Kategori: Şiire Dair

Andre Breton ‘dan şiirler… “Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Yüreği yoktur umutsuzluğun…”

Andre Breton; 1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yazarak Gerçeküstücü akımın kurucusu, ”Gerçeküstücü Devrim” dergisinin editörü, Cezayir’deki Fransız sömürgeciliğine karşı ”121’in Manifestosu”nu kaleme alan, “Manyetik Çayırlar”, ”Çılgın Aşk” ve ”Nadja” gerçeküstücü başyapıtların yazarıdır. Olmak Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir

okumak için tıklayınız

Howard Fast’tan Nâzım Hikmet ‘e bir şiir…

Kendi duvarların nasıl tutamadıysa kelimelerini, bizim duvarlarımız da tutamadı, kardeşim, kelimelerin buldu bizi. O gün cezaevinde geldi yanıma pek iyi bildiğin cezaevi fısıltısıyla o ince yazar, Albert Maltz… Hayatı anlatan şeyler söylemekti onun suçu da, barışı, umudu, özlenen şeyleri… Özgür olduğunu söyledi bana.

okumak için tıklayınız

Sadece Ses Kalıcıdır, Füruğ Ferruhzad

Furuğ Ferruhzad, modern İran şiirinin en parlak temsilcilerinden biri. “Sadece Ses Kalıcıdır”ı dilimize Cavit Mukaddes kazandırdı. Cavit Mukaddes daha önce de yine bir başka İranlı şairi Sohrab Sepehri’nin seçme şiirlerini (Başlangıcın Sesi) Türkçeye çevirmişti. Işığın bilinciyle birleşmekten sözeden “Sadece Ses Kalıcıdır” da Furuğ, insanı, doğayı, gücü, zamanı, mekânı derin şiir diliyle sorguluyor. Sadece Ses Kalıcıdır

okumak için tıklayınız

Şiir üzerine küçük not..(*) – Faiz Cebiroğlu

Şiir nedir? Tüm şairlerin, tüm şiir yazanların üzerinde odaklaştığı bu soruya, ?geneli bağlar? bir biçimde cevap verilmemesi, anlayışla karşılanmalıdır. Tüm verilen tanımlara saygımız olmakla birlikte, şiiri, şiir yapan; şiiri düz yazıdan ayıran elementler vardır., diyorum. Bu elementlerden kalkarak, şiir üzerine, ben de, küçük bir not yazmak istiyorum. Kolay mı, değil. Ama denemekte yarar vardır. Şiir,

okumak için tıklayınız

Rıfat Ilgaz’ın Şiiri – Server Tanilli

Bugün de, okurlardan çoğunun gözünde, Rıfat Ilgaz, büyük bir mizah ustasıdır ve başta da Hababam Sınıfı’nın yazarıdır. Bu değerlendirmede, gerçeğin elbette büyük payı var: Rıfat Ilgaz, çağdaş Türk mizahının önde gelen birkaç yazarından biridir; Hababam Sınıfı da, onun o alandaki ustalığının simgesidir. 40’lı yılların ikinci yarısındaki ünlü ‘Markopaşa serüveni’nde pişmiş ve olgunlaşmış kalem, 1959’da yayımladığı

okumak için tıklayınız

Şiir Üstüne Düşünceler, Nazım Hikmet

Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz. Onun şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır… Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır. Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır. (Babayef, Nâzım Hikmet, ss. 140-141) * Yeni şair, şiir lisanı, vezin lisanı, konuşma lisanı diye ayrı ayrı lisanlar

okumak için tıklayınız

İnsancıl 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi / Dostuyum İnsanlığın – Baha Çıtakoğlu

Ozanım ben, halkımın ve bütün dünya yurttaşlarının dostu. Dünyayı, yaşamı anlamlandırma çabasında yeni kavramlar bularak direnir insan. Kavramlar savaşıdır insanlık tarihi de. Savaşın karşısında barış vardır. Sömürünün karşısında emek savaşımı, umutsuzluğun karşısında umut, bunalımın karşısında, yaşama sevinci vardır. Gerçekçi yöntemle kurulan şiirin dili dosttur insana. Bu ozanın şarkısı söylenir yüzyıllarca.

okumak için tıklayınız

Şükrü Erbaş Şiiri Üzerine ? Utkun Büyükaşık

Şükrü Erbaş şiiri 80’lerin ortalarında başlayan toplumcu gerçekçi çıkışın ardından kendini yenileyen, yaşayan, üretken bir şiir olmuştur. Şiirinde geniş bir konu ve tema çeşitliliği vardır.Herkesin sustuğu yerde Kürt sorununu şiirine taşımasını bilmiş,herkesin devrimci şiir yazdığı dönemlerde bir genelev kadınını yazmaktan çekinmemiştir. Nazım’ın devrim düşüncesi ile Yunus’un derviş tevekkülü aynı derecede heyecanlandırmıştır Şükrü Erbaş’ı.Yüksek sesli toplumcu

okumak için tıklayınız

Senin Bir Şiirin Oldu mu Hiç? – Selma Sayar

Şiir üzerine konuşmak, tartışmak uzmanlık, birikim gerektiren önemli bir duygu, sezgi ve akıl işidir. Konunun en zor kısmı tanımıdır belki de. Çünkü yüzlerce tanımı yapılabilir şiirin. Nazım?ın Güneşi İçenlerin Türküsü?nde sözünü ettiği ? Akın var güneşe akın! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın! dizelerindeki direniştir… Ya da Nikola Vaptsarov?un idam edilmeden önce sevdiğine

okumak için tıklayınız

Şiir ve Tragedya Kuramı – Friedrich Hölderlin

Alman şiirinin en önemli isimlerinden Hölderlin, Şiir ve Tragedya Kuramı’nda karşımıza bir şiir kuramcısı ve filozof olarak çıkıyor. Büyük bir şairin şiirsel sezgi ve becerisinin ardındaki görkemli kuramsal yapıya bir giriş niteliğini taşıyor bu metinler. Son derece yoğun ve sıkı bir biçimde işlenmiş bu metinlerde, Hölderlin’in, yakın dostları Schelling ve Hegel’in düşüncelerine ve genel olarak

okumak için tıklayınız

Can Yücel’in Şiir Çevirileri – Sabahattin Eyüpoğlu

Şiir başka dile çevrilebilir mi, çevrilmez mi? Bu soruyu ortaya atanların çoğu çevrilemez deyip keserler. Şiir sanatı üstüne eğilmiş en keskin zekalardan biri, Paul Valery, daha da ileri gidip şiiri çevrilmeyen, başka türlü söylenemeyen şey olarak tanımlar. Bir şiirin güzelliği söylediği kadar belki ondan da çok söyleyişinde, seslerin, seslere bağlı anlam ve çağrışımların belli bir

okumak için tıklayınız

Şiir Anayasaya Aykırıdır – Cemal Süreya

Tabiat ahlakı kovuyor. Nerde bir ahlak türemişse, orda tabiatla ahlak çatışma halinde. Sanatı doğuran mutlaka bu çatışmadır demiyoruz. Ama sanatı besleyen bu çatışmadır diyoruz. Tabiat sanatla kurulu düzene baş kaldırıyor. İtiyor onu. Hafife alıyor. Bozuyor. Ağuluyor. Sanatlar içinde bu özelliği en çak taşıyan da şiir sanatıdır. O kadar ki bu konuda birçok sanatların genel meselelerini

okumak için tıklayınız

Hayatımın ve Şiirimin Hesabatı – Nazım Hikmet Ran

“Birkaç gündür kafamın içinde bir soru kımıldanıp duruyor. 60 yıllık ömrümün 40 şu kadar yılında şiir yazdım durup dinlenmeden. Evimde, sokakta, hapiste, trende, uçakta. Bu şiirlerin içinde ne kadarı, insanları barış için savaşa, emperyalist savaşlara karşı savaşa, millî bağımsızlık için savaşa çağırdı. Kırk şu kadar yıllık şairliğimi masamın üstüne koydum. Elimde kalabilen şiirleri okuyorum.

okumak için tıklayınız

Şiir Geleceğe Bir Gülümsemedir – Mustafa Özmen

??bir sanat eserinin meziyetini nihai ve kesin olarak belirleyen şey, onun içeriğinin değeridir.? (1) İnsanın yazılı tarihi insanın son beş bin yılını kapsıyor. Oysa yazılı olmayan tarih milyonlarca yıl önce başlıyor. İnsanın öbür türlere göre daha gelişkin olmasını Gordon Childe şöyle açıklıyor? ??eller ve beyin. Bedenlerimizi taşımak yükünden kurtulduktan sonra ön ayaklarımız, şaşılacak kadar çeşitli

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiiri 6 – Mustafa Özmen

Soğuk bir kış günü İstanbul’da? Yollar kar, buz, trafik. Televizyonlar, radyolar, gazeteler söz birliği etmiş. ?Sokağa çıkmayın? diyorlar. Kar darbe mi yaptı acaba. ?Sokağa çıkmayın?, diyorlar yine. Hayır darbe filan yapılmadı. Uyarı verdi yine yollar, kaldırımlar, taşıtlar. Elbirliği yapmış, verdikleri açığı yamamaya çalışıyorlar. Neyin açığı bu? İnsana değer vermeyen bir sistemin açığı bu. Onu yamamaya

okumak için tıklayınız

Şiir ve Şair Üstüne Düşünceler[1] – Temel Demirer

?İşte yine bahar geldi. Yeryüzüne şiirler söyleyen bir çocuk gibi.?[2] Hem kendisi, hem de başkaları olabilmek gibi benzersiz bir ayrıcalığa sahip olan şair, ?Dilin simyageridir,? Melih Cevdet Anday?ın deyişiyle? Sonra da Turgenyev?e göre, ?Şiir, ilâhların dilidir.? Cervantes?e göre, ?Şiir, yalnızlığın dostudur.? Montaigne için ise, ?Büyük şiir düşüncelerimizi doyurmaz, allak bullak eder.?

okumak için tıklayınız

Küfür, Şiir ve İşçi Sınıfı – Serkan Engin

?İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değildir? diyen Kartacalı Terentius?u şiar edinen Marksizmin izinden gidenlerin, sahtekar aristokrat tavrıyla, küfrü ve küfürlü şiirleri küçümsemesi, Marksizmin insana dair tüm durumları algılayıp çözümleme paradigmasına aykırıdır, çünkü ?ruhun yellenmesi? olan küfür, insani bir ?hâl?in dışavurumudur. Ereğine ulaşamayan yaşam pratiğinin sözlü isyanıdır küfür. Evet, ne yazık ki küfürlerin çoğu, sözel

okumak için tıklayınız

Post-modernist Şiir(!)deki Sefaletin Çözümlenmesi – Serkan Engin

Günümüzde yazılan şiirin en büyük sorunsalı, anlam?la olan ilişkisinde gizlidir. Şiir?in, daha doğrusu şairin, anlam karşısında aldığı tavır, bunda etkili olmaktadır. Şiir ile anlam ilişkisini çözümleyebilmek için önce Şiir?i tanımlamakla işe başlamamız gerekir. Şiir, imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, Şiir?in temel birimi

okumak için tıklayınız