Kategori: Romanlar

Marlen Haushofer, Duvar romanında insanlığın yok olduğu felaketten sonra tek başına kalan bir kadının var olma mücadelesi anlatıyor

Marlen Haushofer, Duvar romanında insanlığın yok olduğu felaketten sonra tek başına kalan bir kadının var olma mücadelesini anlatıyor. Duvarın ardındaki hayatı sorgulayan distopik bir yeniden doğuş romanı olarak da adlandırılabilir. Romanda karakterin hayatta kalma savaşı hayli huzursuz edici olsa da hiç bitmeyen umutla farklı bir dünya arayışını ortaya koyuyor yazar. Roman, 40’lı yaşlarda kocasından ayrılmış,

okumak için tıklayınız

Sarsılmak – Zafer Köse

Sarsılmak, derin ve katmanlı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan akıcı bir dille yazılmış olması da önemli.Zafer Köse sadece bir depremi değil, toplumsal ve kişisel hayatta yaşanan sarsıntıları anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: “Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan bencillikler beslendi. Çözümün yalnız rekabette,

okumak için tıklayınız

Kafka’nın Şato’su: Bir şato kadar esnek, kırılgan ve katı – Süreyya Evren

Her gün Franz Kafka ile ilgili yeni bir yorum yeni bir okuma ile karşılaşıyoruz. En son Kafka’nın romanlarının “The Franz Kafka Video Game” adıyla bilgisayar oyununa çevrildiğini duyurmuştuk. Bir süre önce de NTV Yayınları Kafka’nın Dava’sını çizgiroman olarak yayımlamıştı Kutlukhan Kutlu çevirisiyle. Kolektif Kitap da Dönüşüm’ü Luis Scafati’nin çizimleriyle, İlknur İgan’ın Türkçesiyle sunmuştu. Kafka’nın metinleri

okumak için tıklayınız

Alesandr Puşkin’in ölümsüz şiirsel romanı, Yevgeni Onegin – Fyodor Dostoyevski

“Yevgeni Onegin hayallerle oynayan bir şiir değil, gerçekçi bir gözle yazılmış, ayağı yere sapasağlam basan bir eserdir. Bu şiirin gerçek Rus hayatını dile getiren yaratıcı gücüne, eserin sanat mükemmelliğine Puşkin’den önce kimse ulaşamamıştı, belki ondan sonra da kimse ulaşamadı. Onegin, Petersburglu’dur. Başka türlü olamazdı ki! Şiir için gerekli bu. Kahramanının gerçeğe en uygun yanlarından biri

okumak için tıklayınız

Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık

Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna

okumak için tıklayınız

Francois Rabelais: Gargantua adlı kitabımda bir başka tat, daha gizli kapaklı bir öğreti bulacaksınız

Pek ünlü ayyaşlar ve siz, pek değerli frengililer, –çünkü başkalarına değil, sizlere adanmıştır yazılarım– Alkibiades, daha açığı Şölen adlı diyalogunda Platon’un hocası Sokrates’i, ki filozofların şahı olduğu su götürmez, başka sözler arasında Silen’lere benzetir. Eskiden Silen’ler küçük kutulardı, bugün ilaç satan dükkânlarda gördüklerimiz gibi, üstlerinde gülünç, saçma sapan yaratık resimleri vardı: Harpya’lar, satyr’ler, yularlı kazlar,

okumak için tıklayınız

Freud’un okuduğu son kitap: Tılsımlı Deri – Honore de Balzac

‘Tılsımlı Deri’ romanı, Honore de Balzac’ın gizemli eşsiz yapıtıdır. (*) “Balzac, Tılsımlı Deri kitabını 1830-31 tarihlerinde yazmıştır ki Balzac’ın da otobiyogrofik yapıtı olduğunu eleştirmenler söyler. Burada Raphael adında genç bir Fransız ressamın gizemli öyküsü anlatılır… Açlıktan, yoksulluktan, başarısızlıktan, dünyada anlaşılmamaktan dolayı kendini Seine nehrine atıp intihar etme kararı veren genç adam, zamanın biraz geçmesini, havanın

okumak için tıklayınız

Babamın Bağlaması – Kemal Varol

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm. Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port

okumak için tıklayınız

Saklı İnsan – Andrey Platonov

Yirminci yüzyılın önemli Rus yazarlarından Andrey Platonov’un dokuz öykü ve iki denemesini içeren bu derlemeyi, Günay Çetao Kızılırmak’ın güzel çevirisiyle okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyuyoruz. “Sonbaharın son demlerinde ihtiyar her zamanki gibi ötede duran keman kutusunun üzerine bir serçenin konduğunu gördü. Müzisyen, küçük kuşun henüz uyumamış, üstelik şu akşam vakti geçim derdine düşmüş olmasına şaştı. Gerçi

okumak için tıklayınız

Yalın Tutku – Annie Ernaux

İsimsiz bir anlatıcı, evli ve yabancı bir adam, her şeyi tüketen bir tutku, saplantıya dönüşen bir aşk… Ernaux ispatsız, sade üslubuyla, cinsellik temelinde kurulan bu ilişkinin dinamiklerini, tutkunun tuzağına düşmüş kalbin arzularını, beklentilerini, arzulanan erkeğin varlığıyla özdeşleşmedikçe katlanılabilir olmaktan çıkan günlük işleri, sıradan olayları bütün içtenliğiyle, cesurca ortaya koyuyor. Yalın Tutku, hangi toplumsal konuma ait

okumak için tıklayınız

Seneler – Annie Ernaux

Seneler çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000’li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik. En mahrem anılarına, hayatındaki önemli dönemeçlere kendi kuşağının hikâyesini de dahil edip tarihin kaydını tutan ve bunu yaparken klasikleşmiş otobiyografi yazınının dışına çıkan Ernaux, anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa

okumak için tıklayınız

Babamın Yeri – Annie Ernaux

Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikâyesidir. Babamın Yeri, bir adamın hem toplumun hem

okumak için tıklayınız

Boş Dolaplar – Annie Ernaux

Küçük bir kafe-bakkal işleten anne babanın etrafında şekillenen mutlu bir çocukluk, okul hayatı, yeni bir sosyal çevre, yabancılaşma, sınıf atlama arzusu, onaylanma ihtiyacı, öfke patlamaları, utanç, kürtaj… Seneler’e uzanan oto-sosyobiyografi yazınının da habercisi olan Boş Dolaplar, iki ayrı dünya –eğitimsiz işçi sınıfı ve eğitimli burjuva sınıfı– arasında sıkışıp kalmış, okul yaşamındaki başarılarıyla ailesinin temsil ettiği

okumak için tıklayınız

Gladyatörler – Arthur Koestler

Gladyatörler, Roma İmparatorluğu’nda eşitlik ve özgürlük arayan isyancıların Spartacus liderliğindeki efsanevi hikâyesini anlatıyor. Arthur Koestler Gladyatörler’de geleneksel değerlerin çöküşü, ekonomik bozukluklar, işsizlik, yolsuzluk ve yozlaşmış bir yönetici sınıf yüzünden büyük karmaşa içindeki Roma İmparatorluğu’nda yaşanan bir ayaklanmayı ele alıyor: 70 gladyatörün başlattığı isyanın kısa süre içinde 100 bin kişilik bir halk hareketine dönüşerek İtalya’nın önemli

okumak için tıklayınız

Tom Amca’nın Kulübesi veya Ezilenlerin Hayatı – Harriet Beecher Stowe

Tom Amca’nın Kulübesi, yayımlandıktan kısa süre sonra ABD’de ve birçok ülkede kölelik karşıtı mücadelenin manifestosu haline gelen unutulmaz bir başyapıt. Uzun yıllardır hizmet ettiği iyiliksever ailenin yaşadığı ekonomik buhran sonucunda bir köle tacirine satılan Tom Amca, firar etmek yerine kaderine razı olur ve kölelerin birer mal gibi alınıp satıldığı, türlü ayrımcılıklara ve zulümlere uğradıkları ABD

okumak için tıklayınız

Kömür Kralı – Upton Sinclair

Kendisi de kömür madenlerine sahip büyük bir işadamının oğlu, Hal Warner, Colorado’nun Kayalık Dağları’nda, kendi deyimiyle “uygulamalı toplumbilim alanında bir yaz kursu” için, adını ve kıyafetini değiştirerek bir “madenci yamağı” olarak çalışmaya başlar ve maden işçilerinin acımasız yaşam ve çalışma koşullarına tanık olur. Dünyanın birçok ülkesinden gelen işçilerin yaşadığı madenci kampında (siyasal görüşleri değil saç

okumak için tıklayınız

William Beckford’un “Vathek”i, “Korku edebiyatının erken örneklerinden biridir.” – Murat Belge

ÖNSÖZ MURAT BELGE William Beckford (1760-1844) İngiliz Edebiyat Tarihi’nin “Portre Galerisi”nde, biraz arka planda kalan, biraz “flu” görünen bir “tablo”dur, diyelim. Böyle görünmesinin nedeni, topu topu tek bir roman yazmış olmasıdır: Vathek (1786). Bunun dışında, gezi notları gibi, otobiyografik yanı olan yazıları var ama önemli oldukları söylenemez. Ancak Vathek hem kendi başına hem de genellikle

okumak için tıklayınız

Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler – Devrim Koçak “umutsuzluktan doğan karamsarlığın gölgesinde…”

2021 Everest İlk Roman Ödülü’nün sahibi Devrim Koçak, “Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler” ile edebiyat dünyasına sağlam bir adım atıyor. Koçak, rastlantılar sonucu yolları kesişen ya da kesişemeyen Cemal, Hatice ve Nergis Hanım’ın yaşamlarına bizi ortak ederken ustaca kurgusu, sarıp sarmalayan dramatik yapısı ve anlatımıyla kendinden söz ettirecek güçlü bir romanla çıkıyor okurun karşısına. Nergis

okumak için tıklayınız

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok – Erich Maria Remarque

Remarque’ın, I. Dünya Savaşı’ndaki bir grup askerin hikâyesini on dokuz yaşındaki bir çocuğun gözlerinden anlattığı Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, yayımlandığı günden bu yana, devamı niteliğinde olan Dönüş Yolu’yla birlikte tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etmekte. Canlı çarpışma sahnelerinin yanısıra savaşın abesliğinin ve askerlerin ıssızlığının vurgulandığı cephe arkası bölümleriyle de okuru içine hapseden

okumak için tıklayınız

Aydınlık – Henri Barbusse “Onların ışığa, aydınlığa ihtiyacı var. Bütün umudumuz dünyamızın yoksul insanlarında!”

Aydınlık (Clarté), ünlü Fransız yazarı Henri Barbusse’ün, kişisel serüveninden de izler taşıyan romanı. Fransız milliyetçiliğine ve genel olarak her türlü şovenizme keskin eleştiriler yönelten yazar, sistemin alt kademelerinde, yalıtılmış bir hayat süren küçük burjuva bir fabrika memurunun zihinsel aydınlanma sürecini anlatır. ‘Savaş’, ‘kahramanlık’, ‘vatanseverlik’ gibi kavramlarla cepheye sürülen yığınların kendi öz çıkarlarındannasıl uzaklaştırıldığını, cephede birbirini

okumak için tıklayınız