Kategori: Psikoloji

Dr. Engin Geçtan’ın Ruh Biliminde Psikanalizin ve Varoluşçu Öğretilerin Bireşimi – Mert Sarı

İnsan mutlu olmak değil; haklı olmak, egemen olmak ister. Yine insan, gerçekte kısıdı olan yaşama süresini ve vital enerjisini yapıcılığa, sevişmeye, bilgilenmeye, seyahat ermeye değil; yıkıcılığa, savaşlara, anlamsız çabalara yatırır. Büyük bir kamusal alanın sahnesini doğa gezilerine ve sahici insanlarla iletişime yeğler. Bu gözlemler de psikanalizin insan ruhsallığının usdışı ve bilinçdışı itilimlerin basıncı altında devindiği

okumak için tıklayınız

Bir ihtimal daha var? – Utku Özmakas

Modern yaşamda insanın çevresindeki en büyük tehditlerden biri mutluluk diktatöryasıdır. Filmler ona mutlu olmasını söyler; şarkılar mutluluğun güzelliğini övdükçe över; reklamlar mutlu ailelerle doludur; reklam spotları tek bir tümcede mutluluğun ne olduğunu ve o ürünü alırsanız nasıl mutlu olacağınızı haykırır. Bu kadar mutluluk insana fazla gelmez mi peki? Alman düşünür Wilhelm Schmid, Mutsuz Olmak kitabında

okumak için tıklayınız

Yalnızlık Terapisi – Dilek Kırcaoğlu

Yalnızlık dokunulmaz değildir? Cüret etmek gerekir! Çocuk eğitiminde bir ebeveyn rehberi olan Çocukla Birlikte Büyümek kitabının yazarından. İkili bir kurgu: Yalnızlığın yol açtığı sıkıntı ve depresif durumlardan çıkış üzerine hikâye tadında bir uzun anlatım ve buna paralel, samimi ve filozofça diyaloglar üzerinden ilerleyen terapi deneyimleri. ?Yalnızlık dokunulmaz değildir??

okumak için tıklayınız

Nal – Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri – Cemal Dindar

Michel Foucault duysaydı şu ‘nal’ meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi’ne. Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen ‘akıl hastaları’nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: NALLAMAK.

okumak için tıklayınız

Kendini bilen insan – İsmail Gezgin

?Mutluluk, güzellik ve esenlik elde etmek için kişinin sadece reklamı yapılan ürünlerde cisimleşen doğal mükemmelliği satın alması gerekir. Bu mit etrafında yeni pazarlar geliştirilip; yeni yaşam ve tüketim biçimleri yaratılıyor.? A. Melucci Deriyle çevrelenmiş bir bedenin içinde başlayan biyolojik yolculuk, doğumla yasanın ruhsal dünyasına taşınır. Ruhunun sınırlarını çizen bedeninin üst üste ?yaşam? hücreleriyle kaplandığı

okumak için tıklayınız

İktidarın Nevrotik Rekabeti – Kansu Yıldırım

On bir yıllık tek başına iktidar süreci, pek çok ilki de beraberinde getirdi. Kamu mimarisini, sağlık ve eğitimi yeniden düzenleme, emek piyasasını ekonomik olduğu kadar ideolojik öğelerle disipline etme, vb. Ama en önemli ilklerden bir tanesi, özgüven ve karizmatiklik eşliğinde beliren AKP?nin siyasal dili oldu. AKP?nin temel dinamiklerinden birisi, proaktif dış siyasetin de önemli bir

okumak için tıklayınız

Bir Nöroloğun Gözünden – İnsan Neden Sanat Yapar? (Axis Mundi) – H. Tuğrul Atasoy

Sanat yapıtı nedir_ Bize ne anlatır? İçsel bütünlüğümüzü sanatla mı sağlarız? Sanat Eylemi, insanlığın öyküsüne nerede ve ne zaman katıldı? Sanat yapıtının esin kaynağı nerededir? Sanat şimdiki bize mi, geçmişteki bize mi seslenir? Sanat ile ?anormallik? arasında bir ilişki var mıdır? Sanat evrensel midir? Şair mi şiire gider, şiir mi şaire gelir? İlk şairler kimlerdir?

okumak için tıklayınız

Şipşak Freud – Christfried Tögel

Christfried Tögel, Sigmund Freud’u keşfetmek üzere çıktığı yolculukta okurunu yalnız bırakmıyor, bu yolculuğun ana duraklarında onlara eşlik ediyor ve onları Freud’un bilinmeyen yönleriyle tanıştırıyor. Yıllarca bilim çevreleri tarafından görmezlikten gelindikten sonra 1902 yılında profesör unvanı aldığında kendisine gelen çiçekleri ve kutlama mesajlarını gören Freud, durumu alaya alarak şöyle yorumlamıştı: “Sanırsınız ki cinselliğin rolü majesteleri tarafından

okumak için tıklayınız

Freud?la hayali bir söyleşi – Ceren Şekerciler

?Freud, var olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalacaktık.? Hayali Söyleşiler, ilginç bir düşünceden yola çıkarak hazırlanmış. Yaşadıkları döneme olduğu kadar, günümüze de damgasını vurmuş, ancak bugün aramızda olmayan kişilerle şimdi bir araya gelsek, onlarla sohbet etmek nasıl olurdu fikrinden yola çıkan seri, en çok da tarihe mal olmuş bu kişileri tanıtmayı amaçlıyor. Serideki söyleşiler tamamen

okumak için tıklayınız

Zihnin Kaşifi / Sigmund Freud (Aile Arşivinden Özgün Fotograf ve Belgelerle Sigmund Freud Biyografisi) – Ruth Sheppard

“İnsan denen yaratığın içinde yaşayan bu yarı evcil şeytanların en uğursuzunu uyandırıp savaşmak isteyen hiç kimse, benim gibi, bu mücadeleden yara almadan kurtulamaz.” -Sigmund Freud- Complete Psychological Works (Bütün Ruhbilim Yapıtları) “Psikanalizin Babası” olarak anılan Sigmund Freud ve çalışmaları olmasaydı, kendimizi şimdiki kadar iyi anlayamayacaktık. Freud, “konuşma tedavisi”, serbest çağrışım ve düş yorumu gibi teknikler

okumak için tıklayınız

Sorgulanmamış Bir Yaşam, Yaşamaya Değer Değildir – Mert Sarı

İnsanların büyük çoğunluğu kolaycılık eğilimindedir. Her şey için kısa ve rahat anlaşılır reçeteler isterler. Oysaki yaşama sanatı, kolaycılıktan nefret eder. Çünkü hazır kalıplar, yaşama sanatını indirger ve katılaştırır. Anlamlı bir felsefi kavrayışı edinmek yaşamsal bir önemdedir. Deyim ye­rindeyse bu durum, can alıcı bir sorundur. Kimi insanlar bu yargıya, dudak kenarla­rındaki istihza kıvrımlarıyla küçümseye­rek gülebilirler. Ancak

okumak için tıklayınız

Ten?deki Izdırap ve Söylemsel Başkaldırı – Bora Erdağı

David Le Breton?un Ten ve İz kitabı [çev. İsmail Yerguz, (İstanbul: Sel Yayıncılık, 2011)] ?İnsanın Kendini Yaralaması Üzerine? alt başlığını taşıyor. Breton beden ve riskli tavırlar üzerine odaklanan bir antropolog ve sosyolog. Yayınladığı bütün çalışmaları beden ve riskli tavırlar konusunun değişik temalarına odaklanıyor, bu da onun çalışmalarının birbirine eklemlenmesini sağlayarak beden bilgisi ya da kültürü

okumak için tıklayınız

Okulda Zorbalık – Berfin Ural, Nurcan Özteke

Zorbaca davranışlar hemen hemen günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bu davranışların birçoğunu; toplum olarak sıradan, olabilir davranışlar olarak kanıksadık, normalleştirdik. Olayın psikolojik boyutlarının yanı sıra toplumsal boyutları da bir o kadar endişe verici hale geldi. Zorbalığı kanıksamış bir toplum olmaya başladık. Canımız yanmaya başladığı zaman, konunun ciddiyetinin zarar verici boyutlara ulaştığını anladık.

okumak için tıklayınız

Korku ve Kaygı – Hoimar von Ditfurth

Korku ve Kaygı bir tartışma kitabı. Hoimar von Ditfurth’un yönettiği, konularında uzman biliminsanı ve düşünürleri bir araya getiren bir konferansın konuşma ve tartışmalarından oluşuyor. Konuya felsefe, psikoloji, antropoloji, psikanaliz ve edebiyat gibi farklı alanlardan bakan tartışmacılar, insan davranışı olarak korku ve kaygının nedenlerini, tarih ve toplum içindeki değişimini inceliyorlar. Korku ve kaygıyı ayırt etmeye yardımcı

okumak için tıklayınız

50 Soruda Psikiyatri – Ali Nahit Babaoğlu

?50 Soruda? dizisinin 11. kitabında, Doç. Dr. Ali Nahit Babaoğlu, görevi normal ile anormali birbirinden ayıran sınırları saptamak olan psikiyatriyi, temel seviyede anlatıyor. Yazarın, bozukluk tanılarından tedavi yöntemlerine giden hatta sistematik bir biçimde ilerlerken, okurun psikiyatriye ilişkin tedirginliklerini, kuşkularını ve önyargılarını kıracak içeriklerle ele aldığı kimi sorular şöyle: Psikiyatri nedir, psikiyatri uzmanı kimdir? Psikiyatrik bozukluklar

okumak için tıklayınız

Sanat ve Edebiyat – Sigmund Freud

Sanat ve Edebiyat, Freud’un yaratıcı sürecin ruhbilimsel yönleri üzerine yazdığı makalelerden büyük bir bölümünü bir araya getirmektedir. En başta Freud’un bir edebiyat eseri üzerine yayımlanmış en kapsamlı çözümlemesi olarak kabul edilen Wilhelm Jensen’in Gradiva romanına ilişkin yaptığı çalışma yer almaktadır. Ayrıca, Shakespeare, Leonardo da Vinci, Michelangelo, Goethe, İbsen ve Dostoyevski gibi diğer sanatsal ve yazınsal

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler 1-2 -Coşkun Taştan

Freud’un psiholociyası – Cengiz Alkan Psikanalizin Türkiye’de nasıl alımlandığını tarihsel gelişimi içinde anlamak için ‘Türkiye’de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler’ kıymetli bir derleme. Kimi uzmanlara göre zihinsel-psikolojik işlevlerimizin çoğu bilinçsiz nörolojik mekanizmalarla yerine getiriliyormuş. Mustafa Hayrullah Diker?in 1917 yılında yazdığı ?Freud?un Psiholociyası Üzerine Tecrübe-i Tetebbuiye? adlı risalesinin unutulmuş olması, psikanaliz üzerine yapılan pek çok akademik

okumak için tıklayınız

Senaryo Yazarları İçin Psikoloji – William Indick

Senaryo yazarları hikâyelerini canlı kılmak istiyorlarsa insan davranışlarını iyi kavramak zorundadırlar. William Indick’in kaleme aldığı bu kitabı iyi değerlendiren yazarlar, Sigmund Freud, Carl Jung, Alfred Adler, Erik Erikson ve Joseph Campbell gibi isimleri senaryolarının ortak yazarları gibi kullanabilirler. Dolayısıyla, Senaryo Yazarları İçin Psikoloji kitabı, psikolojik bakımdan derinlikli karakterleri ve çatışmaları işlemekte temel bir kaynaktır. Bu

okumak için tıklayınız

Sosyal Etkiler / Kim Kimi Nasıl Etkiler? – Nuray Sakallı

Nuray Sakallı, ilk baskısı 2001?de yapılan ?Sosyal Etkiler?de, sosyal kurallar, sosyal baskı, grup etkileri, gruba uyma, ricalara boyun eğme, emirleri düşünmeden yerine getirme, güç, lider ve liderlik, azınlığın etkileri, tutum değişimi gibi, sosyal etkinin farklı türevlerini kapsamlı bir şekilde masaya yatırıyor. Sosyal psikoloji alanının yetkin çalışmalarından olan kitap bilhassa, bireylerin gruplara uymasında etkili olan faktörleri

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud’un Misyonu (Kişiliği ve Etkisi Üstüne Bir Çözümleme) – Erich Fromm

Erich Fromm, bu kısa ama etkili metninde hem Sigmund Freud’un kişiliğini hem de kurucusu olduğu psikanaliz akımını eleştirel bir süzgeçten geçiriyor. Kişiliğini çözümlerken, onu kendi silahıyla vuruyor: Freud’u çarpıcı bir psikanalitik değerlendirmeye tabi tutuyor. Psikanaliz akımının düşünsel uğraklarını ele alırken ise başlangıçta radikal görüşlerle beslenen bir “düşünce hareketi”nin nasıl tutucu bir anlayışa saplanıp kaldığını gözler

okumak için tıklayınız