Devrimci Eğitim Şurası?ndan Notlar

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI’NDAN NOTLAR:
TÖS bu Şûra’ya “Hyde Park” dese daha yerinde olurdu. Üç gündür herkes eğitim sorunları yanında bozuk düzeni ve onun sonuçları olan bütün bozukluklara; isteklerini, düşüncelerini, inançlarını açık açık söyleyebiliyor.
Gönül, bu fikir arenasında, kendi görüşlerine uymadığı için karşı görüşleri kaba kuvvetle susturma yoluna gidenlerin de bulunmasını isterdi. Kimse onlara saldırmazdı. Kimse onları sürmez, kıymaz, sadece dinlerdi…
Şûra üyelerinin çoğunluğu öğretmen olduğu halde kıyım üzerinde pek durulmuyor. Öğretmenlerin kıyıma alışmış, onu kabullenmiş bir halleri var.
İnandıkları ülkü uğruna kıyılmayı, sürülmeyi çoktaan göze alan öğretmenler, küçük bir dövizle yalnız şunu sormuşlar: “Hepinizi biz yetiştirdik, niçin kıyım?” Evet, bulun cevabını…

Bazı üyeler, ilk gün, bandları bitene kadar konuşmaları teype aldılar. Sonra bandsızhktan bu teypler kalktı. Ama ortada bir teyp vardı gene de. Onun bandı bitip tükenmek bilmiyordu: Polisin teypi! Çalışıyor, çalışıyor, çalışıyordu. Şûra sonuna kadar da çalışacaktı. Olacakları şimdiden kestirebiliriz: Bakalım sonunda hangi konuşmacı ve yöneticileri savcılığa çağıracaklar? Hele Şûra bir sona ersin!..

Kürsünün ve yönetici masalarının üzerinde sarı, kahverengi, biri ötekini tutmayan örtüler var. Biraz dikkatle bakanlar bunların aslında masa örtüsü değil, pencere perdesi olduğunu, uçlarındaki halkalardan anlayabilir. Bu da, bazılarının dışardan beslendiğini iddia ettikleri TÖS’ün nasıl yoksul bir sendika olduğunu belirtmeye yeter her halde!..

Şûra’yı sanatçılar, senatörler, profesörler, mimarlar, işçi ve gençlik kuruluşları temsilcileri izliyorlar. Üyelerin birazı da bunlardan. Bu arada en ilgi çekici üye, Malatya Okul Hademeleri Sendikası Başkanı Ahmet Benli.
O da Şûra’yı izliyor. “Çünkü, diyor, öğrenci okulda önce hademeyle, sonra öğretmenle karşılaşır. Hademe uyanmazsa çocuk da uyanmaz…”

Şûra’run en çok alkışlanan üyesi Mm diye bir soru ortaya atılsa, cevabı, gayet açık: Malatya Okul Hademeleri Sendikası Başkam Ahmet Benli. Bu üye, vali’den izin alır almaz Ankara’nın yolunu tutmuş. Yedi nüfusunun nafakasından kesip Şûra’ya gelen Benli, kürsüye çıktı, sömürüden söz etti. “Bu dâva benim dâvam…” dedi. Şûra’da öğretmen ve profesörlerle bir arada oturup konuşmaktan, oy vermekten dolayı sevinç duyduğunu belirtti. Ee, elbet
böyle olacak, yadırganacak bir şey yok ki bunda…

Şûra’da Kültür ve Sanat Kurumları bildirisi okunurken elektrikler söndü. Salon karanlıkta kaldı, hoparlör sustu. Ama elektrikler gelene kadar konuşanların çoğu hoparlörü aratmadı… Öte yandan bunun birçok kereler, birçok yerde denenen elektrik kesmelerden olup olmadığı da anlaşılamadı…

Devrimci Eğitim Şûrasının adını kısaltmak isterseniz, üç kelimenin ilk harflerinden şöyle bir emir çıkıyor: DEŞ!.. Sadece bir raslantı mı acaba? Raslantı değilse düzenleyenler iyi düşünmüşler: “Arkadaş gel, önce ne kadar derdin varsa deş, sonra da kafa kafaya verip bunlara derman araştıralım. Sus sus sus, sonu yok. İyisi mi, susmayı bırakıp deşmeye başlayalım?.,” demek istemişler her halde…

Şûra’nın ikinci günü, Oturum Başkanı Cemal Başbay bir tartışmayı yönetiyordu. Bildiri üzerinde konuşacaklardan bir öğretmen üye, daha sonra konuşacağını söyleyerek adını sildirmek istedi. Başbay, bir an kendini sınıfta sanmış olacak ki, “Numaran kaç?” diye sordu. Arkasından da “hata”sını anlayıp, “Pardon, adınız nedir?” diye düzeltti hemen…

Toplantı salonunun geniş koridorunda iki meraklı vatandaş belirdi DİN EĞİTİMÎ’nin tartışıldığı gün. İkisi de iri kıyım ve de şişman. İkisi de kalın enseli ve torba sakalli İkisi de yeşil tesbihli. İkisi de gravatsız ak gömlekli. Tek ayrıcalıkları, biri bereli, biri açık başlı. Koridorda şöyle bir boy gösterdiler yadırgılı yadırgılı. Dolandılar tedirgin tedirgin. Kimse onlarla ilgilenmedi. Ve bu iki ahbap, sessizce ortadan kaybolup gittiler. Ne istiyorlardı? Niçin gelmişlerdi? Kimse ilgilenmedi ve öğrenmedi.

Şûrayı, bir içerde toplanılan salondan izleyenler var, bir de dışarda bir kahveye oturup izleyenler… SBF’nin karşısındaki sokakta bir kahvenin önünde camları telli ve üzerinde “Polis” yazılı bir oto duruyor. Halkın “Fruko” dediği bu toplum polisleri, sabahın erinden, gecenin geç saatlerine kadar, kâh bu kahvede, kâh o oto’da oturarak bekliyorlar. Kimi ve neyi acaba?
Her halde GODOT’yu…

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI
İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ Sayfa(Bş-Bt):5-8

GENEL BAŞKAN FAKİR BAYKURT?UN DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI?NI AÇIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):15-28

KOMİSYON – 1 DEVRİMCİ EĞİTİMİN AMAÇLARI İLKELERİ YÖNTEMİ Sayfa(Bş-Bt):29-36

KOMİSYON – 2 GERİ KALMIŞ ÜLKELERİN EĞİTİMİ ÜZERİNDE EMPERYALİST ve KAPİTALİST ETKİLERİ Sayfa(Bş-Bt):37-115

KOMİSYON – 3 ANAYASADA EGlTİM İLKELERİ ve ÜLKEMİZDEKİ TEMEL ÇELİŞKİLER Sayfa(Bş-Bt):117-138

KOMİSYON – 4 BUGÜNKÜ EĞİTİM KURUMLARI ve YENİ KURUMLARA İHTİYAÇ Sayfa(Bş-Bt):139-250

KOMİSYON – 5 TÜRK TOPLUMUNUN KÜLTÜR ve SANAT SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):251-300

KOMİSYON – 6 TÜRK EĞITIMINDE ÖĞRENCI SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):301-366

KOMİSYON – 7 KÖY ENSTİTÜLERİ UYGULAMASINDAN ÇIKAN SONUÇLAR Sayfa(Bş-Bt):367-394

KOMİSYON – 8 EKONOMİK ve TEKNOLOJİK AÇIDAN DEVRİMCİ EĞİTİM Sayfa(Bş-Bt):395-422

KOMİSYON – 9 TÜRK EĞİTİMİNDE ÖĞRETMENİN YERl ve SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):423-474

KOMİSYON – 10 TÜRK EĞİTİMİNİN PLANLANMASI Sayfa(Bş-Bt):475-498

ŞÛRA BİLDİRİSİ Sayfa(Bş-Bt):499-502

TÜRKİYE ÖĞRETMENLER SENDİKASI GENEL BAŞKANI FAKİR BAYKURT?UN KAPANIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):502-505

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI’NDAN NOTLAR Sayfa(Bş-Bt):507-508

ŞÜRA’YA KATILANLAR Sayfa(Bş-Bt):509-521

Yorum yapın

Daha fazla Eğitim
1968 Devrimci Eğitim Şurası / Şuraya Katılanlar

ŞURAYA KATILANLAR DENETLEME KURULU Cevat GERAY Dursun KUT Rıfat KELECİOĞLU ONUR KURULU Cahit ÖZTELLİ Halil KAYA Osman N. KOÇTÜRK Mustafa...

Kapat