Parazit filminin sırrı ne?

Parazit, yüzyıllardır üzerine çok şey söylenen sınıf çatışmasını günümüzün kodlarıyla başarılı bir şekilde beyaz perdeye taşıdı. Bong Joon-Ho’nun ‘sınıf’ meselesini anlatırken farklı türlere olan yakınlığı, tür geçişlerine hakimiyeti filmin en dikkat çekici özelliği olarak görünüyor. Film, ‘parazit’e dönmüş, hayatta kalmak için her yolu deneyen, zengin bir ailenin yanına teker teker yerleşerek onların sırtından geçinip gideceğini

okumak için tıklayınız

Pierre Rosanvallon, “Popülizm Yüzyılı” kitabını anlatıyor (Türkçe altyazılı)

Pierre Rosanvallon popülizm üzerine bir kitap çıkardı. Ben de kitabı tartıştıkları bir yayını çevirdim. “Demokrasi, halkın egemenliği demektir. Çok güzel. Peki halk kim? Halkın egemenliği ne demek? Popülizm bizi bu soruları sormaya zorluyor.” Çeviren: İlker Kocael

okumak için tıklayınız

Böceğe dönüşmek: Kafka’nın Gregor Samsa’sı ve büyük eseri Dönüşüm

Büyük yazar Franz Kafka’nın başyapıtı Dönüşüm’de Gregor Samsa’nın bir sabah böceğe dönüşmüş olarak uyanması bize neler anlatıyor? Ünlü yazar Vladimir Nabokov’un 1940’lı yılların sonunda Cornell Üniversitesi’nde verdiği edebiyat derslerinin notlarından hareketle yapılan bu filmde Nabokov’u da ünlü oyuncu Christopher Plummer canlandırıyor. Nabokov’un Dönüşüm’ün ilk sayfasını okuduğu kısımda da bu eseri enfes bir üslupla Türkçe’ye kazandıran

okumak için tıklayınız

Şampanya içerek yaşamdan ölüme geçen ölümsüz: Anton Çehov – Müslüm Üzülmez

Bu yazımda dünyaca ünlü Rus yazarı Anton Çehov’u anlatmaya çalışacağım. Çehov, despot bir babanın ve kişiliği sinik bir annenin çocuğu olarak 1860 yılında Rusya’nın Taganrog şehrinde dünyaya gelir. Cin gibi altı kardeşiyle birlikte zorluklar içinde yaşar. Zor koşullar ve baba baskısı kendisini yıldırmaz; lise öğrenimini Taganrog’da, tıp öğrenimini de Moskova’da tamamlayarak doktor olur. Kardeşine; “Yasal

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: “Benim memleketimde bugün / İnsan kanı sudan ucuz” (kendi sesinden)

İNSAN VE EMEK Bir sergiyle geldi bahar Ne don vurur, ne meyve verir Öylece bir çiçek düşlemesi Ne güzel bir oyundur canım Taşlara bakan gözün çiçeği görmesi Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metrekaresi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Bir gece kulübünde bugün Kırk bin, elli bin liradır Bir

okumak için tıklayınız

Bir Bilim Adamının Romanı – Oğuz Atay

“Bir Bilim Adamının Romanı, TÜBİTAK’ın Bilim Adamı Yetiştirme Grubu’na ait bir proje kapsamında yaşama geçirilen ısmarlama bir kitaptır. TÜBİTAK’ın ilgili çalışma grubunun birincil amacı, gençlerin bilimsel araştırmacılığa özendirilmesini sağlamaktır. Bunun için de Türkiye ortamında bir bilim adamının tabandan tepeye nasıl yetiştiğini anlatan bir roman yazılması istenir. Yaşamıyla romana konu olacak bilim adamının seçiminde ise, o

okumak için tıklayınız

Camus, Yabancı ve Cezayir Soykırımı

Kurbana değil saldırgana acımak, kurbandan taraf değil de saldırgandan taraf hissetmek, saldırganla özdeşleşmek mümkün olabilir mi? Düşününce tüylerimizi diken diken eden bu durumun ilk bakışta olamayacağını düşünürüz genellikle, ama eğer saldırganı mükemmelleştirilmiş insanî değerlerle donatıp kurbanı ve hayatını da bu donatının aksesuarı haline getirebilen ve tutarlı görünen bir felsefenin gücünü arkanıza alırsanız, insanların kurbanı ve

okumak için tıklayınız

Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek – Svend Brinkmann

Modern hayatın temposu her geçen gün hızlanıyor. Bu değişime ayak uydurabilmek için bizim de sürekli olarak hareket halinde olmamız ve peşi sıra gelen yeniliklere uyum göstermemiz bekleniyor. Fakat bu bitimsiz devingenliğin stres, yorgunluk, depresyon gibi ağır bedelleri var. Gerçekten çağın hızına ayak uydurmaktan başka seçeneğimiz yok mu? İçinde yaşadığımız hız kültürü, bir yandan zamanı akışkan

okumak için tıklayınız

Osmanlı İstanbulu’nda Asayiş 1879 – 1909 – Noémi Lévy-Aksu

Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olarak İstanbul, kalabalık nüfusunu meydana getiren etnik ve dinî çeşitlilik nedeniyle, asayişi özel ilgi gerektiren bir şehir olagelmiştir. Kamu düzenini sağlamak kadar, sarayı korumak da zor ve çetrefil bir meseledir. Bu zor görevin ifasında, Tanzimat’la birlikte ortadan kalkan yeniçeriler bir yana, resmî alanda bekçilerden polislere, sivil alanda hamallardan kabadayılara, çok çeşitli birimler

okumak için tıklayınız

Ezgili Yürek – Ruhi Su

“Söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyordum,” diyor Ruhi Su.  Bir sanatçının işine duyduğu sevgiyi ve bağlılığı dile getiren bu sözler onun insan sevgisi ve yaşama bağlılığı için de geçerli. Çünkü Ruhi Su yaşamını da, karşısına dikilen bütün

okumak için tıklayınız

Türkiye Ekonomisinin Yapısı; Sorunlar Kırılganlıklar ve Kriz Dinamikleri – Özgür Orhangazi

Özgür Orhangazi, neoliberal dönemde Türkiye ekonomisinin geçirdiği düşünümü yakından inceliyor; yapısal sorunlarına, kırılganlıklarına, kriz dinamiklerine ışık tutuyor. Elbette sıfırdan başlamıyor. Arka planda dünya ekonomisinin Keynesçi düzenlemelerden neoliberalizme geçişi var. Bu büyük dönüşümün korumacı, planlamacı, müdahaleci Türkiye ekonomisine taşıdığı etkiler, şoklar söz konusudur. Kitap, dünyada ve Türkiye’de bu geçmişin aşamaları incelenerek başlıyor. Orhangazi, neoliberal dönemin kritik

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay bir gün Ahmet Cemal’i arar ve…

“Eğer Oğuz Atay diye bir yazar olmasaydı ve çevirmen Ahmet Cemal günlerden bir gün onunla tanışmasaydı, Körleşme diye bir roman dilimize belki de çok daha geç bir tarihte ve bir başkası tarafından çevrilecekti.” İşte Körleşme’nin keşfinin hikâyesi… İlk baskısı 1981 yılında Payel Yayınları tarafından yapılan Elias Canetti’nin Körleşme’si, bir süre önce Sel Yayınları tarafından yeniden

okumak için tıklayınız

Ruhi Su Türküleri – Hazırlayan: Karabey Aydoğan

“İnsan sesi, çalgıların en soylusudur. Hiçbir çalgı, insan sesinin anlatma gücüne sahip değildir. Fakat insan sesi de dahil, kullandığı çalgının gerektirdiği yeteneklerden yoksun kişi, hem kullandığı enstrümanı, hem de o enstrümanla yaptığı işi yozlaştırır. Şarkı söylemeyi meslek olarak seçen bir insan için, bu -en azından- bir klasik eğitim, bir ses eğitimi, bir müzik eğitimi, sözün

okumak için tıklayınız

Kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret, Savaşına hazırmış, tanklar, toplar – Bertolt Brecht

ALMAN GEÇİT TÖRENİ Beşinci yılda duyduk ki, kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret Savaşına hazırmış, tanklar, toplar Savaş gemileri yapılıp bitmiş ve Hangarlarında öyle çok uçak varmış ki Onun bir işaretiyle havalandılar mı Kapkara olurmuş gökyüzü, öyleyse Bakalım dedik biz de, nasıl bir halktır, ne durumda Ne düşüncede, nasıl insanlardır toplayacağı Bayrağının altına. Bir geçit

okumak için tıklayınız

İdeal Öğretmen, Grigory Petrov

Grigory Petrov’un İdeal Öğretmen adlı yapıtı, Matematik Profesörü S. A. Raçinski’nin öğretmen ve öğrencilere örnek olacak hayat hikayesini konu almaktadır. 1880’li yıllarda Moskova Üniversitesi’nin bütün profesörleri, öğrencileri ve Moskova’nın okumuş kesimine mensup olanlar büyük bir şaşkınlık yaşıyorlardı. Çünkü tanık oldukları şey, o güne kadar görülmemiş bir şeydi. Üniversitenin en genç Matematik Profesörü S. A. Raçinski,

okumak için tıklayınız

Abidin Dino 1913-1993 / 3 Cilt – M. Şehmus Güzel “Her parmağında binbir hüner bulunan sanatçı; artiste complet”

Yazar M. Şehmus Güzel, dostluğu Parisli yıllarının başına, yani 1982 ve 1983’e kadar uzanan Abidin Dino’yu yeterince tanınmamasından hareketle 1993 yılında kaybetmemizin ardından 3 ciltlik, 1.200 sayfayı bulan Abidin Dino adlı yapıtıyla büyük bir eksikliği tamamlıyor. ‘İkiletmezdi. Kapıyı çalar çalmaz açardı Abidin. Daha açmadan ‘geldim, geldim!’ sesleri arasında. Beklendiğinizi anlatmak için. Girerken, ilk kez gördükleri

okumak için tıklayınız

Sezuan’ın İyi İnsanı – Bertolt Brecht. Dünyayı mı değiştirmeli? İnsanı mı?

“Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) epik tiyatronun öncüsü Bertolt Brecht’in, Mutlu Son, Simone Macharde’nin Düşleri, Mezbahaların Aziz Yohanna’sı, Puntilla Ağa ile Uşağı Matti oyunları içerisinde en ünlü olanıdır. “Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) hâlâ tüm dünyada sık sık sahnelenen bir oyun. Çünkü temel bir insani meseleyi ele alıyor: Parayı

okumak için tıklayınız

NöroLojik – Beynin Mantıksız Davranışlarımızın Ardındaki Gizli Mantığı – Eliezer J. Sternberg

“Bilinçaltımızın derinlerinde, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz ve hatırladığımız her şeyi sessiz sedasız işleyen bir sistem vardır. Beynimiz, çevreyle etkileşim halinde olduğumuz her an sayısız duyumun sürekli bombardımanı altındadır. Beynin altında yatan mantık sistemi, tıpkı anlamlı hikâyeler yaratmak için kamera görüntülerini ve ses kayıtlarını toplayan ve düzenleyip montajını yapan bir film editörü gibi bütün düşünce ve algılarımızı,

okumak için tıklayınız

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov

Grigory Petrov’un çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap, kısa sürede birçok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayıldı. Petrov, kendini halkına ve ülkesine adamış bir avuç aydının, karış karış her köyü gezip, özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını akıcı bir dille anlatıyor. Kitabın önsüzünü kaleme alan D.

okumak için tıklayınız