Kategori: Politika

Yüreklerimiz Hala Yangın Yeri (Sivas 2 Temmuz 1993) – Orhan Tüleylioğlu

2 Temmuz 1993 günü, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’ta halk edebiyatımızın büyük ozanlarından Pir Sultan Abdal için düzenlenen şenlikler çok acı bir sonla, bir katliamla noktalandı. Cuma namazından sonra kent merkezinde gösteriye başlayan şeriatçılar, Ozanlar Anıtı ve Atatürk heykellerine saldırdılar. Önce valilik ve kültür merkezini daha sonra da şenliğe katılanların kaldığı Madımak Oteli’ni kuşattılar. Sayıları

okumak için tıklayınız

İktisatçıların İktisadı – Erhan Bilgin

İktisat uzun süredir günlük ekmeğimiz haline getirildi. Umutlar ekonominin iyiye gitmesi ve iyileşmesine bağlandı. Büyüme, cari açık, likidite kavramları çoktandır sohbet konularımız arasında. Siyasetçiler bile tüm kötülükleri faiz lobisinin faiz hobisine “endeksledi.” Artık ABD Merkez Bankası başkanının adını biliyor ve vereceği faiz kararını

okumak için tıklayınız

Kesap: Suriye’de savaşın kırılma noktası – Müslüm Kabadayı

Doğayı, doğal yıkımlara karşı güzelleştiren insandır aslolan; çünkü o, yaşamın kaynağını bilendir. Bu bilinçteki insan, aynı zamanda içsel donanımını da zenginleştirir. Yani vicdanı her daim duyarlıdır ve kötülükler karşısında ayağa kalkar. Doğal ve toplumsal çevreyle ilişkide eşitlik ve özgürlük bilinci kazanamamış, vicdani duyarlıkları körelmiş insan ise, sürünün bir parçası haline gelir. Üç yılı aşkındır

okumak için tıklayınız

Özelleştirmeye Karşı Alternatifler – David A Mcdonald, Greg Ruiters

Özelleştirme neoliberalizmin en temel politikalarından birisi. Temel kamu hizmetlerinin neredeyse tümünün özele devredilmesi, yani halka ait kamusal malların özel sermayeye devri tipik bir ilkel birikim yöntemi olarak büyük tartışmaları beraberinde getirdi. Bu tartışmalar yaklaşık 30 yıldır sürüyor. Özelleştirmeye karşı çıkanlara daima ve en önce sorulan soru “Peki madem karşı çıkıyorsunuz, o halde

okumak için tıklayınız

Faşizm hep var

Roger Griffin, yükselen milliyetçi dalgayı çağrıştıran biçimde faşizmin bir dönem parlayıp sönen bir alev olmadığını ve hâlâ sahnede olduğunu hatırlatıyor. Ulusalın yerini gittikçe uluslararası toplum hayallerinin aldığı bir dönemde, faşizm üzerine, hele kısa bir dönemde birkaç ulus devletin izlediği özel gelişme biçimi olarak görülen faşizm üzerine yazmak tarih bilimine bir katkı sağlamanın yanında bize başka

okumak için tıklayınız

Sanki Devrim (Bir Devrim Gezi’sinden Notlar) – Barış Yıldırım

Mahir’in gördüğü düştü Gezi, İbo’nun sezdiği altın çağ. Deniz’in sehpada son haykırdığı, Mazlum’un hücre demirine ateşten bir bayrak gibi astığı. Kuşaklar boyunca bir karanfil tarlası halinde düşen devrimcilerin yenilgide, tutsaklıkta, ölümde ele-ve bazen söze bile- vermedikleri umuttu. Pir Sultan’ın çaldığı sazdı Gezi, veziriazamın elleriyle boğduğu bir çocuğun Celali babasının elindeki peştar ve Paris Komünü’ne Enternasyonal

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in “toksöz”lü babası

1924 yılında gazetesi Toksöz?de, ?Ben demokrasi isterim? diye yazan Kemali Bey, hem keskin bir kalem hem iflah olmaz bir muhalif siyasetçiydi. Abdülkadir Kemali, Türk siyaset tarihinin en renkli simalarından biridir. Bu cümleyle giriş yaptıktan sonra, bir açıklama yapmayı zorunlu görüyorum. Zira bu çağın okurlarının, yukarıdaki tespit için şöyle böyle yarım asır beklemesi gerekiyordu. Türk edebiyatının

okumak için tıklayınız

Felsefenin Nasreddin?i

?i?ek?ten Nükteler, muzipçe sırıtmak ve düşünürün dünyasına derli toplu bir bakışla yaklaşmak için iyi bir fırsat. Ama lütfen bu kitabı okurken kafeinsiz kahvenizi ya da alkolsüz biranızı bir süreliğine kenara bırakın. Bugün internete girdiğinizde, güncel siyasi paylaşımların peşine düşerseniz mutlaka bir şekilde kahkahanıza engel olamayacağınız komik bir espriyle karşılaşırsınız. Öyle ya, Twitter?la

okumak için tıklayınız

Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir, biliyor musunuz? – Demirtaş Ceyhun

Edebiyatçı Demirtaş Ceyhun 23 Mart 2008’de Aydınlık Dergisi’ne yazdığı ‘Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir, biliyor musunuz’ yazısında bu sorunun cevabını veriyor. O yazıyı noktasına virgülüne dokunmadan olduğu gibi yayınlıyoruz: “Bilmem, farkında mısınız? Cumhuriyet Başsavcısının AKP’nin kapatılması için dava açtığı gün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül eşiyle birlikte

okumak için tıklayınız

Uğur Mumcu Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında ne yazmıştı

CHP-MHP, Cumhurbaşkanlığına aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdi. Herkes İhsanoğlu’nun siyasi kimliğini tartışıyor. İslamcı mı değil mi sorgulaması en çok sorulan soru. Peki 1993 yılında dinci militanlar tarafından öldürülen Uğur Mumcu, İhsanoğlu hakkında ne yazmıştı.

okumak için tıklayınız

Teslim Olmayanlar Ölmez – Nikolay Çukovski

1991’de Sovyetler Birliği’nin yıkılması, sosyalizmin sadece reel anlamda çözülüşünü ifade etmiyordu. ‘Tarihin sonu’ tartışmaları kapitalizmin nihai zaferi ile beraber bir tarihin unutuluşunu, unutturuluşunu da temsil ediyordu. Bu, sosyalizmin tüm dünyada büyük zorluklarla yazılmış tarihidir. 1848 devrimlerinden Paris Komünü’ne, şanlı Ekim Devrimi’nden Vietnam’a, İkinci Paylaşım Savaşı’ndan dünya devrimcisi Che’ye kadar

okumak için tıklayınız

Eğlendirerek Hükmetmek (Halklara Karşı Kitle Kültürü) –

Kapitalizm ekonomik bir istismar sistemine indirgenemez. Emekçilerin, doğanın ve bizzat kendimizin günümüzdeki sömürüsü, güçlü bir tekno-liberal hayalin içselleştirilmesi sayesinde ve sürekli kendini yenileyen bir eğlendirme kültürü aracılığıyla sürüp gidiyor. Bugün hepimiz, tüm insani gerçeklikleri derinlemesine değişime uğratan ve bizi ekonomik insana (homo economicus) dönüştürme yolunda ilerleyen bir uygarlık biçimiyle

okumak için tıklayınız

Taraflı gazeteciliğin başarısı

İsmail Saymaz?ın kitabının asıl başarısı dava dosyalarının, rakamların, istatistiklerin içinden insanların acılarını hissettirebilmesinde saklı. Gazeteciliğin, siyasetteki ve toplumdaki kamplaşmaya koşut olarak ikiye bölündüğü, her bir gazetecinin kendisini bir safta konumlandırarak haber nesnelerine baktığı, haberi siyasi bir mücadelenin aracı kıldığı bir matbuat döneminden

okumak için tıklayınız

Gaziantep yollarında bir TİP?li

Türkiye İşçi Partisi?ne Âşık Oldum adlı anı kitabını kâh merakla kâh mahcubiyetle, bazen soluğum kesilerek, çoğun efkârlanarak okudum. Hakkında ne söylense, söylenen sözleri kifayetsiz çıkaracak, kelimelerin boynunu bükecek bazı hayatlar vardır. Azmin, fedakârlığın, hakikate imanın ama her şeyden önce sevginin rehberlik ettiği bu hayatlar, dünya okyanusuna düşmüş mütevazı taşlar gibidir: tarihin sularını dalgalandıran

okumak için tıklayınız

Taşrada sosyalistlik etmek

Türkiye İşçi Partisi, Türkiye?de sosyalist solun en büyük seçim başarısını gerçekleştirmiş (1965, yüzde 2,96) olmasıyla, asıl önemlisi sosyalist fikirlerin popülerleşmesine ve meşrulaşmasına yaptığı öncülükle, bir tür efsanedir. Efsaneyi düze indirmek bakımından, TİP deneyimine dair anıların büyük kıymeti var. Zamanın ruhu denen şeyi anlamak için,

okumak için tıklayınız

Sepp Blatter, FIFA ve mafya

Andrew Jennings, önsözünü Brezilya’nın futbol efsanesi Romario’nun yazdığı “Omertà”da FIFA Başkanı Sepp Blatter’in kurduğu rüşvet ve suskunluk yapısını anlatırken kurumun, Blatter aracılığıyla girdiği kirli ilişkilere değiniyor. Andrew Jennings’ten “Omertà” Dünya Kupası’nın başlamasına günler, hatta saatler kala FIFA ve Brezilya’dan kötü kokular yükseliyor. Üstelik Brezilya’da halk sokağa dökülmüş, neredeyse her yerde

okumak için tıklayınız

Lenin?e yaklaşım denemeleri – M. Deniz Schulze

Yazının başlığı Türkiye solunun belirli bir tarihsel dönemecine tekabül etmektedir. Lenin?in Türkiye solunun tartışma başlıkları arasında özel bir konuma sahip oluşunun sebepleri ayrıca tartışılabilir. Fakat denemelerin önemi bu yaklaşım biçimlerinin 1960?ların ikinci yarısından itibaren sosyalist hareketi şekillendirmesinden, daha çok da 1970?lerin ikinci yarısından itibaren yaşanan yaklaşım farklılıklarının solun bugünkü nesnel konumlanışını belirlemiş olmasından

okumak için tıklayınız

Bir şehir efsanesi son buluyor… Fenerbahçe Tayyip Erdoğan’ı transfer etmek istedi mi? Soner Yalçın

Soner Yalçın’ın “Kayıp Sicil: Erdoğan’ın Çalınan Dosyası” kitabı Kırmızı Kedi yayınlarından piyasaya çıktı. Kitapta Erdoğan’ın yaşamının tüm ayrıntılarıyla ilgili çok konuşulacak iddialar var. Bunlardan birisi de Erdoğan’ın futbol hayatı. Başbakan Erdoğan’ın medyada futbol yaşantısının ?pas atış ve topa vuruş tekniğiyle Alman futbol yıldızı Franz Beckenbauer?e benziyordu? gibi cümlelerle nasıl abartıldığına dair örnekler veren Yalçın,

okumak için tıklayınız

Tüketim Toplumu Nevrotik Kültür ve Dövüş Kulübü – Hakan Övünç Ongur

Hakan Övünç Ongur, bu ilk kitabında, Amerikalı kült yazar Chuck Palahniuk’in bir yeraltı edebiyatı efsanesi haline gelmiş olan Dövüş Kulübü romanını kuramsal bir analize tabi tutuyor. 1999 yılında beyaz perdeye de uyarlanarak dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşan Dövüş Kulübü’nün, kendisi ile adı sıkça anılan küresel kapitalizm ve yabancılaşma tartışmalarının da ötesinde, Frankfurt Okulu’ndan

okumak için tıklayınız