Herakleitos: “Benim gözümde bir insan üç bin kişiye değer, sayısız kalabalık ise bir tek kişi bile etmez.”

Ephesoslu Herakleitos, Bloson’un ya da, kimilerine göre, Herakon’un oğluydu. Altmış dokuzuncu Olimpiyat’ta sivrildi. Yazılarından da anlaşılacağı üzere, hiç kimsenin olmadığı kadar kibirli ve kendini beğenmiş bir insandı; şöyle diyor: “Çok bilgi insanı akıllı yapmaz; öyle olsa, Hesiodos’u, Pythagoras’ı, Ksenophanes’i ve Hekataios’u akıllı yapardı.” Çünkü “bilgelik tektir, bilgelik tüm dünyayı her yerde yöneten düşünceyi bilmektir.” Homeros’un

okumak için tıklayınız

Diyojen’in (Diogenes) Hayatı ve Ölümü üzerine

Sinoplu Diogenes banker Hikesios’un oğluydu. Diokles’in anlattığına göre, devlet bankası babasının elindeyken sahte para bastığı için sürgüne gitmiş. Ama Eubuliâes Diogenes Üzerine adlı eserinde bu işi Diogenes’in yaptığını ve sürgüne babasıyla birlikte gittiğini söyler. Hatta Diogenes Pordalos adlı eserinde sahte para bastığını kendisi söylüyor. Bazılarına göre ise, yönetici olduğunda bunu yapmaya onu işçileri itmiş, o

okumak için tıklayınız

Diyojen’den Birbirinden İlginç, Şaşırtıcı, Kısa Hikayeler

Bir gün Platon’un zengin bir şölende sadece zeytin aldığını görünce, “Nasıl oluyor da, böyle sofralar uğruna Sicilya’ya giden senin gibi bir filozof şimdi önündekilerin tadını çıkarmıyor?” diye sorması üzerine, Platon “Tanrılar hakkı için, Diogenes, orada da çoğunlukla zeytin ve benzeri şeyler yiyordum” diye karşılık verdi. Diogenes üsteledi: “Peki Syrakusai’a neden gittin öyleyse? Attike’de zeytin yok

okumak için tıklayınız

Çağdaş kimyanın babası: Antoine Laurent Lavoisier

Lavoisier kimyasal bileşiklerdeki kütle miktarlarının değişmezliği konusunda şunları söylemiştir: “Hiçbir şey ne yapay ne de doğal işlemlerle yeniden yaratılmaz. Şu temel yasa ortaya atılabilir ki, her bir işlemde madde niceliği işlemden önce ve sonra aynı büyüklüktedir ve temel maddelerin niteliği aynıdır; yalnızca dönüşümler ve değişen biçimler vardır.” Bu bilgi modern nicel kimyanın temeli olmuş ve

okumak için tıklayınız

Hitler’in Fotoğrafçısının Objektifinden Hitler ve Celladına Aşık Olmuş Halkı

İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük savaş suçlularından olan ve kendinden yana Nazi ırkıyla bütünleştirerek büyük katliamlara imza atan dünyanın en cani diktatörlerinden Adolf Hitler’i tüm dünya sevmese de halkı onu seviyor ve adeta ona tapıyordu. Aşağıdaki özel fotoğrafları bizzat Adolf Hitler’in fotoğrafçısı olan Hugo Jaeger çekti. Fotoğraflar özel olarak TIME dergisinde yayınlanarak insanlara ilk kez

okumak için tıklayınız

Edward Said’ten Filistinli çocuklara ve gençlere “Taşı en uzağa kim atabilir?”

Filistin kökenli ABD’li edebiyat profesörü EDWARD SAİD, 2000 yazında,ailesiyle ziyarete gittiği Güney Lübnan’la İsrail arasındaki Fatma’nın Kapısı adlı geçiş noktasında oğlu ve çevredeki gençlerle şöyle bir iddiaya girmişti: Taşı en uzağa kim atabilir? Said’in yapmak istediği, Filistinli çocukların ve gençlerin 1987’de başlayan Birinci İntifada’da yaptıkları “taş atma” eylemini tekrarlamaktı. Gençler de, Said de taşlarını atabildikleri

okumak için tıklayınız

Sarhoşların Perşembesi – Jaklin Çelik “arafta kalmanın çaresizliğini, yoksulların işaret dilini anlatan roman”

Birbirlerinin dilini anlamıyorlardı ama yoksulluğun işaret dilini az çok biliyordu burada yaşayan herkes. Bu dili anlamak merhametin kapılarını sonsuza dek açmıyor olsa da muhtemel tehlikelerin sinyallerini algılamak adına önemliydi. Hikâye, semtin en işlek caddelerinden birinde, kalabalığın hengâmesinde göçmenler, kör köpekler, berduşlar, meczuplar, pezevenkler, insan tacirleri, uyuşturucu ve emlak simsarları arasında geçiyor. Jaklin Çelik, arafta kalmanın

okumak için tıklayınız

İzonomi ve Felsefenin Kökenleri – Kojin Karatani “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.”

Antik Yunan’ın en önemli merkezlerinden biri olan Atina genellikle felsefenin ve demokrasinin beşiği olarak görülür. Karatani ise bu yaygın görüşü sorgulayarak yeni bir çıkış noktası işaret ediyor: İyonya. Karatani’ye göre Atina’daki sistem günümüz demokrasisinin öncülü olmakla birlikte, aslında İyonya’daki daha eşitlikçi bir sistemin yani izonominin “yozlaşmış” biçimiydi. Atina’daki demokrasi sınıf ayrılıklarını ve köleliği engellemezken, insanların

okumak için tıklayınız

“Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya” adlı kitabın yazarı Emrah Cilasun ile söyleşi

Türkiye devrimci hareketinin önder kadrolarından İbrahim Kaypakkaya 18 Mayıs 1972 tarihinde Diyarbakır’da işkenceyle katledildi. “Ser verip sır vermeyen” Kaypakkaya’nın bilinmeyen yazılarını “Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya” adıyla kitaplaştıran yazar Emrah Cilasun ile Kaypakkaya’yı konuştuk. Tekin Yayınevi’nden çıkan kitap Kaypakkaya’nın yazıları ve mücadelesine yer veriliyor. Kaypakkaya’nın bilinmeyen yazılarını uzun yılları kapsayan titiz bir çalışmayla derlediniz. Kaypakkaya’yı özgün

okumak için tıklayınız

Narsistler neden daha mutlu?

Kendilerine “olağanüstü” önem veren ve genelde “utanç” duygusundan yoksun olan narsistler, psikologlara göre çok daha mutlu. Belfast Queen Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar narsizmi ve narsistleri inceledi. Araştırmaya göre, narsistler her ne kadar genelde çevrelerindekilerini sıklıkla kızdırsalar da, birçok kişiyle göre daha az stresli veya da daha az depresif oluyorlar. Psikolog Doktor Kostak Papageorgiou, narsizme olumsuz yaklaşanların,

okumak için tıklayınız

Yolumuz Gurbete Düştü – Cem Karaca (seslendiren)

Yolumuz gurbete düştü Hazin hazin ağlar gönül Yolumuz gurbete düştü Hazin hazin ağlar gönül Araya hasretlik girdi Dertli dertli ağlar gönül Garip garip ağlar gönül Hazin hazin ağlar gönül Araya hasretlik girdi Dertli dertli ağlar gönül Garip garip ağlar gönül Hazin hazin ağlar gönül Bu mudur senin eserin? Sinemi yaktı kederin Bu mudur senin eserin?

okumak için tıklayınız

Michel Foucault’u özetleyen tek kelime: “İKTİDAR”

Sizden kıpkısa bir felsefe tarihi yazmanızı istediklerini hayal edin. Ya da devasa bir çeşitlilikle günden güne genişleyen felsefenin kendisini birkaç tweet’e sığdırmanız istenmiş olsun. Bu durumda, her bir önemli filozofun düşüncesini en iyi yakalayan bir tek kelime bulmaya çalışmak iyi bir fikir gibi görünüyor. Platon’un “formları”, René Descartes’ın “zihni” ve John Lock’un “fikirleri” vardı. Daha

okumak için tıklayınız

Einstein; “Zeki olmanın ölçütü bilgi değil hayal gücüdür”

Zekâ Nedir? Einstein; “zeki olmanın ölçütü bilgi değil hayal gücüdür,” diyerek yaratıcılık ile zekâyı bağdaştırıyordu. Antik Yunan filozofu Sokrates ise olaya daha felsefi yaklaşmıştı; ‘’zeki olduğumu biliyorum, çünkü hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.’’ Bu konuya 52 akademisyenin imzasından geçmiş ve 1994 yılında ilk olarak yayımlanmış zekâ tanımını vererek başlayalım: “Zekâ, birçok başka yetenekle de beraber, akıl

okumak için tıklayınız

Nyarlathotep – H.P Lovecraft “ölmekte olan bir toplumda, karışık çaresizlik ve meydan okuma hisleri”

Korku ve gizem dolu öyküleriyle tanınan Howard Phillips Love- craft’ın altı öyküden oluşan Nyarlathotep adlı seçkisi yazarın üslubunun ve hayal gücünün çok iyi örneklerini içeriyor: Tekinsiz, tarihsel gerçeklerle kurmacanın birbirine karıştığı “Evdeki Resim”, beklenmedik sonuyla okuru irkilten “Korkunç Yaşlı Adam”, yazarın külliyatı içinde mizah duygusuyla öne çıkan “Yüzyılı Sonlandıran Dövüş”, ürpertici bir mezarlık öyküsü olan

okumak için tıklayınız

Nasıl Ölünür – Émile Zola “Peki ölüm herkesi eşitler mi?”

Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Peki ölüm herkesi eşitler mi? Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo. KİTAPTAN OKUMA PARÇASI I

okumak için tıklayınız

Demokratik Zorbalık – Alexis de Tocqueville

Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville’in 1835 ve 1840’ta iki cilt halinde yayımlanan Amerika’da Demokrasi başlıklı çalışması, siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biridir. Demokratik Zorbalık kitabı, Amerika’da Demokrasi’nin “Demokratik Duyguların ve Düşüncelerin Siyasal Topluma Etkisi Üzerine” başlıklı dördüncü ve son bölümünden oluşuyor. Tocqueville, bu ülkenin toplumsal yapısı ve genç Amerikan demokrasisinin siyasal sistemi

okumak için tıklayınız

Andrei Tarkovsky’e göre en iyi 10 film

Tarkovsky’nin “en sevdiği” filmler hangisiydi? İşte usta yönetmenin 1972 yılında sinema tarihçisi Leonid Kozlov’a verdiği o liste… 1. Woman in the Dunes / Kumların Kadını (1964, Yön: Hiroshi Teshigahara) Film böcek toplamak ve incelemek için üç günlük izine çıkan Niki Jumpei‘nin gittiği kırsal alanda son otobüsü kaçırdıktan sonra köylülerin evinde konaklamasını konu alıyor. Etrafı kum

okumak için tıklayınız

Kafka’nın freudyen öyküsü – Serol Teber

Franz Kafka’nın kendi kendisini yargıladığı ve ölüme mahkum ettiği otobiyografik analiz niteliğindeki ‘Yargı’ öyküsü üzerine… Kafka, 1912 sonbaharında yazdığı ‘Yargı’ öyküsünde ‘baba – oğul’ ilişkisini kendi biyografisi üzerinde işlemiş ve yansıtmıştır. Burada, okurun sabrına sığınarak, ‘baba – oğul’ ilişkisini bizzat kendisinin de vurguladığı gibi -tabii ki Freud’un etkisiyle de yazdığı- dokuz sayfalık ‘Yargı’ öyküsünde anıtsallaştırarak

okumak için tıklayınız

Akıl Hastalığı ve Psikoloji – Michel Foucault

1950’li yılların ilk yarısı Foucault için, felsefi çalışma dönemi olduğu kadar, aynı zamanda edebiyatı, psikolojiyi ve psikiyatriyi yakından inceleme fırsatı bulduğu bir dönem de olmuştur. Nitekim 1952 ve 1953 yıllarında sırasıyla psikopatoloji ve deneysel psikoloji alanlarında eğitim görüp diploma almış ve sonra Sainte-Anne Hastanesi’nde Lacan’ın seminerlerine katılmıştır. Michel Foucault, ilk olarak 1954 yılında yayımlanan ve

okumak için tıklayınız

Okul Öncesinde Çocuk Edebiyatı – Gülçin Alpöge

Edebiyat Nedir? Çocuk Edebiyatı Nedir? Okul Öncesi Kitapların Edebiyat Sayılması İçin Gerekli Ölçütler Çocukların Gelişim Süreci ve Bu Sürece Uygun Kitaplar Çocuğu Kitapla Ne Zaman Tanıştırmalı? Çocuklara Neden Kitap Okumalı? Edebiyat Nedir? Sözlük anlamıyla edebiyat, “duygu, düşünce ve hayallerin söz ve yazı ile güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır”. Çocuk Edebiyatı Nedir? Çocuk edebiyatı

okumak için tıklayınız