Ateş Hırsızının Kaçışı, Terry Deary

“Yunan Tanrı ve Tanrıçalarının cirit attığı Ateş Hırsızının Kaçısı (serinin ikinci kitabı) kurgusunun mükemmelliğiyle nevi şahsına münhasır bir kitap. Olaylar, 4 bin sene önceki Yunanistan ve 1795 yılının Aden şehrinde geçiyor. Okur zaman içinde yolculuk yaparken göz ardı edilmeyecek kadar yol katediyor. Ama buna tatlı yorgunluk diyebiliriz. Kitabın en önemli özelliklerinden biri de hikâyenin anlatıcısı

okumak için tıklayınız

Filistin Halkının Bilgesi George Habaş (El Hakim) Filistin: Düşle Gerçek Arasında

“George Habaş: Düşle Gerçek Arasında”, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin kurucusu George Habaş’ın yazılarından, söyleşilerinden ve ölümünden sonra onun için kaleme alınan yazılardan oluşuyor. Kitap temelde, Filistin’in mücadele geleneğinde önemli bir yer edinen Habaş’ın siyaset anlayışını aktarıyor. Fakat bunun yanı sıra, okur için de, Filistin?de yaşananlarla bir empati kurma imkanı yaratıyor ve bu sorunun gerçekte tüm

okumak için tıklayınız

Eğitim Üzerine, Aristoteles. Yayına hazırlayan: John Burnet,

“Eğitim Üzerine”, Aristoteles’in muhtelif kitaplarından derlenmiş konu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor. Bu yazılardan görüleceği gibi, Aristoteles’in sisteminde eğitim sanatı, siyaset biliminin bir parçası olduğundan, teorik ya da spekülatif değil, pratik bir bilimdir. Aristoteles’e göre, insan ruhu iki katlı veya çift yönlü bir doğaya sahip olduğundan, eğitimin de çift yönlü bir amacı olmalıdır. Buna göre, eğitim öncelikle

okumak için tıklayınız

Anadolu Aleviliği, Esat Korkmaz

Esat Korkmaz, “Anadolu Aleviliği”nde, bu inancın felsefesini, öğretisini ve erkânını anlatıyor. Korkmaz, Anadolu Aleviliğinin, ?bilge? olarak tanımladığı erenlerin felsefesi olduğunu söylüyor ve bu anlamda, vahiy dışı felsefi bir din olduğunu savunuyor. Korkmaz kitabı boyunca, Anadolu Aleviliğinin bir felsefi din, bir bilgelik öğretisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Korkmaz bunun yanında, bu inancın insan – evren – tanrı

okumak için tıklayınız

İstanbullu, Mehmet Tanju Akerman

“Bence garip bir isim oldu İstanbullu? İstanbullu var mı? Bunu soruyor herkes. Böyle giderse ilerde Antalyalı da olmayacak. Kayserili de. Bin yıl sonra oraya gelenlerde olmayacak. Olmaz öyle şey, Dünyanın her yerinde insan var. İstanbul´da da İstanbullu vardı. Ben onu yazdım. (…) Göçler İstanbul’un dengelerini değiştirdi ve bambaşka bir İstanbul çıktı karşımıza. Bu bir değişim

okumak için tıklayınız

Don Kişot İstanbul’da, Rıfat Ilgaz, “Don Kişot’un gözüyle İstanbul gerçeği”

Rıfat Ilgaz’ın ilk öykü kitaplarından biri olan Don Kişot İstanbul’da, 1957 yılında Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’nde “Stepne” takma adıyla dizi olarak yayınlanmıştır. Kimdir Don Kişot’ Şövalyeliğini sürdürmek isteyen iyi niyetli bir ün budalası mı? Yoksa bir geleneği sürdürmek isteyen soylu üstün kişi mi? Ne var ki, hemen her çağın bir Donkişot’u

okumak için tıklayınız

İstanbul ve Değişim, Mehmet Tanju Akerman

Mehmet Tanju Akerman, “İstanbul ve Değişim” kitabında, söze trafikle başlayıp cumbalar arası yapılan flörtün günümüz flörtüne ulaşan sürecinden söz ediyor; İstanbul?un mahalle ya da semt yaşamını dile getirirken gündelik temel gereksinimleri, gelenek görenekleri, zaman içindeki değişimleri göz ardı etmeden irdeliyor. Kitabı okuduktan sonra, huyuyla suyuyla ve yaşam örgüsüyle İstanbul?u tanımış oluyorsunuz. “İstanbul kurulduğundan bu yana

okumak için tıklayınız

Charles Perrault, tutkulu çocuk masalları yazarı.

Charles Perrault, La Belle au bois dormant (Uyuyan Güzel), Le Petit Chaperon rouge (Kırmızı Başlıklı Kız), Le Chat botté (Çizmeli Kedi), Cendrillon (Külkedisi) gibi dünya çocuklarınca beğenerek okunan masalların yazarıdır. Yazı hayatına 1654 yılında başlamıştır ve yazmak kısa sürede onun en büyük tutkusu olmuştur. Gelecekte yazdığı çocuk masallarıyla ünlenecek olan Perrault’un çocuk masalları yazmaya başlamasının

okumak için tıklayınız

Çizmeli Kedi (Le Chat botté), Charles Perrault

Charles Perrault tarafından 1697’de toplanan Anne Kazın Hikayeleri’nde ve daha önce 1634’de Giambattista Basile tarafından toplanan Avrupa halk hikayelerinde geçmektedir. Masallarda çizme giyen bir şövalye kedi olarak vardır. Çizmeli Kedi masalı şöyledir: Bir zamanlar, üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük

okumak için tıklayınız

İstanbul tutkunu bir şair, Mehmet Tanju Akerman Hayatı

“Elçi Yayınları’ndan çıkan ‘Ben Sana Hayır’ adlı yapıtıyla kırk dördüncü kitabına imza atan Mehmet Tanju Akerman, İzmit doğumlu olmasına karşın kendini İstanbullu sayan, hem de İstanbul tutkunu olan bir şair. Yazdığı kitaplardan yedi tanesi İstanbul’a ilişkin. Bu konudaki kitaplarının sonuncusu da ‘İstanbul ve Değişim’ adını taşıyor. Bu kitabında, söze trafikle başlayıp cumbalar arası yapılan flörtün

okumak için tıklayınız

Türk romanında fantastiğin serüveni, Berna Moran

“Türkiye’de fantastik roman üzerine hiçbir çalışma yok bildiğim kadarıyla. Buna şaşmamak lazım, çünkü Türk romanı ile Batı romanı arasından dikkati çeken farklardan biri, romanımızın tür bakımından Batı’ya oranla çok fakir bir görünüş sunmasıdır. Batı’da polisiye roman, fantastik roman, casus romanı, korku romanı, bilim-kurgu romanı gibi çeşitler popüler bir anlatı sınıfı oluşturmuşlardır. Bizde popüler roman örneklerinin

okumak için tıklayınız

Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi, Derman Bayladı

Derman Bayladı, ‘Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi’nde, Pythagoras’ın yaşamöyküsünü vermesinin yanında, filozofun düşünür ve bilim adamı kimliklerine de odaklanıyor. Kitap böylelikle, okurun, ilkçağın değerli isimlerinden birinin dünyasına tanık olması anlamında ilgi çekici ayrıntılar barındırıyor. Pythagoras’ı düşünür, matematikçi, gökbilimci, ahlak kuramcısı, müzisyen, hekim ve eğitmen gibi çeşitli yönleriyle ele alan Bayladı’nın çalışması, bunların yanı sıra, Pythagoras’ı anlatan

okumak için tıklayınız

Dersim Defterleri / Beyaz Dağ’da Bir Gün – Emirali Yağan

15 Ağustos 1938’de Dersim’de neler oldu? İnip kalkan süngüler, durmaksızın çalışan makineli tüfekler, vurulup üzerlerine düşen yakınları sayesinde hayatta kalan çocuklar, bebeklerini kurtarmak için azgın derelere bırakan anneler, evleri barkları dağılan aileler, işkenceler, eziyetler… Cumhuriyet tarihinin kara sayfalarından biri olan Dersim Harekâtı’nın tanıkları aradan geçen onca zamana rağmen olan biteni acı içinde hatırlıyorlar. “Tertele” tanıklarının

okumak için tıklayınız