Kategori: Politika

Kıyıya Vuran Dalgalar / F Tipi Öyküler – Sibel Öz

Dışarıda Deli Dalgalar” ülkemiz hapishanelerindeki siyasi tutuklularla dayanışmak amacıyla 2008 yılında oluşturulmuş bir vatandaş inisiyatifi. İçimizden herhangi bir “deli”nin fikri olarak doğmuş bir gönüllü çalışması. Biz “Dışarıdaki Deli Dalgalar”, dışarıdan “içeriye” gönderdiğimiz kitaplarla, mektuplarla deliler buluşmasını çoğaltıp, duvarlarda çatlaklar oluşturmaya başlayınca, “içeriden” de o çatlaklar içinden sızan su damlacıkları, çoğala çoğala “kıyıya vuran dalgalar” olmaya

okumak için tıklayınız

Tarihsel Maddecilik Üzerine – Franz Mehring

Bugün olan biteni “daha iyi anlamamız” için tarihe ihtiyacımız mı var? O halde Wall Street ya da Tahrir Meydanı’ndakiler evlerinden hiç çıkmamalıydı. Çünkü tarih, insanların evde oturmalarının tarihidir, tabii sonradan “önemli” ilân edilen birkaç “an” dışında. Bu “anlar” ise ancak bugünden bakıldığında anlamlı kılınabilirler. Benzer şekilde dünün “anlamlı anları” da bugün “komik ve çarpıtılmış” bulunarak

okumak için tıklayınız

Zamanın Döngüsünde Dersim – Turabi Saltık

Turabi Saltık bu çalışmada, Dersim bölgesini eskiçağ döneminden yakın döneme kadar incelenmektedir. Bir tarih anlatısı içinde Dersim’de yaşayan ve hüküm süren hakları, bu hakların bıraktığı kültür mirasını, dilini, inancını, toplumsal yaşamını sağlayan gelenek ve göreneklerini, ekonomisini, ticaretini anlatmaktadır. Yazar, kitabında yer verdiği düşüncelerini güçlendirmek için yakın dönem tanıklıklarına da yer vermektedir. Bu çalışmayı okuyunca Dersim’in

okumak için tıklayınız

Tekel’in Elleri (Mücadele ve Yordam) – N. Cemal

Durduk yere, kendiliğinden işçi sınıfını oluşturuyorlardı, diğer milyonlarca işçiyle beraber. Şu ya da bu etnik kökenden, dinden, mezhepten, dilden kadın ya da erkekler olarak diğerleriyle beraber kendi halinde işçi sınıfını oluşturuyordu TEKEL işçileri. Adeta otobüs durağındakilerin “otobüs durağındakileri” oluşturması gibi. Onlar aynı zamanda aile babası, çocuk annesi, apartman sakini, kiracı, ev sahibi, falanca takım taraftarı

okumak için tıklayınız

Şirket Egemenliği Çağı (Sosyal Devletten Ceza Devletine) – Yasemin Özdek

Bugün dünyanın birçok ülkesinde siyasal kararlar, artık dev şirketlerin yöneticileri ve sermaye örgütleri tarafından alenen alınıyor. Siyasal kararların alınma sürecinin parlamento dışına kayması, siyasal alanı özelleştiriyor ve temsili demokrasileri de facto geçersizleştiriyor. Sosyal işlevlerinden giderek sıyrılan devletin baskı politikalarının öne çıkması ise, siyasal rejimlerin otoriterleşerek olağanüstü hal usullerinin süreklilik kazanmasında izleniyor. Küresel sermayenin dünya çapında

okumak için tıklayınız

Duyuru – Antonio Negri, Michael Hard

Antonio Negri ve Michael Hardt acil yaygınlaştırılması ve tartışılması dileğiyle bir “duyuru” yayımladı. Bu kısa metinde, günümüzdeki toplumsal hareketlere ve mücadelelere ilişkin önemli tespitler yaparak, hareketlerin yeni bir kurucu nitelik kazanabilmesi için bir yol haritası öneriyorlar. “Günümüzün toplumsal hareketleri düzeni tersine çeviriyor, manifestoları ve peygamberleri gereksiz kılıyor. Değişimin failleri şimdiden sokaklara indiler ve şehir meydanlarını

okumak için tıklayınız

Dionysos´un Emeği / Devlet Biçiminin Bir Eleştirisi – Antonio Negri, Michael Hardt

?Dionysos; yaşayan, canlı emeğin tanrısıdır, kendi zamanında yaratışın. Bu çalışmada, sermayenin canlı emeği işe koşabilmek için onun vahşi enerjilerini evcilleştirmek üzere yararlandığı değişik uygulamalar ve teoriler üzerinde duracağız. Ancak devletin rafine kontrol ve sömürü -pratik ve teorik- aygıtlarını analiz ederken, onun korkunç tertiplenme biçimlerine dikkat çekerek insanları dehşete düşürmeyi değil, onun nizamına rest çeken, radikal

okumak için tıklayınız

Siyaset Bilimi (Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler) – Atilla Aytekin, Gökhan Atılgan

Siyaset Bilimi alanında nitelikli, kapsamlı ve güncel Türkçe giriş kitapları konusunda bir boşluk olduğu ortada. Siyaset Bilimi: Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler, işte bu boşluğu kapatmaya çalışıyor. Büyük çoğunluğu Türkiye ve dünyanın köklü üniversitelerinde bulunan 32 yazarın yazdığı toplam üç kısım ve 37 bölümden oluşuyor. Birinci kısım, ?Siyaset Biliminde Temel Kavramlar? başlığını taşıyor. Siyaset, iktidar

okumak için tıklayınız

Pusu / Devletin Yeni Sahipleri – Ahmet Şık

Türkiye’nin en kapsamlı davası, ülkenin üzerindeki darbe gölgesinin kaldırılması ve ülkenin demokratikleştirilmesi için bir umut olarak başlamıştı. Bu dava ile ilgili bir kitap yazan gazeteci durumun hiç de böyle olmadığını, dalga dalga gelen operasyonların gölgesinde derin devleti ele geçirme savaşının yaşandığını farketti. Yaşananlar, anlatıldığı gibi düne değil bugüne ait bir hesaplaşmaydı. Yaratılanın sivilleşme ve demokratikleşme

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Sınıf Mücadeleleri / Cilt 1: 1908-1980 – Sungur Savran

Kemalizmin günümüz Türkiye’sine devrettiği resmî tarih, bugün hem burjuva dünyasında hem de solda yaygın biçimde sorgulanıyor. Türkiye tarihinin, resmî ideolojinin taşlaşmış kalıplarının kırılması temelinde yeniden ve özgürce değerlendirilmesi tartışma gündeminin yakıcı maddelerinden birini oluşturuyor. Sorun, bu yeniden değerlendirmenin hangi temellerde yapılacağı. Resmî ideolojinin bugün solda yaygın kabul gören eleştirisi liberal burjuva teorisinin kategorilerini temel alıyor.

okumak için tıklayınız

Aydınlanma ve Fransız Devrimi dünyaya ne getirdi? – Afşar Timuçin, Ali Timuçin

Fransız Devrimi hangi koşullarda oluştu? Devrim rüzgarları esmeye başladığında Fransızlar mutlakyönetimin hiçbir denetime uğramayan keyfi tutamların­dan bıkmışlardı. Hükümetin neye yaradığı bilinmeyen usdı-şı uygulamaları da toplumda sıkıntılar yaratıyordu. Fransa kralı tüm erkleri elinde toplamıştı ve özellikle yürütmenin tek sorumlusu ya da daha doğrusu tek sorumsuzu durumun­daydı. Savaşa ve barışa karar vermekten memur atamalarına kadar tüm devlet

okumak için tıklayınız

Ben Bir Taşım – Müge Tuzcuoğlu

“Kimliğimdeki doğum yılım 1983; 12 Eylül askerî darbesi ailem ve memleketimdeki derin izlerini, 80′ doğumlu bütün gençlerde olduğu gibi, bugün bile üzerimde barındırır. Ankara’da geçen bütün okul hayatımı, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki Antropoloji eğitimi ile bitirdim. Hayatımı etkileyen dönemlerden biri, 2002-2007 arasında Evrensel gazetesinde gazeteci olarak çalışmamdır. Bir diğer dönüm noktası ise Ankara’yı, okulu ve

okumak için tıklayınız

Kürt Vatandaş – Hamza Aktan

Kürt vatandaşlarımız… Türkiye’de Kürt “realitesi” yarı-resmî veya yarım ağız tanındığından beri, bu sözü sıkça duyuyoruz. Kürt kimliğini Türkiye vatandaşlığı bağlamında anlamlandıran bir ifade bu. Peki, ‘Türkiye’nin Kürt vatandaşı’ olmanın anlamı ne, gerçekten? İkinci sınıf bir vatandaşlık mı bu? Türkiye’de Kürt olmak nasıl bir vatandaşlık deneyimidir? Hamza Aktan bu yalın sorunun cevabını ararken, “Kürt realitesinin” toplumsal

okumak için tıklayınız

Kurdu Öldürmek İçin – Çağlar Mirik

Küba Devrimi?nin 53. yılı vesilesiyle? 1959 yılında Batista diktatörlüğüne karşı Fidel Castro ve yoldaşlarının önderliğinde, Küba halkının devrimi başarıya ulaştı. Devrimin önderleri dünya halklarının kalbinde yer edindi. Bu önemli olay, Latin Amerika edebiyatına nasıl yansıdı? Küba Devrimi ile edebiyatı arasında nasıl bir etkileşim oldu? Ülkemizde Sovyet ve Bulgar Devrimi?ni anlatan çok sayıda roman çevirisi olmasına

okumak için tıklayınız

F. Gladkov ve Çimento – Çağlar Mirik

Kasvetli, havasız bir kulübe… Tavandan sarkan gaz lambası, yer yer gazete ve dergi kupürleriyle kaplı, ağaç kütüklerinden yapılmış duvarları solgun ışığıyla aydınlatıyor. Bu resimli kupürler, evin küçük oğlu ve geleceğin yazarı Fyodor Gladkov?un ilgisini çekiyor, onda hayranlık uyandırıyor? Hayat hikayesini yazarken anlatmıştı bunları yazar ve daha sonraları da birçok kez bu yoksul kulübeyi, duvarlardaki yazıları,

okumak için tıklayınız

Alternatif ODTÜ Tanıtım Filmi (2012) – ODTÜ?nün rahatsız öğrencileri

ODTÜ’nün binlerce lira harcayarak çektirdiği tanıtım filmlerine bir yenisi daha eklendi. Bir devlet üniversitesinin kendisini pazarlamaya koyuluşunu iki filmdir izliyoruz. Piyasacılığıyla nam salmış bir üniversitenin kendisini pazarlamasındaki sıkıntı nedir diyebilirsiniz. Sıkıntı büyük. Sıkıntı, kendisini “Dünyayı değiştirmeye” can atan bir üniversite olarak pazarlaması. Tanıtım filmlerindeki bu tema, ODTÜ’nün hakikatiyle büyük bir tezat oluşturmakta. (Filmi izlemek için

okumak için tıklayınız

Teknoloji ve Toplum / Yıkıcı Bir Direniş ve Yeniden Yapılanma

Toplum ve Teknoloji adlı derleme içinde yer alan çalışmalar genel okuyucuyu eleştirel bir teknoloji teorisiyle tanıştıracaktır. Kitap, teknolojilerin tarafsız araç ya da alet değil, toplumsal süreçlerin ve siyasi mücadelelerin ürünü olduğu iddiasını geliştirmektedir. Toplumsal mücadelelerin teknoloji üzerindeki etkileri, zamanımızda -nükleer teknoloji ve biyoteknoloji gibi- belli teknolojilere karşı direnişlerde yansımaktadır.

okumak için tıklayınız

Gözetlenen Toplum / Günlük Hayatı Kontrol Etmek – David Lyon

David Lyon’un gözetleme ve toplumsal denetim konusundaki ikinci kitabı olan “Gözetlenen Toplum” konu hakkında derinlemesine bilgiler sunuyor. Bizi izleyen “Gözler” konusunda okunması gereken bir araştırma. Gözetlenen toplumların yükselişi, bütünüyle kaybolan bedenlerle ilgilidir. Bir şeyleri uzaktan gerçekleştirdiğimiz zaman, bedenler yok olur. Bir telefon açmak sesle iletişim kurmak anlamına gelir, ama e-posta gönderdiğimiz zaman, bu tip bir

okumak için tıklayınız

?Medreseden 5 Nolu?ya Nuri Yoldaş?a dair – Müslüm Üzülmez

?Geleceğim, belki 60 yaşında olabilirim. Ama geldiğimde burayı müze olarak göreceğim. Ne ben bugünkü Nuri olacağım, ne de zaman bugünkü gibi olacak. Ben bir gün buraya geleceğim.? (s.9) Takvim yaprakları soluyor, yıllar su gibi akıp geçiyor ama Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi?nde yaşatılan vahşet ve onur mücadelesi unutulmuyor. Hafıza dosyalarında yaşananları kayıt altına alanlar günü

okumak için tıklayınız

Sanayi Toplumu ve Geleceği (Manifesto) – Unabomber / Ted John Kaczynski

“ABD’li matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemci Ted John Kaczynski, Berkeley üniversitesindeki yardımcı profesörlük görevinden istifa ettikten sonra Montana’ya yerleşerek ormanın içinde bir kulübede yaşamaya başlamış, yaşamını tamamen kendi kendine sürdürmenin yollarını aramıştır. Ancak endüstriyel gelişmenin yaşam alanını gittikçe daha çok daralttığına ve çevresindeki doğanın sürekli olarak tahrip edildiğine şahit olması, kendisini önce ufak tefek sabotaj

okumak için tıklayınız