Kategori: Franz Kafka

Kafka’nın Hayata Bakan Pencereleri – John M. Grandin

Franz Kafka, bir yanda sanatçı yaratıcılığının kişisel krallığı, öbür yanda, babasının çevresindeki burjuva hayatı, mesleği ve nişanlısı ile bölünmüş bir dünyada yaşadı. Yeteri kadar bibliyografik belge onun, her ikisinin de taleplerini karşılamaya çalışırken, yalnızca uzlaştırılamaz olduklarını gördüğünden, bu bölünme yüzünden acı çektiğini gösterir. O, günlüğüne edebiyat dışındaki tüm etkinliklerden nefret ettiğini ve yalnızca yazmak için

okumak için tıklayınız

Kafka: Küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez

“Engelleyici tüm düşünceleri ve dertleri neredeyse dayanılmaz ve iğrenç yük olarak duyumsadığımı sanma Felice, her şeyi severek silkip atmak istediğimi, düz giden yolu tüm diğer yollara tercih ettiğimi, hemen ve şimdi küçük doğal çevrede mutlu olup, daha çok da mutlu etmek istediğimi. Ama şimdi olanaksız bu. Yük benim üzerime bindi bir kere, memnunsuzluk beni sarsıyor,

okumak için tıklayınız

Tolstoy’dan Camus’ye, Kafka’dan Woolf’a ölümün ayrıntılı anlatımları

Trajedi ve yıkımı benliğinin bir parçası haline getiren Kafka’nın, edebiyat tarihinde yeni bir sayfa açtığını söylemek herhalde gereksiz. Yaşarken ölen, infazlara şahit olan, daha önce hiç karşılaşılmayan tekniklerle katledilen insanların varlığını eşeleyen Kafka, Brombert’e göre hasta ve titreyen bedenle çevrili bir ruh âdeta. Dahası, yazma eylemini “korkunç” hale getiren bir isim. Ölenin mi yoksa yaşayanın

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’dan Sadık Hidâyet’e – “Köy Hekimi”nden “Kör Baykuş”a

Kafka’yı okumayan yoktur. Yılları devirip gelmiş bir yazardır o. Romanlarını, öykülerini iflah olmaz bir acıdan beslenerek yazandır. Metinleri arasında, duygu yüklü satırlar bulamazsınız ama sayfalar kapanınca, puslu bir atmosferde yitik kahramanlar ya da kaybolmuşluk duygusudur size kalan. Her sırrına erişilemez, mantıklı bir bakışla birbirini bütünlemeyen bir anlatı ormanı kurmuştur ve onun ormanında gezinir, beklenmedik yollarda

okumak için tıklayınız

Franz Kafka: Mahkeme

Kanun önünde bir kapı görevlisi vardır. Köylü bir adam, kanuna giriş izni ister bu görevliden. Fakat görevli ona bu izni şimdilik veremeyeceğini söyler. Adam düşünür, sonra girmesine izin verilip verilmeyeceğini sorar. ‘Sonra belki girebilirsin, der kapı bekçisi. ama şimdi değil’. Kanunun kapısı sürekli olduğu gibi açık durur ve kapı görevlisi kenara çekilir.

okumak için tıklayınız

Kafka’nın elyazmalarının akıbeti

Bu hikâyenin Kafka için iyi bir öykü konusu oluşturacağını düşünmemek elde değil. Ama önemli olan, arşivlerin korunabilmesi… Franz Kafka’nın, 1924’teki ölümünden önce, yayımlanmamış birçok eserini de içeren elyazmalarını arkadaşı Max Brod’a “öldükten sonra yakılmaları” şartıyla bıraktığı ve Brod’un bu vasiyeti yerine getirmeyip bunları yayına hazırladığı genel olarak bilinir. (Yaşadığı sırada fazla kitap yayımlamayan Kafka’nın çoğu

okumak için tıklayınız

Kısa bir Kafka profili

Franz Kafka çok çelimsiz biriydi. Öyle çelimsizdi ki hayatı boyunca kendisinden daha zayıf biriyle karşılaşmadı. Dışarıdan bakıldığında yaşamı da pek renkli sayılmazdı. Franz Kafka 3 Temmuz 1883 günü tüccarlık yapan Hermann Kafka ile kızlık soyadı Löwy olan Bayan Julie Kafka’nın ilk çocuğu olarak Prag’da dünyaya geldi. Kafka Berlin’in dışında Münih, Zürih, Paris, Milano, Viyana, Budapeşte,

okumak için tıklayınız

Franz Kafka, “Bir Açlık Sanatçısı” – Gönenç Kaytaz

Kafka’nın “Bir Açlık Sanatçısı” adlı hikayesi, yazarın ölmeden önce yayınlanan son eseri olarak ta bilinmektedir. Yazar, bu hikayesinde, bir kafeste günlerce aç kalarak şehrin göbeğinde gösteri yapan bir adamın öyküsünü anlatmaktadır. Hayatını yalnızca bu yolla idame ettiren bir sanatçının öyküsüdür bu aynı zamanda. Beslendiği, hayat bulduğu, nefes aldığı dünya bunun üzerine kurulmuştur onun için. Bu

okumak için tıklayınız

Franz Kafka hayatta iken basılan Dönüşüm’ün kapak fotoğrafı

Dönüşüm, Değişim veya Metamorfoz (Almanca özgün adı: Die Verwandlung), Franz Kafka’nın hayatta iken baskısını gördüğü uzun öyküsü. Kitap şeklinde ilk baskısı Kurt Wolff tarafından düzenlenerek Aralık 1915’te yayımlandı. Kafka’nın yayımevine 25 Ekim 1915’te gönderdiği ve ilk baskının kapak resmi ile ilgili sıkıntılarını anlattığı mektupta “Böcek” (Insekt) kelimesini kullanmış ve “Kapakta böcek olmasın. Uzaktan bile görülmesin”

okumak için tıklayınız

İktidar ile bireyin bürokrasiden doğan iletişimsizliğinin romanı: Şato – Franz Kafka

Roman, yeryazımcı olan K.’nın, bir köprünün başında durmuş, karın, sisin içerisinde Şato’yu görmeye çalıştığı bir durumda başlar ve hep K.’nın o şatoya ulaşmak için verdiği mücadelelerle devam eder. Ancak her türlü girişimine rağmen K., ne şatoya ne de şatodan bir üst görevliye ulaşamaz. Dava romanında da olduğu gibi, yeryazımcı olan K. hep kurumların temsilcilerinin temsilcileri

okumak için tıklayınız

Tezer Özlü’nün Franz Kafka mezar ziyareti: “İşte ancak o zaman uzaklaştım yaşamın sonundan…”

“Yaşamın sonu hiçbir zaman bana ırak gözükmedi. Her yüzde, her solukta, her büyüyende, her yaşlananda, her sarılmada, her sabahta gördüm yaşamın sonunu. Çocukken bile, buğday tarlalarında, yaz gecesi mehtabında ve çocukluk gecelerinin derin karanlığında gördüm yaşamın sonunu, ama ben giderken, ben ya da tren görünümlerin içinden, kentlerden, köylerden, tarlalardan, dağ sıraları önünden, ardından, bir göl

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’nın Gorki’ye ve Lenin’e ilişkin görüşleri

Kafka’ya Maksim Gorki’nin Leo Nikolayeviç Tolstoy’a ilişkin Anıları’nın Çekçe bir çevirisini verdim. Kafka şöyle dedi: «Gorki’nin bir kişi üzerinde yargıya varmadan o kişinin karakterini çizmedeki ustalığı insanı duygulandırıyor. Bir fırsatla onun Lenin’e ilişkin notlarını okumayı çok isterdim.» «Gorki Lenin’le ilgili anılar mı yayınladı?»

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’nın hayatta iken yayımlanan Ceza Sömürgesi kitabının ilk baskılarının kapak fotoğrafları

Ekim 1914 yılında yazılıp 1919 yılında basılan Ceza Sömürgesi (Almanca: In der Strafkolonie, İngilizce: In the Penal Colony), Franz Kafka’nın bir kısa öyküsüdür. İsimsiz bir ceza kolonisinde geçer. Kimi eleştirmenler, yazarın Octave Mirbeau’nun Le Jardin des supplices (İşkence Bahçesi) romanından esinlendiğini belirtmiştir. Öyküde, Kafka’nın diğer eserlerinde olduğu gibi, anlatıcı korku dolu olayları dışarıdan izler ya

okumak için tıklayınız

Koji Yamamura’ dan Franz Kafka ‘nın Köy Hekimi öyküsünün kısa filmi

Japon yönetmen Koji Yamamura’nın 2007 Ottowa Uluslararası Animasyon Festivali’nden Büyük Ödül ile dönen ve gösterime girdiği birçok festivalde de ödül alan 21 dakikalık animasyonudur. Franz Kafka’nın “Ein Landarzt” adlı kısa öyküsünden esinlenilmiştir. Bir kasabada gözden ırak ve yoksul bir yaşam süren doktorun içinde bulunduğu çaresizlik, karlı ve soğuk bir gecede başına gelen uğursuzluklarla ve bir

okumak için tıklayınız

Yola Düşmek ? Franz Kafka

Derhal ahırdan atımı getirmelerini emrettim. Uşak emirlerimi anlamadı. Bu yüzden ahıra ben kendim gittim, eyeri atın üzerine attım ve bağladım. Uzaktan bir trompet sesi duyuluyordu, uşağa bu sesin ne manaya geldiğini sordum. Uşak hiçbir şey bilmiyordu, zaten hiçbir şey de duymuyordu. Tam bahçe kapısında yolumu kesti ve: – Nereye gidiyorsunuz patron?, diye sordu. – Bilmiyorum,

okumak için tıklayınız

“İşkence çeken insanlığın zincirleri büro kâğıtlarındandır.” – Franz Kafka

Büro Kağıtlarından Zincirler Kafka?ya dair hâlâ yeni bir şey söylenebilir mi? Bu kitabın bu konuda bir iddiası vardır. Gerçekten de bence Kafka?nın eserinin büyüleyici itaatsizlik gücünü açıklamak için farklı bir gözle bakmanın vakti gelmiştir. Walter Benjamin Kafka üzerine ünlü denemesinde (ne yazık ki pek dikkate alınmayan) bir uyarıda bulunuyordu: ?Kafka?nın yazılarında ihtiyatla, sakınılma, kuşkuyla, el

okumak için tıklayınız

Akademi için bir rapor – Franz Kafka

Saygıdeğer Akademi Üyeleri! Geçmişteki maymun yaşamıma ilişkin bir rapor hazırlayıp akademiye sunmaya çağırmakla bana şeref veriyorsunuz. Ne yazık ki, çağrınıza uyamayacağım. Maymun yaşamım neredeyse beş yıl geride kaldı. Belki takvime göre kısa, ama bu zamanı dolu dizgin geride bırakan benim için alabildiğine uzun bir süre. Gerçi yer yer seçkin insanların, öğütlerin, alkışların ve orkestra müziğinin

okumak için tıklayınız

Babaya Mektup, Franz Kafka

Franz Kafka,1919?da dinlenmek üzere gittiği Schelesen?de Julie Wohryzek adında bir kızla tanışıp nişanlandı. Aynı yıl kaleme aldığı Babaya Mektup, yazarın bu nişana karşı çıkan babası Hermann Kafka?ya yanıtıdır. Kafka?nın yayınlamak amacıyla değil, babasıyla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirmek için yazdığı, ama hiç göndermediği bu mektup, hem Kafka?nın yaşamöyküsüne açıklıklar getirmesi,

okumak için tıklayınız