Yazar: cemalumit

“İstanbul Hatırası”na Dair – Ümit Cingöz

Ahmet Ümit?in son romanı, İstanbul?un, pek çoğumuzun bildiği, yaşadığı, gördüğü; ama bilip, yaşayıp, görürken de yanından yöresinden geçerken de nerede yaşadığının farkına varmadan geçip gittiği bir kentin romanı? ? Oysa şehirler de insanlar gibidir, geçmişlerini unuturlarsa, tarihlerinden koparılırlarsa kişiliklerinden den koparılırlar. Hiçbir özellikleri kalmaz. Birbirine benzeyen sıradan insanlar gibi olurlar. Oysa İstanbul sıradan bir şehir

okumak için tıklayınız

Kültür Bakanlığı’nın Mem ü Zin Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım – Kadri Yıldırım

Ardımızda bıraktığımız 2010?un en dikkat çeken kültür-sanat olaylarından biri, Kültür Bakanlığı?nın, 1650-1707 arasında yaşamış Ehmedê Xanî?ye ait ?Mem û Zîn?i Türkçeye kazandırmasıydı. Devletin bir bakanlığının klasik Kürt edebiyatının başyapıtlarından olan bir eseri çevirmesi, kuşkusuz önemli bir gelişmeydi. Fakat Namık Açıkgöz?e yaptırılan çeviri, eksikleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. İşte Kadri Yıldırım elimizdeki çalışmasında, söz konusu çeviriyi

okumak için tıklayınız

Medya ve İletişim Sosyolojisi – Éric Maigret

Fransız sosyolog Éric Maigret, Paris III Sorbonne Nouvelle Üniversitesi?nde medya ve iletişim bilimlerinde doçentlik görevini de yürütüyor. Maigret?nin, iletişim kuramlarına bir giriş olarak değerlendirilebilecek ?Medya ve İletişim Sosyolojisi?, kökenleri Amerikan ampirikliğine, Frankfurt Okulu?na, kültürel çalışmalara ve kamusal alan kuramlarına uzanan iletişim sosyolojisini kuşatıcı bir bakışla ele alıyor. Yazarın on altı bölüme ayırdığı kitabı, medya etkilerinden

okumak için tıklayınız

Merhaba Umut – J. Mario Simmel

Casus edebiyatının en etkin isimlerinden biri olan J. Mario Simmel, 12 Eylül Darbesi sonrasında kitaplarının Türkiye’de yayımlanmasına uzun süre izin vermemişti. Everest Yayınları Türk okurlarını, yasağı ancak 2008 yılında, ölümünden bir yıl önce kaldıran bu büyük yazarla buluşturmaya devam ediyor. Uyuşturucu kaçakçılarının kirli dünyasına, cinsel sapkınlıklarına ve kurdukları vurgun imparatorluğuna tuttuğu ışıkla Merhaba Umut, Simmel’den

okumak için tıklayınız

Kışladağ’dan Mektup Var / Su Perisine Mektuplar – Muammer Sakaryalı

Ekolojiye saldırılar sürdükçe, saldırıya karşı direnişler de sürecek ve biz yazmaya, söylemeye ve yayınlamaya devam edeceğiz. ?İnsanın canı, acıdığı yerdedir? derler. Türkiye’nin de canı acıyor. Ülkenin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Tıpkı bir canlı gibi ülkemizin canı, can damarlarından acıyor: Dağlarından, derelerinden, ormanlarından, ovalarından, tarihi ve kültürel varlıklarından, zeytinliklerinden ve tarım alanlarından acı feryatlar yükseliyor.

okumak için tıklayınız

Hatice – Serdar Çekinmez

Serdar Çekinmez?in ilk romanı ?Hatice?, bir kaçışın öyküsü anlatıyor. Balkanlar?dan Türkiye?ye uzanan yolculuklar… Bir sınır köyü olan Geçenler?de kesişen karakterler… ?Kerem Bey?le âşık olacak, Kutlu ile maddiyatı sevecek, Ahmet?le başpehlivanlığa güreşeceksiniz? Nevin olup herkesi büyüleyecek, Ayşin olup kıskançlığın acısıyla kıvranacaksınız? Hatice mi? Sonrasını size kendisi anlatacak?? Çekinmez, roman kahramanlarının sahiciliğiyle dikkat çekiyor. Yazar, yazmayı ?Memleketle

okumak için tıklayınız

Yeni Paradigmayı Oluşturmak – Fikret Başkaya

Geçerli eğilimler ve süreçler insanlığı ve uygarlığı hızla ‘geri dönüşü olmayan’ bir eşiğe doğru sürüklüyor ve bu durum, oligarşik kapitalist yağma ve talandan kaynaklanıyor. Dolayısıyla geçerli kapitalist üretim ve tüketim sürecinden çıkmadan insanlığın ve uygarlığın geleceği kararmaya devam edecektir. Bir taraftaki açlığa, çaresizliğe, hastalıklara, aşağılanmışlığa, doğal çevre tahribatına, v.b. diğer tarafta küresel oligarşinin aşırı tüketimi

okumak için tıklayınız

Fırtına Mucitleri – Alex Williams

Hiç durmayan kar fırtınasının hüküm sürdüğü bir şehirde yaşayan Madeline ve Rufus Breeze çok yetenekli iki kardeştir. Nesillerdir mühendislik yapan bir aileye mensup bu akıllı gençler, aynı babaları ve dedeleri gibi kendi fanlarını icat etme konusunda uzmanlaşmışlardır. Ancak havanın sürekli buz gibi olduğu bir yerde, kimse fan almak istemez. Kar fırtınası yüzünden, bir aile hariç

okumak için tıklayınız

Geçmişe Bakış (2000’den 1887’ye) – Edward Bellamy

Geçmişe Bakış 1888’de ABD’de yayımlandı. Bir yıl içerisinde çeyrek milyon kopya satıldı ve birkaç yıl geçmeden belli başlı yabancı dillere çevrildi. Amerika’da en çok satan romanlar arasında, Tom Amcanın Kulübesi ve Ben Hur’den sonra üçüncü sıraya yerleşti. Amerikan edebiyatı kategorisinde bir milyon satan üçüncü roman oldu. Kitap İngiltere, Almanya, Fransa, Avustralya, Güney Afrika, Rusya, Hindistan,

okumak için tıklayınız

Bilim Kütüphanem / 150 Fantastik Deney – Jack Challoner, John Graham, Peter Mellett, Sarah Angliss

Kuvvetler ve hareket madde ve malzemeler Ses ve ısık elektrık ve mıknatıslar Havayı buza dönüstürebilir misin? Kendi gökkuşağını imal edebilir misin? Mıknatıslarla büyüleyici bir sanat eseri yaratabilir misin? Yerçekimini yenebilir misin? Bu kitabı dikkatle okur, içindeki heyecanlı ve eğlenceli deneyleri gerçeklestirirsen bunların hepsini yapabilir, arkadaslarının ve ailenin hayranlıgını kazanabilirsin. Çünkü “150 Fantastik Deney” sana bilimi

okumak için tıklayınız

Harika Hayvanlar / Okyanusta Keşif Gezisi – Ant Parker, Tony Mitton

Kuzey Pasifik Okyanusu uçsuz bucaksız bir alanı kaplar. Karanlık ve derin suları deniz kaplumbağalarından deniz analarına irili ufaklı balık sürülerinden mercanlara, balinalardan ahtapotlara varıncaya dek birçok canlı türünü barındırır. Sen de Tavşan, Fare ve Kuş’la birlikte, okyanusların derinliklerine dal ve yoluna çıkan harika hayvanlarla tanış. Hayvanlar aleminin her türlü sırrını öğrenmek isteyen genç okuyucular için

okumak için tıklayınız

Kırlangıç Uykusundaki Sayıklamalar:”CEHENNEMDE ÜŞÜYORUM” – Müslüm Üzülmez

?Amed?in Kaşını Çizen Dicle?dir? Bilenler bilir. Diyarbakır sıcağı insanı yakar, Cehennemî bir sıcağı vardır. Bu sıcaklık fizikî bir sıcaklık değil sadece, Kürt coğrafyasını kasıp kavuran ve yakıp duman eden politik baskıların yoğunlaşmış halidir aynı zamanda. Böylesi cehennemî bir yerde, ?akreplerin yılanların ininde/kır çiçekleri kadar taze kalmak? (s.4) çok zor olduğundan olacak ki, şairimiz Cumali Eşsizoğlu

okumak için tıklayınız

Emekçinin Kitaplığı (Kapitalsiz Kapitalistler – Eğitim Üretim İçindir – Devrimcinin Sözlüğü) – Harun Karadeniz

Harun Karadeniz’in kısa ama dopdolu süren yaşamı sırasında yaptığı en önemli katkılardan biri, devrimci gençlik hareketinin potansiyelini emekçi potansiyeli ile birleştirme çabası idi. O, sosyalist düşünce ve idealleri, işçilerin ve diğer emekçilerin özümsediği, günlük yaşam gerçekliği ile doğrudan bağlantısını sağladığı bir söyleme dökmek istiyordu. Bir anlamda, Brecht’in yöntemini, toplumsal hareket içinde uygulamak istiyordu. Bu arayışın

okumak için tıklayınız

Olaylı Yıllar ve Gençlik – Harun Karadeniz

.. Ölüm ilgilendirmiyor artık seni, cinayet ilgilendirmiyor bir dağ yamacında, pınarlar kadar berrak bir şafakta köylüler geçiyor Zap Suyu’ndan ve tanıyor seni işçiler geçiyor Eyüp’ten, Kartal’dan ve tanıyor seni ölüm geçiyor atardamarlarından ve tanıyor seni kuşların, ağaçların, toprağın sesini dinliyorsun ölüm ilgilendirmiyor artık seni, işkence ilgilendirmiyor. Işıklar içinde yüzün yüreğinde tarifsiz bir telaş sabah, vardiyadasın

okumak için tıklayınız

Sosyal Sermaye Sosyal Bilime Karşı / Bin Yılın Eşiğinde Ekonomi Politik ve Sosyal Bilimler – Ben Fine

Sosyal sermaye kavramı, ilk başlarda, ailenin eğitim hayatını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak maksadıyla kullanıldı. Ancak zaman içinde bu kavram; ulusların, toplumların ve bireylerin neden zengin ya da yoksul olduklarını açıklamaya muktedir bir araca dönüştü. Dünya Bankası?nın ?kalkınmanın kayıp halkası? olarak tanımladığı sosyal sermaye, Rusya?dan Üçüncü Dünya?ya ve oradan da Kuzey Amerika?nın varoşlarına kadar sosyoekonomik analiz

okumak için tıklayınız

Huzur / Bir Huzursuz’un Bi-huzur’u – Ümit Cingöz

Ahmet Hamdi Tanpınar?ın, Huzur?unda, huzura eremeyen burjuva aydınının huzursuzluklarına, çıkmazlarına, varoluş sorunsallarına, çözümsüzlüklerine, roman boyunca Mümtaz?la birlikte tanıklık ederiz; ama huzuru romanın adından başka bir yerde göremeyiz. Huzur, bu yönüyle huzurunu bulamayan bir romandır ve adını romanın başından sonuna kadar inkâr eder. Romanın başından sonuna kadar süre giden ?huzursuzluk? hali dönemin savaş öncesi huzursuzluğundan mı,

okumak için tıklayınız

Gavroş Mısır’da – M. Şehmus Güzel

Eduardo Castaldo?nun 28 Ocakta Kahire?de çektiği ve 12 Şubat 2011 tarihli Le Monde?un hafta sonu eki Le Monde Magazine?de (s. 23) yayınlanan bu fotoğrafa lütfen dikkatlice bakınız. O sabah polisin saldırısından sonra göstericiler komiserliğe hücum etmek üzere yürüyorlar. Fotoğraftaki küçük çocuğun sağındaki sevimli ve inanmış iki genç, marka pabuçları, marka montları ve marka cinleriyle, sağındakiler

okumak için tıklayınız

İki Adalı: Hüseyin Cevahir – Ulaş Bardakçı – Turhan Feyzioğlu

Bu kitaba kısa yaşamları konu olan iki devrimciden; Hüseyin Cevahir 1945 Tunceli, Ulaş Bardakçı 1947’de Ankara’da doğdular. Türkiye’nin tartışmalı ve fırtınalı yakın tarihine damgasını vuran bu delikanlılar, 12 Mart faşizminin karanlıklarında kaybolduklarında, biri 25, diğeri 26 yaşındaydı. Türkiye devrimci hareketinin bu idol isimlerinin, aradan geçen 40 yıla yakın zamanda bile unutulmamalarının nedeni, onların Faşizme ve

okumak için tıklayınız

Denemeler – Francis Bacon

Francis Bacon (1561-1626), zenginlik ile yoksulluk, ün ile düşüş, tutarlılık ile tutarsızlık, akıl ile boş inanç arasında dalgalanan bir çağda yaşadı. Bacon’un yetenekleri, ilgilerindeki evrensellik, araştırıcılık çağının pek az kişisnde vardır. Geçmiş gelenekleri ve yöntemleri tanır, çoğunu benimser ama bununla kalmaz, o geleneklerle yöntemlerin hepsini umulmadık yeni gözlemlerle, kökten değişikliklerle aşmasını bilir. Bacon, “Denemeler”inde, değişik

okumak için tıklayınız

Esnek Üretim Derin Sömürü – İlker Belek

Her şeyin esnediğinden söz ediliyor. Teknoloji, fabrikalar, istihdam biçimleri, yönetim anlayışı… Esnemenin, üretkenliği artırmanın yanı sıra, işçilerin becerilileşmesine, entelektüel yeteneklerinin gelişmesine de yaradığı, bütün bunların da sınıfsal çatışmaları ortadan kaldırdığı, uyuma dayalı yeni tür toplumsal ilişkilerin (enformasyon toplumu) zeminini hazırladığı ileri sürülüyor. İddia edilen, bir yönüyle, Marksizm?in geçersizleştiği, sınıf savaşının gereksizleştiği, hala bunları düşünenlerin, bunlara

okumak için tıklayınız