Babama Mektup – Oğuz Atay

Sevgili babacığım, Belki hatırlamazsın ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar, sen olmasaydın bir çok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım. Sana bazı şeyleri anlatamadım. Bir iki yıl daha

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” Romanında Kurmacanın Kurmacası

OĞUZ ATAY’IN “TEHLİKELİ OYUNLAR” ROMANINDA ‘ÜSTKURMACA’ 1. Kurmacanın Kurmacası Geleneksel-gerçekçi edebiyatın, dış dünyayı bire-bir yansıtmaya yönelik estetik anlayışı, 20.yüzyıl başlarında ortaya çıkan modernist edebiyat ürünlerinde köktenci bir biçimde değişime uğrar. Yeni oluşan modernist estetik Aristo’dan bu yana süregelen yansıtmacı/mimetife eğilimi ve etik/ideolojik/psikolojik amaçlara yönelik katharsisci bakış açısını geride bırakmış, farklı bir anlayışa doğru yol almaktadır.

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan, onun siyasi bakışından ayırarak, sözüm ona, “üzüntülerini(!) ifade etmektedirler. “Ne güzel türküler söylerdi!” diyerek, soyut ve anlamsız bir ?üzüntü? dile getiriliyor. Buna izin vermeyelim. Vermeyeceğiz. Zira Ruhi Su, yalnızca mükemmel bir ses ve derin müzik

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay, Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz?

Pakize Kutlu: Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz? Oğuz Atay: Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim; insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazarların bile bu cümleye hemen isyan edeceğini, “Peki herkes ne yapıyor?” diye öfkeleneceğini bildiğim halde bu basit gerçeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarımın iplerini istediği gibi oynatarak insanlardan kuklalar

okumak için tıklayınız

Cesaret Ana ve Çocukları – Bertolt Brecht

Cesaret Ana, kazanıyorum derken kaybedenlerin simgesi mi? 1938-39 yıllarında yazılan “Cesaret Ana ve Çocukları” (Mutter Courage und Ihre Kinder) oyununda, Cesaret Ana kimdir? Brecht, bu oyununda otuzyıl savaşlarında seyyar tüccarlık yapan ve askerler tarafından cesaret ana lakabı takılan biri kız, üç çocuk sahibi bir kadının heyecan dolu maceralarından yararlanır. Anne’yi çocuklarını ve öykünün arka planındaki

okumak için tıklayınız

Bilmediğimiz evren: Üç boyutun ötesinde neler var?

Algılayabildiğimiz üç boyutun ötesindeki farklı boyutlar bize evrene dair neler anlatıyor? Çok boyutlu uzayda paralel evrenlere ulaşmak mümkün mü? Evrende neredeyiz? Dünyaca ünlü fizikçi Michio Kaku, üç boyutun ötesinde neler olduğunu ve neler olabileceğini hepimizin anlayacağı basit örnekler üzerinden anlatıyor. Çeviri: Gülener Kırnalı

okumak için tıklayınız

7 Maddede Oğuz Atay’ın sözleriyle Tutunamayanlar

1970 TRT Roman ödülünü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar’a karşı, eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan kaçınır bir tavır takındılar. Romanınızı ödüllendiren TRT seçici kurul üyesi edebiyatçılarımız da bu suskunluğa katılır göründüler. Tavrı bütün olarak nasıl yorumluyorsunuz? 1 – Eleştirmenlerimizin, daha doğrusu uzun süredir yazmayanların dışında olanların kafasında belirlenmiş, sınırları çizilmiş bir roman tanımı var sanıyorum. Bu yüzden bir

okumak için tıklayınız

Beyaz Geceler – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Dostoyevski, Beyaz Geceler: Bir Hayalperestin Anıları adlı uzun öyküsünü yazarken, yazar kişiliğini belirleyen olayların bir kısmını henüz yaşamamıştı. Ne hapse girmiş, ne idam edilmeyi beklerken önündeki tutuklunun ölümünü izlemişti; ne de “canlı canlı tabuta konma” olarak adlandırdığı Sibirya’ya sürgüne gitmişti. Başyapıtlarını yazmaya başladığı 1866 yılına daha neredeyse yirmi yıl vardı. Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin dev

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in sanat ve edebiyat anlayışı – Güney Dergisi

Brecht bizimdir! Brecht’in sanat ve edebiyata ilişkin görüşleri, çeşitli makalelerinin ve notlarının toplandığı “Edebiyat ve Sanat Yazıları”nda ve görüşlerini netleştirmenin de bir aracı olarak tuttuğu “Çalışma Günlükleri”nde yeralmaktadır. Özelde Çalışma Günlükleri Brecht’in farklı ilgi alanlarını, çok yönlülüğünü, yeni fikir ve önerilerinin hangi süreçlerden ve inatçı çalışmalardan geçerek olgunlaştığını göstermesi açısından önemlidir. Bu nedenle, Brecht’in sanat

okumak için tıklayınız

Bellek Tazeleme: 20 Eylül 1985 / Her ölüm gibi erken: Ruhi Su – Serdar Türkmen

Merak ediyorum, o pasaport duruyor mu? Hani Ruhi Su’ya ‘sakıncalı’ fişinden dolayı uzun süre verilmeyip iş işten geçtikten sonra verilen pasaport… Hani artık kullanılmasına gerek olmayan pasaport. Hani şu ‘bir defaya mahsus’ verilen… “O kullanılamayan pasaport özenilerek saklansın; çünkü bizden sonraki kuşaklar bugünü öğrenmek ve anlamak için o kullanılamayan pasaportu müzede görmelidirler” diye yazmış Aziz

okumak için tıklayınız

Ezgileri Susturulamayan Bir Yürek Ruhi Su – Tamer Uysal

“Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi” Çarpık düzen ve bununla birlikte halk kültürünün yozlaşmaya yüztuttuğu bir dönemde bütün zorlukları göze alarak geçmişin direncini taşıyan kültür mirasını sahiplenen ilk isimdir Ruhi Su. Halkıyla bütünleşmek, sanatçı yönüyle toplumsal sorunlara karşı bilinç uyandırmak

okumak için tıklayınız

Bir Bilim Adamının Romanı – Oğuz Atay (sesli inceleme)

Ülkemizde pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atay’ın, kendine özgü üslubu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Mustafa İnan’ı anlaştı. “Bir Bilim Adamının Romanı, TÜBİTAK’ın Bilim Adamı Yetiştirme Grubu’na ait bir proje kapsamında yaşama geçirilen ısmarlama bir kitaptır. TÜBİTAK’ın ilgili çalışma grubunun birincil amacı, gençlerin bilimsel araştırmacılığa özendirilmesini sağlamaktır. Bunun için de Türkiye

okumak için tıklayınız

“Sevdiğim yazarların başında Kafka ve Dostoyevski’yi sayarsak, Tutunamayanlar’ı okuyanlar için şaşırtıcı olmaz her halde” Oğuz Atay

“Amerikalı, Avrupalı, kendi dışındaki kültürleri sadece inceler; bizim samimiyetimiz ve sıcaklığımızla benimsemez… Dostoyevski’ye Tolstoy’a yaklaştığımız gibi yaklaşamaz. Biz Steinbeck’in pamuk ve şeftali toplayan işçileriyle birlikte acı çekeriz, Hamlet’in meselesine katılırız.” Oğuz Atay Dostoyevski’nin Oğuz Atay’ın kurmaca dünyası üzerinde derin bir etkisi olduğu, yapıtlarında yer alan açık ve örtülü göndermeler sayesinde açıkça biliniyor. “Sevdiğim yazarların başında

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay: Kafka’nın insanlarında gittikçe bir ilgisizlik, farksızlık başlar. Entropi başlar yani.

Eddington’u (The Nature of the Physical World) okuyorum. Yıllar önce okumuş olduğum ‘entropi’ sorunu yine ilgimi çekti. Benjamin’in Kafka’yı anlatırken, Eddington’un sözleriyle benzetme yapması ve entropi. Einstein’a göre milyarlarca yıl sonra evren bir ısı ölümüyle karşılaşacak -maksimum entropiye ulaşacak. “Bize ne?” denebilir. Kafka’nın dehşetinde entropiyi sezmesinin payı var. Ayrıca insan yaşarken ‘sezgi’ ile bu, milyarlarca

okumak için tıklayınız

Ruhi Su’nun 24 “bilinmeyen”i

1. 1912 yılında Van’da doğdu. Günü, ayı bilinmiyor. Annesi, babası bilinmiyor. Adı Mehmet’ti. Kimin koyduğu bilinmiyor. Soykırım yapanların ‘kılıç artığı’ dediği Ermeni çocuklardan biri olduğu söylenir. 4 yaşındayken Adana’da çocuksuz bir ailenin yanına verdiler. Kimin verdiği bilinmiyor. 2. 6 yaşındayken Fransızlar Adana’yı işgal edince Adanalıların ‘kaç-kaç yılları’ dedikleri dönem başladı. Evini, barkını bırakan Adanalılar Toros

okumak için tıklayınız

Demiryolu Hikayecileri Bir Rüya – Oğuz Atay (Sesli Öykü)

Sesli Edebiyat Yapımları – Öyküler “Ses”leniyor proje kapsamında Mehmet Atay tarafından seslendirilen Oğuz Atay’ın “Demiryolu Hikayecileri Bir Rüya” adlı öyküsünü dinlemek için “devamını oku”yu tıklayınız. Türü : Sesli Kitap Antolojisi Yöneten : Göksenin Göksel Yapım Tarihi : Ocak 2007 CD Sayısı : 20 DenizBank / Deniz Kültür

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın sevdiği ve etkilendiği yazarlar

Pakize Kutlu, Oğuz Atay ile 30 Eylül 1972 tarihinde Yeni Ortam’da yayımlanan bir röportaj yapmıştır. Bu röportajda Pakize Kutlu’nun, “Yazarlarınızı açıklar mısınız?” sorusuna Oğuz Atay, sevdiği yazarları ve etkilendiği yazarları yanıtlıyor. Oğuz Atay’ın sevdiği ve etkilendiği yazarlar şöyle:  

okumak için tıklayınız

Artı Kapital’in Yazarı Suat Kamil Aksoy ile Söyleşi: “Kavranması kolay olmayan gerçeklerin anlaşılabilmesi için yerleşik fikirlerin baskısından kurtulmuş zihinlere ihtiyaç vardır.”

Öncelikle adı ve içeriği ile oldukça iddialı bir çalışma olan “Değerin ve Rantın Doğası – Artı Kapital”in kaleme alınış öyküsünü bize kısaca özetleyebilir misiniz? Suat Kamil Aksoy: Çok geçmişine gidersek, ortaokul döneminde  macera ekonomi politik okumakla başlıyor. Babamın “bunu şimdi okuma anlayamazsın” dediğini hatırlıyorum. Ancak beni bugüne getiren mikrobu o zaman kaptım. Aslında konunun en

okumak için tıklayınız

Parazit filminin sırrı ne?

Parazit, yüzyıllardır üzerine çok şey söylenen sınıf çatışmasını günümüzün kodlarıyla başarılı bir şekilde beyaz perdeye taşıdı. Bong Joon-Ho’nun ‘sınıf’ meselesini anlatırken farklı türlere olan yakınlığı, tür geçişlerine hakimiyeti filmin en dikkat çekici özelliği olarak görünüyor. Film, ‘parazit’e dönmüş, hayatta kalmak için her yolu deneyen, zengin bir ailenin yanına teker teker yerleşerek onların sırtından geçinip gideceğini

okumak için tıklayınız