Yazar: cemalumit

Nihilist / Reddedilenlerin Risaleleri – Hikmet Temel Akarsu

Hikmet Temel Akarsu, kaybedenlerin hikâyelerini yazmanın bir kazanç olmadığını en iyi bilenlerden biri. Çünkü kaybetmek fikri, her ne kadar kendine özgü bir çekim alanı oluştursa da, okurda, “aman evlerden uzak” diyerek, kulak memesini çekip tahtaya vurma refleksi oluşturacak potansiyeli de barındırıyor içinde. Beat kuşağının gönüllü reddiyesinin ardından esen rüzgâr, sistemle uzlaşmaktansa “kaybetmek”i yücelten bir anlayışın,

okumak için tıklayınız

İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri – Korkut Boratav

Türkiye’de gelir dağılımının 1977-1988 arasında “dramatik” bir değişim geçirdiğini makroekonomik bulgulardan biliyoruz. Peki bu gelişmeler halk sınıflarının günlük yaşamına nasıl yansıdı? Farklı sınıf ve katmanlar olumsuz ekonomik koşullarda kendilerini nasıl savundular; ideolojik ve politik tavırları nasıl, hangi yönde etkilendi? Bu kitap, 1991-1992 tarihleri arasında İstanbul’un halk semtlerinden ve Anadolu köylerinden sınıf profilleri çıkarıyor ve bu

okumak için tıklayınız

Leonce ile Lena – Georg Büchner

19. yüzyıl başlarında yaşamış, çok genç, 24 yaşında ölmüş olan Georg Büchner, dünya tiyatro tarihinde önemli yer tutan üç oyunu ile (Diğer ikisi: Danton’un Ölümü ve Woyzeck) 20. yüzyılı belirleyen birçok düşünce ve tiyatro akımına öncülük etmiş, çağdaş tiyatronun gelişmesinde derinden etkili olmuş bir yazardır. Alman romantizminin önemli isimlerinden olan Georg Büchner’in oyunu Leonce İle

okumak için tıklayınız

Arı Usun Eleştirisi – Immanuel Kant

Arı Usun Eleştirisi 1781’de çıktı ve ilk tepkiler olumsuzdu. İkinci ve gözden geçirilmiş yayım 1787’de çıktı ve bunu çok geçmeden 1790’da bir üçüncü basım, 1794’te bir dördüncüsü, bir yıl sonra izinsiz bir basım, ve 1799’da beşinci basım izledi. Sonuç felsefenin bir kez de Alman dilinde doğuşunun başlangıcı oldu. Kant’ın zamanı azdı, ve hızla yazdı: Bir

okumak için tıklayınız

Mario ve Sihirbaz – Thomas Mann

20. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Thomas Mann ‘ın (1875-1955), yoz bir ilüzyonistin kişiliğinde Alman faşizmini anlatan ‘Mario ve Sihirbaz’ adlı öyküsünün yanı sıra ‘Küçük Friedemann’, ‘Tobias Mindernickel’, ‘Gardırop’, ‘Gömütlük Yolu’, ‘Harika Çocuk’ ve ‘Tren Kazası’ adlı öykülerini Kâmuran Şipal’in Türkçesiyle sunuyoruz. “Durum neşeli özelliğini yitirip insana güven verici olmaktan çıktı mı,

okumak için tıklayınız

Üç Kuruşluk Roman – Bertolt Brecht

Bertolt Brecht, 20.yüzyıl Alman edebiyatının en büyük şair, yazar, tiyatrocu ve kuramcılarının en önemlisidir. Düzen çarklarındaki çürük tahtaları ince bir alayla sergileyen Brecht, çağımız tiyatro sanatına büyük yenilikler getirmiş bir kuramcı olduğu kadar güçlü bir yazar ve şairdir. Nazi döneminde ülkesinden kaçmış, Avusturya, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Sovyetler Birliği, ABD ve İsviçre’de çalışmalarını sürdürmüş ve 1948’de

okumak için tıklayınız

Guernica – Pablo Picasso

Guernica, Pablo Picasso tarafından 1937’de yapılan, İspanya İç Savaşı sırasında Nazi Almanyası’na ait 28 bombardıman uçağının 26 Nisan 1937’de İspanya’daki Guernica şehrini bombalamasını anlatan, 7,76 m eninde ve 3,49 m yüksekliğinde anıtsal tablodur. Saldırı sırasında 1.600 kişi hayatını kaybetmiş, çok daha fazla sayıda kişi de yaralanmıştı. İspanyol hükümeti, Paris’teki 1937 Dünya Fuarı kapsamındaki Modern Hayatta

okumak için tıklayınız

Profil – Federico Garcia Lorca

Profil, İspanyol şiirinin evrensel adı Federico Garcia Lorca’nın 5 Haziran 1898 günü başlayıp 20 Ağustos 1936 günü henüz otuz sekiz yaşındayken İspanya İç Savaşı’nda Franco faşizmi tarafından kurşuna dizilerek öldürülen bir şairin ömründe ürettiği sayısız yapıt içinden yapılmış küçücük bir seçme: Şiir, oyun, senaryo, konferans, mektup ve desenlerinden sınırlı sayıda örnek. Ancak, bu koşullarda bile,

okumak için tıklayınız

Tohumdan Dokumaya – Gülsüm Cengiz

“Küçük, küçücük bir tohumdu. Bir sonbahar günü toprağa düştü. Tohum, toprağa atılınca tepetaklak yuvarlandı ve bir çukura girdi. Ne olduğunu anlamadan da kalın, kahverengi, yumuşak toprak üstünü örttü. Tohum, karanlığı sevmedi. Korkuyla çevresine bakındı. Hiçbir şey göremedi. Bir süre sonra, toprağın altındaki canlıların kıpırtılarını ve seslerini duydu. Önce bir solucan geçti yanından. Tohum ondan korktu.

okumak için tıklayınız

Köprü Olmak İsteyen Çivi – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in ?Sihirli Ellerin Öyküleri? adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler

okumak için tıklayınız

Ayakkabının Öyküsü – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in ?Sihirli Ellerin Öyküleri? adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatında İleti (Mesaj) – Mehmet Kaya*

“İdeolojiyi eserde ?elmadaki şeker gibi- iyice eritmeye, yaşamı imgesel bir kurgu, estetik bir yapı, kişisel bir anlatım ve duyarlıklı bir yaklaşımla vermek gerekir.” Asım Bezirci Dil ve kurmaca, yazınsal (edebi) metnin temelini oluşturur. Her yazınsal yaratı, okurla iletişim içine girer ve ona öğretici (didaktik) olmayan bir ileti sunar. İleti, yazarın okuyucusuna vermek ya da onunla

okumak için tıklayınız

Balkanlarda Savaş – John Reed

Birinci Dünya Savaşı’nın sıcak günlerinden arkadaşı Robinson ile birlikte savaş ve sert ihtilaflardan acı çeken Balkanları dolaşan John Reed, Türkiye’ye de gelir. Tifüsten kırılan askerleri, Avusturya birliklerinin altüst ettiği köy ve kasabaları, Doğu’dan gelen Kazakları, gettolardaki Yuhudileri, Rus ordusunun subaylarını, hayatta kalma mücadelesi veren her ırktan köylüleri, kent halklarını ve bugün de ciddiyetini koruyan korkunç

okumak için tıklayınız

Direniş – Jack London

Jack London, toprakları elinden alınan, yersiz yurtsuz bırakılarak bir adaya sürülmek istenen insanların acı öyküsünü anlatıyor Direniş’te. Cüzzamlı insanlardır bunlar… Cüzzama yakalanmak ise bir suçtur!.. ‘Suçlular’ın üzerine topla, tüfekle saldırıya geçiliyor… Yediden yetmişe büyük bir kararlılıkla direniyor cüzzamlı halk. Ama sonunda hepsi teslim olmak zorunda kalıyor. İçlerinde yalnızca bir kişi, yaşlı bir adam teslim olmuyor…

okumak için tıklayınız

Estetik ve Politika II – Doç. Dr. Mediha Göbenli

Başlangıç yazısı olan “Estetik ve Politika I” adlı yazıyı okumak için tıklayınız 1970?ler siyasetin toplumla buluştuğu bir dönemdir. Bu dönem kuşkusuz edebiyat eleştirisine de yansımıştır ki bu dönemde eleştiri genelde toplumcu, dolayısıyla taraflı bir yana sahipti. Elbette ki tarafsız bir eleştiri olamaz. Ancak 1980 sonrası edebiyat eleştirisi 12 Eylül darbesinin ve de genel bir eğilim

okumak için tıklayınız

Tarım ve Kırsallıkta Dönüşüm – Politika Transferi Süreci / AB ve Türkiye – Gökhan Günaydın

“Cumhuriyeti izleyen altmış yıl boyunca Türkiye tarımı, esas olarak ülke içindeki toplumsal güç dengeleri tarafından ve bunların siyasi iktidara, dolayısıyla politikalara yansıma biçimleri tarafından belirlendi. Şüphesiz, dünya ekonomisinden ve uluslararası siyasetten kaynaklanan kısıtlar, koşullar tarımı da etkiledi. Ancak, tarımın, köylülüğün ve kırsal nüfusun kaderini bu dışsal kısıtlara teslim etmemek, daima siyasi iktidarların ana çabalarından biri

okumak için tıklayınız

Garip Şiiri – Tamer Uysal

?Bu umut özgür olmanın kapısı; Mutlu günlere insanca aralık. Bu sevinç mutlu günlerin ışığı; Vurur üstümüze usulca ürkek?… Her geçen gün biraz daha fazla baskı altına alındığımız toplumsal koşullarla yaşamaktayız. Ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, sık sık karşılaştığımız zam haberleri, enflasyon denilen canavar ve bir türlü sonu gelmeyen ekonomik paketler hangimizi garipleştirmiyor ki? Hangimiz biraz garip,

okumak için tıklayınız

Eleştirel bir mizah tarzıyla yazılmış dev bir roman Ölü Canlar – Süleyman Deveci

Ölü Canlar, Gogol´un en büyük hatta en muhteşem eseridir. Elimizdeki romanın üç ciltlik bir çalışmadan geriye kalan ilk bölümü olduğunu duymayanımız kalmamıştır herhalde. Gogol´un usta yazarlığını anlamak isteyenlerin, edebiyatın sihirli gücü ve doyulmaz tadına varmak isteyenlerin günlerce değil yıllarca meşgul olabileceği dev bir klasik karşımızdaki. Romanın kahramanı Pavel İvanoviç Çiçikov aslında hayatını gerçek yaşamda kendisini

okumak için tıklayınız

Boğaziçi Kitap Fuarı Haiku Yarışması Şartnamesi

24-31 Mayıs 2010 tarihlerinde birincisi gerçekleştirilecek Boğaziçi Kitap Fuarı çerçevesinde bir Haiku yarışması düzenlenecektir. Boğaziçi Kitap Fuarı?nda bu yıl Japonya konuk ülke olarak ağırlanacaktır. Bu nedenle bu yıl Japon şiir formu Haiku bu yarışmanın şeklini oluşturacaktır. Yarışmanın Seçici Kurulu: Oruç Aruoba Süreyya Berfe

okumak için tıklayınız

Değer Yasası 1 – Suat Kamil Aksoy “Dünyanın Bütün Marksistleri, Kapital’i Okuyunuz!”

Dünyanın Bütün Marksistleri, Kapital’i Okuyunuz! Bugüne kadar Marksistler Marks’ı değişik biçimlerde yorumladılar, oysa önce anlamak gerekirdi! Okuyucuyu fikrimizle temas etmeden önce uyarmak isteriz. Bu kez ortaya koyduğumuz düşünce ile ilgili Marks alıntılarına başvurduk. Amacımız Marks’tan destek almak değil. Geçmişte ve halen Marks yandaşı olanların ezici çoğunluğuna aykırı düşerken, itiraz edeceklerin önüne bir Marks duvarı koymanın

okumak için tıklayınız