Kategori: Biyografiler

Suat Taşer hakkında bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

Suat Taşer / “Mehmet Suat Taşer” 05.04.1335 ( 1919 ) İstanbul /Paşabahçe doğumlu ( 1979 Tarihinde nüfus kaydını İzmir-e aldırdı ) Baba adı; İbrahim Ana adı; Emine Evli ( İki sefer ) iki çocuk babası ” Süreyya, Evlilik Tarihi; 25. 08.1946 Kızı, Işık ” Havva Hayriye, Evlilik Tarihi; 29.06.1969 Oğlu, Barış” İlk Okulu Avanos da

okumak için tıklayınız

Ahmet Muhip Dıranas Hakkında Bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

1908 İstanbul doğumlu Fatih nüfus dairesine kayıtlı Baba adı; Galip Ana adı; Seniha Evli. ( 1940 ) eşinin ismi Münire Kızlık soyadı ÜLKER Kahraman Maraş nüfusuna kayıtlı. Çocuğu yok. İlk Okula on yaşında başladı. İlk Okul üçüncü sınıfa kadar Sinop ta okudu. İlk Okulun dördüncü ve beşinci sınıflarını Ankara da bitirdi. (1919 – 1922) Orta

okumak için tıklayınız

Faruk Nafiz Çamlıbel Hakkında Bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

Faruk Nafiz Çamlıbel / “Ahmet Faruk Çamlıbel” Mayıs 1312 (1897 ) İstanbul doğumlu Baba adı; Süleyman Nafiz Ana adı; Fatma Rukiye evli iki çocuk babası ( Yelis 1936, İsmet 1934 ) İlk tahsilini Bakırköy Rüştiyesinde okudu Hadika – i Meşveret idadisinde bitirdi daha sonra Tıbbıye ye girdi iki sene okudu, ayrıldı. Fransız?ca biliyor Şair, Gazeteci, Öğretmen,

okumak için tıklayınız

Çocuk Yazınımız ve Şaban Akbaba – Musa Artar

?Çocukluğu olmayan ?yazın? ın büyüklüğü de olmaz.? Şaban Akbaba? yı uzun süredir izliyorum. Şiirlerini, öykülerini, romanlarını, gezi-yorumlarını ve bütün bu türlerin çocuklar için olanları da içinde olmak üzere tüm ürünlerini çok yakından tanıyorum. Yazınımızın her alanında ürün vermeyi sürdürse de son dönemlerde özellikle çocuklar için yazdıklarıyla öne çıkıyor Şaban Akbaba. ?Çocuk Yazını? kavramı (?var mı,

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif bakın şiirlerini kime yazmış?

Ahmed Arif’in ölümsüz eseri, her biri birer klasik haline gelmiş şiirlerden oluşan ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ kitabındaki şiirlerin önemli bir bölümünün geçtiğimiz ay kaybettiğimiz ünlü yazar Leyla Erbil’e yazıldığı ortaya çıktı. Hürriyet Gazetesi’nde 15 Ağustos 2013 tarihli İhsan Yılmaz’ın haberi şu şekilde: “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır/ Üşüyorum, kapama gözlerini…”diye yazmıştı Ahmed Arif tek kitabına da adını

okumak için tıklayınız

Metin Altıok’un kendi yaptığı heykeller nedeniyle gözaltına alınışı.

Sivas’ta kaybettiğimiz Şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok’a yazdığı mektuplar Kırmızı Kedi Yayınları’ndan piyasaya çıktı. Kitaptaki ilginç ayrıntılardan biri 12 Eylül’ün hemen ertesinde Metin Altıok’un kendi yaptığı heykeller nedeniyle evinin basılarak tarihi eser kaçakçılığı nedeniyle gözaltına alınışı. Altıok’un mektuplarının sahibi Zeynep Altıok’a “Metin Altıok, kendi yaptığı heykeller yüzünden tarihi eser kaçakçılığından gözaltına alınışını anlatıyor size

okumak için tıklayınız

Abidin Dino?ya dairdir – M. Şehmus Güzel

Abidin Dino en tanınan ressamlarımızdan biridir. Sadece ressam da değildir, zamanı gelmiş gazetecilik yapmıştır. Gerekmiş öyküler, senaryolar, denemeler yazmıştır. Film yönetmiştir. Saati gelince de şiirler döktürmüştür. Döneminin, yirminci yüzyılın başından sonuna kadar giden zaman diliminin en ilginç, en önemli aydınlarından biridir. Hele Türkiye için. Bu nedenlerle olmalı hepimiz onu tanıdığımızı sanıyoruz, bu hem doğrudur hem

okumak için tıklayınız

Ülkesini yüreğinde taşıyan bir şair – Abidin Parıltı

Şêrko Bêkes hiç kuşku yok ki yaşayan en büyük ve en üretken Kürt şairlerinin başında geliyor. Otuzu aşkın şiir kitabı yayımlanan Bêkes?in, birçok şiiri çeşitli dillere çevrildi, uluslararası ödüllere layık görüldü, özellikle Irak Kürdistanı?nda şiirleri dilden dile dolaştı, ulusal manalar kazandı. Irak rejimiyle baş etmeye çalışan Kürt grupları arasında ulusal şair

okumak için tıklayınız

Türkiye’de ve Dünya’da Orhan Kemal – Svetlana Uturgauri

Orhan Kemal (1914-1970) yalnız kendi ülkesinde değil, ülke sınırlarının çok ötesinde de tanınmaktadır. Orhan Kemal, Sovyetler’de de çok iyi tanınan bir yazardır. Bu Türkiye yazarının ilk seçme öyküleri, Moskova’da 20 yıl önce yayınlanmıştır.(1) Onun yazdıklarını şimdi Azerbaycanlılar, Ukraynalılar, Gürcüler, Kazaklar, Latviyalılar ve Özbekler de kendi dillerinde okuyorlar. Orhan Kemal’in yapıtlarında, bugün yaygın olan yabancılaşma sorununa

okumak için tıklayınız

Leyla Erbil hayatını kaybetti

Usta yazar Leyla Erbil, uzun zamandır tedavi gördüğü Balat Hastahanesi’nde hayatını kaybetti. Balat Hastanesi’nde yoğun bakımda uyutulan edebiyatçı, yazar Leyla Erbil hayatını kaybetti. Erbil’in cenazesi Levent Camiî’nden kalkacak. Yazar, kalp rahatsızlığı nedeniyle kış aylarından beri hastanede tedavi görüyordu.

okumak için tıklayınız

Gerçekçi Yazın ve Maksim Gorki – A.Kadir Şahin

20 yüzyıl edebiyatının başlıca sorunu kitlelerin köleleştirildiği, toplumsal adaletsizliğin arttığı bir dönemde insanın ne olduğu, nasıl yaşadığı ve nasıl yaşaması gerektiğidir. Feodal köleliğe karşı mücadele ederken burjuvazi insanlığa vaat ettiği özgürlük, kardeşlik, eşitlik ilkelerini burjuva devriminden sonra unutmuştu. Bu durum kitlelerde var olan düzene karşı kuşku ve güvensizliğin artmasına neden olmuştur. Burjuva eleştirel gerçekçi yazarlar

okumak için tıklayınız

Yasaklı ve Yaralı Dilin Sesi – Elif Şahin Hamidi

Mehmed Uzun, romanlarını Kürtçe yazmayı tercih eden Türkiyeli bir Kürt yazar. Çünkü Uzun’un anadiliydi Kürtçe ve bu yasaklı dile karşı yoğun bir ahlaki sorumluluk duyuyordu. Hiçbir politik harekete bağlı olmadığını, bulduğu her fırsatta, sıkça dile getiren Uzun, “Benim hareketim Kürt dilidir. Normlarım edebi olmalıdır, Kürt propagandist değil” diyor. Ve ekliyor:

okumak için tıklayınız

Göğsü Dirençli Adam – Müslüm Kabadayı

İnce uzun ayaklarının üzerinde iri kemikli bir beden taşıyordu; kesik kulağından fışkıran yaşam direnciyle dokunmuş emekçi bir kafa taşıyordu her şeyden önce. Yüreğinden eylem bilinciyle bezenmiş insan sevgisi taşıyordu bulunduğu her yere? O, laf taşımıyordu vicdansız kulaklara. Adımladığı her yerde haksızlığa karşı direnç aşılıyordu vicdanlara. Eşitlik ve özgürlük yolunda dövüşerek ölenler için yapılan saygı duruşlarında

okumak için tıklayınız

“Neredeydi yargıç? Neredeydi yüksek mahkeme? Konuşacaklarım var! El kaldırıyorum işte!” – Franz Kafka

Yapılmamış, unutulmuş itirazlar mı vardı? Şüphesiz vardı böyle itirazlar. Gerçi yerinden oynatılamazdı mantık, ama yaşamak isteyen kimseye de karşı duramazdı. Neredeydi yargıç? Neredeydi yüksek mahkeme? Konuşacaklarım var! El kaldırıyorum işte!

okumak için tıklayınız

Güzin?le – M. Şehmus Güzel

« Çok değiştim değil mi ? » « Ne kadar zayıfladım n?est-ce pas ? » « Her şey için çok teşekkür ederim. Tekrar görüşürüz. Kusura bakmayın … » Güzin?in 1971?den bu yana Abidin?le paylaştığı ve son yirmi yıldır Abidin?in, Nâzım?ın, Münevver?in, Avni?nin, Fahri?nin, Behlül?ün, ana ve babasının ve diğerlerinin anılarıyla başbaşa yaşadığı ev-atölyenin kapısını kapıyorum.

okumak için tıklayınız

Thomas Mann ‘ın günlük çalışma rutini

Mann hep sabah saat 08:00’de uyanırdı. Yataktan çıktıktan sonra bir kahve içer, banyo yapar, giyinir ve karısıyla kahvaltı ederdi. Sonra 09:00’da çalışma odasına kapanır ve kendisini ziyaretçiler, telefon çağrıları ve ailesinin erişimine kapatırdı. Çocukların, Mann’ın yazma saatleri olan 09:00 ile öğle saatleri arasında gürültü yapmaları katiyetle yasaktı. Zihni en çok o saatlerde açıktı ve Mann

okumak için tıklayınız

Nail?in Ardından – M. Şehmus Güzel

Nail Satlıgan Kapital?in hakiki ve ciddi çevirisini yaptı. Bize emanet etti. Namuslu, ödünsüz (hem kendisine hem başkalarına) hakiki bir aydındı. Aydınlatanlardan. Çalıştıranlardan. Kendi adıma hemen yazmalıyım : 1980?lerde Korkut Boratav, Sungur Savran, Ahmet Tonak ve diğer meslektaş ve yoldaşlarıyla 11. Tez?i çıkardıkları zamanlarda ve daha sonra İktisat Dergisi?ni yönettiği günlerde ilgi alanıma giren konularda benden

okumak için tıklayınız

Ömer Hayyam ve Yaşar Kemal – Celal Üster

Geçenlerde piyanist ve besteci Fazıl Say’a, düşünce ve ifade özgürlüğünün temel ilkeleri ayaklar altına alınarak verilen ‘ceza’nın ardından pek çok şey yazıldı, konuşuldu, tartışıldı. Gel gör ki, ‘ceza’nın ve tartışmaların belki de asıl öznesi olan 11. ve 12. yüzyılların İranlı şair ve bilim insanı Ömer Hayyam’ın kendisi pek gündeme gelmedi. Fazıl Say?a verilen ?ceza?nın öncesi

okumak için tıklayınız