Yazar: cemalumit

Her yol Newton?a çıkar – Şebnem Turhan

Michael Gullien Dünyayı Değiştiren 5 Denklem?de yolu bir şekilde Newton?la kesişmiş bilim insanlarını ve asla eskisi gibi olmayan yaşamlarımızı anlatıyor. Guillen?e göre bilimin bu öncüleri ?nicel dünyanın Shakespeareleri?. İngiltere?nin en ünlü dâhisi Isaac Newton?un dehasının okulun kabadayısınca hırpalanarak ?aptal? denmesiyle ortaya çıktığını bilir misiniz? Ya Newton?un gölgesinde kalmış, ebedi istirahatini Marksizmin kurucusu Karl Marx ile

okumak için tıklayınız

Suriyeli şair Adonis, Suriye?de olup bitenlere nasıl bakıyor? – Selami İnce (Söyleşi)

Arap entelektüeller Suriye?de olup bitenlere nasıl bakıyor? Günümüz Arap şiirinin en önemli temsilcilerinden biri olan Adonis, Batı’nın Suriye?ye askeri saldırıda bulunamayacağına inanıyor. Adonis, ne Arap Baharı’na ne de Suriye muhalefetine sıcak bakıyor. Çünkü her ikisinde de demokrasi ve özgürlüğün temel direği olan laiklik yok. Adonis?e göre, temelinde din olan hiçbir siyasal hareket demokratik olamaz. ?Dini

okumak için tıklayınız

Ahmet Muhip Dıranas Hakkında Bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

1908 İstanbul doğumlu Fatih nüfus dairesine kayıtlı Baba adı; Galip Ana adı; Seniha Evli. ( 1940 ) eşinin ismi Münire Kızlık soyadı ÜLKER Kahraman Maraş nüfusuna kayıtlı. Çocuğu yok. İlk Okula on yaşında başladı. İlk Okul üçüncü sınıfa kadar Sinop ta okudu. İlk Okulun dördüncü ve beşinci sınıflarını Ankara da bitirdi. (1919 – 1922) Orta

okumak için tıklayınız

Bir Alman dosta mektuplar IV – Albert Camus

(?) Bizim gücümüz şu: Dünyanın derinliği üzerine sizin düşündüğünüz gibi düşünüyoruz. İçinde bulunduğumuz dramı kabul ediyoruz, ama bununla birlikte insan kavramını bu düşünce uçurumundan kurtarıyor ve onda yeni wdoğuşların yürekliliğini buluyoruz. (?) Yeni bilgilerimizi o kadar pahalıya ödedik ki, çağımızı umut kırıcı görmekte devam ediyoruz. Gün doğarken öldürülen yüzbinlerce insan, zindanların korkunç duvarları, topraklarının dumanları

okumak için tıklayınız

Aydınların rolü – Romain Rolland

Elinizde bu gençler gibi bir kahramanlık hazinesi varken, onu neden har vurup harman savuruyorsunuz? Gençliğin içten bağlılığına karşılık ne verebildiniz ona birbirlerini boğazlatmaktan başka? Avrupa?da her ülkede seçkinler arasında tek bir kişi yok ki, kendi ülkesinin davasının Tanrı?nın davası, özgürlük ve ilericilik davası olduğunu savunmamış olsun. (?) Yurt sevgisi, başkasının yurduna kin duymakla ve yurtlarını

okumak için tıklayınız

Bizim orada, Auschwitz’de… – Tadeusz Borovski

(?) Yeni ve daha başka bir dünya gelsin diye oturuyoruz belki de burada. Bu yeni dünyanın bir gün geleceğine, insan haklarının insanlara geri döneceğine umut beslemesek, bu ölüm kampında bir gün bile kalır mıydık sanıyorsun? İnsanların gaz odalarına yürümesini emreden, umuttur. (?) Onları ölümcül hale sokan, duygusuzlaştıran şey umuttur. Analar çocuklarını tanımazlıktan geliyorlarsa, kadınlar kendilerini

okumak için tıklayınız

Savaş ve barış üzerine notlar – Hermann Hesse

Savaşı isteyenler, hazırlayanlar ve bizi gelecekteki bir barışa ilişkin bulanık vaatlerle oyalayarak ya da dıştan gelecek saldırılarla korkutarak tasarılarına ortak etmeye çalışanlar, dünyamızın ve her türlü barışın baş belasıdırlar. (?) Kişisel olarak kaba kuvvet aracılığıyla dünyada yapılacak her türlü değişikliğe, bu değişiklik görünüşte en istenmeye değer ve haklı olsa bile, karşıyım. Öldürme eylemine girişenler, her

okumak için tıklayınız

Türkiye?de Yayınlanan ön Dönem Anarşist Dergiler / Bütüncül bir yaklaşım – Can Başkent

Giriş Bu makalede, ön dönem olarak adlandırdığım 1986 – 1999 yılları arasında Türkiye?de yayınlanan anarşist dergilere yönelik bütüncül bir çözümleme sunacağım. Ön dönem olarak adlandırdığım periyot, 1986?da Türkiye?de yayınlanan ilk anarşist dergi Kara?nın ilk sayısından, Ateş Hırsızı dergisinin son sayısının yayınlandığı 1999 yılına kadarki süreci kapsıyor. Bu süreçte yayınlanan dergilerden Kara, Efendisiz, Amargi, Ateş Hırsızı

okumak için tıklayınız

Cymbeline – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Cymbeline’de antik Britanya’nın masalsı atmosferinde, bir iddia etrafında şekillenen olayları ustaca resmeder. Shakespeare romans olarak nitelenen son dört oyunundan biri olan Cymbeline’i Boccacio’nun Decameron’undan, Holinshed’in romantik tarihsel yazılarından ve kendi epik şiirlerinden

okumak için tıklayınız

Feynman’ın Kayıp Dersi – David L. Goodstein, Judith R. Goodstein

Feynman’ın 1964 yılında Caltech’de verdiği bir dersin notları sonradan kaybolmuş ve unutulmuştu. “Gezegenlerin Güneş Çevresindeki Hareketi” adı verilmiş olan bu ders, Isaac Newton’un Principia Mathematica’sındaki elipsler yasasının geometrik kanıtına alışılmamış bir yaklaşımdı. David ve Judith Goodstein’ın tekrar derlediği ve yayıma hazırladığı bu ders tek bir olgu hakkındadır, ama kesinlikle küçük bir olgu değil. Bir gezegen

okumak için tıklayınız

Faruk Nafiz Çamlıbel Hakkında Bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

Faruk Nafiz Çamlıbel / “Ahmet Faruk Çamlıbel” Mayıs 1312 (1897 ) İstanbul doğumlu Baba adı; Süleyman Nafiz Ana adı; Fatma Rukiye evli iki çocuk babası ( Yelis 1936, İsmet 1934 ) İlk tahsilini Bakırköy Rüştiyesinde okudu Hadika – i Meşveret idadisinde bitirdi daha sonra Tıbbıye ye girdi iki sene okudu, ayrıldı. Fransız?ca biliyor Şair, Gazeteci, Öğretmen,

okumak için tıklayınız

Savaş Sancısı ve Türkülerin Çağrısı – Ender Özbay

Yenebilmek İçin Yalanı ?Uyandım davulun bağnazlığına Davulun, trampetin…? Savaş davullarının, askeri bandoların, marş ritmi çalan trampetlerin; çığırmaların, höykürmelerin, ilkellerinki gibi -hoplayarak, zıplayıp dönerek- vahşi çığlıkların uyanıyoruz her sabah dehşetine. ?Globalizm?in, çığırtkanlığı yapıldığı üzere, ?refah, bolluk, özgürlük vs.? getirmediğine; tam tersi, yeni pazarlar açabilmek, önemli doğal ve insani kaynakların olduğu yerlerde daha fazla güç sahibi olarak en

okumak için tıklayınız

Toplumcu Tıbba Giriş – M. Akif Akalın

Toplumcu tıp Avrupa’da on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, tıbbın kapitalist örgütlenmesine bir yanıt olarak belirdi. Temelleri Marksizmin kurucularından Engels tarafından atılan toplumcu tıp, kapitalist tıbbın toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekçilerin gereksinimlerine yanıt veremeyeceği, emekçilerin tıbbı kendi gereksinimleri doğrultusunda örgütlemesi gerektiği düşüncesiyle doğdu.

okumak için tıklayınız

Futbolda Emek Sömürüsü – Muazzez Şaşmaz Ataçocuğu

Bu çalışma, endüstrileşen futbolda futbolcuların ücretleri, transfer tekliflerini değerlendirirken dikkat ettikleri kriterler, transfer hareketlilik nedenleri, transfer aracıları, yaşadıkları ekonomik ve hukuksal problemler, sendikalaşma ve futbolcular ile ilgili statü ve talimatlar gibi futbolda emeği ilgilendiren konuları emek ekseninden irdelemek ve Türkiye futbol piyasasını bir de bu görüngeden resmetmeye çalışmaktadır.

okumak için tıklayınız

Eylül İmparatorluğu – Erbil Tuşalp

Erbil Tuşalp “Eylül İmparatorluğu” adını veriyor 12 Eylül’ün yarattığı insanlık dışı rejime. İnsanı, insanlığı yok etme hedefini vurgulamak istercesine. O dönemi anlatan diğer yapıtlarında olduğu gibi bütün çıplaklığıyla anlatıyor yaşananları. Yine hatırlatıyor onca yasağı, halkı bunaltan baskıları, haksızlıkları, hukuksuzlukları, yakılan kitapları ve dönemin başka pek çok gerçeğini. Hatırlatıyor, ama daha önemlisi, unutturmuyor.

okumak için tıklayınız

Vicdan Bülbülleri Nerede Öter? Müslüm Kabadayı

Gün ışımadan bostanı sulamak için, Gülgözü?nde soluğu almıştı Halalı Mücahittin. Sabahın serinliğinde şak şak ayrılmış sultani ile bostan incirinden birer tane koparıp kabuklarını soyarak dilinin üzerinde tadına varacak biçimde yuvarlayıp yedikten sonra, su kanalından yürümeye başladı. Suyun gözüne doğru ilerlerken, birden irkildi. Dönemeçteki defne çalılarının alt tarafına çömelmiş, ellerinde taşlarla kendisine bakan iki genci gördü.

okumak için tıklayınız

Postmodernizmin Yanılsamaları -Terry Eagleton

Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura-bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo-yut barındırdığını seziyorduk… Bu tuhaflığın en belirgin öğesi, temelde Aydınlan-macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu. Tüm bilimselcilik, temelcilik, evrenselcilik, totalite, özdeş-düşünme, özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı-madığımız

okumak için tıklayınız

Şiirler II – Mehmet Emin Kurnaz

Babalar ve Oğulları Şiir bahanesiydi ömrün uzak temmuz esintilerinde Dayadı şakağına son dörtlüğü bir gece şair Bastı kelimeye. Ben uyumsuz, uykusuz belki uyaksızdım Sızım sızlıyordu, ağrıdı bir an sol yanım Kaldı mı önceleyin geriye, rakı-balık akşamından bir ezgi Bilsen ne kadar özledim şimdi Ağustos?a çalmış bir temmuz esintisini

okumak için tıklayınız

Oku Oku Yat; Yat Yat Oku! – Ahmet Eroğlu

Okuyan, yazan bireylerden oluşan toplum, gelişir, yarışır, uygarlaşır. Bilgi ve bilim üretir. Ürettiğini paylaşır. Demokrasi gelişir; demokratik kültür kökleşir; demokratik değerler yerleşir. Hem birey, hem de toplum, kendi çıkarlarını korumasını bilir ve dünyada ki gelişmelerden haberdar olur. Olaylara, olgulara, toplumsal ve kültürel değerlere doğru bakar! Baktığını doğru görür! Gördüğünü nesnel olarak değerlendirir? Bu süreç, bireysel

okumak için tıklayınız

Hayatın Kökleri (İlk Canlılar Nasıl Oluştu?) – Mahlon B. Hoagland

Hoagland’ın bu kitabı, biyolojide devrim olarak bilinen yaşamın temel gerçeklerini sunuyor. Bu devrime etkin katkısı olan bir kişi tarafından yazılmıştır. Yalnızca gerçekleri anlatmakla kalmayıp, yeni buluşlara katkıda bulunmanın sevincinden kaynaklanan estetik zevki ve bilimsel çalışmaların yöntemini de incelikle çiziyor. Hayatın Kökleri, canlı olma durumunu ve sürecini belirleyen temel ilkeler üzerine yoğunlaşmakta.

okumak için tıklayınız