğrafyada sihirli diyarlara yelken açmaya başladım sık sık. İyilerin kazandığı kötülerin yenildiği ve bu kuralın hiç değişmediği

okumak için tıklayınız

Türkiye’de basın özgür değil

Freedom House’un 2013 yılına ilişkin yayımladığı basın özgürlüğü raporunda Türkiye son 15 yıldır ilk kez “özgür olmayan ülkeler” kategorisine düştü, Avrupa’da basını özgür olmayan tek ülke oldu. Raporda, Türkiye basını üzerindeki iktidar baskısına dikkat çekildi. Her yıl ülkelerin basın özgürlüğünü inceleyen ABD merkezli sivil toplum örgütü Freedom House, dün yayımladığı 2013 raporunda Türkiye’yi son 15

okumak için tıklayınız

Paris’i en iyi anlatan on roman

Baudelaire’den Balzac’a ünlü yazarların kaleminden çıkan bu on roman aşk, entrika ve sefaletin şehriyle ilgili önemli ipuçları veriyor. 1. Goriot Baba (Le Père Goriot), Honoré de Balzac Balzac’ın çok ciltli İnsanlık Komedyası’nın Lost Illusions’la birlikte en sevdiğim parçalardan biridir bu. Balzac, dışarlıklı hırslı bir safdilin bakış açısıyla acımasız bir eşitsizliğin başkenti olarak tasvir eder Restorasyon

okumak için tıklayınız

Petersburg, Andrey Belıy “Gogol’le Kafka arasında bir roman”

‘Petersburg’, alışılmış olanın üstündeki örtüyü, hastalanmış bir deriyi acımasızca koparır gibi çekip çıkarıyor ve altta gizlenen ‘insanî’liği gösteriyor. Simgeci Rus şairi ve yazarı Andrey Belıy’in ünlü romanı Petersburg yayımlanışından yaklaşık yüz yıl sonra dilimize kazandırıldı. Kitap, Rusya’da ilk kez 1913-14 yıllarında yayımlanmış. Bunu 1922’de gözden geçirilmiş yeni basım izlemiş. 19. yüzyıl Rus edebiyatı, Lev Tolstoy’la

okumak için tıklayınız

1915 kurbanı 1700 kadın ve çocuğun hikayesi gün ışığına çıkıyor

?Rakka Eyaleti?ne kadar sürüldü. Malatya Bölgesi?nde içinde bulunduğu kervanın bir kısmı öldürüldü, kendisi ağır yaralandı ve ölülerin arasında bilincini kaybetmiş şekilde yattı. Hava karardıktan sonra ölmek üzere olan yaralıların feryatlarıyla ağlayan kadınların sesine uyandı. Çıplak adamlar kanları yerlere akan açık yaralarıyla koşarak geliyordu. Annesini ölmek üzereyken buldu ve bütün akrabaları teker teker hayatını kaybetti.? Bu

okumak için tıklayınız

Özgürlük İçin – Marc Levy ‘Direnmenin onuru özgürlük aşkıyla birleşince, zafer kaçınılmazdır.’

Özgürlük İçin (Les enfants de la liberté), İkinci Dünya Savaşı sürerken, Nazilere teslim olmuş Vichy Hükümetine, Fransız askerine, polise, adalete, hatta halka karşı direnmeyi seçen çocuk denebilecek yaşta bir avuç gencin hikâyesi. Marc Levy bu kez, Alman işgali altındaki Fransa?dan gerçekçi bir kesit sunuyor okurlarına. Anne-babaları toplama kampına gönderilen iki Yahudi kardeşin Güney Fransa?daki Direniş

okumak için tıklayınız

Özgürlük Yanılsaması / Rousseau ve Marx – Yıldız Silier

Yıldız Silier’in ‘Özgürlük Yanılsaması / Rousseau ve Marx’ adlı yapıtı, “Rousseau ile Marks’ın özgürlük anlayışlarını karşılaştırıyor. Entelektüel bir sohbet havasında sevinçle okunabilecek kitabın girişinde yazar amacını şöyle belirliyor: “Bu kitapta Rousseau ve Marx’ın izinden giderek, özgürlüğe giden yolun özgürlüksüzlüğümüzle yüzleşmekten geçtiğini savunacağım. Önümüzdeki en büyük engellerden biri olan ‘özgürlük yanılsamamızı’ açığa çıkaracağım” ( s.16).

okumak için tıklayınız

Fırtınadan Sonra – Howard Fast “Yaşamını cesurca düşüncelerine adayanların sonsuza dek adları ve şerefleri var olsun!?

Türkçesi ilk kez 1974 yılında yayınlanan Fırtınadan Sonra romanında Howard Fast, devrimci işçi sınıfıyla Amerikan kapitalizminin yöneticilerini ele alıyor ve tarihsel olayların gerçekçi bir çözümlemesini yapıyor. İlk kez 8 saatlik işgünü ve 1 Mayıs´ın İşçi Bayramı yapılması için yürüyen işçi sınıfının bu direnişini ve liderlerinin tutuklanmasıyla idam edilmelerini ele alan Fast, bu romanıyla Amerikan İşçi

okumak için tıklayınız

Hippokrates?ın çınarını klonladılar

Tıbbın manevi babası, yeminiyle tıpta etiğin mimarı Hippokrates?ın öğrencilerine ders verdiği rivayet edilen çınar ağacı klonlanarak Washington?daki Ulusal Tıp Kütüphanesi bahçesine dikildi. Yurdumuzdaki ağaç katliamlarına inat, Batı cephesinde yüreklere su serpen gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Tıbbın babası Hippokrates?ın, 2 bin 500 yıl önce altında öğrencilerine ders verdiğine inanılan çınarın

okumak için tıklayınız

Toplu Masallar – Samed Behrengi

İran doğumlu Samed Behrengi?nin Toplu Masallar?ı İldeniz Kurtulan?ın çevirisiyle, Oğuz Demir?in de çizimleriyle Büyülü Fener?den çıktı. Onn bir masaldan oluşan Toplu Masallar küçükler kadar büyüklerin de ilgiyle okuyabilecekleri masalları içeriyor. Samed Behrengi: 1939 yılında Tebriz?de yoksul bir işçi ailesinde doğdu. Aynı kentte öğretmen okulunu bitirdi. Tüm Azerbaycan?ın kırsal alanını adım adım dolaştı. Köylerinde öğretmenlik yaparken

okumak için tıklayınız

?Aslan Tomsonlar Ülkesi? – Mehmet Özçataloğlu

Orhan Kemal, Türkiye roman tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Eserlerinde emek dünyasını konu etmiştir. İçinden çıktığı emek dünyasını! Yaşamını yazı ile sürdürmek zorunda kalan Orhan Kemal, durmaksızın yazmıştır. Yazıdan geçinmek zorunda olduğunu bildiklerinden, o günün gazete sahipleri, yayıncılar, yapımcılar yok pahasına almışlardır yazdıklarını. Bu yüzden sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir yazı emekçisidir o.

okumak için tıklayınız

Anadolu’da Bir Yayınevi: Sıla Kültür Yayınları ve “Doktor Faustus” – Serkan Fırtına

Bağımsız kitabevleri uzun zamandır bir kriz içerisinde. Yayıncılık sektöründeki tekelleşmenin artmasıyla birlikte büyükşehirlerde bile bazı yayınevleri ve kitapçılar ekonomik sorunlarla boğuşmaktalar. Hatta birçok kitabevi piyasanın çetin şartlarına ayak uyduramayarak maalesef kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor. Kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olan kitapçıların korunması ve yaşatılması için öncelikle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kültür bakanlığı olmak üzere,

okumak için tıklayınız

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün ‘100 Basın Kahramanı’ listesinde Türkiye’den İsmail Saymaz yer aldı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), bugün 65 ayrı ülkeden seçtiği ‘100 Basın Kahramanı’ listesini yayınladı. RSF’in hazırladığu listede Türkiye’den, 2014 yılında Abdi İpekçi Yılın Gazetecisi Ödülü’nü alan Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz yer aldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, İsmail Saymaz’ı ‘100 Basın Kahramanı’ listesine

okumak için tıklayınız

“Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim.” Albert Camus

30 Nisan 1940 Gece vakti yazıyorum sana. Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim. Şüphesiz henüz bitmedi çalışmam. Yeniden elden geçirmem, eklemem, tekrar yazmam gereken şeyler var. Fakat esas olarak bitirdim ve son cümleyi yazdım. [?] Elyazmaları önümde duruyor; oldukça fazla çaba ve iradeye mal olduklarını düşünüyorum ? romanı var etmek, asıl ikliminden

okumak için tıklayınız