Dante Alighieri ‘nin Hayatı
Dante denince ilk akla gelen isim belki de onun sonsuz bir aşk ile bağlandığı Beatrice’dir. Dante eserini sevdiği kadın olan Beatrice’ye adamıştır. Şövalyelik idealinin ve törelerinin büyüsüne kapılan Dante, güzelliğin ve doğrunun arayıcısıdır. Aşk duygusu onda felsefi ahlâk ve din konularında araştırmaya dönüşmüştür. Floransalı küçük bir soylu aileden gelen Dante, sadece İtalyanca’nın birinci ve en
okumak için tıklayınızHonore de Balzac ‘ın Hayatı
Balzac, roman sanatında gerçekçilik akımının kurucu mitlerindendir. Gerçekliği ondan daha “doğru” ya da titizlikte yansıtanlar da vardır belki, ama Balzac’ın gerçekçiliği şiirsel bir üslupla harmanlanıp metne incelikli bir biçimde katılmasıyla farklılaşır. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile
okumak için tıklayınızVladimir Dudintsev ‘in Hayatı
Türkiye’de özellikle “Bir Yılbaşı Öyküsü” ile tanınan Sovyet yazar Vladimir Dudintsev, “Yalnız Ekmekle Yaşanmaz” adlı eserleriyle de, “Peki, ekmekten başka ne gerekir, insanca yaşayabilmek için” Özgürlük, onur, hayalgücü…” ana düşüncesini dile getiren eseriyle dünya edebiyatında sarsılmaz yerini aldı.16 Temmuz 1918’de Ukrayna’nın Kupyansk kentinde dünyaya geldi. Babası memur olan Dudintsev, Moskova Hukuk Enstitüsünden 1940 yılında mezun oldu.
okumak için tıklayınızOrhan Kemal’in Hayatı
Edebiyatımızda toplumsal gerçeklikler ve yoksul insan hayatlarından söz ediyorsak eğer, Orhan Kemal’e ayrı bir sayfa açmak zorundayız. Çünkü Orhan Kemal, gerek ilk romanlarında sözünü ettiği çocukluk ve gençlik anılarını, gerek Çukurova’yı anlattığı ikinci dönem romanlarını ve gerekse de İstanbul’un kenar mahallelerinde geçen son romanlarını hep aynı kesimden insanlara, hep maddi hayatın ezdiği dar gelirli ve yoksul
okumak için tıklayınızViktor Hugo ‘nun Hayatı
Fransa tarihinin en çalkantılı günlerinde, 1802’de dünyaya gelen, Marie Victor Hugo; yoksuldu. Edebiyata yeteneği olduğunu biliyor, başarıya ulaşmak istiyordu. İlk ödülünü 1817’de aldı. 20 yaşına geldiğinde pek çok ödülün sahibiydi. Para kazanmak için gece gündüz çalışıyordu. Şiirleri oyunlar ve romanlar izledi. Eserleri birbiri ardına yayınlanıyor, oyunları sahneye konuluyordu. 1841’e kadar çok sayıda eseri yayınlandı ve
okumak için tıklayınızÖmer Hayyam’ın Hayatı
İnciyi isteyen dalgıç olacak;Varı yoğu dosta verip dalacak.Canı avucunda, nefesi göğsünde:Ayağı baş olacak, başı ayak! İranlı matematikçi, astronom, filozof, şair Ömer Hayyam 1047’de Nişabur kentinde doğdu. Çadırcı anlamına gelen “Hayyam” takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır.Sarayda her türlü imkana sahip bir şekilde Şah’ın emrinde çalışmayı ret ederek hayatını ilim ve araştırmaya adamıştır. Çalışmalarını derinleştirmek için
okumak için tıklayınız