Eflatun / Aristokles / Platon ‘un Hayatı

Eflatun (d. M.Ö. 427 – ö. M.Ö. 347) Antik Yunan filozofu. Hayatını geçirdiği Atina?daki ünlü akademiyi kurdu. Asıl adı Aristokles’di. Geniş omuzları ve atletik yapısı yüzünden, Yunanca Platon (geniş göğüslü) lakabı ile anıldı ve tanındı. Yirmi yaşından itibaren ölümüne kadar yanından ayrılmadığı Sokrates?in öğrencisi ve Aristoteles?in hocası olmuştur. Atina?da Akademi?nin kurucusudur. Eflatun?un felsefi görüşlerinin üzerinde

okumak için tıklayınız

Binboğalar Efsanesi, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal’in 1971 yılında yayımladığı Binboğalar Efsanesi?nde, Toros eteklerindeki Türkmen göçebelerin yerleşik düzene geçmeleriyle ortaya çıkan güçlükleri, düş kırıklıklarını ve geçmiş yaşamlarına duydukları özlemi anlatır. Binboğalar Efsanesi, 1979 Fransa ?Büyük Jüri? En İyi Kitap Ödülü’nü almıştır. Roman Melih Cevdet Anday’ın “Ağlar bu mezarlıkta yörükler her gece Bakıp iri yıldızları davar sanmaktan Düşünür eski günleri… iskandan

okumak için tıklayınız

Önce Gözlerinden Ayrıldım, Remziye Serap Ekim

Önce gözlerinden ayrıldım. Bir vapur geçti içimden sonra, Martılar selamladı, Dumanına saldığım sevinçlerimi. Önce gözlerinden ayrıldım Hazan esen bir kasımdı, Ağlarım sandım Deniz olurum. Uzun uzun baktım gözlerine Baktıkça uzaklaştın Baktıkça gittin Vapur oldun. Eserin Adı: Önce Gözlerinden Ayrıldım Yazar: Remziye Serap Ekim ( iletişim adresi: serap.ekim@gmail.com ) Yayınevi: Cinius Yayınları Sayfa Sayısı: 80 Basım

okumak için tıklayınız

Bülent Tekin’in Hayatı

1954 yılında Mardin?in Derik ilçesinde doğdu. Aslen Mardin?in Ömerli ilçesi Çınaraltı (Rissin) köyündendir. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Üniversite yıllarında ?Duygu? adlı bir senaryo çalışmasında bulunmuştur. Bu eser bir Sinema dergisinde fotoroman şeklinde senaryo edilmiştir. 70?li yılların şartlarında yazmış olduğu, ?Oğul(roman)?, ?Para(roman)?, ?Toplu(msal) Şiirler(şiir)?, ?Şili Sosyalizmi

okumak için tıklayınız

Savunma, Eflatun – Aristokles – Platon

Eflatun (Aristokles – yunanca Platon) İÖ 399’da yazdığı ‘Savunma’ adlı eseriyle, öğretmeni Sokrates’in savunmasını ölümsüzleştirir. [Sokrates Atina demokrasisi tarafından bilgelik suçundan ötürü yargılandı ve suçlu bulundu. Ve yokedildi. Biçimsel suçlamalar birer uydurmaydı: gençleri yozlaştırmak ve tanrıtanımazlık. Gerçek suç gençleri gerçekliğe eğitmek ve usun gerçekliğini biricik gerçeklik olarak tanımaktı. Gerçek suçlu idealizmdi, bilgelik sevgisiydi, türe isteminin

okumak için tıklayınız

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, Çakırcalı Efe?yi 1972 yılında kaleme alır. Çakırcalı Efe, Osmanlının son dönemlerinde haksızlıklara karşı dağa çıkmış bir eşkıyanın yaşamını konu alır. Çakırcalı Memed Efe, on beş yıldan fazla bir zaman boyunca eşkıya olarak Osmanlıya baş kaldırmış, halka zulmedenleri öldürmüş, öte yandan fakir fukaranın koruyucusu olmuştur. Yaşar Kemal, yapıtında Çakırcalı’yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü

okumak için tıklayınız

Yabancılaşma Sorununa Genel Bakış – Afşar Timuçin

Yabancılaşma olgusunu en genel anlamda kendinden başkası olma ya da başkasına dönüşme diye tanımlayabiliriz. Eski felsefelerin yabancılaşma diye bir sorunu yoktu. çünkü bu felsefeler değişim ya da değişimin düşüncesinin ötesinde bir dönüşüm fikrine sahip değillerdi. Yabancılaşma ancak ben?le başkası arasına. özneyle nesne arasına çatışkılı bir ilişki girdiğinde ve buna göre özne geriye dönülmez biçimde dönüştüğünde

okumak için tıklayınız

Al Gözüm Seyreyle Salih, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, Al Gözüm Seyreyle Salih adlı yapıtını ilk olarak 1976’da yayımladı. Yazar ilk kez Çukurova dışına çıkarak kenti ve deniz insanını konu edinir. Bir deniz kasabasındaki insanların sorunlarını, uğraşılarını, birbirleriyle ilişkilerini Al Gözüm Seyreyle Salih?te dile getirir. Yapıt, Karadeniz’in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih’in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi

okumak için tıklayınız

Baruch Spinoza (Benedict Spinoza ya da de Spinoza, ya da Despinoza) Hayatı

Baruch Spinoza (Benedict Spinoza ya da de Spinoza, ya da Despinoza) 24 Kasım 1632?de Amsterdam?da doğdu. Hollanda?ya onaltıncı yüzyılın sonlarına doğru göç etmiş Portekizli bir aileden geliyordu. Ataları belki de Marranolar idiler; daha açık bir deyişle, onbeşinci yüzyılın son on yılında ülkelerinden sürülmekten kaçınabilmek için görünüşte Hıristiyanlığı kabul etmiş ama içte kendi dinlerine bağlı kalmış

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal ‘in Hayatı

Yaşar Kemal’in asıl adı Kemal Sadık Gökçeli’dir. Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi?nin oğludur. Aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü?ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Günseli) köyünden olan ailesi Birinci Dünya Savaşı?ndaki işgal yüzünden uzun bir göç süreci sonunda Adana?nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşmişti. Küçük yaşta bir kaza nedeniyle

okumak için tıklayınız

Savaş Günleri – Lopatin’in Notları, Konstantin Simonov

Konstantin Simonov’un *’Savaş Günleri – Lopatin’in Notları’, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlara karşı açılan Sovyet cephelerinde yaşananlara odaklanıyor. Sözcüklerin tümü masum aslında. Savaş da, sadece bir sözcük. Hepimizin kafasında bomba gibi patlayan, insana, insanlığımıza dair ne varsa paramparça eden bir sözcük. Açlığı, korkuyu, anasız çocukları, çocuksuz anaları, gökyüzünden yağan bombaları, yıkıntıları, barut kokusunu, kanı, dinmeyen

okumak için tıklayınız

Jean Jacques Rousseau Ve Uluslararası İlişkiler, Faruk Yalvaç

Faruk Yalvaç, siyaset teorisi çalışması olan, ?Rousseau ve Uluslararası İlişkiler?de, Rousseau?nun uluslararası ilişkiler anlayışını değerlendiriyor ve ardından düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve barış konularında kaleme aldığı üç yazısını bir araya getiriyor. Toplumsal eşitsizliği, şiddetin ve devletler arası savaşların temeli olarak gören Rousseau, devletin de bir kurum olarak bu eşitsizliği yeniden ürettiğini söyler. Yalvaç?ın çalışması, düşünürün

okumak için tıklayınız

Hegel?in Uluslararası İlişkiler Kuramı: Dünya Tini, Devlet Ve Savaş, Faruk Yalvaç

Faruk Yalvaç, ?Hegel?in Uluslararası İlişkiler Kuramı?nda, düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve devlet kuramlarını bir araya getiriyor. Hegel için devlet, tanrısal ve ahlaki bir kurumdur. Dolayısıyla devletler arasında bir anlaşmazlık olduğunda, bu anlaşmazlığın gerekirse savaşla çözülebileceğini söyler. Hegel, insanın kendisini ahlaki amaçlar için feda etmesi gerektiğini söyleyerek, savaşa katılan bireyin de bencil çıkarların ötesinde daha ahlakî

okumak için tıklayınız

Alberto Moravia ‘nın Hayatı

Alberto Moravia, 12 Kasım 1907’de Alberto Pinchole adıyla Roma’da dünyaya geldi. Babası varlıklı bir mimar, annesi ise Slavik asalete mensup bir kadındı. Dokuz yaşındayken kemik tüberkülozuna yakalanan Moravia, 18 yaşına gelene kadar çeşitli sanatoryumlarda tedavi gördü. Yazarlığa hastalığı devam ettiği sırada başlayan Moravia, 16 yaşındayken “Aylaklar” adlı kitabını kaleme almaya başladı. Bu kitabı 1925 yılında

okumak için tıklayınız

Benim Üniversitelerim, Maksim Gorki. Yaşamın tüm acımasızlığına rağmen yaşam sevincini anlatan roman

Benim Üniversitelerim (1923), Maksim Gorki’nin başyapıt olarak kabul edilen üç kitaplık yaşam öyküsünün son bölümüdür. Diğer ikisi ise Çocukluğum (1913-14) ve Ekmeğimi Kazanırken (1915-16) adlı otobiyografik yapıtlarıdır. Maksim Gorki’nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir

okumak için tıklayınız

Artamonov Ailesi, Maksim Gorki

“Artamonov Ailesi, Maksim Gorki’nin yapıtları arasında en etkileyici ve en dramatik olanıdır. Bu kitapta Rusya’daki orta sınıfların Devrim öncesi onyıllardaki trajik başarısızlığı yoğunlaştırılmış biçimde, kumaş üretimiyle uğraşan bir ailenin küçücük dünyasında görüldüğü şekliyle aktarılmaktadır. Bu, Gorki’nin karakter yaratma gücünü ve ilk öykülerinde bütün dünyayı kendisine hayran bırakan etkileyici edimlerle dolu sahneleri ustalıkla düzenleme yeteneğini en

okumak için tıklayınız

Bozkırda – Maksim Gorki

“O bana akıllı insanların yazdığı koca koca kitaplarda bulunamayacak pek çok şey öğretti. Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır çünkü. Maksim Gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir. Çünkü o, insanın, insanlığın geleceğinden, güzel günler göreceğinden emindir. Çünkü o, emekçi insanı, koluyla, kafasıyla çalışan insanı, yeryüzünün, gerçek,

okumak için tıklayınız

Büyüyen İşçi Sınıfı “Elveda Proletarya” Diyenlere Yanıt, Elif Çağlı ‘ Son gülen iyi güler! ‘

Elif Çağlı’nın Büyüyen İşçi Sınıfı “Elveda Proletarya” Diyenlere Yanıt adlı kitabında, işçi sınıfının devrimci misyonunu yitirdiğini iddia eden ve buna teorik bir dayanak oluşturmak için onun kapsamını daraltan görüşlerle hesaplaşılıyor. Bu görüşlerin, esas olarak, sınıf mücadelesinin gerilediği dönemlerde büyük bir umutsuzluğa kapılıp yılgınlığa düşen ve kendi olumsuz ruh hallerini teorileştiren sol entelektüalizmin eseri olduğu ortaya

okumak için tıklayınız

Arkadaş, Maksim Gorki

Maksim Gorki, Arkadaş’ta, 19. yüzyıl gerçekçiliğinin en olumlu geleneklerini ilerici bir romantizmle birleştirerek toplumsal mekanizma tarafından dışlanmış “serserileri” konu almış; gerçekçiliği ve insansı bir sıcaklığı çarpıcı bir biçimde kaynaştırarak dünya edebiyatında yepyeni bir çığırın öncüsü olmuştur. Genç Gorki’nin bu gerçekçiliğinde yeni bir toplumsal bilincin uyanması ve insanca bir düzene duyulan ateşli tutku tüm çarpıcılığıyla yansır.

okumak için tıklayınız

Leyla Erbil ‘in Hayatı

Leyla Erbil, 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Kız Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nde okudu. İst. Ünv. Edb. Fak. İng. Edb. Bölümü’nde eğitim gördü. Çeşitli yerlerde sekreter çevirmenlik yaptı. 1956’da ilk öyküsü yayımlandı (“Uğraşsız”, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi). Giderek, Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe, Papirüs, Ataç, Yelken gibi edebiyat dergilerinde yazdı. Kendinden önce yerleşmiş bir okula bağlı kalmadı.

okumak için tıklayınız