Edebiyatta doğalcılık (Natüralizm)

Doğalcılık, edebiyat, resim ve felsefede yaşamı olduğu gibi yansıtmayı öngören akımların genel adıdır. Natüralizm olarak da bilinir. Doğalcılığa göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır. Gözlem ve deneye dayalı bilimler, işte bu yasalar sayesinde doğa ile ilgili her alanda sağlam, kesin bilgilere ulaşabilir. Doğalcılık, doğa bilimlerinin sanata ve edebiyata uygulanmasıyla ortaya çıkmıştır. Doğalcı

okumak için tıklayınız

Tanzimat Edebiyatı

Tanzimat Edebiyatı, bir kültür ve siyasi hareketin sonucu olarak ortaya çıkmış bir edebi akımdır. 3 Kasım 1839’da Reşit Paşa tarafından ilan edilen ve Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasi alanda gerek edebi ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir

okumak için tıklayınız

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Edebiyatımızın en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu’da geçen ve arka planda Osmanlı’nın son yıllarını anlatan bir romandır. Romanın ana kahramanı Feride’nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır. Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu’nu önce İstanbul Kızı adıyla dört perdelik bir oyun olarak yazmıştır. Yapıt

okumak için tıklayınız

Fecr-i Ati Edebiyatı

Fecr-i Ati edebi akımının temelinde eskiyi yıkmak; yani o günkü anlamıyla batılı düşünce sisteminden kaynaklanan felsefeyi, edebiyata uygulamak yatıyordu. Fecr-i ati’nin kelime anlamı “geleceğin aydınlığı” demektir. Fecr-i Ati’nin Edebiyat-ı Cedide’ye tepki olarak doğan bir akım olduğunu savlamıştır. Fecr-i Ati batıdaki benzerlerinde olduğu gibi belli ilkeler çevresinde birleşen bir yazın topluluğu biçiminde ortaya çıkmıştır. Fecr-i Aticiler

okumak için tıklayınız

Andrey Tarkovski tarafından çekilen 23 Polaroid fotoğraf

2006 yılında, Thames & Hudson tarafından yayınlanan Instant Light adlı kitap, “ünlü yönetmenin 1979’dan 1984 yılına kadar çekmiş olduğu, Rusya’daki evi, ailesi ve arkadaşlarının ve İtalya’da ziyaret ettiği yerlerin görüntülerinden oluşan renkli Polaroid karelerden oluşan bir seçkiyi” bir araya getiriyor. Anında çekilen, görülebilen ve paylaşılabilen dijital kameraların artık herkesin elinde olduğu günümüzde, marka adıyla bütünleşmiş

okumak için tıklayınız

Stanley Kubrick’in en sevdiği 10 film

Stanley Kubrick (26 Temmuz 1928 – 7 Mart 1999), ABD’li film yönetmeni. Korku, savaş, polisiye, kara mizah ve bilim kurgu olmak üzere farklı türde eserler vermiştir. Kubrick beş kez aday gösterildiği Oscar ödüllerinden sadece birini, 2001: Bir Uzay Macerası filmi ile En İyi Özel Efekt dalında kazanmıştır. Martin Scorsese, James Cameron ve Woody Allen gibi

okumak için tıklayınız

Nietzsche: “Zerdüşt’ün öyküsünü anlatmama geldi sıra.”

ZERDÜŞT BÖYLE DEDİ herkes için, kimse için bir kitap I Zerdüşt’ün öyküsünü anlatmama geldi sıra. Yapıtın ana düşünü olan bengi-dönüş düşüncesi, erişilebilecek o en yüksek olumlama ilkesi, 1881 yılı ağustosuna rastlar: Bir kağıt parçasına karalanmıştır, altında şu yazılıdır: “İnsan ve Zamanın 600 ayak ötesinde”. O gün Silvaplana gölü kıyısındaki ormanlarda yürüyordum; Surlei yakınlarında, piramid biçimi

okumak için tıklayınız

Susunca Sen – Asuman Susam. “Ağır akan serin suyum, su yatağını bilmek ister.”

“Susunca Sen, Asuman Susam’ın üçüncü kitabı. Şairin, baştan beri dikkat çeken yanı, benzerine fazla rastlanmayan, tekil bir imge dünyası kurma çabasıydı. Bu yeni yapıtla şair, kendinin olan bir dilsel evren kurmanın eşiğine gelmiş. Zaman, aşk, ölüm ve ‘doğa’nın modern şiirin kaynak sembolleri arasında olduğunu herkes bilir. Önemli olan, bu sembolleri, şairin kendi şiirinin harcı kılabilmesi

okumak için tıklayınız

Köye yöneliş dönemi, Atilla Özkırımlı

Şiirde olduğu gibi öykü ve romanda da asıl dönüm noktası 1930?lardadır. Sadri Ertem Resimli Ay’da yayımlanan (1928) öykülerine Vakit gazetesinin ekinde yenilerini ekleyerek (1930-31) toplumcu gerçekçiliğe yönelen yazının ilk örneklerini verirken, Almanya’dan dönen Sabahattin Ali de yine Resimli Ay?da bu yoldaki ilk öykülerini yayımlar. Ama bu dönemde, ne Vakit gazetesinde Sadri Ertem’in çevresinde toplanan Bekir

okumak için tıklayınız

Lewis Hine’ın objektifinden 1900’lerin çocuk işçileri

20’nci yüzyılın başlarında, Amerika’da yaşları 5 ile 10 arasındaki çocuklar oldukça ağır koşullarda çalıştırılıyordu. Çoğu Amerikalı muhalif bu durumu değiştirmek için çok çaba harcadı. Onlardan biri de uzun yıllar işçi ve mülteciler için mücadele veren Amerikalı fotoğrafçı Lewis Hine. Hine’ın fotoğrafları, yaşanan insani dramın başlıca aktörleri olan işçi sınıfının, göçmenlerin, çalışan çocukların ve savaşın tanıklarıdır.

okumak için tıklayınız

Gustav Klimt’in birbirinden etkileyici 25 eseri

Gustav Klimt (d. 14 Temmuz 1862 – ö. 6 Şubat 1918), Avusturyalı ressam. Genç yaşlarda sembolizm ve art nouveau akımlarından ciddi derecede etkilenmiştir. Viyana Sezession grubunun önemli üyelerindendir. [srizonfbalbum id=344] Tablolarının yanı sıra duvar resimleri, eskizleri ve diğer eserleriyle de tanınır. Klimt’in birincil resim konusu kadın bedenidir, -resimlerinde aşık olduğu bir kadını sık sık model

okumak için tıklayınız

Geometrik İstanbul Manzaralarından 10 fotoğraf

Fotoğraf sanatçısı Aydın Büyüktaş, İstanbul’un en ünlü tarihi yapılarını ve günlük yaşam alanlarını havadan fotoğraflayarak, bu mekânları farklı bir boyuta taşıyan kolajlar kurgulamış. Edwin Abbot’un Flatland: A Romance of Many Dimensions kitabından da esinlenerek hazırladığı Düzülke serisinde, çeşitli açılardan çekilen fotoğraflar, üç boyutlu geometrik düzlemler esas alınarak birleştirilmiş ve ortaya çekici kıvrımlara sahip bir uzam

okumak için tıklayınız

Akasya Telaşı – Derya Önder “sorulmuş soruları sormayın artık/ bir cevap gibi yaşayın hayatınızı”

“Derya Önder’in Akasya Telaşı, okura çok zengin çağrışımlar taşıyor. Bunda, şairin modern bir öykülemeci dile olan eğilimi dikkate değer. Şair, bu öykülemeyi, imge yoğunluğuyla besliyor. Lirizm, bu şiirin ana kaynağı. Gündelik hayat ve insan ilişkilerindeki kırılmalarla, çukurlarla dolu bir dünyayı dillendirilme çabası öne çıkıyor. Okuru, ilk okumada, duygu yüküyle kuşatan; bazen sert, bazen kırılganlıklar dolu

okumak için tıklayınız

Victor Hugo’nun Bilinmeyen Yeteneği

Notre Dame’nin Kamburu, Sefiller ve Deniz İşçileri gibi baş yapıtlara imza atmış olan Victor Hugo aynı zamanda onlarca şiir kitabı ve tiyatro oyunları da kaleme almıştır. Fakat onun en bilinmeyen özelliği resme olan yeteneğiydi. Victor Hugo’nun dostlarından olan Ressam Eugene Delacroix onun resim sanatına karşı olan yeteneğini “O bir yazar olmasaydı belki de yüzyılın en

okumak için tıklayınız

Paskalya Çöreği – Josef Kılçıksız

PASKALYA ÇÖREĞİ Çocukluğun büyülü bir bahçe olduğu hep söylenir. Erginleşme ise büyü bozumudur. Masalların gücü buraya dayanır. Antakya Ortodoks kilisesinde yine bir paskalya yortusu törenindeyiz. Bir sürgü gıcırdıyor taş avlusunda. Yahudiler Pilatius’tan hırsız yerine İsa’yı serbest bırakmasını isteselerdi bu bayramı kutlayamayacaktık. Bu güzelim bayramı Yahudilere borçlu olduğumuzu çocuk aklımızla bilemezdik. Biz Ortodokslar, gregoryen takvimi yerine

okumak için tıklayınız

Ünlü yazarların imzaları

J.D. Salinger ve Ernest Hemingway; Oscar Wilde ya da Virginia Woolf; Jorge Luis Borges veya Gabriel Garcia Marquez… Bu isimleri bir kitabın kapağında gördüğümüzde, pek de ikinci kez düşünmemize gerek kalmadı. Onların imzaları bizi o kitapları okumaya hemen ikna etti. Peki, bu imzalar gerçekte neye benziyordu? İşte, edebiyatın en ünlü imzaları:

okumak için tıklayınız

Frida Kahlo’nun 55 Tablosu

Frida Kahlo; politik görüşü, fırtınalı evliliği ve resim sanatına kattıklarıyla unutulmaz bir insan.Geçirdiği bir kaza sonrası eline fırçayı alan Kahlo bir daha da bırakmadı. Kahlo’nun çalışmalarının neredeyse üçte birlik bölümü otoportrelerden oluşuyor. Birbirinden farklı hisler uyandıran bu sanat eserlerini sizler için derledik.

okumak için tıklayınız