Kategori: İnceleme

Deyiş ve Direniş (Pir Sultan Abdal) – Ali Yıldırım

‘Osmanlı tarihlerinin yaşadığı Pir Sultan Abdal hakkındaki derin suskunluk acaba büyük bir gizi saklıyor olamaz mı? Tarih neden susar? Tarihin susmasının siyasal anlamı nedir? Zaman 16. yüzyılsa ve sözkonusu olan Alevilerse ve onun önderleri ise Osmanlı tarihinin susması için başka neden aramaya gerek var mıdır? Tarih burada siyasetin hizmetindedir ve zorunlu olarak susacaktır. Evet, saf

okumak için tıklayınız

Osmanlı Engizisyonu (Anadolu’da İnançsal Zulüm Tarihi) – Ali Yıldırım

“Osmanlı Engizisyonu” kitabı bir sorunun yanıtını arama serüvenidir. Ve yanıtı kadar sorunun kendisi de canalıcı değerdedir. Osmanlı’da da Batı’da olduğu gibi resmi dinsel anlayış dışında yeralan inanç ve düşüncelere karşı bir Engizisyon uygulaması yaşandı mı? Yanıtını aradığımız soru budur. Soru ilktir ve ilk olmanın kimi eksikliklerini taşıması doğaldır. Aşmak, reddetmek, taşları yerli yerine oturtabilmek için

okumak için tıklayınız

Emeğin Gücü / 1870’ten Günümüze İşçi Hareketleri ve Küreselleşme – Beverly Silver

Sosyoloji Profesörü Beverly Silver ‘in 2005 yılında  Amerikan Sosyoloji Derneği Seçkin Akademik Yayın Ödülü’nü kazanan, kapsamlı bir araştırmanın ürünü olan Emeğin Gücü / 1870’ten Günümüze İşçi Hareketleri ve Küreselleşme adlı bu kitabı, işçi eylemlerinin son 130 yılda dünya genelinde sergilediği eğilimleri dünya kapitalizminin ekonomik ve siyasi dinamikleriyle bağlantılı olarak inceliyor. Dünyada işçi eylemleri üzerine yeni

okumak için tıklayınız

RedHack (Sanal Alemin Klavyeli Asileri) – Orhan Gökdemir

Redhack Manifestosu.. “Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz. Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. Anlamıyor

okumak için tıklayınız

Bütün Gün Ne Yaptın ? – Elif Kutlu

Bir adam eve gelir ve evdeki kadına (eşine/annesine vs.) söylenmeye başlar: ?Yemek hazır değil mi??, ?İşler hala bitmedi mi??, ?Bu evin hali ne?? ya da özetle ?Bütün gün ne yaptın?? Kadın bu sorunun cevabını vermek istese de bütün gün çalıştığını söyleyemez. Çünkü bunu kanıtlayacak parası yoktur. Oysa kadın bütün gün çalışır, o anlamsız soruyu soran

okumak için tıklayınız

Hükmen Yenik! (Türkiye’de ve İngiltere’de Futbolun Sosyo-Politiği) -Dağhan Irak

Politika ve futbol aynı “saha”da dans eder. Zamanla dekor, “saha”, kostüm, izleyici, müzik değişir… Lakin bu ikili, dans için gerekli bütün “yan öğeleri” “yeniden üretir” ve tempo artarak devam eder. Bu nedenle “büyük resmi” görebilenler iyi bilir: Futbol, sadece maç izleyerek anlaşılmaz! Onu anlamak ve anlatmak için en elverişli “saha” siyasal tarihtir. Ne var ki,

okumak için tıklayınız

Geç Barbarlık Çağı 1 / Dünya ve Türkiye – Prof. Dr. Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazılardan yirmi üçünü Geç Barbarlık Çağı (I-II) adı altında ve iki kitapta, ilk yayınlandıkları biçim ve içerikleriyle okurlara sunuyoruz. “Dünya ve Türkiye” alt başlığını taşıyan Geç Barbarlık Çağı-I’deki on bir yazıdan ilk üçünde Türkiye’nin Avrupa ile, temel parametreleri XIX. yüzyıl başında

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Diktatörlük – Nicos Poulantzas

“Faşizm, sakin bir gökyüzünde birdenbire kopan bir sağanak gibi gelmez” Poulantzas, Faşizm ve Diktatörlük’te III. Enternasyonal?in özellikle faşizm karşısında düştüğü saf ekonomizmi eleştirir. Poulantzas’ın dikkat çektiği nokta iktidar, kapitalist devlet tarzının aldığı biçimler, bu biçimler altında şekillenen rejimler, bu rejimler içindeki devlet personeli (bürokrasi) ve elitlerin egemen sınıflarla kurdukları ilişkilerin çok katmanlı doğasıdır. Onun için

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği – Ataol Behramoğlu

“Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği”, Prof. Dr. Ataol Behramoğlu’nun o sırada öğretim kadrosu içinde yer aldığı ve daha sonra bölüm başkanı olacağı İstanbul Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Anabilim-Rus Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı kapsamında Temmuz 2000 tarihinde doktora tezi olarak sunduğu çalışmasıdır. Ataol Behramoğlu 1960’lı yılların ilk yarısında Ankara Üniversitesi DTCF Rus Dili ve Edebiyatı

okumak için tıklayınız

Marksizmin Başyapıtları (19. Yüzyıl)

Bu kitap bir tarih çalışması değil. Çünkü Marx’ın kuramı henüz tarihteki yerini almış, miadını doldurmuş, artık esin kaynağı olmaktan çıkmış bir kuram değil. Hatta iddiamız o ki, Marksizm esas olarak geleceğin kuramıdır. K. Marx ve F. Engels’in temel eserlerinin geniş değerlendirmelerinden oluşan Marksizmin Başyapıtları -19. Yüzyıl- kitabını da bu bakış açısıyla, geleceğin ipuçlarını yakalamak ve

okumak için tıklayınız

Fatih ve Fetih (Mitler – Gerçekler) – Erdoğan Aydın

Tarihçilik çetin bir meslek; yöntemi de güçlüklerle dolu; sadece hüner istemiyor, ahlaka da ihtiyaç var. Bizler gibi, efsane düşkünü, buğulu ve sisli olandan hoşlanan, böbürlenme meraklısı, gelecek için de çağdaş ve uygar tasarılardan ürken toplumlarda, işler daha da çatallaşıyor… 90’lı yıllarda yayımlandığı -dört ciltlik- İslamiyet Gerçeği ile Nasıl Müslüman Olduk? adlı kitapları, yalnız yararlanılan değil,

okumak için tıklayınız

İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum – Vincent de Gaulejac

Otuz yılı aşkın bir süredir çalışmanın örgütlenmesinde esaslı bir dönüşüm yaşandı. Esneklik ilkesi ve ağ imgesi etrafında şekillenen yeni yönetim paradigması, risk iştahıyla ve müteşebbis ruhuyla sürekli beşeri sermayesini artıran bir işçi tipi oluşturmayı hedefliyor. Üstelik bu paradigma artık sadece işyerini ve çalışma yaşamını değil; benliğimizi, gündelik yaşamımızı ve toplumsal kurumları da biçimlendirmeye başladı. Fransa’nın

okumak için tıklayınız

Bizansın gizemli peçesinin ardındakiler – Elif Tanrıyar

Tarihi ve özellikle de Bizans tarihini farklı bir mercek altından görmemizi sağlayarak bize sevdiren kitapların yazarı Radi Dikici; daha önce yazmış olduğu Bizans İmparatorluğu Tarihi adlı araştırma kitabına yeni bölümler ekleyerek bizi yeniden tarihin en gizemli ve ihtişamlı dönemlerinden birine götürüyor. Dikici, daha önce on beş yılı aşkın bir araştırma ve çalışmanın ürünü olan Şu

okumak için tıklayınız

Asker Doğmayanlar – Pınar Öğünç

Onlar, ‘asker doğulan’ bir ülkede asker olmayı reddedenler. İsimleri sivil olarak askeri mahkemelerde yargılandıklarında, açlık grevi yaptıklarında ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdıkları davayı kazandıklarında anıldı sadece. Hayatlarını kökten değiştiren kararlarını, devletin üzerlerinde kurduğu baskıyı, meramlarını anlatmak için imkânları hep sınırlıydı. Az tanınmaları, toplum dışına itilmelerini kolaylaştırıyordu. Asker Doğmayanlar’da söz, farklı dönemlerde, belki farklı

okumak için tıklayınız

Ölümü Gömdüm, Geliyorum (Edip Cansever Şiirinde Varolma Biçimleri) – Devrim Dirlikyapan

Modern Türkçe şiirin kökten-yenilikçi şairlerinden Edip Cansever, yayımladığı on yedi kitabın yedisinde uzun, dramatik yapılı şiirler kurmuş, düzyazı ile dramanın olanaklarını seferber ederek lirik şiiri çoksesli, çokgözlü bir anlatıma evriltmiştir. Tektipleştirici hamasetin revaçta olduğu yıllarda “yersiz heyecanlar biriktirmeyen” Cansever, ayrıksı sayılan karakterlerden alternatif bir ekoloji yaratmış, ötekileştirilen insanı teşrih ederek eşduyum kapasitemizi artırmıştır. Ölümü Gömdüm,

okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Arzu ve Kölelik (Marx ve Spinoza’nın İşbirliği) – Frederic Lordon

İktisatçı Frédéric Lordon, kapitalizm eleştirisinin en canalıcı sorusunu tekrar soruyor: Ücretli emekçiler, her şeye rağmen, neden kapitalizme boyun eğiyorlar, neden başkalarının “efendi-arzusuna” tabi oluyorlar? Klasik “tahakküm” ve “rıza” yanıtlarını tatmin edici bulmayan yazar, açıklama olarak, Marksist siyasal iktisat ile Spinozacı “duygu antropolojisini” birleştirerek oluşturduğu etki gücü yüksek alaşımı öneriyor. Marx ve Spinoza’yı neden etkileşime soktuğunu

okumak için tıklayınız

Asi Şehirler (Şehir Hakkından Kentsel Devrime Doğru) – David Harvey

ABD’de 2001’den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008’de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa’yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini tahlil ediyor. Bir ayağı sokakta

okumak için tıklayınız

Halkın Polisi : Pol-der Anıları – Sıtkı Öner

1970’lerde Türkiye’de bir Pol-Der vardı: Emniyet mensuplarının demokratik olarak örgütlendikleri bir polis derneği… 12 Eylül 1980’den sonra öcülestirilen, siyasetin “zararlarının” en aşırı simgesi olarak anılan Pol-Der neydi, nelerle uğraşırdı? Pol-Der’in genel sekreterliğini ve genel başkan vekilliğini yapmış olan Sıtkı Öner’in anıları, Türkiye’nin yakın tarihinin bu ilginç ve unutulan, unutturulan olgusu hakkında bilgiler ve izlenimler sunuyor.

okumak için tıklayınız

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu

Marksizmi öğrenmek için öncelikle hangi eserlerden başlamalı? Doğru anlayıp yorumlamak için Marksist klasikleri nasıl okumalı? Merakla sorulan, daima tartışılan bir konudur bu. Ne soru yersizdir, ne de bu konuda yapılan tartışmalar. Zira Marksizm, hayatın tüm alanlarını kucaklayan, devrimci pratikle tamamlanan, sınırsız, çok yönlü, karmaşık bir zenginliktir. Bu devasa Marksizm edebiyatı içinde, okurların yollarını bulabilmesi kolay

okumak için tıklayınız

Gülbaran?ın Gülleri Kitabına Dair – Müslüm Üzülmez

Dokuz yıl önce, Mayıs 2005?te Ergani?de yeni çıkan Çayönü?nden Ergani?ye: Uzun bir yürüyüş kitabımı satım ve dağıtımını yaparken Sedat Eroğlu ile tanıştım. Tanışma esnasında kitabı dakikalarca karıştırdı ve sonrasında da ?ben de benzer bir kitap çalışması yapıyorum, bu kitapbınla hem işimi zorlaştırdın hem de kolaylaştırdın? sözcükleri ağzından döküldü. Bende kendisine, ?işini kolaylaştırmasına sevindim, ama önemli

okumak için tıklayınız