Kategori: Psikoloji

Bilinçaltı sandığımızdan daha mı zeki?

Beynimizi kullanarak bulmaca çözerken ya da okurken kontrolün bizde olduğunu sanırız; ama yeni bir deney birçok şeyin bilinçaltımızda olup bittiğini gösteriyor. Kendi aklımızı, zihnimizi, beynimizi tanıyormuşuz gibi bir yanlış algı var. Günlük hayatımızın basit işlerini yerine getirirken, yürürken, konuşurken aklımızdan geçen düşünceler vardır. “Bugün ne yesem?” diye sorarız kendimize örneğin. Ya da “Acaba bu kadın

okumak için tıklayınız

Duygusal bağı olan anılar, geçmiş anıları da güncelliyor

Geçmişteki duygusal yoğunluklu olaylarla -11 Eylül olayları ya da bir çocuğun doğumu- ilgili anılarımızın güçlü olduğu bilinen bir durum, ama bu olaylar geçmişteki anılarımızı da değiştirebilir mi? Nature dergisinde yayımlanan bir makalede araştırmacılar sezgisel öğrenmenin geçmişteki anıları güçlendirebileceğini ortaya koydu.

okumak için tıklayınız

Kök insan’dır

Erich Fromm’un sevgi, özgürlük arayışı gibi insana ilişkin en temel konuları ele alan kitapları birçok dile çevrilmiştir. Aslında bunların halen güncelliğini korumasının ve ilgiyle okunmasının bir sebebi; çağın sorunlarını irdeleyişi ve bu sorunlara getirdiği çözüm önerileridir. Fromm insanın tek istediği daha çok ve daha iyi şeyler tüketmek olan ebedi bir süt kuzusuna, tüketiciye, dönüştürüldüğünü ve

okumak için tıklayınız

Uygarlaşma ve Şiddet – Nejdet Evren

“İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri” ni araştıran düşünür, filozof Erich Fromm’un üzerinde yaklaşık altı yıl gibi uzunca bir süre çalışıp, araştırmalar yaptığı ve kendi psikanaliz gözlemleriyle tespit ettiği değerlendirmelerle birlikte kaleme aldığı iş bu yapıtı ile genel kabul gören neredeyse hiçbir şekilde düşünülüp tartışılmadan üstün-körü olarak, yetersiz bilgiye dayalı ve çoğunlukla kulaktan doğma mevcut paradigmaları hem psikolojik

okumak için tıklayınız

Neden tırnaklarımızı kemiririz? İşte bilimsel gerçekler…

Ellerinizin görünümünü mahveder, hijyenik olarak zararlıdır ve aşırıya kaçtığınızda canınız acır. Peki, neden hâlâ tırnak kemirmeye devam ederiz? Tırnaklarınızı kemirmeye bir başladınız mı bırakması çok zordur. Tırnak kemiren insanların diğerlerinden farkı nedir? İradeleri daha mı zayıftır? Daha mı sinirlidirler? Yoksa daha mı aç? Bunun psikolojik bir açıklaması var mı? Psikiyatristler tırnak yeme alışkanlığını, dürtü kontrol

okumak için tıklayınız

Kadının yeniden doğuşu – Ezgi Berk

‘Bir Annenin Doğuşu’, kadınların doğal ve son derece olağan tepkilerinin anormalleştirildiği ve baskılandığı, isyan bayrağını açmasın diye anneliğinin kutsandığı, fedakârlık yapmanın onandığı bir toplumda yanlış giden bir şeyler olduğunu düşünen bütün kadın ve erkeklerin okuyup üzerine tartışabilecekleri bir eser. Bebek bekleyen kadınlar, piyasada çok sayıda bebek bakımı üzerine kitap bulabilir. Peki, ya kadını anneliğin zihin

okumak için tıklayınız

Psikolojide doğaüstü diye bir şey var mı?

21. yüzyılda neden hala birçok insan doğaüstü olaylara inanıyor? Batıl inançlara sahip olmamızın altında yatan makul nedenler var mı? Son dönemlerde ABD’de yapılan bir araştırma, Amerikalıların dörtte üçünün doğaüstü olaylara inandığını, her beş kişiden birinin ise hayalet gördüğünü iddia ettiğini ortaya koydu. Geçmişte de keskin zekâya sahip bazı ünlülerin kendilerini imkânsıza inanmaktan alıkoyamadığı görülmüştü. Bunlar

okumak için tıklayınız

Kırmızı renk neden cezbeder?

Onbinlerce yıl önce atalarımız doğal boyalarla vücutlarını boyamaya başladığında kafalarından ne geçiyordu bilemeyiz. Fakat yaşamı ve ölümü hatırlatan kan rengini temsilen kırmızı toprak boyayı seçmelerinin belki de önemli bir nedeni vardı. Bugün kırmızının çeşitli tonlarına güç, saldırganlık, seks gibi farklı anlamlar atfediliyor. İngiltere kraliyetinin rengi de kırmızıdır, Amsterdam’da fuhuş sektörünün yürütüldüğü bölgenin ışıkları da. Bu

okumak için tıklayınız

Hayvanlar da yas tutar

İnsanlar ölülerine sahip çıkmaya belli bir anlam yükler. Hayvanlar dünyasında da benzer yaklaşımların olduğu keşfediliyor. Musevilerde, cenazeyi dini ritüellere uygun olarak hazırlayan bir ekip vardır. Biri öldüğünde, Hevra Kadişa yani ‘Kutsal Görev’ adı verilen bu ekipten biri cenaze gömülünceye kadar başında bekleyerek Tevrat’tan bölümler okur. Katoliklerde ise aile fertleri ve arkadaşlar cenaze başında bir araya

okumak için tıklayınız

Öfkenizi içinize atmak zararlı mı?

Kızgın mısınız? Öfkenizi göstermenin, yastık yumruklamanın sizi rahatlattığına mı inanıyorsunuz? Araştırmalar tam da böyle olmadığını söylüyor. Sağlığınız açısından öfkenizi bastırmamanız gerektiği yönünde nasihatlerle çok karşılaşmışsınızdır. Öfke bastırmanın vücudunuz için zararlı olduğuna, kalp sorunlarına, en azından mide ülserine yol açacağına inanılır. Öfkenin kontrol edilmesi konusunda yapılan araştırmalar ne sunuyor bize?

okumak için tıklayınız

Freud, yazarları etkilemeye devam edecek – Ahmet Oktay

Freud’un edebiyat ve sanatla ilgisinin kuramını oluşturduktan sonra başladığını söylemek gerekir. Şu vurgulanabilir: Freud kuramını oluşturduktan sonra sanat ve edebiyat yapıtlarında savlarını doğrulayacak pek çok öğe bulunduğunun farkında olmuş, örneğin “Dostoyevski ve Baba ve Katli” adlı yazısında (1925-1928 arası) kuramının romanda nasıl desteklendiğini göstermiştir. Freud ‘baba ve katli’ sorununu, başka yazarlardan da yararlanarak (örneğin Frazer)

okumak için tıklayınız

Freud edebiyat ilişkisi

1999’dan bu yana Bilgi Üniversitesi’nde “Psikanaliz ve Edebiyat”, “Psikanaliz ve Popüler Edebiyat” ve “Kültürel İncelemelerde Psikanalitik Yöntem” dersleri veren Bülent Somay ile Freud-edebiyat ilişkisini konuştuk…. “Psikanaliz ve edebiyat” adlı derste neler anlatıyorsunuz öğrencilerinize? Bu derste psikanalizi bir tedavi yöntemi olarak değil de bir düşünme, çalışma yöntemi olarak anlatmaya çalışıyorum. Sonra da bu yöntemin çeşitli uygulamalarını

okumak için tıklayınız

Edebiyat ve psikanaliz arasındaki çok yönlü ilişki Freud’la başlar – Yıldız Ecevit

Edebiyat ve psikanaliz arasındaki çok yönlü ilişki geçtiğimiz yüzyıl dönümünde Freud’la başlar. Freud bilinçaltıyla ilgili kuramını oluştururken, onu en çok ilgilendiren konulardan biri de ‘yaratıcılık’ edimiydi; sanatçının, çoğunlukla da edebiyat sanatçısının nasıl yarattığı, ilham denen olguyla bilinçaltının kesiştiği noktaların neler olduğu, araştırmalarında öncelikli bir konumdaydı. Bilinçaltı kuramıyla ilgili kimi önemli önermelerini de yine edebiyat sanatçılarına

okumak için tıklayınız

Psikanaliz Dil ve Felsefe – Abdurrahman Aydın

Bir acayip ülkede yaşıyoruz. Örneğin yapısalcılığın defterinin çoktan dürüldüğü, birine ?yapısalcı? demenin, o birinin bütün entelektüel yetilerini zan altında bırakmanın bir ifadesi olduğu, fakat Saussure?ün kimi temel metinlerinin daha 2014?te çevrildiği, Roman Jakobson?un hiçbir metninin çevrilmediği, çatır çatır Agamben tartışıldığı halde Émile Benveniste?in pek de meraka mazhar olamadığı, Lévi-Strauss?un çeviri kıtallerine uğratıldığı (Tahsin Yücel çevirisi

okumak için tıklayınız

Ertele!

Dur bakalım, dedim kendi kendime, dur bakalım, bekle. Bu sanatta bir derecen var mı? Anla. Sen neyi ne kadar, ne denli ve nasıl ve dahi hangi gerekçeyle ertelerken sanat yapabilirsin? Sonra da takdir edersin kendini, başkaları da alkışlar, över, sevgisini ve hayranlığını iletir. Öyle mi? Önce vapurlardan başlasam. En yakın vapura binmeyi ertelesem! Peki ne

okumak için tıklayınız

Otoritaryen Kişilik Üstüne / Niteliksel İdeoloji İncelemeleri – Theodor W. Adorno

“Potansiyel faşist birey mevcutsa, o kesin olarak nasıl biridir? Antidemokratik düşünceyi oluşturan şey nedir? Böyle birinin içindeki düzenleyici güçler nelerdir? Bu birey mevcutsa, gelişme tarzı ve bu gelişmeyi belirleyen etkenler nelerdir?” Bu kitap, Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü üyelerinin Nazi Almanyası’nı terk ederek ABD’ye yerleştikleri dönemde yayımladıkları Önyargı Üstüne Çalışmalar başlıklı beş ciltlik eserin üçüncü cildini

okumak için tıklayınız

Self(in)in tarihi

?Eğer kendini beğenmişsen kendi resimlerini imzalaman da imzalamaman da kendini beğenmişliktir. Eğer kendini beğenmiş değilsen, kendi resimlerini imzalaman da imzalamaman da kendini beğenmişlik değildir.? F. Porter Yunan mitosunda peri kızı Ekho, yakışıklı delikanlı Narkissos?a; Narkissos ise sudaki aksine (kendine) âşıktır. İkisi de aşkına ?karşılık? bulamaz, yemeden, içmeden kesilir ve ölürler. Ekho?nun acılı sesi dağa taşa

okumak için tıklayınız

İtaatsizlik Üzerine (Özgürlük Neden Otoriteye “Hayır” Demektir?) – Erich Fromm

“Şimdiye kadar tarihin büyük bir bölümünde, bir azınlık çoğunluğa hükmetmiştir. Bu hâkimiyeti gerekli kılan, hayatın güzelliklerinin sadece azınlığa yetecek kadar olup, çoğunluğa kırıntıların kalmasıdır. Eğer bu azınlık güzelliklerin tadını çıkarmak ve bunun da ötesinde çoğunluğun kendine hizmet etmesini, kendisi için çalışmasını istemişse gerekli şart şuydu: Çoğunluk itaat etmeyi öğrenmeliydi.”

okumak için tıklayınız

Direnlibido – Cemal Dindar

#direnlibido, despotizme karşı yaşamı savunmak için bireyleri direnişe geçiren ruhsal dinamikler üzerine bir inceleme. Bu dinamiklerin Türkiye’nin uzak-yakın tarihi ile bağlarını kuruyor. ‘Bin yıllık’ tarihimizin dertlerine, 24 Ocak-12 Eylül Darbesi’nin yarattığı ruhsal iklime ve neoliberalizme karşı Gezi Direnişi’nin anlamını araştırıyor. Bastırılmış olan döner. Bastırılan, olanca yaşama arzusunu kuşanarak, geri döndü.

okumak için tıklayınız

Seçme İkilemi – Renata Salecl

Günümüzde birçok konuda bizi bunaltacak kadar fazla seçenekle karşı karşıyayız. Marketteki peynir veya deterjan reyonlarından ev eşyalarına ve telefon servislerine kadar tüm tüketim ürünlerinde bizi zorlu seçimler bekliyor. Evet, tükettiğimiz ürünleri seçmekte -belli sınırlar çerçevesinde- özgürüz. Peki ya daha hayati meselelerde? Mesela parçası olduğumuz sistemi seçme şansımız var mı?

okumak için tıklayınız