Yazar: cemalumit

Arevik: Dersim Tertelesinde Bir Ermeni Kızı – Haydar Işık

“Arevik: Dersim Tertelesinde Bir Ermeni Kızı, Averik’in ağulu hikayesinin gölgesinde, ruhu zehirlenmiş insanın yalnızlığın çaresizliğinde, kan ve kir akan bir tarihin, acılı Dersim’in romanlaştırılmış lirik destanıdır.” Ahmet Kahraman “Arevik dışarı çıkmıyor, oturduğu pencerenin önünden Kalesan Deresi etrafındaki söğüt ağaçlarının rüzgara tutulan yapraklarının gümüşi ışıltılarını izliyordu.

okumak için tıklayınız

Yaşama Sevinci – Emile Zola

Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864’de ilk öykü kitabı Ninon’a Öyküler yayımlandı. 1865’de kendi yaşamından izler taşıyan Claude’un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları

okumak için tıklayınız

Gülmek – Afşar Timuçin

Gülmek ama gerçekten gülmek felsefe yapmaktır. Güler gibi yapmak gülünç olmaktır bir gerçekliğin karşısında bir çaresizlikten başka bir şey değildir. Gülmeyenler, gülemeyenler hep güler gibi yaparlar. Güler gibi yapmak ağlamak gibi, dizlerini dövmek gibi bir şeydir. Her ağlayanın kendine ağladığını, dizini dövenin kendine yandığını biliriz. Ama gülmek felsefe yapmaktır, bir yorumcu ya da eleştirici kimliğiyle

okumak için tıklayınız

Grup Yorum 14 Nisan’da sahnede…

Polis baskısı, sansür, gözaltı, tutuklama… Protest müziğin öncülerinde Grup Yorum ilki 2011’de düzenlenen “Bağımsız Türkiye” konserinin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Grup Yorum, sevenleriyle yine 14 Nisan’da Bakırköy Halk Pazarı’nda buluşacak. 2011’de 150 bin kişinin izlediği konseri geçen yıl 350 bini aşkın kişi izlemişti. 14 Nisan’da Bakırköy’de yapılacak konserde Grup Yorum’a yine Türkiye’den ve yurt

okumak için tıklayınız

Homo Ludens (Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme) – Johan Huizinga

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı… Birçok hayvanın da alet yapabildiği, dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü… Peki biz kimiz? İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens’i, oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız? Johan Huizinga, Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait

okumak için tıklayınız

Kendine ait bir yolculuğun yok mu? – Seza Özdemir

Eğer Portekizli yazar José Saramago?nun anlattığı gibi bir ?körlük? yaşamıyorsak, kendimize ait yolculuğu keşfedip, tamamlayıp gideceğiz. Sonrası mı? Öncesini ne kadar başarabildin ki? Seni nasıl bir geleceğin beklediğini kim bilebilir? Ne kadar zamanın kaldı, yazgın ne (varsa tabii), kim bilebilir? Bu arada sen hala kendi yolculuğuna çıkamadıysan, bundan kime ne? Dünyanın ise umurunda olmayacağı besbelli.

okumak için tıklayınız

Heba – Hasan Ali Toptaş

?İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Ne bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazen henüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağı aklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen de etrafımızda olup biten, bizim fark edemediğimiz meçhul bir şey deler. İşte o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama dışarısı

okumak için tıklayınız

Dağların Dilinin Peşinde? Müslüm Kabadayı

O; merak etmekle kalmaz, kafasındaki sorunun yanıtını buluncaya kadar peşine düşerdi meraklarının. Yıllar önce Mürselek?e gittiğinde, köyün eski muhtarı Veli Önal?dan duymuştu Peltek Çavuş?un adını. Cebel-i Akra?nın deniz gören yamaçlarında kurulan bu yirmi haneli köy, toprak damlı evleri, asırlık meşe ağacının gölgesinde dinlenen davarları, hayvanları ıslıkla yönlendiren çobanlarıyla dikkatini çekmişti. Bu eski masallarda kalmış köylere

okumak için tıklayınız

Günah ve Umut / Aforizmalar – Franz Kafka

Aforizmalar adıyla çevrilen bu kitapta, yaşam ve ölüm, iyi ve kötü, güzel ile çirkin gibi konular derin bir biçimde işlenmiştir. Albert Camus’un deyişiyle Kafka?nın yazıları, Korku Çağı yok olana dek güncelliğini koruyacaktır. Yirminci yüzyılın sadece ilk çeyreğini yaşamış olan Kafka’nın eserleri çağımızı anlamada bizlere hala sonsuz ışığıyla yol gösteriyorsa eğer, bu yirminci ve yirmi birinci

okumak için tıklayınız

Din, Ahlak, Evrim ve Toplumsal Yaşam?a Dair Diyaloglar – Denis Diderot

18. yüzyılın en ilerici ve devrimci fikirlere sahip Fransız yazar ve filozofudur. Diderot?nun başlıca özelliği romanları şekil ve içeriğinin yanı sıra, felsefi olarak da incelemesiydi. Romantizm akımının öncüsü ve hümanist olan Diderot; zengin kiliseler kontrolünde bir endüstri olarak gördüğü Hıristiyanlık dinini reddetmiş olmasıdır. Denis Diderot, varlık konusunda doğaya ilişkin olarak maddeci bir yorum getirmiş ve

okumak için tıklayınız

Aşk, Kimya ve Sorumluluk – Zafer Köse

Doğumu en zor gerçekleşen canlının insan olduğu söyleniyor. Evrim içinde iki ayağı üzerinde doğrulmaya başladığı dönemden kalma bir sorun bu. Aslında insanın hamilelik süresi daha uzundu. Tür içinde, hamilelik dönemi daha kısa olan çeşitler varlığını sürdürebildi. Çünkü ufak ve gelişmemiş yavrular dünyaya getiren annelerde sağ kalma oranı daha yüksekti. Fakat bu durum, bebek büyütmeyi zor

okumak için tıklayınız

Mahir (On’ların Öyküsü) – Turhan Feyizoğlu

Turhan Feyizoğlu; Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Sinan Cemgil ve Mustafa Suphi gibi, sol siyasetin simge isimlerin biyografilerini yazmıştı. Bu kitaplardan biri de, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan “Mahir”di. Yazar, Türkiye tarihinin önemli devrimcilerinden Mahir Çayan?ın biyografisini kaleme getiriyor. Kitap, Çayan’ın hayatının izini sürerken, Türkiye tarihinin en gerilimli zaman dilimini oluşturan 1965-1972 yıllarının nitelikli bir

okumak için tıklayınız

Yağmalanan Türkiye’de Toplumcu Seçenek – Kolektif

Yağmalanan Türkiye’de Toplumcu Seçenek adlı bu kitap bir gereksinimin sonucu ortaya çıktı. Yağmalanan bir Türkiye’de, yağmalamak için hemen hemen her gün plan ve proje üreten sermaye sınıfı ve onun en saldırgan temsilcisi AKP’ye karşı, mühendis, mimar, şehir plancısı, kısacası tüm teknik elemanların birşeyler söylemesi, söylediklerinin mücadeleye tahvil edilmesi ve bu söylediklerinin de mücadeleyi güçlendirecek bir alt

okumak için tıklayınız

Nana – Emile Zola

Emile Zola’nın Meyhane adlı yapıtının kahramanlarından çamaşırcı Gervaise’nin güzel kızı Nana’nın renkli dünyası ve görkemli yaşamı tüm insanlığın hikayesidir bir bakıma. Çürümekte olan bir toplumu çökerten gücün simgesi olan Nana şehveti, kalpsizliği ve acımasızlığıyla çevresindeki bütün şöhretleri ve zenginleri dize getirir, aşağılar. Toplumun ve yaşamın ana babasına yaptıklarının öcünü fazlasıyla alır. Emile Zola “Nana”yla dünya

okumak için tıklayınız

Doğruluk Kaygısı – Michel de Montaigne

Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır, sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız: Oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: Hele eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa. Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi, onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi düşüncemizi savunmaya bakarız. Bizi düzeltmek

okumak için tıklayınız

Paris : Salon Du Livre, Mart 2013 – M. Şehmus Güzel

« Ayakta ölmek ». Evet evet konuşurken, yürürken, otururken, yazı yazarken, işte örneğin tam da şu satırları oluştururken, « Bana müsâade » demeye bile fırsat bulamadan aniden çekip gitmek. En iyisinin, en hakedilmişinin böylesine bir ayrılış olduğunu bilenlerin, gidip gelemeyenlerin ama olup bitenleri yine de şu veya bu biçimde « bu tarafa » aktaranların yalancısıyım.

okumak için tıklayınız