Kategori: Politika

Suçluyorum (J’Accuse) / İtham Ediyorum – Emile Zola. Gerçek yürüyor ve onu hiçbir şey durduramayacaktır.

Emile Zola?nın kitaplarının yakılmasına, vatan hainliği ile suçlanmasına ve son olarak katledilmesine kadar varan süreç, Suçluyorum veya İtham Ediyorum! (J?Accuse) adlı makalesini, 13 Ocak 1898 tarihinde Fransa Cumhurbaşkanı Felix Faure?ya açık mektup yazmasıyla başlar. L?aurore Gazetesi?nde tam sayfa yayımlanan makale, bir edebiyatçının yazdığı belki de en güçlü siyasi metindir. Makalenin yayımlandığı gün gazetenin 300.000 kopyası

okumak için tıklayınız

Spartacus ve Köle Savaşı – Nic Fields

Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, çarpışan kuvvetlerin komuta stratejileri, muharebe taktikleri, askerî harekâtların düğüm noktaları. Roma’ya karşı ayaklanan bir köle: Trakyalı Spartacus. Karşısında servetini iktidar için kullanan hırslı bir komutan: Marcus Licinius Crassus. Gladyatörlerin isyanı, kullanılan silahlar, karşılıklı taktikler, Crassus’un kazdırdığı hendek, Silarus Nehri yakınındaki son savaş… Roma M.Ö. 73 tarihinde köleci bir toplumun

okumak için tıklayınız

Resmi İdeoloji ve Sol – Editör: Mete K. Kaynar

“Türkiye solu neye muhaliftir?” Türkiye solunun siyasi cinayetler, direnişler, mitingler, açlık grevleri, tutuklamalar ve idamlarla dolu tarihini gözümüzde canlandırdığımızda bu soru okuyucuya ilk bakışta garip görünebilir. Ancak, soruyu farklı bir şekilde sorarak bu tuhaflığı ortadan kaldırmak mümkün: Türkiye solu gerçekten muhalif olabilmiş midir? Resmî ideolojinin ne kadar uzağında, dışında, ondan biçim ve öz olarak ne

okumak için tıklayınız

Direnişi Nasıl Dokuduk – Ali Karadaş

Ünaldı dokuma işçileri 1996 yılı yazında gerçekleştirdikleri bu direnişle, ağır sömürü ve baskı koşullarına, sigortasız, sendikasız ve kuralsız çalışmaya isyan ettiler. 540 işyerinde 30 gün süren Gaziantep Ünaldı dokuma işçileri direnişine 20 bin işçi katıldı. Antep’in 13 ayrı mahallesine yayılmış, 600 işyerinin 540’ını kapsayan direniş, halı sektöründeki köleci sistemi altüst etti. Direnişi Nasıl Dokuduk ileri

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Arkaik Kültürü / Eski Rejimler ve Modern Devletler Üstüne Tarihsel Bir Deneme – Ellen Meiksins Wood

Batı’da egemen modernite kavramlarını ve tarihsel olarak “burjuva” toplumu modelinin gelişimini irdeleyen bu kitapta, Ellen Meiksins Wood, burjuva modernitesinin, “modern” devletin ve siyasi kültürünün somut örneğinin Kıta Avrupa’sında ortaya çıktığına ilişkin varsayımlara karşı, aslında sözü edilen somut örneğin prekapitalist toplumsal mülkiyet ilişkilerini gösterdiğini ileri sürüyor. Bunun ters örneği İngiltere’de ise, “modern” devlet ve buna ilişkin

okumak için tıklayınız

Kimin Avrupası? (Halkın Avrupası ile Şirketlerin Avrupası Arasında) – Attac

“Avrupa, Avrupa duy sesimizi!”, artık Avrupa Birliği’ne kabul edilmeyen küskün ülkelerin kalbi kırık vatandaşlarının edebileceği bir laf olmaktan çıktı. Günümüzde bu laf, sağır Avrupa’nın tam ortasında, Avrupa’nın kendi vatandaşlarından işitiliyor. Atacağı her adımı ekonomik kâr-zarar terazisinde tartan, çokuluslu büyük şirketlerin lobileriyle sarmaş dolaş olan, toplu taşıma, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi kamusal hakları umursamak bir

okumak için tıklayınız

Yedinci Şafak – Anna Seghers “Özgürlük tutkusundan vazgeçmeyen insanların görkemli destanı”

1941 yılında yayınlanan Yedinci Şafak, Anna Seghers’in dünya çapında tanınmasını sağlayan romanıdır. Lucács, bu roman için ‘Seghers’in sanatının doruğu’ değerlendirmesini yapmıştır. Seghers’in sürgünde iken kendisine anlatılan bir olaydan esinlenerek yazdığı roman, Hitler Almanyası’nda bir toplama kampından kaçan 7 tutuklunun öyküsünü anlatır. Seghers, büyük takibi ve tutukuların kaçış serüvenini anlatırken, onların geçmiş yaşamlarını ve ilişkiye girdikleri

okumak için tıklayınız

Feminizm Herkes İçindir / Tutkulu Politika – Bell Hooks

?Feminizm Herkes İçindir?de bell hooks, popüler kültürde ve medyada feminizm hakkında üretilen yanlış tanımların üzerine gidiyor. Feminizmin yalnızca ?erkek karşıtlığı? olduğu yönündeki önyargıları kırmayı amaçlıyor. Bizlere feminizmin, ?cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürüyü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir hareket? olduğunu hatırlatıyor. bell hooks, kadın dayanışmasını hayata geçirebilmek için kadınlar arasındaki iktidar ilişkilerini tartışmaya açıyor ve erkekler kadar

okumak için tıklayınız

Maraş Kıyımı (Tarihsel Arka Planı ve Anatomisi) – Aziz Tunç

“Maraş kıyımı, Türkiye’nin 12 Eylül Darbesine savruluşunda dönüm noktası olmasına karşın, bugüne değin kapsamlı bir araştırma konusu olmadı ve sürekli üstü örtülmeye çalışıldı. Maraş’ta insanlığa karşı bir suç işlenirken, bunun 1896’lara dek uzanan derin kökleri olduğu da es geçildi. Aziz Tunç cesaretle, bu gerçeklere ilişkin perdeyi aralarken, Maraş’ın gayrı resmi tarihine de bir giriş yapıyor.”

okumak için tıklayınız

Leopar – Giuseppe Tomasi Di Lampedusa

Bazı eleştirmenler, “Leopar”ın yalnız İtalyan değil, dünya edebiyatının bir başyapıtı, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri olduğunu ileri sürer. Roman, Sicilya’da Bourbon Krallığının çöküş yıllarında soylu bir ailenin, özellikle de ailenin reisi Prens Fabrizio Salina’nın yaşamöyküsünü anlatır. 70 yaşına gelmiş, ilginç özellikleri ve uğraşları olan Fabrizio Salina, soylulara özgü dünyanın çöküşüyle birlikte yavaş yavaş ilerleyen

okumak için tıklayınız

Günümüzde Emperyalizm (Sermaye ve Üretimin Uluslararasılaşma Süreci) – İbrahim Okçuoğlu

İbrahim Okçuoğlu ?Günümüzde Emperyalizm?de, serbest rekabetçi küreselleşmeden emperyalist küreselleşmeye, kapitalizmde gözlenen temel değişimlere odaklanıyor. Okçuoğlu, bu değişimleri saptarken, ?emperyalizm?, ?mülksüzleştirme ekonomisi?, ?sermaye birikimi? gibi kavramlar konusunda teorinin yaşamakta olduğu sorunları da tartışmaya açıyor. Tekellerin oluşma koşulları ve dünya pazarı üzerinde hakimiyet mücadelesi; modern mali sermayenin oluşumu ve 21. yüzyılın başında bankalar ile borsalar; uluslararası üretimin

okumak için tıklayınız

Kısa Ortadoğu Tarihi – Arthur Goldschmidt Jr. , Lawrance Davidson

Ortadoğu’nun bu kısa fakat kapsamlı tarihi ,yazarlarının çerçeveli ve dikkatli çalışmasından doğmuş, uluslararası akademik arenada takdir gören bir inceleme. Yüzyıllardır dünya dengesinin kaderine büyük etkide bulunmuş olan bie coğrafya ve kültürün evrimine tanıklık etmek için elzem bir okuma.Yazarlarının 7.yüzyıldan güncel konulara kadar getirdiği bu Ortadoğu öyküsü, öcelikle öğrenciler gözetilerek hazırlanmış. Yazarların altını çizdiği üzere kritik

okumak için tıklayınız

Yüzyıl – Alain Badiou

20. Yüzyıl: Kısa ya da uzun, totaliter ya da liberal, terörist ya da mücadeleci, ütopik ya da yanılsamalı, soykırımlarla ve avangardlarla dolu benzersiz bir dönem. “Bir yüzyıl kaç yıl eder? Yüz yıl mı? (…) Tek bir an bile sonunu getirebiliyorsa, yüz yıl dediğimiz nedir ki, bin yıl nedir ki? (…) 20. Yüzyılı sona erdiren istisnai

okumak için tıklayınız

Çimento – Fyodor Gladkov

Fyodor Gladkov (1833-1958) Maksim Gorki’nin öncülük ettiği edebi geleneklerin mirasçısı ve ilk ünlü sovyet hikayelerinden biriydi. Yazar, altı roman ve çok sayıda öykü, kısa öykü ve makale yazmıştır. Yoksul bir köylü ailesinden gelen Gladkov, küçük yaşta devrimci harekete katıldı ve baskılara katlanmak zorunda kaldı. Ekim devriminde ve İç Savaşta aktif bir rol aldı. 1922’de, beyaz

okumak için tıklayınız

Güneşin Ağladığı Gün / Maraş 78 Katliamını Yaşayanlar Anlatıyor ? Fikret Güneş

Fikret Güneş ?Güneşin Ağladığı Gün?de, 1978 Maraş katliamını, onu birebir yaşayanların anlatımlarına yer veriyor. Katliamdan kurtulanların, ?Güneşin ağladığı gün? dediği o gün, resmi kaynaklara göre 111, resmi olmayan kaynaklara göre ise binin üzerinde insan vahşice öldürülmüştü. Çalışması için Londra?dan Maraş?a, Pazarcık?tan Mersin?e uzanarak çok sayıda insanla görüşen Güneş, insanın kanını donduracak bir katliamda yaşananları, adım

okumak için tıklayınız

Almanya Türkiye’deki Rumları Nasıl Mahvetti – Mihail Rodas

Mihail Rodas’ın bu çalışması tarihi topraklarından kazınan Elen halkının soykırımında Alman etkisini ve yönlendirmesini tarihsel süreç içinde incelemektedir. Eser olayların dumanının tüttüğü bir dönemde sıcağı sıcağına yazılmıştır. Türkiyeli okurun Ermeni Soykırımı konusunda oldukça önemli bilgilere ulaşabileceği kaynaklar varsa da 1915 soykırım sürecinde diğer kadim haklara uygulanan muamele ile ilgili kaynaklar oldukça sınırlıdır. Rodas’ın yazdığı bu

okumak için tıklayınız

Hileler Kitabı (Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler) – Rene Rizqallah Khawam

( * ) ?Hile? kavramının tarihin derinliklerinden damıtılarak gelen anlamı Doğu?da ve Batı?da farklıdır. Bunu ilk kez Harro von Senger?in ?Savaş Hileleri: Strategemler? adlı üç ciltlik eserine yazdığı önsözlerde okumuştum. Şöyle yazmıştı Senger: ?Çinlilere özgü kavranılışına uygun olarak hile bilgelikten çıkar ki, bu nedenle, hileye özgü olan ?olağandışının yaratımı?, bilinçli, entelektüel bir süreçtir.? Tabii konu

okumak için tıklayınız

Kötülük Üzerine Bir Deneme – Terry Eagleton

Terry Eagleton, kötülüğü tartışıyor. Geçmişi hatırlatan, ayrıntılara işaret eden, güzel mukayeseler yapan, edebi sakinliğiyle ve o iştahlı üslubuyla kötülüğün tortusuna yoğunlaşıyor. Edebiyatı izleyerek din, siyaset ve gündelik yaşama eleştirel bir dille yaklaşıyor. Önyargıları, nefreti, içine şeytan giren kötüleri, insafsız katilleri, medyayı, sebepsiz cinayetleri, 11 Eylül’ü, körlüğü, ahlakı diline doluyor. Kötülük Üzerine Bir Deneme, kısa ve

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Kapitalizmin ve Sosyal Güvencesizliğin İnşası – Ferhat Akyüz

“Türkiye’de yaşanan sosyal güvenliğe ilişkin dönüşümü analiz eden çalışmasında sevgili Ferhat bu alana ait bildik çalışmalardan farklı bir yol izliyor. Sosyal güvenlik alanında gözlemlenen radikal değişimleri analiz etmek için Cacus’un göz boyama tekniklerinin neler olduğunu anlatıyor. Ferhat çalışmasında sosyal güvenlik alanında neler değişiyor sorusu yerine neden değişiyoru da içeren niçin değişiyor sorusuna yöneliyor. Niçin sorusu

okumak için tıklayınız

Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum – Mitka Grıbçeva

Nazi Ordusunun zulmünün doruğa ulaştığı 1940’lı yıllar. Halk günlük gereksinimlerini bile karşılayamaz bir durumda. Büyük bir acı ve önlenemez bir yoksulluk yaşanıyor. Tüm kötü koşullara ve olanaksızlıklara karşın, halk, kadını erkeği, genci yaşlısıyla direniyor. Faşizme karşı direnenler Vatan Cephesi’nde birleşerek, faşizmin en karanlık günlerinde özgürlük için umut ışığı oluşturuyorlar. Bu roman o unutulmaz isimsiz kahramanların,

okumak için tıklayınız