Kategori: Romanlar

Fırtına Kuşları – Rus İşçi Hareketi Tarihinden Anlatımlar – L. Ostrover

L. Ostrover bir Rus işçisidir. O bu kitabın dizelerinde kendi sınıf tarihini biçimlendirmektedir. Ostrover’in yaşam hikâyelerini kaleme aldığı dört Fırtına Kuşu, Rus işçi sınıfı ile başlayan ve dönemimiz tarihine yeni bir yön verecek olan şiddetli fırtınanın habercileridir. Kitapta birbirlerine bağlanan dört anlatı, fırtına kuşlarının sürdürdüğü devrimci mücadeleler kapsamında elde ettikleri başarı, kazanım ve zaferleri ve

okumak için tıklayınız

Rüyalar Rengârenk Bir Karanlıktır – Cezmi Ersöz

Bireyin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesinin çetrefilliğini belki de imkânsızlığını anlatan bir eser genç yazar Cem Kertiş?in ilk romanı olan ?Yüzümdeki Sen?, ama üçüncü kitabı. İlk kitabından beri zevkle okuduğum bu genç yazarı öykü ve şiirleriyle tanımıştım. Her iki türde de oldukça başarılı bulduğum Cem Kertiş?in yeni kitabı Yüzümdeki Sen?i kısa sürede okudum. Her ürünüyle kendini aşan

okumak için tıklayınız

İdeal Kahraman Değil Çelişkisiyle İnsan – Neşe Aksoy

Irmak Zileli?nin ikinci romanı Gözlerini Kaçırma, ilk sayfalarında ?talihsiz? bir olayın ardından başkahramanı Didem?in hem toplumsal hem de bireysel bir mücadeleye hazırlandığını düşündürüyor okuruna. Fakat roman ilerledikçe, Didem?in dünyasında bunun daha farklı bir mücadele anlamına geldiğini görüyoruz. Öyle ki, Didem açısından babasız bir çocuk doğurmak, durumun toplumsal aykırılığından ve onun iç dünyasında yarattığı annelik ve

okumak için tıklayınız

Kendinden Kaçışın Edebiyatı – Barışcan Demir

Can Yayınları, 2011 yılının başlarında gotik-romantik adlı bir seriyi yayımlamaya başlamıştı. Yayınevinin bu serisi, Walpole?un Otranto Şatosu, Ann Radcliffe?in Sicilya?da Bir Aşk Hikayesi, Friedrich de la Motte Fouqué?nin Undine?si, Schiller?in Hayaletgören?i gibi on sekiz ve on dokuzuncu yüzyıl gotik roman klasiklerinin çeşitli örneklerinin yanında, Türkçede ilk defa öykü derlemeleri dışında bir tam-metin çevirisiyle karşılaştığımız Hoffmann?ın

okumak için tıklayınız

Süt Rengi: Özgürlük deyip düşmek lazım yollara

Hardy?nin Tess?ini anımsatan Mary, para karşılığında bir paket gibi satılmış, ailesi tarafından umursanmamış bir çiftlik kızı. Pek çok kez ?başka bir seçeneğim yok, değil mi?? diyerek yaşadıklarını sorgulama durumunda olsa da, ne yazık ki feci sona gelmeden bir seçim yapma şansını yakalayamıyor. Mary, bu kitabı kendi elleriyle yazarken noktalamalarda, imlalarda hatalar yapmış olsa da, içtenliğiyle

okumak için tıklayınız

İnsandaki Kötülüğün / Yıkıcılığın Kökenlerine Dâir Bir Roman: Sineklerin Tanrısı

William Golding?in 1954?te yazdığı ve zamanla tüm dünya çapında büyük bir üne kavuşmuş, hattâ filmi de çekilmiş olan Lord of the Flies / Sineklerin Tanrısı adlı romanı, her ne kadar ilk okunmaya başlandığında bir çocuk romanı izlenimi verse de, ilerleyen sayfalarda gelişen olaylarla birlikte bir çocuk romanının aksine tam da bir yetişkin romanına dönüşüyor. Kendisi

okumak için tıklayınız

Üç Novella – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Murat Belge’nin dizi yayın yönetmenliğinde, Ergin Altay çevirisi,Joseph Frank’in önsözü ve Andrew M. Drozd’un sonsözüyle.Yazar ve dönem kronolojisiyle. Kızını zengin ve yaşlı bir prensle evlendirmeye çalışan hesapçı bir annenin oynadığı oyunları konu alan Amcanın Rüyası’nda Dostoyevski’nin güçlü mizah anlayışına; yalnız bir adamın kilisede gördüğü genç kadına duyduğu takıntılı aşkın anlatıldığı Ev Sahibesi’nde, genç bir kadınla

okumak için tıklayınız

Yeni dünya bu değil midir zaten?

Toplumsal şaklabanlığın bireysel hokkabazlıkla kucaklaşmasının romanı bir yandan Şimşekler. İnce bir roman Jean Echenoz imzalı Şimşekler. Hacim olarak inceliği bir yana üslubundan hikâyesine, kahramanının dünyasından alt göndermelerine kadar kılcal kılcal yayılıyor bu incelik. Her tür eleştiri ve yanılma ihtimalini de hesaba katarak ince ince düşünüyorsunuz, Türkçede böylesi romanlar daha çok yazılsa olmaz mı? Hatta, edebiyat

okumak için tıklayınız

?Kırmızı Pelerinli Kent? Rio? – Fuat Sevimay

?Kırmızı Pelerinli Kent?i okuyun. Dilerseniz bir roman gibi, arzu ederseniz öykü tadında, dilerseniz gezi kitabı okurmuşçasına, dilerseniz Aslı Erdoğan?ın otobiyografisi niyetiyle okuyun. Önemi yok. Dönüp dolaşıp geleceğiniz nokta, kendi yalnızlığınız olacaktır. Kentler, büründüğümüz kıyafetler gibidir. Kimi zaman bol, dökümlü, zengin gösteren, kimi zaman eski püskü, gariban ama mağrur, bazen renkli, coşkulu ve canlı, bazen de

okumak için tıklayınız

Edebi eserler ve televizyon dizileri – Sadık Güvenç

Edebi eserler sinemaya kaynaklık eder. Ölümsüz eserler, geniş kitlelere ulaşmak için bir yol daha bulmuş olur. Okuma oranının düşüklüğü, geniş kitlelerin televizyon (dizi) bağımlısı olduğu düşünüldüğünde yöntem olarak doğrudur edebi eserlerden dizi yapılması. Bir genç kızımızın aynı adlı kitabı kitapçı vitrininde gördüğünde ?anneciğim, uyanıklar dizinin kitabını çıkartmışlar,? diyecek kadar ilgi çekmesi de ayrıca dikkate değer.

okumak için tıklayınız

Ayaktakımı Arasında – Maksim Gorki

Rusya’da on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz binlerce işçi ve köylüyü yaşamlarını sürdürecek imkânlardan yoksun bırakmıştı. Gorki’nin krizin vahim sonuçlarının hâlâ hissedildiği bir dönemde yazdığı Ayaktakımı Arasında, hem sosyal hem de manevi açıdan dibe vurmuş insanları konu edindiği yenilikçi oyunlarından biridir. Yazar, Çehov piyeslerindeki “çalkantısız” günlük yaşamın “rafine” havasını bu oyuna aktarırken, farklı

okumak için tıklayınız

Êdouard Levê’nin “intihar” üçlükleri – Onur Köybaşı

?Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Ancak hiçbiri kalmayınca öleceksin? Belki de sadece bu sebeple Êdouard Levê, hiç ölmemiş gibi aramızda dolaşacak. Gerek yaşamı, gerek hayata bakışı ve bunların yanında tasarladığı ?intihar?metnini yayınevine verdikten on gün sonra kitapta bahsettiği gibi kendi hayatına son verişi? İntihar, kişiye özgü bir meseledir; dünyada milyonlarca insan herhangi bir hastalık,

okumak için tıklayınız

Yalnızlık Avutmaz – Jose Marti

Küba bağımsızlık mücadelesinin ozanı José Martí’nin ilk ve tek romanı Yalnızlık Avutmaz’da iliklerine kadar hayata saplanmış, kendi dünyalarının anaforunda dönenip duran üç arkadaşın kimi zaman trajik,kimi zaman trajikomik yaşamları anlatılıyor. Şiirsel bir anlatımın yoğun olduğu romanda Martí, kendi yazın dilinin sınır uçlarına seyahate çağırıyor okurlarını. İnsanlardaki büyüklük sevdası, mutlaka göğsünün bir köşesinde uykulu bir bekçi

okumak için tıklayınız

Yakanlar çetesi ? Hüseyin Bul

Kemal Varol bir şair, roman yazarı ve öğretmen. 2014 İzmir öykü günlerinde karşılaştığımızda isminin önünde bunlar vardı. Edebiyattaki başarısından sonra başka maharetlerle karşımıza çıkarsa hiç şaşırmam. Zaten edebiyatın insana kattıklarının en başında naiflik ve saygı vardır dersem yanılmış olmam, sadece eksik söylemiş olurum. Kemal Varol?un yeni kitabı iletişim yayınlarından çıkan Haw romanı daha isminden bile

okumak için tıklayınız

Hayatta kalma savaşı – Yekta Kopan

Eric Faye’nin yaşanmış bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı ve Fransız Akademisi Büyük Roman Ödülü’nü kazanan romanı “Nagazaki”, üzerine Japonya tarihinin gölgesinin düştüğü ve suçluluk, utanç, yalnızlık, pişmanlık temalarının harmandığı bir kitap. Hayat sanatı taklit ediyor. Okuduğu her eserden sonra ?Bunun ne kadarı gerçek?? diye soran zihinlerin unutmaması gereken bir gerçek bu. Kim Ki Duk?un 2004

okumak için tıklayınız

Rüyalar rengarenk karanlık – Cezmi Ersöz

Bireyin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesinin çetrefilliğini belki de imkânsızlığını anlatan bir eser genç yazar Cem Kertiş?in ilk romanı olan ?Yüzümdeki Sen?, ama üçüncü kitabı. İlk kitabından beri zevkle okuduğum bu genç yazarı öykü ve şiirleriyle tanımıştım. Her iki türde de oldukça başarılı bulduğum Cem Kertiş?in yeni kitabı Yüzümdeki Sen?i kısa sürede okudum. Her ürünüyle kendini aşan

okumak için tıklayınız

İncelikli kötülüklerin ustası

Dolandırıcı Felix Krull?un İtirafları ilk kez Türkçede. Mann?ın romanı yarım kalmasına rağmen birinci bölüm 20. yüzyıl Alman edebiyatının en keyifli romanları arasında gösterilecekti… Thomas Mann?ı gerek hacim gerek içerik açısından ?ağır? romanlarıyla tanıyanlar için, Türkçeye ilk kez -altmış yıllık gecikmeyle- çevrilen Dolandırıcı Felix Krull?un İtirafları?nı okumak şaşırtıcı olabilir. Pikaresk roman türünde yazılmış eğlenceli hikâyesinde, Thomas

okumak için tıklayınız

Hayalname?nin Gizemi

?Dünya hayatı bir yanılsamadır, rüyadır. Zaman anca burada işler. Bu hayata özgü olan zamanı yitirmeden, yani vaden dolmadan, rüyadan uyanmalısın.? Genç Yazar Harun Candan?ın yazdığı Hayalname, İletişim Yayınlarından çıktı. Kitabının son sayfalarında yer alan bu alıntı aslında bir son değil, yeni bir başlangıç idi rüyadan uyananlar için. Sanıldığı gibi basit değildi rüyalar; sadece bir kesitini

okumak için tıklayınız

Zehir temizler!

Bir yanda Ben Ruhi Bey Nasılım, diğer yanda Veba, belki Paramparça Aşklar ve Köpekler, şüphesiz Halk Hikayeleri ve bazı mesnevilerden ilhamla örülmüş bir anlatım tekniği var Kürar?ın. Dilin hikâyeye, insanın zamana dolduğu, acılı geçmişin, en çok da geçmişin bütün yoğunluğu ile can bulduğu öyküler, belki kısa bir roman. Yazarın ?yaratılıştan bu yana hiç bu kadar

okumak için tıklayınız

Kutsal anne, murdar kadın

Kutsal annelik mitini kökünden sarsacak olan ?evlat katili anne? kabusunu bir dip dalga olarak sürekli duyuran metin; sürükleyici kurgusu, çağrışımlar üzerinden nehir misali akan yapısı ve günlük hayattan özenle toplanmış repliklerin ironi eşliğinde dönüştürüldüğü edebiyat dili ile en az konunun kendisi kadar etkileyici. Kendini daha ilk satırdan okura dayatan, adeta ?Bak seni uyarıyorum, bana hazır

okumak için tıklayınız