Kategori: Psikoloji

Aptalca Hatalar Yapmanın Psikolojisi

Zaman zaman hepimiz aptalca hatalar yaparız. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Efsaneye göre, Truvalılar, Yunanların devasa bir tahta attan oluşan “hediyesini” kabul ettiler ve Yunan savaşçıların dolu olduğu atın içerisinden bir ordu çıktı. Pisa Kulesi henüz tamamlanmadan eğik olduğu fark edilmişti. Daha yakın zamana gelindiğinde, Fransız Devleti 1300 istasyon için oldukça büyük olan yeni tren filosuna

okumak için tıklayınız

Psikiyatr Agâh Aydın: ‘Toplum değil, sistem hasta’

Roboski, Soma, Suruç, Ankara katliamı ve şimdi de doğudaki savaş ortamı… Göçmen dramı, IŞİD barbarlığı… Her gün ölüm haberleri alıyoruz. Henüz nedenini sorgulayamadan yenileri ekleniyor öldürülenler arasına. Nasıl baş edeceğiz? Üst üste gelen felaketlerin ardından yaşamımıza nasıl geri döneceğiz? Acaba toplumlar da hasta olur mu? Büyük toplumsal yıkımlar, toplumlarda nasıl bir ruh hali yaratır? Psikiyatri

okumak için tıklayınız

Stanford Hapishane Deneyi nedir?

Stanford Hapishane Deneyi, sosyal psikolog Philip Zimbardo’nun 1971 yılında Stanford Üniversitesi bodrum katını bir hapishaneye çevirerek mahkûm ve tutsak olmanın psikolojik etkilerini incelemek amacıyla 24 üniversite öğrencisiyle başlattığı ancak planlananın ötesinde bizlere roller, uyum, kötülük ve sistemler adına çok şey söyleyen klasik bir psikoloji deneyidir.

okumak için tıklayınız

Eylemsizlik ile acımanın güzellemesi olarak işlevsiz empati

Empati ve Post-Empati İnsanlar ‘erdemli’ davranırken kim bilir belki de cennette bir yer kapmak ya da vicdan sızısını dindirmek gibi gizli ve etik olmayan bir gündemle hareket ediyor olabilirler. Yardım severlik, iyilik yapmak, fedakarlık, tevazu ve empati gibi eylem ve duyguların arkasındaki niyeti ve ahlaklılığı sorgulamak, bir duyarsızlık, yabancılaşma ve konformizm çağında, bence öncelikle yapılması

okumak için tıklayınız

Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek – Bronislaw Malinowski

Antropolojiyi “masabaşı”nda yapılan bir iş olmaktan çıkaran Bronislaw Malinowski, bugün hatasıyla sevabıyla bizzat bir düşünce klasiği haline gelmiş durumda. Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek de onun temel metinlerinden biri. Okur bu küçük kitapta, yapıtlarından birine Batı Pasifik Argonautları gibi şiirsel bir isim verebilmiş olan Malinowski’nin hâlâ birçok soru üretmeye elverişli düşünceleriyle ilk elden tanışma fırsatı

okumak için tıklayınız

Tımarhaneler – Erving Goffman

Patolojik olan, bir işleyiş bozukluğudur esasında. Bir şeyin, bir nesnenin, bir organın normal işleyişinden uzaklaşması, sapması hâlidir, kısacası ilişkiseldir. Psikiyatrist de, aynen bir saat tamircisi veya dâhiliyeci gibi, bu türden bir patoloji tanımından hareket eder, ancak bir farkla: Yelkovanın gerektiği gibi dönmemesi veya böbreğin beklenen enzimleri salgılamaması esasen teknik bir meseleyken, uygunsuz addedilen bir davranış

okumak için tıklayınız

Psikoloji tarihinde Freud ve Jung ‘un mektuplaşmasının büyük önemi

Önsöz Napolyon, “Zamanı gelmiş bir düşünce, bayraklarını dalgalandıran bir ordudan daha güçlüdür” demişti. Bu söz adeta, kısa süren ortaklıklarının başlangıcında hemen hemen dünya çapında bir muhalefetle uğraşmak zorunda kalan Freud ve Jung’un düşüncelerinin yayılması için söylenmiş gibidir.

okumak için tıklayınız

İntihar Üzerine – Karl Marx

Fransız toplum eleştirisi, sadece belli sınıfların ilişkilerinde değil, tüm modern ilişki alanlarında ve biçimlerinde yaşanan (modern yaşamın) çelişkileri ve yapaylıkları, kıs¬men de olsa ortaya koyma becerisine sahiptir. Bunu, Fransızlara özgü yaşam coşkusunu, bakışlarının zenginliğini, ince zekalarını, cesur yaratıcı ruhlarını açıkça anlatarak yapmıştır. Fransızların toplum eleştirisindeki üstünlükleri hakkında fikir sahibi olmak için, mesela, kendi dönemlerindeki insan

okumak için tıklayınız

Zeka Testini geliştiren Alfred Binet “Bu canavarca karamsarlığa karşı çıkmalıyız.”

IQ Testi Genetik deterministler tarafından özellikle IQ testi alanında sıklıkla yanlış kullanılan bir kavramdır kalıtım. Britanya’da Hans Eysenck ve ABD’de Richard Herrnstein ve Arthur Jensen adlı psikologlar, zekânın büyük ölçüde kalıtımsal olduğu düşüncesini geliştirmişlerdi. Aynı zamanda, siyahların ortalama IQ’sunun beyazlardan, İrlanda’daki İrlandalılarınkinin de İngiltere’deki İngilizlerden genetik olarak daha düşük olduğunu savundular. Eysenck görünüşe bakılırsa, siyahların

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud kimdir? Hayatı

Sigmund Freud, nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) – ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram’ın kurucusudur.

okumak için tıklayınız

Psikolojik şiddetin etkisi 40 yıl geçmiyor

İngiltere’de yapılan bir araştırma, çocukken akranları tarafından psikolojik şiddete maruz kalan kişilerin, 40 yıl sonra bile bunun acısını çektiğine işaret ediyor. King’s College’ta yapılan araştırma, çocuklara alaycı yaklaşım ve zorba tavırların etkisinin yıllarca sürdüğünü gösteriyor. Araştırmada, çocukken psikolojik şiddet görenlerin, depresyon ve kaygıya eğilimlerinin arttığı gözlemlendi.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski – Sigmund Freud

“Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i şimdiye dek yazılmış romanların en güçlüsü, “Büyük Engizisyoncu” epizodu dünya edebiyatının şimdiye dek ortaya koyduğu yaratıların en üstünüdür ve ne denli övülse azdır.” Sigmund Freud “Karamazov Kardeşler” adlı romanın Büyük Engizisyoncu adlı epizodu Ele aldığım olay Onaltıncı Yüzyılda oluyor. O zamanlar, o zamanlar gökyüzündeki varlıkları şiirler yazarak dünyaya indirmek alışkanlık olmuştu. Artık Dante’den

okumak için tıklayınız

Özgürlükten Kaçış – Erich Fromm “Karanlıkta ıslık çalmak ışığı getirmez”

Karanlıkta ıslık çalmak ışığı getirmez. Yalnızlık, korku ve şaşkınlık yerli yerinde kalır; İnsanlar buna sonsuza dek dayanamazlar. Bir şeylerden özgürlük’ün yüküne katlanmayı sürdüremezler; olumsuz özgürlükten olumlu özgürlüğe geçmedikleri sürece, özgürlükten hepten kaçmaları gerekir. Çağımızda ana toplumsal kaçış yolları, faşizmle yönetilen ülkelerde görüldüğü üzere, bir öndere boyun eğme ve demokrasimizde yaygın olan zorlanımlı ‘düzene uyma’dır.

okumak için tıklayınız

Faşizmin Kitle Psikolojisi – Wilhelm Reich

Wilhelm Reich’ın (1897 – 1957) Karakter Analizi adlı yapıtı okuyucuya ilk kez sunulduğunda, eleştirmenler tarafından o ana dek “psikoloji konusunda söylenmiş olanların en iyisi ve en köklü düşünülmüşü” olarak tanımlanmıştı. Kitap çok geçmeden Nazi Almanyası’nda yasaklandı. Karakter Analizi ancak 1945’de, ABD’de yeniden basılabildi. O günden bugüne, bu başyapıt psikoterapinin gelişimine büyük katkı yapmıştır. Değişiklikler yapılsa

okumak için tıklayınız

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi – Sigmund Freud

‘Günlük Yaşamın Psikopatolojisi’, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freud’un tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında, özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımları çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler ekledi. Freud’un hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunmamıştır. Elinizdeki çeviri, Freud’un

okumak için tıklayınız

Matematik korkusu nedir?

Akıldan hesap yapmak çoğu kişi için stres kaynağı olabilir. Bazı insanlarda sayı korkusu vardır. Sayılarla uğraşırken beyni felce uğratan nedir? Avuçlar terler, kalp atışı hızlanır, boğazınız kurur. Bazıları için insan içinde basit herhangi bir toplama-çıkarma işlemi yapmak bile büyük bir korkuya yol açabilir.

okumak için tıklayınız

Siyah Deri Beyaz Maske – Frantz Fanon

1925’te Fransız sömürgelerinden biri olan, Karayipler’in Martinik adasında doğan ve 18 yaşında Nazilere karşı savaşmak üzere Fransız ordusuna katılan Fanon; yabancılaşma, sömürgecilik ve sömürgeciliğin psikolojisi üzerine yazılarıyla “ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin sesi olmuş, Fransız ordusunda yer aldığı yıllar içinde “beyaz adam”ın ırkçılığıyla bire bir karşı karşıya kalmıştır. Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında Cezayir Ulusal Bağımsızlık

okumak için tıklayınız

İnsanın Gerçek Doğasını İfşa Eden Deney – Stanley Milgram

İtaatin sınırları var mı? İtaatkarlığın mekanizmalarını konu alan bu ünlü yapıtın yazarı Stanley Milgram, sosyal psikolojinin en önemli ekol isimlerindendir. Bu çalışmasında, Nazi Almanyasındaki soykırımdan etkilenerek – özellikle Adolf Eichmann – tasarladığı deneyler yer almıştır.

okumak için tıklayınız

Depresyonda zaman algısı bozuluyor

Zaman algısı oldukça öznel bir kavram olmakla birlikte, içinde bulunulan duruma göre değişebilir; örneğin bir şeyi beklerken ya da bir şeyin teslim tarihi yaklaşırken, zamanın hızlı veya yavaş geçtiği hissine kapılınabilir. Depresyon hastalarının da zaman kavramını sağlıklı bireylerden daha farklı tecrübe ettikleri tespit edildi.

okumak için tıklayınız