İnsanlık Tarihinin Seyrini Değiştiren 11 Salgın Hastalık

MÖ 430’da Mora Savaşı’nda ortaya çıkan bilinen eski salgın ile beraber, salgın hastalıklar insanlık tarihi boyunca medeniyetleri etkiledi. Roma’daki Museo Storico Nazionale Dell’Arte Sanitaria’daki İtalya’daki vebanın 17. yüzyılından tasviri. C: De Agostini/Getty Bu salgınların birçoğu, küresel nüfusun büyük yüzdelerini öldürdü ve insanların hayatla ilgili daha büyük sorular sormasına neden oldu. Yeni bir salgın hastalık olan

okumak için tıklayınız

Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul Bayrağı

Kırmızı zemin üzerine hilal ve yıldızlı bayrak tarihte ilk olarak Bizans İmparatorluğu tarafından Constantinople (İstanbul) bayrağı olarak kullanılmıştır. Kırmızı zemin üzerine beyaz ay ve sekiz köşeli yıldız. İmparatorluğun genel sancağı ise meşhur çift başlı kartaldır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u alınca Roma İmparatoru ünvanını da alıyor. Doğal olarak Roma simgelerini de kullanıyor. İslam dünyasının da hilal

okumak için tıklayınız

Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya : Bilinmeyen Yazılar – Emrah Cilasun

24 Ocak 1973’te Dersim’in Vartinik mezrası basıldı. Çıkan çatışmada Ali Haydar Yıldız hayatını kaybederken İbrahim Kaypakkaya yaralı olarak kaçtı. Beş gün sonra sığındığı köy evinde, ev sahibinin ihbarıyla yakalandı. Yaralı olduğu halde çıplak ayakla kilometrelerce buzda yürütüldü, ayakları dondu, ayak parmakları kesildi. Hastane sonrası aylarca gözaltında tutuldu. Sorguculara “gereksiz gördüğünü” söyleyerek örgütü ve arkadaşları hakkında

okumak için tıklayınız

İbrahim Kaypakkaya üzerine yazılmış kitaplar

İbrahim Kaypakkaya ile ilgili yazılmış (anı, roman, biyografi, siyasal yazıları) kitapları sizin derledik. İbrahim Kaypakkaya Bütün Eserleri Yazar: Kolektif Yayınevi : Nisan Yayımcılık Kırmızı Bahar – İbrahim Kaypakkaya Yazar: Vehbi Bardakçı Yayınevi : Ozan Yayıncılık Türkiye Komünist Hareketi’nde Dönüm Noktası İbrahim Kaypakkaya-Kazanımları ve Hataları Yazar: H. Yeşil Yayınevi : Dönüşüm Yayınları Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya

okumak için tıklayınız

Kapitalist sistemin ilk büyük krizi; 1873-96 Uzun Bunalım’ın hikayesi

1848-73 arasında Avrupa ekonomisi eşi görülmemiş bir ekonomik büyüme yaşadı. Britanya’nın pamuklu mallar ihracatı, 1850-60 arasını kapsayan 10 yıllık sürede daha önceki 30 yılın toplamı kadar büyüme gösterdi. Belçika’nın demir ihracatı 1851-57 arasında ikiye katlandı. Sonuçta, 1800-40 döneminde ancak iki katına çıkan dünya ticareti 1850-70 arasında %250’den daha fazla büyüdü. 1850’de Avrupa’da yalnızca 23.335 km

okumak için tıklayınız

Popülizm Dalgası Sivil Darbeler ve Osmanlı Hülyası – Taner Timur

Popülizm Dalgası, Sivil Darbeler ve Osmanlı Hülyası, dünyada ve Türkiye’de yaşanan kritik gelişmelere dair Taner Timur’un son dönem yazılarını bir araya getiriyor. Taner Timur, 2016-2020 yılları arasında yaşanan olayları dünya düzeninde bir dönüşümün sinyalleri olarak yorumlamakta. Bu belirtiler, insanlık açısından hiç de özgürlük, eşitlik ve refah yönünde bir ilerleme gibi görünmüyor olsa da bu yazılarda

okumak için tıklayınız

Bir Kavga Alanı olarak Tarihyazımı – Murat Belge

Dünyanın ulus-devletler çağı tarihyazımı disiplinini ciddi bir şekilde etkiledi. Sorun, “uluslaşma” sürecinde ortaya çıkıyor. Ortada bir “ulusal öz” var mı? Bu “öz”ün başka “ulusal öz”lere göre üstünlükleri var mı? Varsa neler? Yoksa icat edebilir miyiz? Genelgeçer etik değerlere uymayan eylemlerimiz oldu mu? Olduysa bunların üstünü nasıl örteriz? Bu noktalarda vardığımız sonuçları dünyaya ilân edeceğiz; dünyayı

okumak için tıklayınız

Alafranga Züppeden Alafranga Haine – Berna Moran

Türk romanından batılılaşma sorunsalı dolayısıyla alafranga züppe tipinin önemli bir yer tuttuğunu ve çeşitli yazarların bu tipe ilgi duyduğunu gördük. Ama Tanzimat romanındaki Felâtun ve Bihruz beylerle, Peyami Safa ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun 1920’lerdeki romanlarında sergilenen alafranga züppeler arasında büyük fark vardır. Bu tipin geçirdiği evreleri izlemek için adı geçen yazarlarımızın yaptıklarına bir göz atmak,

okumak için tıklayınız

Dâhilere Gerek Yok – Giyotin Çağında Devrimci Bilim – Steve Jones

“Cumhuriyetin dâhilere ihtiyacı yok.” Bu ifadeler 19. yüzyıl Fransa’sının en büyük bilim insanlarından birini giyotine mahkûm eden yargıca ait. Steve Jones kitabında bu sözlerden yola çıkarak, okurlarını aksini gözler önüne seren bir yolculuğa davet ediyor. Modern fiziğin, kimyanın ve biyolojinin temellerinin birbiri ardına atıldığı devrim günlerinde, Fransız bilim insanları salt Paris’i dünyanın dönemin bilim merkezine

okumak için tıklayınız

Fransız Aydınlanması’nın en ilginç şahsiyeti La Mettrie

Frederick Julien Offray de La Mettrie, doğalcılığı, materyalizmi, mekanizmi, ateizmi ve bilimsel felsefe anlayışıyla Fransız Aydınlanması’nın en ilginç şahsiyetlerinin başında gelir. Öyle ki makine-insan teorisi iki yüzyıldan beri Aydınlanma felsefesi veya zihniyetinin tipik ifadesi veya veciz tanımı, daha doğrusu materyalist manifestosu olarak alınmıştır. Buna göre o, Aydınlanma geleneği içinde daha sonra başka filozoflar tarafından temsil

okumak için tıklayınız

Decameron – Giovanni Boccaccio “1348 yılında Avrupa’yı toplu ölümlerle sarsan veba salgınından kaçmaya çalışanların anlattıkları öyküler”

Giovanni Boccaccio, İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latincenin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalya’sında, Boccaccio başyapıtı ‘Decameron’u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış, hem de İtalyan dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturacak bir düzyazı düzeni kurmuştur.’ Dünya edebiyatının ilk hikâyecisi olarak sayılan

okumak için tıklayınız

Filozoflara Göre Aşk Nedir?

AŞK (fr. amour\ alm. Liebe’, ing. love). Bir kişiye ya da bir nesneye tutkuyla yönelme. Aşk sevginin tutkulu biçimidir. Filozoflar aşka çeşitli yorumlar getirirken aşk çeşitleri de belirlemişlerdir: evlat aşkı, aile aşkı, yurt aşkı, görev aşkı, meslek aşkı, cinsel aşk vb. Bunlar arasında sevgi duygusundan belirgin biçimde ayrılarak özgülleşen yalnızca cinsel aşktır. Tüm biçimleriyle ve tüm ölçüleriyle cinsel aşkı yalnızca aşk diye belirlemek alışkanlık olmuştur. Cinsel

okumak için tıklayınız

Hangi popüler roman ne kadar sürede yazıldı?

1. “Çizgili Pijamalı Çocuk”, John Boyne, (2.5 Gün) 2. “Dr. Jekyll ve Bay Hyde’in Tuhaf Hikayesi”, Robert Louis Stevenson, (6 Gün) 3. “Otomatik Portakal”, Anthony Burgess, (3 Hafta) 4. “Sherlock Holmes – Kızıl Dosya”, Sir Arthur Conan Doyle, (3 Hafta) 5. “Noel Şarkısı”, Charles Dickens, (6 Hafta) 6. “Döşeğimde Ölürken”, William Faulkner (6 Hafta) 7.

okumak için tıklayınız

Mary Shelley ve bir mağduriyet masalı ‘Frankenstein’

Frankenstein’ın dünyanın ilk bilimkurgu eseri olarak kayıtlara geçtiği de onun yazarının kadın edebiyatçı Mary Shelley olduğu da sıklıkla unutuluyor. Mary Shelley, 30 Ağustos 1797 tarihinde Londra’da dünyaya geldi. 1816 yılında şair Percy Bysshe Shelley’le evlendi. İki yıl sonra en tanınmış romanı olan Frankenstein’ı yayınladı. Shelley, Frankenstein’ın yanı sıra Valperga (1823), Son İnsan (1826), öz-yaşam öyküsünü

okumak için tıklayınız

Frankenstein’in yaratıcısı Mary Shelley: “Hayallerim; canım sıkkınken sığınağım, özgür anlarımda ise en büyük keyfimdi”

Yazarın, Standard Novels Baskısındaki Önsözü (1831) Frankenstein’ı dizilerinden biri için seçen Standard Novels yayımcısı, benden öykünün ortaya çıkışı hakkında bilgi vermemi rica etti. Ben buna dünden razıydım, çünkü bu sayede şahsıma sık sık yöneltilen bir sorunun cevabını verebilecektim: O sıralarda henüz bir genç kız olan ben, nasıl böylesine dehşet bir fikri düşünmüş, geliştirmiştim? Yazılarımda kendimi

okumak için tıklayınız

Son İnsan – Mary Shelley “apokaliptik romanın ilk modern örneği”

Gotik edebiyat alanı, kadın yazarların sivrildiği bir türdür. Bazı eleştirmenler bu olguyu kadın yazarların özel yaşamlarında babalarından, sevgililerinden ve kocalarından gördükleri baskı, taciz ve zulümden etkilenmelerine bağlarlar. Mary Shelley de 1826’da yayımlanan Son İnsan romanıyla gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın ilk modern örneğini veren ve bu türün önde gelen yazarı oldu.

okumak için tıklayınız

Frankenstein (Çizgi Roman) – Mary Shelley

Mary Shelley’nin “Frankenstein”ı, ilk olarak 1818 yılında yayımlanmıştı. Yayımlandıktan sonra büyük yankı uyandıran roman, bilimsel gelişmelerin varabileceği tehlikeli aşamayı gözler önüne sermeyi, insan kabiliyetinin dudak uçuklatıcı örneklerini veren yaratının, aynı zamanda nasıl olup da onun cehennemi olabileceğini göstermeyi amaçlıyordu. Shelley’nin öyküsü, gelişen tıp ilminin verdiği imkanlarla yaratılan yeni bir varlığın, kendisini yaratanların celladı oluşunu hikâye

okumak için tıklayınız

Alan Watts – 10 Dakikalık Tanrı (Türkçe Altyazı)

Alan Watts verdiği seminerlerden birinde geçen 10 Dakika boyunca Tanrı taklidi yaptığı ilginç bir kesit. Alan Wilson Watts (d. 6 Ocak 1915, Kent – ö. 16 Kasım 1973, Mt. Tamalpais), Britanyalı filozof, yazar ve karşılaştırmalı dinler uzmanı. Çoğu Uzak Doğu dinleri ve kültürü konusunda 25’i aşkın kitabı ve birçok makalesi bulunmaktadır. Kitapları Türkçe Zen Yolu,

okumak için tıklayınız

Ursula K. Le Guin: Pasifist Anarşizm Üzerine (2014) | Türkçe Altyazılı

Ursula K. Le Guin, pasifist anarşizmin bilindik anlamda işe yaramadığını, dünyanın gerçeklerinde daha büyük silahı olanın zafer kazanacağını, ama zafer kazanmanın bir sorunu çözmek demek olmadığını söylüyor. “Pasifizmin ‘işe yaradığını’ sanmıyorum. (…) Daha büyük silahı olan her zaman kazanacaktır. Peki ama bu neyi çözecektir? (…) Şimdiye dek şiddetin çözdüğü herhangi bir sorun bilmiyorum.” Çeviri: Ümid

okumak için tıklayınız

Emma Goldman: Amerika’ya Dönüş Konuşması (1933) – Türkçe Altyazılı

Amerika’dan sürgün edildikten 15 yıl sonra, 1933’te, mevcut politik gündeme değinmeyip sadece kendi hayatı üzerine konuşmalar yapması şartıyla 90 günlük vizeyle ülkeye geri dönmesine izin verilen Emma Goldman, artık Amerika’da ünlü biridir ve herkes onun etrafına toplanmakta, gazeteciler onunla röportaj yapmaktadır. İşte bu röportaj da bu geri dönüş sırasında kayda alınmıştır. Arşiv görüntüsü olarak muhtemelen

okumak için tıklayınız