Mozart – Ahmet Say

Mozart aydınlanmacı bir besteci , aydınlanma çağının bestecisidir. Bu besteci için dünyanın dört bir yanında yorumlar, eleştiriler, incelemeler yazılmıştır. Ahmet Say, bu tür yazıların en önemlilerinin çevirilerinden yaptığı seçme ile düzenledi. Kitapta Mozart?ın mektuplarından yapılan bir seçme de yer alıyor. Kitaba eklenen müzik terimleri sözlüğü ise konuya yabancı olanların kitabı okumasını kolaylaştırıyor.
Ahmet Say, eserinde Mozart?ın yaşamından kesitler sunarak, dönemin müzik insanlarının yaşadığı zorluklara değindi. Mozart?ın üretkenliğinin yanı sıra aydınlanmacı kişiliğinin büyük önem taşıdığına değinen Ahmet Say, Avusturyalı bir Katolik olmasına rağmen, dinsel dogmalardan kurtulmanın bu kişiliğinin yansıması olduğunu belirtti. Mozart?ın büyük bir hümanist olduğunu, hümanizmayı da doğu insanında aramasının, müziğinde ?Alaturka? sitilinin kullanmasının bir işareti olduğunu kaydeden Ahmet Say, bundan dolayı

Devamını oku

İpek Halıya Ters Binen Kedi

? ?7000 Yıllık Uçan Halıya Ters Binen Hırcar? adıyla usta tiyatro yönetmeni Yücel Erten tarafından tiyatroya uyarlanan kitap, 1982 yılında Dayanışma Yayınları tarafından Ankara?da yayımlanmıştı. 2007?de ise, Evrensel Basım Yayın tarafından 2. basımı gerçekleştirilmişti.

Almanya?da Express Edition tarafından Reihe Autoren (Yazarlar Dizisi) içinde ?Die Katze die sich rücklings auf den Seidenteppich setzt? başlığı altında 1985 yılında Berlin?de yayımlanan

Devamını oku

Ca Yo Ke Tij Ti Ra Bena Vila – Ahmet Say

Daha önce yayınevimiz tarafından çıkarılan “Güneşin Savrulduğu Yerden- Bingöl Hikayeleri” adlı kitabımız şimdi de Zazaki çevirisiyle okurlarla buluşuyor.
“Ahmet Say binî halî merdimatî de rexneyî cemaatkî zaf hol dano. Nayê serkote vatişî ey de, hedîseyanî ke o neqil keno, goreyî nê hedîseyan yew hawayî şayî esto. Hîkayeya no nuştoxî ke bi nameyî “Rayerî Averşîyayişî” yew di aşm cuwa ver yew kovar de çap bibîy, bi rastî zaf weş bîy. Ez tehmîn kena Bayo Çehov zî biwendênî, verba no qeyde yew eser de heyfî xo ardênî.

Devamını oku

Eleştiri, uygarlık düzeyini gösteren ölçütlerdendir – Ahmet Say

Konu müzik eleştirisi olunca, aklıma hep şu özdeyiş gelir: ?Heykeli dikilmiş eleştirmen yoktur!? Neden? Aslında biz değerbilir bir halkız; futbolcuların bile heykelini dikeriz. Ama öte yandan biz, tek başına ?eleştiri? kavramına bile soğuk bakarız.
Bence eleştiri, uygarlık düzeyini gösteren ölçütlerdendir. Tarihteki geri toplumlarda eleştiri yoktur: İlk Çağda bir köle, ya da Orta Çağda bir serf, efendisini eleştirebilmiş midir? Veya Türkiye?de ağasını eleştiren

Devamını oku

Ahmet Say’ın ‘Ağaçlar Çiçekteydi’si – Serdar Türkmen

İnsan kendisini yazabilir mi? Elbette her yazılan biraz ya da epeyce yazarıdır. Olur mu peki, hem süzgeç ol, hem de süzülen? Oto-biyografinin, herkes tarafından bilinen riskine kolayca bağlanabilecek bu cümleden sonra, ?bize bilmediğimiz bir şey söyle? denirse, içinde insan değil de sayılar, yaşam akışı değil de kronoloji, bağlantılı filler ve sebep-sonuç ilişkisi değil de listeler olan ‘kuru biyografi’lerden en az herkes kadar haz etmeyen biri olarak ben, Ahmet Say’ın, Evrensel Basım Yayın’dan çıkan, neredeyse 400 sayfalık ‘Ağaçlar Çiçekteydi’ isimli oto-biyografisini keyifle okudum. Okutayım istedim.

Devamını oku

Ağaçlar Çiçekteydi – Ahmet Say

Ahmet Say, ‘Ağaçlar Çiçekteydi’ adlı anı-biyografi kitabında hem anılarını hem de oğlu ünlü piyanist Fazıl Say’ı anlatan baba Ahmet Say, sanatın ve sanatçının bir görevinin de haksızlıklara karşı durma mesajı vermesi olduğunu savundu. Ahmet Say, kitabında oğlu Fazıl Say’ın sanatsal duruşunu irdelerken, Orhan Kemal, Deniz Gezmiş, Mihri Belli, Fikret Otyam gibi birçok ünlü simaya ilişkin anılara da yer vermiş. Say’ın ‘Ağaçlar Çiçekteydi’ isimli kitabı aynı zamanda yakın tarihle ilgili önemli bilgiler de içeriyor

Ahmet Say, anılarını anlatırken aslında yakın tarihin siyasal olaylarını hatırlatıyor bize. Yaşanmış olayları aktaran bir yazarın tanıklığını, okurlar daha etkileyici bulacak, bundan eminiz. Üstelik Ahmet Say, içinde bulunduğu olayları kimi yerde öykü tadında yazmış;

Devamını oku

Güneşin Savrulduğu Yerden: Bingöl Hikayeleri – Ahmet Say

1935 yılında İstanbul?da doğan, piyanist Fazıl Say?ın babası, Ahmet Say, küçük yaşta piyanoya başlamış, genç yaşlarında edebiyata tutkuyla bağlanmıştır. Öğrenim için 1954?te Almanya?ya giden Say, 6 yıl sonra yurda döner ve Bingöl?de büyük bir istekle öğretmen, halk eğitimcisi ve folklorcu olarak üç yıl görev yapar.Ahmet Say?ın edebiyat alanındaki beşinci kitabı, Güneşin Savrulduğu Yerden:Bingöl Hikâyeleri, bu dönemin ürünüdür.

Say, Bingöl?de Halk dansları toplulukları kurmuş, çalıştırmış, çocuk toplulukları yetiştirmiştir. Bu kitap, TRT Ödülü, Sabahattin Ali Ödülü ve Antalya Film Festivali Ödülü?nü alan hikâyelerden oluşur.
Ahmet Say’ın bu kitabının alt başlığı Bingöl Hikayeleri. Yazar, kimi zaman bölgenin, kimi zaman halk öykülerinin kimi zaman masalların dilini yansıtarak doğu öykülerini anlatıyor. Zor koşulların keyifli öyküleri bunlar. İncecik bir mizah çizgisi inanılmazı inanılır kılmakta da yardımcı oluyor.

Devamını oku

Türkiye’nin Müzik Atlası – Ahmet Say

Ahmet Say?ın yazdığı ve Borusan Kültür Sanat Yayınları tarafından 1998 yılında İstanbul?da yayımlanan, 336 sayfadan oluşan, ciltli, tamamı renkli, kuşe kâğıda basılmış olan bu eser, 1995’te ?The Music Makers in Turkey? adlı İngilizce bir dış tanıtım kitabın Türkçe basımıdır.
Ahmet Say, kitabını şöyle tanıtmıştır:
Cumhuriyetin yetmiş beş yıllık döneminde, müzik sanatının gelişimini belgeleyen haritalarla bir ?atlas? oluşturulamaz mı? Bestecilerimizden ve onların binlerce eserinin dökümünden başlayan ilk haritayı, opera ve bale kurumlarımız ve onlarda yer alan şan ve çalgı sanatçılarımız dansçılarımız, senfoni orkestralarımız ve şeflerimiz, oda müziği topluluklarımız, solistlerimiz, korolar ve koro yönetmenlerimiz, bandolarımız, geleneksel müzik birimlerimiz, eğitim kurumlarımız, eleştirmen ve

Devamını oku

Kocakurt – Ahmet Say

Ahmet Say?ın 12 Mart döneminde 17 ay hapis yatıp çıktıktan sonra yazdığı ?Kocakurt? romanı, yakın tarihimizin en önemli dönemlerinden 1960-1970 arasını toplumumuzun değişik bir kesiminden yansıtıyor… Reklamcı ve partici Kocakurt ile bar kızı Züleyha?nın serüveni izlerken okur hem hapishaneden eğlence yerlerine o dönemin ilginç mekanlarını dolaşırken hem de değişik kesimden insanları tarihsel dönemin değişen ve değişemeyen koşullarında tanıyacak.

(*) Ahmet Say?ın 256 sayfadan oluşan bu romanı, 1974 yılında Milliyet Gazetesi?nin açtığı roman yarışmasında ödül almış, 1976 yılında Milliyet Yayınları, 1982?de Karacan Yayınları ve 2007?de Evrensel Basım Yayın tarafından

Devamını oku

İpek Halıya Ters Binen Kedi – Ahmet Say. Piyasa, ticaret ve rekabeti sorgulayan bir öykü kitabı.

Ahmet Say, edebiyatımızda ilk “epik hikaye” olan bu uzun öyküsünde, masallarımızın geleneksel başlangıç tekerlemesinin diliyle bir dolandırıcı tüccarın öyküsünü anlatıyor. Günümüzün olayları kadar gerçek, masal kadar inanılmaz bu anlatının inanılmaz yanlarından biri öykünün kahramanının bir kedi oluşu. Ticaretin kurallarına uyarak hırsızlık yapabilmesi ve bu yüzden yasaların çaresiz kalması da masalsı ikinci yan. Bu buruk gülmece okura ticaret, piyasa, rekabet benzeri deyimleri ve kurumları sorgulatıyor.

(*) Ahmet Say?ın 80 sayfadan oluşan bu epik öykü kitabı, 1982 yılında Dayanışma Yayınları tarafından Ankara?da yayımlanmış, 2007?de Evrensel Basım Yayın tarafından 2. basımı gerçekleştirilmiştir. İpek Halıya Ters Binen Kedi, ayrıca Almanya?da Express Edition tarafından Reihe Autoren (Yazarlar Dizisi) içinde

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme