Devlet Kuşu ? Orhan Kemal

Çok az yazar henüz hayattayken klasikler arasındaki yerini alır. Orhan Kemal de bu yazarlarımızdan biri ve aradan geçen bunca yıl da asla onun değerinden ve okuruyla kurduğu yakın ilişkiden bir şey eksiltmedi. Bugün yazılmış kadar taze metinleri ve yıllar öncesinden bugünü de çözümleyebilen derin gözlemciliğiyle Orhan Kemal, Devlet Kuşu adlı bu kitabında da pay alamadığı zenginlikten yer kapmaya çalışanların çelişkili hikâyelerini anlatıyor. Günümüzde de güncelliğini yitirmeyen bir sınıf atlamakla sınıfta kalmak mücadelesi…

Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar

Devamını oku

Sevdalı Bulut – Aziz Nesin, İhmal Amca, Nâzım Hikmet, Orhan Kemal, Sabahattin Ali, Yılmaz Aysan

“Sevdalı Bulut”, 1979 yılında bir milyona yakın minik öğrencinin katılımıyla hiç para harcanmadan ve bir milyon adet üretilerek ücretsiz dağıtılmıştı. Bu çalışma aynı yıl UNESCO tarafından “Özel Ödül”e ve “Simavi Vakfı Dünya Çocuk Yılı Özel Ödülü”ne layık görüldü. Fakat bir sonraki yıl 12 Eylül yönetimi tarafından kitabın dağıtımı yasaklandı.
Boyut Yayınları yirmi yıl sonra bu başarılı projenin tıpkı basımını 2000´li yılların çocukları için yayımladı.
Sevdalı Bulut kitabı, Nazım Hikmet´in “Sevdalı Bulut”, Sabahattin Ali´nin “Sırça Köşk”, Aziz Nesin´in “Öküz Başkan”, İhmal Amca´nın “Palyaço” ve Orhan Kemal´in “Harika Çocuk” isimli çocuk hikayelerini kapsıyor.

Devamını oku

Senaryo Tekniği ve Senaryolar – Orhan Kemal

Orhan Kemal’in 1963 yılında yayımlanan ‘Senaryo Tekniği’ isimli kitabı bugün unutulan kitaplardan biriydi. Yazarın kızı Işık Öğütçü, Orhan Kemal sevenler ve genç kuşak sinemacılar için kitabı yeniden elden geçirerek okuyucularla buluşturdu.
Orhan Kemal, Türkiye edebiyatına roman, öykü ve tiyatro türünde eserler vermesinin yanı sıra, kuşkusuz, sinemaya verdiği emekle de bilinen bir isim.
Orhan Kemal, başlangıçta senaryoya, daha çok geçim kaygısıyla başlamış olsa da, Türkiye sinemasının en güzel senaryoları onun kaleminden çıkma. İşte Orhan Kemal, rehber bir kitap niteliğindeki bu eserinde, senaryo yazımı konusunu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.
Orhan Kemal?in ?Murtaza? ve ?Yörük Ali Efe? senaryolarını da barındıran kitap,

Devamını oku

Orhan Kemal’i Özlemek – Sennur Sezer

Orhan Kemal?i özlüyorum. Onunla kırk yıl önce Yerebatan?da Stop Otel?in önünde ayrılmıştık. Her zamanki gibi ?kıl pranga kızıl çengi? şıktı. Fötrü başında, ceketi kolunda, ayakkabıları pırıl pırıl boyalı, gömleği ütülü. Giydiklerinin eskiliklerini, eksiklerini bir kendi bilirdi. Nasıl neşeliydi, yolculuk öncesinin hazırlığıyla.
Orhan Kemal?i özlüyorum. ?…genel olarak sanatın görevi, herhangi bir olayı düpedüz anlatıp seyircileri, okuyucuları, dinleyicileri heyecandan heyecana sürükleyip ağlatmak ya da güldürmekten ibaret olmamalı, düşündürmelidir de? yargısını onun imzası olan romanlardan yola çıkıp hızını alamayan dizilerde ne çok anımsıyorum. İnsanın berbat ettiği bir dünyayı ancak onun düzeltebileceğine inanan bir yazar oluşunu, bunu romanlarında göze sokmadan anlatışını… Romanlarında örnek tipler yaratmak isteyişini…

Devamını oku

Çamaşırcının Kızı / Küçücük – Orhan Kemal

Yoksulluğu ve yoksunluğu en iyi anlatan yazarlarımızdan biri olan Orhan Kemal, Çamaşırcının Kızı’nda yer alan öykülerinde, yaşadıkları kıstırılmışlık ve imkânsızlığa karşın, gerçeğin acımasız soğuğundan, tükenmeyen hayalleriyle umutlarını diri tutma uğraşı vererek korunmaya çalışan insanların içinden sesleniyor. Önümüze serilen panorama, bir kez daha, ne denli büyük bir yazarla karşı karşıya olduğumuzun önemli bir kanıtı…

Öykülerin her biri, mutsuz, ama umutsuz olmayan; bezgin ama düşlerini bırakmayan ve hep dışarıdaki hayatların pırıltısına özenen kişileri anlatıyor. Ucuz romanlarla yerli filmlerin yapay dünyasında, yıldız olma hayallerine yapışan Neriman; yaşama sevincini

Devamını oku

Eskici ve Oğulları – Orhan Kemal

Anadolu insanını en yalın haliyle edebiyata aktaran ve bu insanların kültürel oluşumları ve yaşam biçimlerine dikkat çeken, aydınlık ve toplumcu gerçeğin büyük romancısı Orhan Kemal; romanlarında, emeği ile geçinen, ırgatlık yaparak hayatı öğrenen, dar gelirli, kendine has bir kültür edinen ortalama insanın yaşam öykülerini sade bir dil ve gerçeğe yakın bir doğallıkla ele almıştır. Orhan Kemal, ?benim insanlarım? dediği bu sıradan halkın yaşamlarındaki tüm değerleri en ayrıntısına kadar romanlarına alır. Onların üzüntüleri, sevinçleri, kederleri umut ve özlemlerini, inanç biçimleri ve eğlence dünyalarını, horlanmışlıkları ve ezilmişliklerini toplumcu edebiyatın bütün edebi olanaklarını yetkince kullanarak karşımıza çıkarır.
Orhan Kemal?in ?Eskici ve Oğulları? yapıtı da ele aldığı öykü ve hikayeyi oluşturan

Devamını oku

Erkekler Jr., kadınlar Sue Ellen – A. Ömer Türkeş

Bugünlerde, romanlardan uyarlanan diziler -Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Dudaktan Kalbe ve Hanımın Çiftliği- konuşuluyor. ?Konuşuluyor?dan kastım dizilerin güzel kadınları, yakışıklı erkekleri, onların birbirleriyle ilişkileri ve en çok da cinsellik sahneleri. Yazarlardan, romanlarından, romanlarda tartışılan meselelerden, romanların edebi değerlerinden söz eden pek yok. Edebiyat klasikleri popüler kültüre transfer edilirken, geriye, anlatılan hikâyelerinden başka bir şey kalmıyor. Öyleyse bu sürece edebiyat ve kültürel açısından kazanımlar olarak bakmanın anlamı da kalmamış demektir. Artık ?kazanmak? sözcüğünün en çıplak halini tartışıyoruz; ticari kazanımı, diziye uyarlanan romanların satış rakamlarındaki artışı.
Edebi metinlerle sinema arasındaki ilişki sinema tarihinin başlangıcına kadar uzanır. Elbette tartışmaları da beraberinde getirerek. Senaryo metne bağlı kalmalı mı, roman uyarlamaları edebiyatın aleyhine bir durum yaratıyor mu, yazarın eserinin uyarlanmasına itiraz etme hakkı olabilir mi, gibisinden pek çok soru var. Sanatsal niteliği daha ön plana çıktığı zamanlarda bile sinemayı sıkıştıran bu sorular,

Devamını oku

Hanımın Çiftliği 2 – Orhan Kemal

Orhan Kemal’in 1961’de yayımladığı en sevilen romanlarından biri olan, üçlemesi Hanımın Çiftliği’nin ikinci kitabı olan Hanımın Çiftliği, ağalık sorununu olduğu kadar, sınıfsal çelişkileri de yetkinlikle anlatır.
Paranın değişime uğrattığı hayatları, el değiştiren paranın yarattığı çelişkileri, insanın en soylu duygularından biri olan aşkın bile soysuzlaşmasını anlatan bu roman, okuru hiç beklemediği bir sona doğru peşi sıra sürükler. Bu usta yazarın kalemi insanı yargılamadan önce anlamaya, her şeye rağmen insana inanmaya, güvenmeye çağırır okuru.

Hanımın Çiftliği, büyük yazar Orhan Kemal’in ustalığının doruklarına ulaştığı

Devamını oku

Hanımın Çiftliği 1 / Vukuat Var – Orhan Kemal

Çukurova’nın zorlu insan ilişkilerini ele alan Hanımın Çiftliği üçlemesinin ilk kitabı olan Vukuat Var değişen sosyal ilişkilerin insanların yaşamlarını ve bilinçlerini nasıl yönlendirip değiştirdiğini ele alan bir roman. Vukuat Var, toprağını kaybedip yoksullaşan köylülerle gittikçe güçlenen toprak ağalan arasında gerilen ilişkileri ele alırken kadın işçilerin de bu ilişki içinde kimliklerini yeniden oluşturmasına tanıklık ediyor.

Orhan Kemal’in kitapları tor okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakarak, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın

Devamını oku

İşçiden Beethoven Yaratmak – Sadık Albayrak. “Aydınlık gerçekçi bakışıyla Orhan Kemal aramızda yaşıyor”

“Özellikle, hapishanede Nâzım Hikmet?in öğrencisi olma şansına erişen Orhan Kemal?le emekçi insan, köylü-işçi geçiş dönemi tipi olarak usta yazarına kavuştu. ?Bereketli Topraklar Üzerinde?de kapitalistleşme sürecinde köyünden sürülerek şehre inen ve fabrikalarda, büyük çiftliklerde iş bularak acımasız kapitalist sömürü çarkının dişlilerinde öğütülen köylü-işçilerin trajedisini okuruz. Bu romanın ilk kuşak köylü-işçilerinden, Çukurova?dan sağ dönmeyi başaran İflahsızın Yusuf?un oğlu bu kez İstanbul?un yolunu tutar; ?Gurbet Kuşları?nda 1950?lerde büyük bir inşaat şantiyesine çevrilen İstanbul?da işçileşerek emeğiyle var olmaya çalışır. Orhan Kemal?in

Devamını oku

Gurbet Kuşları – Orhan Kemal

Orhan Kemal 1962 yılında yayımladığı ‘Gurbet Kuşları’ adlı romanında, 1960?lı yıllarda almaya başladığı göçle birlikte gecekondulaşmanın ilk filizlerinin atıldığı İstanbul?un, dönemin politik ortamının, bu ortamın yarattığı toplumsal yapının ve kimliklerinin panoramasını yansıtır.
1950’li ve 6O’lı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşları’nın acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbul’a göçmüş Anadolulular, bu değişimin rüzgârından nasiplenmeye çalışan açıkgözler ve kendini bu insanların sırtına basarak dönüştüren sistem, İstanbul kadar yaşamın da rengini değiştirmektedir. Tam bu değişimin ortasındaki insanlar Orhan Kemal’in usta kalemi ve her zaman insana sevgi dolu olan duruşuyla

Devamını oku

İstanbul?dan Çizgiler – Orhan Kemal, resimleyen: Ferit Öngören

İlk baskısı 1971 yılında Sinan yayınlarınca yapılan ?İstanbul?dan Çizgiler?, Orhan Kemal?in öyküleri ile Ferit Öngören?in çizimlerini bir araya getiriyor. Öngören, projeyi ilk olarak, eski İkbal Kıraathanesi?nde Orhan Kemal?le tasarladıklarını ve kitap adının da bizzat Orhan Kemal?e ait olduğunu söylüyor. İkili bu amaçla İstanbul?u dolaşmış ve kitabın tamamlanması da, beş yıl gibi bir vakit almış. Bu çabanın ürünü olan elimizdeki kitapta, Orhan Kemal?in sahici üslubu ve toplumcu tavrıyla ördüğü, İstanbul ve İstanbul insanını anlatan öyküleri ile Öngören?in bu öykülerden yola çıkarak şehrin gündelik hayatını tasvir ettiği çizimleri yer alıyor. *Orhan Kemal?in ardından yayımlanan yapıtlarından biridir, İstanbul?dan Çizgiler. Çizeri Ferit Öngören?le birlikte beş yılda tamamlanabilmiş, bu ortak çalışma. Yapıtı ilk kez (1971) Hayati Asılyazıcı?nın yönettiği Sinan Yayınları?ndan çıkmış. Ferit Öngören yazdığı önsözde kitabın oluşum ve yayımlanma serüveninin yanı sıra Orhan Kemal?in özgün bulduğu edebiyattan politikaya değin

Devamını oku

Nazım Hikmet’le 3.5 Yıl, Orhan Kemal

Edebiyatımızda her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları. Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Romancılığımızın en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, şiirimizin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet’i anlatıyor. İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.
Orhan Kemal 1939?da “Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak”, ?yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik? suçundan yargılanıp 5 yıla hüküm giymiş Kayseri ve Adana?daki cezaevlerinden sonra Bursa cezaevine gönderilmişti. 1940 yılı kışında Bursa Cezaevi?nde Nazım Hikmet?le tanışan Orhan Kemal Nazım Usta?yla tanışma anını anılarında şöyle dile getirir: Müdürün oda kapısında çevik bir gıcırtı, kapı açıldı. Nefesimi kesmiş, gözlerimi kısmışım? Bir heykel sükunu içinde, azametli bir mermer heykel bekliyorum… Bir an yüz yüze geliyoruz, sonra göz göze? Mavi mavi gülüyordu. Bu gülüş

Devamını oku