Kategori: Psikoloji

Sorgulanmamış Bir Yaşam, Yaşamaya Değer Değildir – Mert Sarı

İnsanların büyük çoğunluğu kolaycılık eğilimindedir. Her şey için kısa ve rahat anlaşılır reçeteler isterler. Oysaki yaşama sanatı, kolaycılıktan nefret eder. Çünkü hazır kalıplar, yaşama sanatını indirger ve katılaştırır. Anlamlı bir felsefi kavrayışı edinmek yaşamsal bir önemdedir. Deyim ye­rindeyse bu durum, can alıcı bir sorundur. Kimi insanlar bu yargıya, dudak kenarla­rındaki istihza kıvrımlarıyla küçümseye­rek gülebilirler. Ancak

okumak için tıklayınız

Ten?deki Izdırap ve Söylemsel Başkaldırı – Bora Erdağı

David Le Breton?un Ten ve İz kitabı [çev. İsmail Yerguz, (İstanbul: Sel Yayıncılık, 2011)] ?İnsanın Kendini Yaralaması Üzerine? alt başlığını taşıyor. Breton beden ve riskli tavırlar üzerine odaklanan bir antropolog ve sosyolog. Yayınladığı bütün çalışmaları beden ve riskli tavırlar konusunun değişik temalarına odaklanıyor, bu da onun çalışmalarının birbirine eklemlenmesini sağlayarak beden bilgisi ya da kültürü

okumak için tıklayınız

Okulda Zorbalık – Berfin Ural, Nurcan Özteke

Zorbaca davranışlar hemen hemen günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bu davranışların birçoğunu; toplum olarak sıradan, olabilir davranışlar olarak kanıksadık, normalleştirdik. Olayın psikolojik boyutlarının yanı sıra toplumsal boyutları da bir o kadar endişe verici hale geldi. Zorbalığı kanıksamış bir toplum olmaya başladık. Canımız yanmaya başladığı zaman, konunun ciddiyetinin zarar verici boyutlara ulaştığını anladık.

okumak için tıklayınız

Korku ve Kaygı – Hoimar von Ditfurth

Korku ve Kaygı bir tartışma kitabı. Hoimar von Ditfurth’un yönettiği, konularında uzman biliminsanı ve düşünürleri bir araya getiren bir konferansın konuşma ve tartışmalarından oluşuyor. Konuya felsefe, psikoloji, antropoloji, psikanaliz ve edebiyat gibi farklı alanlardan bakan tartışmacılar, insan davranışı olarak korku ve kaygının nedenlerini, tarih ve toplum içindeki değişimini inceliyorlar. Korku ve kaygıyı ayırt etmeye yardımcı

okumak için tıklayınız

50 Soruda Psikiyatri – Ali Nahit Babaoğlu

?50 Soruda? dizisinin 11. kitabında, Doç. Dr. Ali Nahit Babaoğlu, görevi normal ile anormali birbirinden ayıran sınırları saptamak olan psikiyatriyi, temel seviyede anlatıyor. Yazarın, bozukluk tanılarından tedavi yöntemlerine giden hatta sistematik bir biçimde ilerlerken, okurun psikiyatriye ilişkin tedirginliklerini, kuşkularını ve önyargılarını kıracak içeriklerle ele aldığı kimi sorular şöyle: Psikiyatri nedir, psikiyatri uzmanı kimdir? Psikiyatrik bozukluklar

okumak için tıklayınız

Sanat ve Edebiyat – Sigmund Freud

Sanat ve Edebiyat, Freud’un yaratıcı sürecin ruhbilimsel yönleri üzerine yazdığı makalelerden büyük bir bölümünü bir araya getirmektedir. En başta Freud’un bir edebiyat eseri üzerine yayımlanmış en kapsamlı çözümlemesi olarak kabul edilen Wilhelm Jensen’in Gradiva romanına ilişkin yaptığı çalışma yer almaktadır. Ayrıca, Shakespeare, Leonardo da Vinci, Michelangelo, Goethe, İbsen ve Dostoyevski gibi diğer sanatsal ve yazınsal

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler 1-2 -Coşkun Taştan

Freud’un psiholociyası – Cengiz Alkan Psikanalizin Türkiye’de nasıl alımlandığını tarihsel gelişimi içinde anlamak için ‘Türkiye’de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler’ kıymetli bir derleme. Kimi uzmanlara göre zihinsel-psikolojik işlevlerimizin çoğu bilinçsiz nörolojik mekanizmalarla yerine getiriliyormuş. Mustafa Hayrullah Diker?in 1917 yılında yazdığı ?Freud?un Psiholociyası Üzerine Tecrübe-i Tetebbuiye? adlı risalesinin unutulmuş olması, psikanaliz üzerine yapılan pek çok akademik

okumak için tıklayınız

Senaryo Yazarları İçin Psikoloji – William Indick

Senaryo yazarları hikâyelerini canlı kılmak istiyorlarsa insan davranışlarını iyi kavramak zorundadırlar. William Indick’in kaleme aldığı bu kitabı iyi değerlendiren yazarlar, Sigmund Freud, Carl Jung, Alfred Adler, Erik Erikson ve Joseph Campbell gibi isimleri senaryolarının ortak yazarları gibi kullanabilirler. Dolayısıyla, Senaryo Yazarları İçin Psikoloji kitabı, psikolojik bakımdan derinlikli karakterleri ve çatışmaları işlemekte temel bir kaynaktır. Bu

okumak için tıklayınız

Sosyal Etkiler / Kim Kimi Nasıl Etkiler? – Nuray Sakallı

Nuray Sakallı, ilk baskısı 2001?de yapılan ?Sosyal Etkiler?de, sosyal kurallar, sosyal baskı, grup etkileri, gruba uyma, ricalara boyun eğme, emirleri düşünmeden yerine getirme, güç, lider ve liderlik, azınlığın etkileri, tutum değişimi gibi, sosyal etkinin farklı türevlerini kapsamlı bir şekilde masaya yatırıyor. Sosyal psikoloji alanının yetkin çalışmalarından olan kitap bilhassa, bireylerin gruplara uymasında etkili olan faktörleri

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud’un Misyonu (Kişiliği ve Etkisi Üstüne Bir Çözümleme) – Erich Fromm

Erich Fromm, bu kısa ama etkili metninde hem Sigmund Freud’un kişiliğini hem de kurucusu olduğu psikanaliz akımını eleştirel bir süzgeçten geçiriyor. Kişiliğini çözümlerken, onu kendi silahıyla vuruyor: Freud’u çarpıcı bir psikanalitik değerlendirmeye tabi tutuyor. Psikanaliz akımının düşünsel uğraklarını ele alırken ise başlangıçta radikal görüşlerle beslenen bir “düşünce hareketi”nin nasıl tutucu bir anlayışa saplanıp kaldığını gözler

okumak için tıklayınız

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2 – Erich Fromm

İnsandaki yıkıcılığı, şiddeti, acımasızlığı, avcı ve yiyecek toplayıcı küçük topluluklar oluşturarak yaşayan tarihöncesi insandan, günümüzün “uygar” insanına dek çok geniş bir süreç içinde ele alan Fromm, kitabının bu ikinci ve son cildinde tarihe kanlı yıkıcılıklanyla geçmiş bazı yöneticilerin kişilik çözümlemelerini yapmaktadır. Fromm, bu büyük hacimli çalışmasında, şiddet olaylarını ele alırken, herkesin yaşam sevgisiyle dolu olduğu,

okumak için tıklayınız

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1 – Erich Fromm

Yüzyılımızın öndegelen sorunlarından biri giderek artan şiddet, yıkıcılık ve saldırganlık olaylarıdır. Gün geçmiyor ki dünyanın herhangi bir bölgesinde böylesine bir olay olmasın. Nedir bu yıkıcılık ve şiddet olaylarının nedeni? İnsanoğlu aslında acımasız, şiddete yatkın bir canlı mıdır, yoksa toplumsal koşuların itelemesiyle mi bu yola girmektedir? Erich Fromm bu kitabında bir toplumbilimci, ruhbilimci ve düşünür olarak

okumak için tıklayınız

Sanatta Psikanaliz – Neriman Samurçay

Freud, başlangıçta bir tedavi yöntemi olarak ortaya çıkan psikanalitik kuramın gerçekte felsefe, din ve sanat alanlarındaki sorunların çözümüne de yardımcı olduğunu söylemiştir. Özellikle de sanat psikanaliz için çok verimli bir kaynak oluşturur, çünkü sanatçılar, yine Freud’a göre, yeryüzü ile gökyüzü arasında, alışılagelmiş bilişsel donanımımızla asla varamayacağımız gerçeklikleri bilirler, bize bilinçdışının gizemli kapılarını açarlar, Türkiye’de psikolojinin

okumak için tıklayınız

Psikanalizin Bunalımı (Freud, Marx ve Sosyal Psikoloji Üzerine Denemeler) – Erich Fromm

Psikanalizin Bunalımı, Erich Fromm’un farklı tarihlerde (1923-1969), Freud, Marx ve Sosyal Psikoloji üzerine yazdığı makalelerden oluşur. Freud ve Marx’ın kuramları arasındaki ilişki üzerine yapılan zihin bulandırıcı ve amatörce tartışmalar masaya yatırılır. Esas olarak psikanalitik kurama öncelik tanınıp, psikanalizdeki gelişimin toplumsal etkileri çözümlenmeye çalışılır. Çünkü Fromm’a göre psikanaliz, “o yüzce ideolojilerin maskesi ardındaki ölüm sevdalılarını fark

okumak için tıklayınız

Sanat ve Sanatçılar Üzerine – Sigmund Freud

Sanat ve sanatçılar üzerine, psikanaliz yöntemiyle bilinçdışı süreçlerin insan davranışlarına ve kişilik oluşumlarına etkisi konusunda getirdiği açıklamalarla, hala gündemde olan Freud?un eserlerinin önemli bir bölümünün bir araya getirildiği ?Studienausgabe?nin X. cildinden seçme metinlerden oluşuyor. Bu kitapta Freud’un Michelangelo’nun Musa heykeli üzerine yaptığı inceleme dışında, sanatçı kişilik, yaratıcı düşünce, bir sanat yapıtının oluşumu gibi konular üzerine

okumak için tıklayınız

Kıyılar Durunca – Afşar Timuçin

İntihar yanlışları silip götürür mü? O bütün bir yaşamı silip götürürken yanlışları da alır gider diye düşünebiliriz. Ancak insan yanlışlarının altında mı kalmalı yoksa onlarla kesin bir hesaplaşmaya mı girmeli? Bu elbette bizim bilinç koşullarımıza bağlıdır. Her seçimimizi kendimize göre yapıyoruz. Önemli olan ölmek ya da ölmemek değil direnmek ya da direnmemektir. Ayşe bir süre

okumak için tıklayınız

Umut Devrimi / İnsancıllaşmış Bir Teknolojiye Doğru ? Erich Fromm

Okurlarımızın artık çok iyi tanıdığı ruhbilimci ve toplumbilimci Erich Fromm, Umut Devrimi’nde ele aldığı sorunları şöyle özetlemektedir. ‘Belki de şu anda işin en kötü yanı, kendi sistemimizi denetleyemez duruma gelmiş olmamızdır. Bilgisayarların bizim adımıza verdiği kararları uyguluyoruz. Biz, insanoğlu olarak, daha çok, daha çok üretmek ve daha çok tüketmekten başka amaç gütmüyoruz. Hiçbir şeye karşı

okumak için tıklayınız

Sağlıklı Toplum – Erich Fromm

Düşünür ve ruhbilimci Erich Fromm, bu yapıtında insanın doğal yapısından hareket ederek, bugüne dek insanoğlunun tüm gereksinmelerine yanıt verebilen sağlıklı bir toplum biçimi yaratıp yaratamadığımızı araştırıyor. Günümüz toplumlarında insanlar mutluluk içinde mi yaşamaktadırlar? Kendilerini tümüyle geliştirebilmekte, doğallıklarını hiç yitirmeden bütün isteklerini yerine getirebilmekte, özgürlük içinde sevebilmekte midirler? Yoksa tüm sevme yetilerini yitirmiş, doğal gelişmelerini baskı

okumak için tıklayınız

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı – Erich Fromm

Yaşam yaratmak, güçsüz insanda bulunmayan birtakım nitelikleri gerektirir. Yaşamı yoketmekse yalnızca bir tek niteliği -şiddete başvurmayı- gerektirir. Güçsüz insan, tabancası, bıçağı ya da kuvvetli bir bileği olduğu sürece başkalarının ya da kendisinin içindeki yaşamı yokederek onu aşabilir. Böylece, kendisini yadsıyan yaşamdan öç almış olur. Ödünleyici şiddet, güçsüzlükten doğan ve güçsüzlüğü ödünleyen bir şiddet türüdür. Yaratamayan

okumak için tıklayınız

Sevme Sanatı – Erich Fromm

”Sevgi”, insanoğlunun gelişmesinin ilk dönemlerinden başlayarak günümüze dek yaşayabilen vazgeçilmez bir duygu, anlam dolu bir sözcük; hiç kuşkusuz, insanlar varoldukça da yaşayacak. Tüm çabalar, uğraşlar, tutkular, yaratılan tüm sanat yapıtları bir anlamda hep sevgisiz kalmamak için belki de. Sevgiyi yaşarken kendimizden geçer, yokluğundaysa hastalanırız. Onu bastırdıkça daha çok özlemini çeker, gizledikçe değişik görünümlerin içine gireriz.

okumak için tıklayınız