Kategori: Franz Kafka

“Yürürken gücümün son sınırına kadar gelmemiştim hiç, ama düşünürken hep gelirdim.” Franz Kafka

Sevgili Bayan Milena… İnsan aşkı kitaplardan öğrenemez, öğretemez? sadece yaşanılır bazı duygular, anlatılamaz.. Kulak verelim kelimelere, duygulara? Satır satır gezelim cümlelerde, kelimelerde. ?Ben o kadar güçlü değildim; ama o sadece acı çekiyordu, bense hem çektiriyor hem de çekiyordum.? Bazen içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır. Bazı durumlarda bazen sadece acı çekilir.

okumak için tıklayınız

Aforizmalar – Franz Kafka

“Sorun şu: Yıllar önce bir gün, tabii oldukça üzgün bir halde, Laurenziberg yamaçlarında oturuyordum. Yaşamdan dilediklerimi gözden geçiriyordum. En önemli ya da bana en çekici geleni, bir yaşam görüşü kazanma dileğiydi (ve -bu tabii ki onun zorunlu bir kısmıydı- yazarak bu hayat görüşünün doğruluğuna başkalarını ikna etmekti); öyle ki yaşam yine kendi doğal, keskin iniş

okumak için tıklayınız

Kafka?nın ne kadar büyük ve ne kadar özgün bir yazar olduğunu vurgulamak için anlatılan bir hikaye

Tanrı Azrail?den Kafka adında bir adamı öldürüp kendine getirmesini ister. Azrail elindeki öldürülecekler listesinde küçük bir oynama yaparak Kafka?nın adını ilk sıraya alır ve canını almak için dünyaya iner. Prag?dan başlar aramaya ve tüm Avrupa?yı dolaşır, ama bulamaz. Tanrıya karşı mahcup olmak istemediğinden hiç ara vermeden devam eder yolculuğuna ve tüm mevsimlerde, tüm kentleri dolaşır?

okumak için tıklayınız

Absürt edebiyat: Kimin gerçekliği? – Melih Levi

Yaşamın absürtlüğü karşısında hayata farklı anlamlar yükler, kendimizi farklı gerçeklere inandırır, yarattığımız bu gerçekliğin içerisinde yüzüp dururuz. Bizimkisiyle çelişen bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığımızda da aynı Poprişçev gibi üşür ve afalla. Franz Kafka, Nikolay Gogol, Daniil Kharms, Kurt Vonnegut, Patrick Süskind, Albert Camus, Samuel Beckett… Çoğumuzun en azından ismen tanıdığı bu yazarların ortak özelliği, absürt

okumak için tıklayınız

“Neredeydi yargıç? Neredeydi yüksek mahkeme? Konuşacaklarım var! El kaldırıyorum işte!” – Franz Kafka

Yapılmamış, unutulmuş itirazlar mı vardı? Şüphesiz vardı böyle itirazlar. Gerçi yerinden oynatılamazdı mantık, ama yaşamak isteyen kimseye de karşı duramazdı. Neredeydi yargıç? Neredeydi yüksek mahkeme? Konuşacaklarım var! El kaldırıyorum işte!

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’ya kapsamlı bir bakış

Reiner Stach?ın uzun ve titiz çalışmalar sonucu hazırladığı Franz Kafka?nın iki ciltlik biyografisi Sel Yayıncılık?tan çıktı. Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından olan ve çalkantılı bir dönemde yaşayan Praglı sigorta memuru Franz Kafka, yapıtlarıyla dünyanın her köşesinde günümüze kadar süren kültürel bir şok dalgası nasıl yaratabildi? Sorunun yanıtını vermek için titizlikle çalışan Reiner Stach, sonunda kapsamlı

okumak için tıklayınız

Günah ve Umut / Aforizmalar – Franz Kafka

Aforizmalar adıyla çevrilen bu kitapta, yaşam ve ölüm, iyi ve kötü, güzel ile çirkin gibi konular derin bir biçimde işlenmiştir. Albert Camus’un deyişiyle Kafka?nın yazıları, Korku Çağı yok olana dek güncelliğini koruyacaktır. Yirminci yüzyılın sadece ilk çeyreğini yaşamış olan Kafka’nın eserleri çağımızı anlamada bizlere hala sonsuz ışığıyla yol gösteriyorsa eğer, bu yirminci ve yirmi birinci

okumak için tıklayınız

Avcı Gracchus adlı öykü – Franz Kafka

İki oğlan çocuğu rıhtım duvarının üstüne oturmuş zar atıyorlardı. Adamın biri, bir heykelin basamakları üstünde, kılıç sallayan kahramanın gölgesinde gazete okuyordu. Kızın biri çeşme başında bakracına su dolduruyordu. Bir meyve satıcısı malının yanı başına uzanmış gölü seyrediyordu. Bir meyhanenin iç tarafında iki adamın şarap içtiği, açık kapı ve pencere deliklerinden bakınca görülüyordu. Meyhaneci ön tarafta

okumak için tıklayınız

Edebiyatta Franz Kafka – Ayşe Kaygusuz

Dünya edebiyatında en çok tartışılan, yorumlara sığmayan ve biçim yönünden, zor eserler bırakan Kafka; Çek asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak, 1883? te Prag? da doğmuş büyümüştür. Taşralı, Çek işçi sınıfından olan babası, evlendikten sonra zengin olmayı başarmıştır. Annesi ise varlıklı, aydın bir Alman Yahudi ailesinden gelir. 1901? de babasının zoruyla Prag Üniversitesi?nde Hukuk öğrenimine

okumak için tıklayınız

Yazar – Metin Çözümlemesi Işığında Kafka ve Prag – Erinç Büyükaşık

20. yüzyılın elbette en büyük roman ustalarından biri sayılan Kafka, yazdıkları kadar yazdıklarının yaşamıyla oluşturduğu ilintiler açısından da önemli bir isim olagelmiştir. Praglı yazarın kentle kurduğu bağın ve yaşadığı sokak, okuduğu okul, baba figürü ve içindeki öfkeyle içkin olan anlatı dilinin kaçınılmaz sonucu olarak Dava, Dönüşüm, Amerika gibi temel yapıtlarında yazar-anlatıcı bağı okur adına daha

okumak için tıklayınız

Bir Köy Hekimi – Franz Kafka

Ne yapacağımı enikonu şaşırmış durumdaydım. Acele yola çıkmam gerekiyordu; ağır bir hasta on mil uzaktaki bir köyde beni bekliyor, sert bir tipi ise onunla aramdaki geniş mekanı duruyordu. Bir arabam vardı, hafif, tekerlekleri büyük, tam köy yollarına göre; kürk paltoma bürünmüş, elimde çanta yola çıkmaya hazır, avluda dikilmeye başlamıştım; gelgelelim at yoktu arabaya koşacak, at!

okumak için tıklayınız

“Yaşam, daha başında kaybedilmiş bir savaştır.” (*) – Canan Koçak

(*) “Yaşam, daha başında kaybedilmiş bir savaştır.” Franz Kafka 1883?te Prag?da başlayıp, 1924?te Viyana?nın Sanatoryum hastanesinde sonlanan bir hayat onunkisi. Başlangıç olduğunu bilerek, ?sonlanan? diyorum, çünkü ölüm için kullanılan genel bir tabirdir bu. Ölen kişi kaç yaşında olursa olsun, ardından kullanılan sözcükler genelde bitiş, son ya da kaybedişle ilgilidir. Kuşkusuz bahsi geçen şahıs içinde aynı

okumak için tıklayınız

Akbaba – Franz Kafka

Eserlerinde özellikle 20. yüzyılın sanayi sonrası batı toplumunun açmazını ve içine düştüğü yalnızlık ve yabancılaşma sürecini çok iyi gözlemleyen ve işleyen, yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, 20 yıllık dostu Max Brod’a bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için rica etmişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla aynı fikirde değildi. Max Brod,

okumak için tıklayınız

Kafka’yı nasıl okumalı? – A. Ömer Türkeş

Yaşamı boyunca pek tanınmayan, tüm yazdıklarının imha edilmesini vasiyet ettiği yakın arkadaşı Max Brod?un ?ihaneti? sayesinde hikaye ve romanlarıyla bir edebiyat efsanesine dönüşen Franz Kafka, 1883?te, Alman asıllı Yahudi bir tüccarın en büyük oğlu olarak Prag?da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Alman okullarında tamamladı. 1901?de Karl Ferdinand Üniversitesi?nin kimya fakültesine kayıt yaptırdıysa da, karar değiştirip

okumak için tıklayınız

Gölge/si… – Nejdet Evren

?Özgürlük Anıtı? dendiğinde kulağa çok hoş gelir; duyguları okşar ve insanın kendine olan inancını, güvenini tazeler. Toplumsal tüm kaotik ortamların , kargaşanın içinde birey omla hak ve bilincine erişimin ayrıcalığını sunar insana. Düş ve gerçeğin cisim ve gölge gibi gün-eşin karşısında eriyip yok olması gibi, karışıp kaynaşması gibi… Söylemin çağrıştırdığı duygular, tüm özgürlüklerin sınırsız ve

okumak için tıklayınız

Köprü – Franz Kafka

Katı ve soğuktum, bir köprüydüm, bir uçurum üzerinde uzanmış yatıyordum. Bir yakaya ayak uçlarım, öbür yakaya ellerim gömülmüştü; çatlayıp dökülen balçık toprağa sımsıkı geçirmiştim dişlerimi. Giysimin etekleri iki yanımda uçuşuyor, derinlerde o buz gibi suyuyla alabalıklı dere gürül gürül akıyordu. Hiçbir turist yolunu şaşırıp da bu geçit vermez yücelere uğramıyordu, henüz haritalara geçirilmemişti köprü. Böylece

okumak için tıklayınız

Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

Ceza Sömürgesi (Almanca: In der Strafkolonie, İngilizce: In the Penal Colony), Franz Kafka’nın bir kısa öyküsüdür. İsimsiz bir ceza kolonisinde geçer. Kimi eleştirmenler, yazarın Octave Mirbeau’nun Le Jardin des supplices (İşkence Bahçesi) romanından esinlendiğini belirtmiştir. Öyküde, Kafka’nın diğer eserlerinde olduğu gibi, anlatıcı korku dolu olayları dışarıdan izler ya da bu olaylar nedeniyle hissizleşmiştir. Öykü, 1999

okumak için tıklayınız

Mavi Oktav Defterleri – Franz Kafka

“Her insan içinde bir oda taşır. Bunu işitme duyusuyla bile kanıtlamak mümkündür. Diyelim ki gecedir, dört bir yanda sessizlik hüküm sürerken biri seri adımlarla ilerlemektedir; bir kulak kabartan çıkarsa, duvara tam tutturulmamış bir aynanın takırdamasını işitebilir örneğin.” F. Kafka Kafka?nın ölümünden sonra bulunan kâğıtları arasında sekiz tane mavi oktav defteri de vardı. Bu defterler aforizmaların

okumak için tıklayınız

Franz Kafka: Şato – Süleyman Deveci

Praglı Franz Kafka denilince akla her şeyden önce Max Brod adı gelmelidir. Zira onun bu arkadaşı olmadan ne edebiyatçılar ne de koca dünya böyle bir yazarın varlığından haberdar olurdu. Kafka´nın 1924´de Viyana´da bir sanatoryumda kırkbir yaşında vefatından sonra Max Brod isimli yirmi yıldır arkadaşı kendisine imha edilmeleri için verilen yazılarının hemen hepsini yayınlatma kararı verir.

okumak için tıklayınız

Bir Savaşın Tasviri – Franz Kafka

Franz Kafka, 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra babasının isteği üzerine Prag?daki Karl Ferdinand Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ne girdi. Hukuk eğitimi esnasında özellikle edebiyata ilgi duydu ve Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. ?Bir Savaşın Tasviri? adlı ilk eserini bu dönemde yazdı. Bu kitapta yer alan 34 anlatı, özünde yalnız olan bireyin, “kafkaesk” dünyanın çıkmaz

okumak için tıklayınız