Kategori: Politika

Latin Amerika’da Yerli Hareketleri – Sibel Özbudun

Latin Amerika’da Yerli Hareketleri adlı bu kitap, kendi küllerinden doğmasını başaran Latin Amerika’nın yerli halklarının öyküsünü anlatmaktadır. Latin Amerika’nın aslî bir sosyal dinamiğini oluşturan yerlilerinin bu çok-düzlemli, çok-mekânla ve çok-veçheli mücadelelerini daha yakından tanımamıza imkan sunuyor. Tarihin tanık olduğu belki de en acımasız sömürgecilik girişimlerine karşın, olanca aşağılanmışlığı, dışlanmışlığı içinde kimliklerini, kültürel dağarcıklarını koruyup çocuklarına

okumak için tıklayınız

Kan Tadı / Belgelerle ABD’nin Kara Tarihi – Haluk Gerger

Amerika Birleşik Devletleri, emperyalist dünyanın hâkim vurucu gücü. Ekonomiden siyasete, kültürden sanata her alanda belirleyici olmak, dünyanın doğal zenginliklerini ve stratejik bölgelerini ele geçirmek, tüm dünyayı yönetmek, yönlendirmek istiyor. İsteklerine boyun eğmeyen ülke ve hareketleri ambargodan silahlı saldırıya kadar her yolla cezalandırıyor. Özgürlük için ayağa kalkan halklara bomba yağdırıyor, darbeler tezgâhlıyor, iç karışıklıkları körüklüyor. Ama

okumak için tıklayınız

Socialist Register 2011 / Bu Defaki Kriz – Greg Albert, Leo Panitch, Vivek Chibber

Yılda bir kez yayınlanan saygın uluslararası Marksist dergi, bu sayısında krizi tartışıyor. Sendikal kazanımların ve emekçilerin sosyal haklarının hedef alınacağı yeni bir kemer sıkma dönemine mi giriyoruz? Bu soru, Socialist Register 2011’in çıkış noktasını oluşturuyor. Sol ayakta kalmak istiyorsa, kriz hakkında siyasi ve ekonomik boyutları bir arada sunacak, ayakları yere basan değerlendirme ve çözümlemeler getirmek

okumak için tıklayınız

Umut İlkesi (Cilt 2) – Ernst Bloch

Geçtiğimiz yüzyılın en önemli özgürleşme kuramlarından birini sunan Umut İlkesi, hem Frankfurt Okulu ile bağıntısında hem de Sartre’ın da içinde yer aldığı Marksist Hümanizm akımı içinde tanımlanagelen ama her zaman “aykırı” olan bir filozofun, Bloch’un ana eseridir. Tanrıtanımaz bir dinin içinden konuşan, zamanla/tarihle peygamberâne bir ilişki kuran, bir umut ve gelecek felsefesini, gelecek bir özgürlük

okumak için tıklayınız

Çıkrıklar Durunca – Sadri Etem Ertem

Sadri Etem Ertem?in ?Çıkrıklar Durunca? isimli romanı Osmanlı?nın Tanzimat Dönemi ekonomisiyle iç piyasasının hızla yabancıların eline geçmesi ve bunun sonucunda da özellikle dokuma tezgâhlarımızın bir bir kapanmasıyla ortaya çıkan sosyal depremi ele alıyor. Kitapta, İngilizlerin Anadolu?nun tiftik keçisini, Güney Afrika?ya götürerek yetiştirmesi, çoğaltması ve yününü kumaş yaparak bize satmasının öyküsü var. Anadolu?daki tezgâhların birleşerek fabrikalaşamaması,

okumak için tıklayınız

Arap Baharı Aldatmacası / Ortadoğu’da Emperyalist Restorasyon – Yazarlar: Alper Birdal, Yiğit Günay

“Bu kitaba Tunuslu emekçi Buazizi’nin kendini yakmasının hikayesiyle başladık. Buazizi’nin eline benzin bidonunu neden aldığını anlamak için… Tahrir Meydanı’nı dolduran yoksulların üzerine salınan baltalı çeteleri anlattık. Ve Mübarek’in devrilmesinden sonra iktidara yerleşen orduya karşı mücadele ederken düşen bedenleri… Bütün bunlar bir devrime dönüşme potansiyelini barındıran bu süreçlerin yenilgisinin öyküsü. Bize göre bu öykü, bir yenilginin

okumak için tıklayınız

Pantagruel – François Rabelais

Rönesans’ın başlangıcını müjdeleyen yazarlardan biri olan François Rabelais, baba-oğul iki dev olan Gargantua ve Pantagruel’in maceralarını anlattığı beş ciltlik eseriyle Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Pantagruel, bu külliyatın ilk cildi olmasına karşın, Gargantua’nın devamı niteliğindedir. Bir şövalyelik güldürüsü sayılabilecek olan bu roman, insanlık tecrübesine doyumsuz bir merak duyan bir devin doğumundan gençliğine kadarki maceralarını

okumak için tıklayınız

İsa Bu Köye Uğramadı – Carlo Levi

Italo Calvino ile Jean-Paul Sartre’ın Önsözleriyle… Carlo Levi’nin bu kitabını ilk okuduğumda çarpılmıştım. Italo Calvino da söylüyor ya, bence de doğru. İnsanları, hayvanları, bitkileri öylesine büyük bir aşkla tasvir ediyordu ki, sanki zamanın ötesinde bir şeyden, bir büyük hakikatten, bir büyük aşktan söz ediyordu. Bunu bir tek Yaşar Kemal’de gördüm ben: Kimyası yavaş yavaş bozulan,

okumak için tıklayınız

Espas – Selma Sancı

Halen bir Cağaloğlu emektarı olan Selma Sancı, birbirini tamamlayan öykülerinde insani hemen yakalayan sıcak, yalın, anlatacağını içtenlikle anlatan bir dille, yok olup giden dönemlerin üretim tarzlarının kayda geçmelerini sağlıyor, rotatifleri, mücellitleri, mürettipleri, hurufatı hatırlatıyor. Aynı zamanda uzun bir ara (espas) vermeye hazırlandığımız dönemin, 1980 öncesinin bütün karmaşasını duyumsatırken, Kadıköy’e, Adalar’a da uzanıyor.

okumak için tıklayınız

Hapishane Defterleri (3. Cilt) – Antonio Gramsci

Gramsci?nin düşüncesini ve Hapishane Defterleri?nin karmaşık oluşum süreçlerini hiç kimse Valentino Gerratana ve Antonio Santucci kadar iyi anlamamıştır. Bu edisyonun ilk iki cildini hazırlarken onların uzmanlığından ve öğütlerinden fazlasıyla faydalandım. Ne keder ki, her ikisi de erkenden göçüp gittiler fakat bu cildin metin tenkidini inşa ederken yine de Gramsci?nin fikirlerini tartışmak ve metnini anlamak için

okumak için tıklayınız

Foucault ve İran Devrimi / Toplumsal Cinsiyet ve İslamcılığı Ayartmaları – Janet Afary, Kevin B. Anderson

“Mart 1979?da ilk eşcinsel idamlarından sonra 14 Nisan 1979?da, Foucault?nun, Mehdi Bezirgan?a yazdığı ?açık mektup?ta yer alan şu ifadeler, filozofun içine düştüğü durumu göstermesi bakımından oldukça dramatiktir. ?İnsan haklarını iddia ederken insanları ezen tüm rejimlerden bahsetmiştik. O zamanlar İranlıların geniş kesimlerin desteklediği İslamcı hükümet kurma arzusunun içindeki bir umudu ifade etmiştiniz. Bu haklar için gerçek

okumak için tıklayınız

Vesikalı Yurttaş (Gözetim Aracı Olarak Kimlik Kartları) David Lyon

“Kimlikler lütfen!” Bunu gün aşırı duyuyoruz. Hatta bu durum öyle yaygınlaşmış bir halde ki artık sıradan bir şey gibi görüyoruz. Öte yandan, bu tamamen bizim ürettiğimiz bir şey. Bir işyerine girebilmek, havaalanında hızlı kuyruğa dâhil olabilmek ya da bir ATM’den nakit para çekebilmek: Tüm bunlar bir kimlik kartına sahip olmaya bakar. Aynı şekilde doğru kimliğe

okumak için tıklayınız

Kürt Tarihini Yeniden Okumak – Naci Kutlay

Kürtlerde kimlik inşası neden gecikti? Bu soru, sadece politik Kürtler açısından değil, çeşitli disiplinlerden sosyal bilimciler için de güncelliğini ve önemini koruyor. Şüphesiz bu soruya yönelik yanıt arayışlarının doğurduğu pek çok tartışmadan ve açıklama girişiminden söz edilebilir. Gerçekten de gecikmeyi açıklayan birçok neden var, ancak en az ilki kadar ilgi çekici olan bir diğer soru

okumak için tıklayınız

Irak, Afganistan ve Çağımızın Emperyalizmi – Aijaz Ahmad

Neoliberal sermaye birikimi sürecinde, tüm dünya sermayenin kendi tahakkümünü fütursuzca, kan ve şiddetle kurup işlettiği bir savaş alanına dönüşmüş durumda. Bu kitap, daha dün gibi hatırladığımız Irak ve Afganistan işgallerine ve oradaki halkların direnişine dair Aijaz Ahmad’ın gün gün kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Bu makaleler, ABD öncülüğünde uluslararası askeri ve sivil kurumların, AB’nin, BM’nin, NATO’nun

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Edebiyat Eleştirisi – Terry Eagleton

İnsanların sömürüye karşı mücadelesiyle geçmişin edebiyatı arasında bağlantı kurmadıkça, günümüzü tam olarak anlayamayız ve onu etkin bir biçimde değiştiremeyiz. Ayrıca bu zorunluluğu yerine getirmezsek bizi daha iyi bir sanat ve daha iyi bir topluma götürecek metinleri okumada ve söz konusu sanat biçimlerini üretmede daha az ehil olacağız. Marksist eleştiri, yalnızca Kayıp Cennet ya da Middlemarch’ı

okumak için tıklayınız

Ülkem Toprağım ve Halkım – Pablo Miranda

Pablo Miranda’nın yayınevimizce Ülkem, Toprağım ve Halkım adıyla yayınlanan bu çalışması, “bize anlatılan tarih” diye başlıyor ve egemenlerin yapıp ettikleriyle başlayıp biten bir tarih anlayışını eleştiriyor. Ardından, okul sıralarında okutulan resmî tarih yerine Ekvador halklarının tarihini yazmaya koyuluyor; Ekvador’un doğal güzelliklerinin, verimli topraklarının içinde yoksul bırakılan, sömürülen halkların tarihini… Ve bu tarihi, bütün bir insanlık

okumak için tıklayınız

Meleklerin Uğramadığı Yer – E. M. Forster

Meleklerin Uğramadığı Yer, her şeyden önce, bizlere ciddi bir çağrıda bulunan toplumsal bir komedidir; bizi ne tür risklerle karşı karşıya olursak olalım hayata müdahil olmaya davet eden, hayata seyirci kalmaktan daha kötü, daha tehlikeli hiçbir şey olamayacağını hatırlatan bir komedi. FRANK MALONEY Yaşadığı çağı en iyi yansıtan, yorumlayan yazarlardan biri olarak kabul edilen Edward Morgan

okumak için tıklayınız

Arap Baharı, Libya Kışı – Vijay Prashad

Neydi “Arap Baharı”? Yozlaşmış gerici rejimlere karşı birikmiş öfkenin sübapları patlatması mı, emperyalist maniplasyon mu? Hangi etmenlerin tetiklemesiyle başladı, nasıl yayıldı, nereye evrildi? Bölge dengelerini nasıl etkiledi, emperyalistler ve bölgedeki rejimler olaylar karşısında nasıl stratejiler geliştirdiler?

okumak için tıklayınız

Uğur Mumcu Ölümsüzdür – Orhan Tüleylioğlu

Uğur, Sen aramızdan ayrılalı 19 yıl oluyor. Karın Güldal ve çocukların Özgür ile Özge’nin kurdukları Vakıf, ardından defterlere yazılanları toparlayarak yayınlamaya karar verdi bu yıl. Devasa bir eser oldu. Bir toplumun, haykırışını, sana ve kendine seslenişini buluyorsun içinde. Öylesine içten, öylesine vakur, öylesine sevgi dolu seslenişler var ki aralarında, onlara yeni bir şey katmak mümkün

okumak için tıklayınız

Vakayiname – Musa Anter

Vakayiname’de Musa Anter, 1987-1992 arasında meydana gelen olayları ve bu olaylara ilişkin düşüncelerini anlatıyor. Anter’in çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşan kitap, “Kürt sorununa” yaklaşım ve bir aydının yaşanan sorunlara karşı duruşunu ortaya koyması yönüyle dikkate değerdir. Anter, Kürtlerin yaşadığı sorunlara işaret ederken bir Kürt ve bir aydın olarak kendini yaşamdan

okumak için tıklayınız