Yazar: cemalumit

Devlet Nedir? – Cem Eroğul

Toplumsal yaşamın her alanında, sürekli olarak karşımıza çıkan bir olgudur devlet. Ama, gerçekte devlet nedir? Toplumun tümüne hizmet eden bir aygıt mı? Yoksa egemen sınıfların baskı aracı mı? Ya da toplumu haraca kesen asalak bir örgüt mü? Cem Eroğul, bu kitapta, işte bu temel sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. Bunun için, Marksist kuramın araçlarını, kendine göre

okumak için tıklayınız

Demokrat Parti (Tarihi ve İdeolojisi) – Cem Eroğul

Kimine göre, Demokrat Parti, Atatürk devrimlerini yok etmeyi amaç edinen ve bugün bu ereğine iyice yaklaşmış görünen, gerici bir siyasal akımın ilk büyük dalgasıdır. DP demek, karşıdevrim demektir. Kimine göre ise, Demokrat Parti, baskıcı yönetimler karşısında yüzyıllardır boyun eğmiş “kitlelerin isyanı”dır ve en büyük özelliği demokrasinin kurucusu olmasıdır. Ancak, birbirinin tam karşıtı olan bu iki

okumak için tıklayınız

Birey Nedir? (Öz Türkçe Bir Marksist Yaklaşım Denemesi) – Cem Eroğul

Marksizm ya da özdekçi (maddeci) tarih görüşü, bir buçuk yüzyılı aşkın bir süre içinde, toplum bilimlerine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Bu katkılar bugün de sürüyor. Buna karşılık, toplum bilimlerine katkılarıyla karşılaştırıldığında, Marksizmin birey bilimlerine katkısı son derece cılız kalmıştır. Bu kitap, işte görece boş olan bu alanda bir söz söyleme denemesidir. Çalışılan alanda büyük boşluklar

okumak için tıklayınız

20 yazar ve kendi çizdikleri portreleri

Yazı yazarak kendini anlatmanın en güzel ifade yollarından biri olduğu söylenir, ama bu tek yol değildir elbet. Bazıları resime, müziğe, sinemaya da yönelirler. Flavorwire’ın hazırladığı bu listede, kendi portrelerini resmeden 20 yazar var; Sylvia Plath, e.e. cummings, Charles Bukowski, Mark Twain ve nicesi… Bakalım yazarlar kendilerini nasıl algılamış, tuvale nasıl yansıtmışlar?

okumak için tıklayınız

Sevengül Sönmez ile söyleşi: Sabahattin Ali’den mektup var

Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya ve Sırça Köşk adlı öykü kitaplarının, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan adlı romanların, Dağlar ve Rüzgar adlı şiir kitabının yazarı olan Sabahattin Ali’yi Türkiye daha çok Kürk Mantolu Madonna’nın yazarı olarak tanıyor. Yapı Kredi Yayınları’ndan Sevengül Sönmez editörlüğünde çıkan Canım Aliye, Ruhum Filiz ise Sabahattin Ali’yi Kürk Mantolu Madonna’nın ötesinde,

okumak için tıklayınız

Yannis Ritsos ‘un Hayatı

Aragon’un çağımızın en büyük şairi olarak tanımladığı Yannis Ritsos, metaforlarla örülü şiirlerinde, Yunanistan coğrafyasını arka plana alarak, yurtseverlik duygularını işledi. İnsanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, ayrıntıları bütün yalınlığıyla yansıttığı kısa şiirlerinde iyice belirginleşir. Şiirleri 80 kadar dile çevrilmiş ve milyonlarca insana ulaşmıştır. Epitaphios (Yazıt-Mezar Yazıtı) (1936) adlı kitabı Atina’da Zeus tapınağında, faşist cunta yönetimi tarafından törenle

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in yeni görüntüleri

1952 yılında Kırım’da çekilen Nazım Hikmet görüntülerinde usta şair Rus çocuklarla Rusça konuşuyor… Görüntüler Sovyet arşivinde çıktı. Tam 62 yıl öncesine ait. Şair Nazım Hikmet’in Sovyetler’de çocuklarla sohbet ederken çekilmiş görüntüleri diğer az sayıdaki görüntülerinden çok farklı. O anlar renkli olarak kaydedilmiş. Nazım Hikmet, Sovyet iktidarı döneminde İlkokul ve lise öğrencileri için oluşturulan yaz kamplarından

okumak için tıklayınız

Büyük yazarları ağırlayan tarihi kafeler ve barlar

İngiltere’de, ABD’de, Fransa’da veya İspanya’da kültürel değerleri korumak, kentleşmenin bir parçası olduğundan, büyük yazarların müdavimi oldukları kafeleri, barları ya da restoranları bugün de ziyaret etmek mümkün. Üstelik elinizde bu yazarın kaleminden çıkma bir kitapla bir masaya yerleşip, kahvenizi veya şarabınızı da yudumlayabilirsiniz. Hem o sırada aklınızdan “Emek Sineması da yerli yerinde dursaydı keşke” diye bir

okumak için tıklayınız

Hemingway’in genç bir yazara önerdiği 16 kitap

1934 yılında genç bir yazar, ABD’li yazar Ernest Hemingway’i Key West’teki evinde ziyaret eder. Bu ziyarette Hemingway’den değerli bazı tavsiyelerin yanı sıra bir de kitap listesi alır. İşte, Hemingway’in genç bir yazarın mutlaka okuması gerektiğini söylediği bu 16 kitap; ne yazık ki kitapların sadece yarısı Türkçede var:

okumak için tıklayınız

İnsanın Evrimi (Beş Milyon Yıllık Macera) – Josef H. Reicholf

İnsan Afrika’da ortaya çıktı. Bunu artık çok iyi biliyoruz. İnsanın evrim sürecinde meydana gelen tüm kritik gelişmelerin izlerine Doğu Afrika düzlüklerinde rastlıyoruz. Atalarımız burada dik yürümeye başladı; uzun yürüyüşleri mümkün kılan ayaklar ve diğer primatların ellerinden kat kat daha işlevsel olan eller burada gelişti. Yine de, insanın evrimini konu alan en yeni araştırmaların sonuçlarını büyük

okumak için tıklayınız

Hasan Mantıcı: Tekirdağ?dan İsrail Esir Kamplarına Yolculuk? – Adil Okay

12 Eylül 1980: Eza evleri, darağaçları ve yargısız infazlar. Dönüşü olmayan sürgün yıllarının başlangıcı. Aranmaya başlanan binlerce insan, bireysel ya da örgütlerinin kararıyla adı konulmamış ricat yollarında. Avrupa ile Filistin kampları: Bu yolun iki ayrı durağı. Neredeyse çeyrek yüzyıl geçti aradan. Sürgün deyince hep Avrupa konuşuldu. Avrupa?daki sürgünler hakkında

okumak için tıklayınız

Bir zamanlar çocuktular – A. Ömer Türkeş

Per Petterson Reddediyorum?da hayat karşındaki yalnızlığı, yaraları ve yalnızlıklarıyla yaşamak zorunda kalan insanları anlatıyor. Norveçin en önemli yazarları arasında gösterilen Per Petterson?u At Çalmaya Gidiyoruz (2008) ve Lanet Olsun Zaman Nehrine (2012) romanlarıyla tanımıştık. Reddediyorum Petterson?un yeni romanı. Norveç?te 2012?de yayımlanan kitap aynı yıl pek çok dile çevrilmiş ve ödüller kazanmıştı. Petterson?un Türkçeye çevrilen üç

okumak için tıklayınız

Emek Yoksa Ben de Yokum! – Atilla Dorsay

“Emek Yoksa Ben de Yokum, aslında pek de sevmediğim türden, cafcaflı ve gösterişli bir başlıktı… Bir yandan yazarın kendisini fazla öne çıkarması diye yorumlanabilirdi. Öte yandan da riskliydi: Eğer amacı gerçekleşmezse ve yazar “Emek’i kurtaramazsa” ne olacaktı? Yazar ömrünü verdiği mesleğini ve köşesini bırakacak mıydı? Ancak, öncelikle bunları düşünecek halim yoktu. Armudun sapı, üzümün çöpü

okumak için tıklayınız

Şairler Şehri, Buket Uzuner

*”-Bütün şairleri çok güzel, şairleri çok yakışıklı sanmıyordum ama cüce, kambur, dilsiz, felçli, kör, sakat, yaralı, yorgun insanları da şairler şehri’nde görmek beni şaşırttı. -Sizi şaşırtana baş aşağı bakmıyor musunuz sevgili Esin? Onlar böyle oldukları için şiir yazmıyorlar… Onlar, şair oldukları için bu hale geldiler! -Yani… Yani şiir yazmak burada bi cezalandırılıyor mu? -Hayır, o

okumak için tıklayınız

Halet Çambel?in Anısına? Müslüm Üzülmez

Bir aydır Rusya?nın St. Petersburg (Leningrad) kentinde oğlumun, torunlarımın yanındaydım. Saygı duyduğum güzel insan Prof. Dr. Halet Çambel?in vefatını ancak Rusya?dan döndükten sonra öğrendim. Koca bilgi çınarının ölümüne, bizi bırakıp gidişine üzülmemek elde değil. O, üreten ve düşünen bir düşünürümüzdü. Düşünce ve ürettiklerini paylaşan, paylaşmadan zevk alan bir aydınımızdı. Başımız sağ olsun.

okumak için tıklayınız

Fazıl Hüsnü Dağlarca / “Fazıl Eratap” hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

İlk ismi Fazıl ERATAP 1950 Tarihine kadar bu ismi kullandı. Daha sonra ismini Mehmet Fazıl DAĞLARCA olarak tescil ettirdi. Ölene kadar nüfustaki ismi budur. Fazıl Hüsnü DAĞLARCA ismini yayın hayatında kitaplarında kullandı. 12 Nisan 1330 Doğum Tarihidir. Daha sonra düzeltme yapılarak miladiye çevrildi. Nüfustaki doğum tarihi 01.07.1914 olarak tescillidir. Doğum yeri; İstanbul/Beşiktaş Baba adı; Hasan

okumak için tıklayınız

Bir devrin savaş gösterisi – Halil Türkden

Sinema Savaşları, Hollywood yazısının durduğu Lee Dağı?nın yamacından Ebu Garib Cezaevi?ne önemli mesajlar gönderiyor. Bush-Cheney rejimi tarihin en çalkantılı ve tartışmalı dönemlerinden birinde iktidardaydı. Başkent ile Wall Street önemli derecede itibarını yitirmiş ve ekonomi Büyük Buhran?dan beri en korkunç pozisyona sahipti. ABD dünya sahnesinde itibar anlamında önemli bir düşüş yaşarken, Hollywood?un duruşu kendi içindeki çatlaklara

okumak için tıklayınız

Tarihten Öyküler, Adnan Özyalçıner

Adnan Özyalçıner, hem kendi tarihimizden hem de dünya tarihinden seçtiği öyküleriyle çocuklara, bu öykülerde olduğu gibi, mutlu bir dünya yaratmanın gerekliliğini gösteriyor; Aklın, bilimin, sanatın güç kattığı, şiddetin yaşamadığı bir sevgi dünyası. Kitaptaki öykülerin kimisi söylencelere dayanıyor, kimisi tarih kitaplarında da var. Yazar çocukların, hem kendi ülkemizi, hem de dünyayı, uygarlığı yaratanları çok iyi tanıması

okumak için tıklayınız

Tutkulu ve hazin bir aşk hikâyesi – Recep Usta

Aysel Hacır?ın Celile Hanım adlı romanı yakın geçmişimizin renkli simalarından Celile Hanım?ın modern Türk şiirinin mimarlarından Yahya Kemal?le olan aşkını konu ediniyor. Celile Hanım için ?renkli? biri denebilir. Bunun sebebi sadece Yahya Kemal?le yaşadıkları aşk değil; Celile Hanım?ın ailesi devlet kademelerinde görev almış önemli isimleri barındırıyor. Babası Hasan Enver Paşa bir dönem sarayda Sultan II.

okumak için tıklayınız

?Sesi çıkmayan? bir toplum – Heval Bozbay

Arap Aleviliğinin tarihini, cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan politik olayların, pek ?sesi çıkmayan? bu toplum içerisinde nasıl yankı bulduğunu anlamak, yazmak isteyenlerin mutlaka elinin altında bulundurması gereken bir kitap. Osmanlı?nın son dönemlerinde başlayıp cumhuriyet boyunca devam eden modern bir ulus devlet kurma süreci, sosyal ve politik alanda kendini belli bir kimlik (Türk, Sünni, Hanefi mezhebinden Müslüman)

okumak için tıklayınız