Yazar: cemalumit

Dünya edebiyatının fiili sorunları – Yücel Kayıran

Damrosch?a göre, dünya edebiyatının işleyişini anlamak için sanat eserinin ontolojisinden çok, bir fenomenolojiye ihtiyacımız vardır: ?Bir edebi eser, yurtdışında kendini evinde olduğundan farklı bir şekilde dışa vurur.? Khaled Hosseini ile Franz Kafka arasında bir benzerlikten söz edilebilir mi? Kuşkusuz infial yaratmak istemem; edebi tür bakımından değil, dünya edebiyatı kavramı açısından soruyorum. Kafka, dünya edebiyatının klasiği

okumak için tıklayınız

“Güzel” öykü nedir? Taylan Kara

Ercan Kesal?ın bu kitabındaki öykülerin yarısından fazlasını Radikal Gazetesi?ndeki köşe yazılarından okumuştum. Kitap bu yazıların toplanmasından oluşuyor. Yazar yıllarca taşrada, kendisinin adlandırmasıyla ?bozkır?da doktorluk yapmış. Öykülerin hemen hepsinin merkezinde bu var. Kitaptaki öykülerde insanlık durumları vardır ve öykülerin içerdiği insanlık durumları gerçektir. Gerçeklikten kasıt, yaşamdaki olayları bire bir yansıtması, yaşamın olduğu gibi temsili değildir. Gerçi

okumak için tıklayınız

Sokaktan Pamuk Prensesliğe Bir Tarih Olarak Gezi – Ayhan Yalçınkaya

Eğer Badioucu anlamda Gezi?yi bir olay olarak yani ?herhangi bir durumun ?normal düzeni?nden radikal bir kopuş, durumun kendini yeniden üreten düzenini, yani tekrarı kesintiye uğratan? ve en önemlisi ?durumun içinden bakıldığında ?imkansız olan?ı gerçekleştiren kurucu bir edimden çok, verili durumun başka türlü de olabileceğine dair yeni ihtimalleri mümkün kılan bir kırılma anı? (1) olarak kabul

okumak için tıklayınız

Yirmi birinci yüzyılın insanlarına – Sennur Sezer

Hasan İzzettin Dinamo şiirleriyle hep geleceğe seslenmiştir. Ölümünün yirmi beşinci yılında seçme şiirleri yayımlandı. Kitapta Dinamo?nun kendi sesiyle şiirlerin yer aldığı bir CD de var. Hasan İzzettin Dinamo?yu tanıyan biri olarak onun portresini kısacık bir cümleyle en iyi çizenin Yaşar Kemal olduğuna inanırım: ?O bir ermiş, bir kahraman, bir çocuk saflığında, dudaklarında hüzünlü bir gülümseme,

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi Türk Edebiyatında Bir Kırılma Yaratabilir mi? – Başak Baysallı

Edebiyatın konusu insandır. İnsan, tüm çıplaklığıyla, gerçeğiyle yerleşir metnin içine. Yüzyıllardır böyledir bu. İnsanın sevinci, acısı, umutları, hayalleri, sıradan yaşamı, varoluş sancısı edebiyatın başlıca uğraşıdır. İnsan, yaşadığı toplumdan ayrı düşünülemez. Edebi eser, insan gerçeğini yansıtırken topluma da ayna tutar. Toplumu etkileyen siyasi ve sosyal olaylar edebiyatı şekillendirir. Türk edebiyatı da diğer ülkelerin edebiyatları gibi doğduğu

okumak için tıklayınız

Spinoza Problemi (Nazi Subayının Paradoksu) – Irvin D. Yalom

Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza’nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: … Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel

okumak için tıklayınız

Pir Sultan’la ilgili ezber bozan belge iddiası

Araştırmacı Hamza Aksüt’ün Pir Sultan Abdal’ın yaşamına ve ölümüne ilişkin ulaştığı belge bir çok bilgiyi barındırıyor… Hakkında onlarca kitap yazıldı. Yaşamına ilişkin bilgi kırıntıları ya söylencelerde ya da dizelerinde arandı. Kimi onu Kalender Çelebi ayaklanması içinde gösterdi kimi de ‘Düzmece Şah İsmail ayaklanması’na kattı. Katledilmesi de önderlik ettiği öne sürülen bu isyanlara bağlandı. Hayal gücü

okumak için tıklayınız

Kürk Mantolu Madonna neden çok satıyor? – Erdinç Akkoyunlu

Edebiyatın çok satanlar seyri edebiyat okuru, yazarı ve düşünürü için önemlidir. Ve Sabahattin Ali?nin Kürk Mantolu Madonna?sı yaklaşık 4 yıldır çok satanlar listesindeyse düşünmek gerekir. Nitelikli bir edebiyatçının romanlarına olan satış ilgisini belirleyen en temel özelliğin, edebi değer olduğunu söylemek boşboğaz cesareti olmaz. Sabahattin Ali?nin 1907?de başlayıp, siyasi cinayete kurban gittiği 1948 yılları arasındaki ömrüne

okumak için tıklayınız

Ayıkulak (Doğu Anadolu ve Azerbaycan Masalları) – Yücel Feyzioğlu

“Çatışmalı bir ortamda hayatı anlamlı ve duyarlı kılmak kolay değildir. Anlamlı bir yaşam ise insanın tüm içsel ve ruhsal enerji kaynaklarını açıp hayal dünyasını harekete geçirmesine bağlıdır. Masallar bunu sağlar? Çocuğun hayal gücünü besleyerek yaratıcı yeteneğini geliştirir, onun iç çatışmalarını ve toplumla olan zıtlığını barışçıl bir biçimde çözmesine yardım eder, mutlu olmasına bir kapı açar.”

okumak için tıklayınız

Mahmut Dikerdem Eserler – Salon Verir, Sokak Alırız

Büyükelçi, Barış Derneği Başkanı Mahmut Şerafettin Dikerdem’i 3 Ekim 1993’te kaybetmiştik. Barış Derneği tarafından hazırlanan bu derleme kaybımızın 20.yılında onun yaşamına, mücadelesine, anısına bir kez daha dokunmak, yaşamı, eserleri ve mücadelesiyle bugünümüz ve yarınımız arasında bağlantı kurmak amacı taşıyor. Mahmut Dikerdem 1940’lardan 1990’ların başına dek, tüm yaşamı boyunca üretken olmayı sürdürdü. Türkiye’nin önemli aydınlarından biri

okumak için tıklayınız

Ankara Mahpusu – Suat Derviş

Şehir, sokaklarda sürünenler, köprü altında yatanlar, arsalarda, oyuklarda, kovuklarda tüneyenler… binlerce biçare, binlerce sefille doluydu. Bu tıklım tıklım şehrin tek insanları, yalnız insanları nereye giderler, onu kimse bilmezdi. Vasfi, tıp fakültesinde okurken mahallesindeki Zeynep adlı kıza âşık olur. Gözü Zeynep’in aşkından başka bir şey görmeyen Vasfi, Zeynep’in büyük amcasıyla evlenmesinin ardından yıkılır. Zeynep’e toz kondurmayan

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway’ın Zülfü Livaneli üzerindeki etkisi

Çocukluktan gençliğe adım attığım yıllarda beni en çok etkileyen, elimden düşürmediğim roman Ernest Hemingway?in Türkçeye ??İhtiyar Balıkçı?? diye çevrilen ??Yaşlı Adam ve Deniz??iydi. Ankara?da Bahçelievler semtindeki evimizde odamın duvarları Ernest Hemingway?in resimleriyle kaplıydı. Her cumartesi Amerikan kitaplığına gidiyor, yeni çıkan dergilerde Hemingway?le ilgili ne varsa gizlice keserek eve getiriyor, dosyalıyordum. Masamın üstünde Hemingway?in kitaplarının

okumak için tıklayınız

Arif Dino, Abidin Dino ve Don Kişot’un Yaşar Kemal’in yaşamındaki önemi

Beni ilk etkileyen kitap ?Don Kişot? oldu. Onu okuyunca yeni bir dünya buldum, önce bir karanlığa düştüm, sonra da içimde bir aydınlanma, yücelme oldu. Bu kitabı bugünlerde bile okumalıyım. On yedi yaşındaydım, bir gün Arif Dino?yla karşılaştık “Hadi gel, bir çay içelim,” dedi. Gittik oturduk. “Kemal oğlum,” dedi, “sana hayatının en güzel hediyesini veriyorum. Git

okumak için tıklayınız

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi – Gökhan Gökgöz

Ulusal merkez bankaları, ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel, toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir. Yine merkez bankası başkanları, dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır. Neden? Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet

okumak için tıklayınız

Edebiyatı katliama dönüştürenler – Mert Tanaydın

“Bireyler yazar, önderler işaret eder, fanatikler öldürür? sarkacı durulana kadar, daha neler görürüz kim bilir.” Bir gün bir roman yazarsınız ve hayatınız değişir: Romanınız edebiyattan anlamayan insanlar tarafından okunur, siyasi ve dini liderler tarafından şeytanlaştırılırsınız, taşlanmanız ya da kitabınızın yakılması yetmez, öldürülmeniz gerektiği söylenir. Kütüphanelerin insanı olmaktan çıkar, jeostratejik paylaşım mücadelelerinin manevralarından biri haline gelirsiniz.

okumak için tıklayınız

Katliam Öyküleri – Mehmet Söğüt

Yazar Fikret Güneş farklı bir yazar. Kitaplarında Alevi ve Kürt katliamlarını kendine eksen alır. Olanları adeta gözümüzün önünde canlandırır. İnsanların dramlarını okudukça nutkumuz tutulur. Yaşananlar yüreğimizi burkar. Ve insanlığımızdan utanırız. Dersim, Maraş derken, sıra Çorum Katliamı?na gelmiş. Gitmiş mağdurlarla görüşmüş, onların anlattıklarını ve yaşadıklarını öyküleştirmiş. İyi de yapmış yazarımız. Fikret Güneş?in ?Kırkların Direnişi? adlı kitabı

okumak için tıklayınız

Van’da Dayanışmanın Fotoğrafı / Halkevleri Çocuk Fotoğraf Atölyesi

Li Vanê Wêneya Piştgîrîyê / Van’da Dayanışmanın Fotoğrafı 23 Ekim 2011… Saat 13:41… Kandilli Rasathanesi Richter ölçeğine göre 7.2 olarak açıkladı Van Depremi?nin şiddetini. Kadın, erkek, çocuk binlerce insan bir toz bulutunun içinde kayboldu, o gün ve o saatte… Ve sonrasında deprem kadar yıkıcı olan devlet gerçeğiyle bir kez daha yüzleşti Van halkı. Böylesi bir

okumak için tıklayınız