Evlerde Uyur Uyanık Yalanlar, Botho Strauss

“Botho Strauss, bu kesin en güzel ve cömert kitabında 37 tane kısa, çok azı on sayfayı geçen anlatı parçaları halinde, sürekli şaşırtıcı ve yeni şeyler getiren bir metin çık(ar)mış ortaya. Strauss gerçekten çoğu kimsenin görmediğini görüyor. Daha sonra fazlasını riske ediyor. Olmadık, dehşet verici şeyler giriyor oraya. Ne var ki: Strauss’un, dehşet verici de aynı

okumak için tıklayınız

Dünya – Tarihinin Sınırında Tarih, Ranajit Guha

“Dünya Tarihinin Sınırında Tarih (History at the Limit of World-History), Batı tarih anlayışının eleştirel çözümlemesine yeni düşünceler getiren bir kitap. En yetkin kavram ve ifadelerinin Hegel’de bulunduğu Avrupa merkezli tarih anlayışının, çözümlenmesi niteliğinde. Hegel şöyle diyordu: “Tarihin olması için bir devletin ve bir yazının olması gerekir. Ancak devlet yazar tarihi ve devletin tarihi yazılır ancak;

okumak için tıklayınız

İki Hödüğün Seyahati / Kesik Baş, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu kitap, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kimi güldürücü, kimi hüzünlendirici on bir öyküsünü içeriyor. Yazar bu öykülerde yine, yüzyıl başının İstanbul’unu kendisine özgü bir ustalıkla irdeliyor. Belki de yazınımızda ilk polisiye roman sayılabilecek Kesik Baş’ta ise, kör bir kuyuda bulunan kesik başın gizini çözmeye çalışan polislerin peşinden merak ve heyecanla sürükleniyor. İnsanların tutkularının nelere mal olduğunu

okumak için tıklayınız

Karda Kaybolan Kent, İtalo Calvino

“O sabah, Marcovaldo’yu sessizlik uyandırdı. Havada tuhaf bir şey olduğu duygusuyla yataktan kalktı. Saatin kaç olduğunu anlayamıyordu, panjurların çubukları arasındaki ışık, günün, gecenin bütün saatlerindeki ışıktan başkaydı. Pencereyi açtı, kent yok olmuştu, yerini beyaz bir kağıt almıştı. Bakışını yoğunlaştırınca, beyazın ortasında neredeyse silinmiş kimi çizgiler seçti, çevredeki pencereler, damlar, sokak lambaları gibi olağan görünüşün çizgilerinin

okumak için tıklayınız

Italo Calvino’nun Hayatı

Italo Calvino, 15 Ekim 1923’te Havana-Küba’nın bir banliyösü olan Santiago de Las Vegas’ta doğar. Anne-babası burada bilimsel araştırmalar yaparlar. Tarım mühendisi ve botanikçi olan babası Mario Calvino, yıllarca Meksika ve başka Orta Amerika ülkelerinde yaşar. Annesi, Sardenyalı Eva Mameli-Calvino da, botanikçi ve aynı zamanda üniversitede hocadır. Ebeveynleri, çocuklarına Italo adını verirler, çünkü onun İtalyan köklerini

okumak için tıklayınız

Kalkınma Sözlüğü, Editör: Wolfgang Sachs

Özgür Üniversite – Türkiye ve Ortadoğu Forumu Vakfı’nın 2008 yılında bastığı Kalkınma Sözlüğü’nde, kalkınmanın dünyanın en güzide eleştiricilerinden bazılarının, savaş sonrası dönemde kalkınma konusunda yürütülen tartışmalarda kullanılmış önemli kavramlar hakkındaki fikirleri yer almaktadır. Her bir denemede bir kavram, tarihsel ve antropolojik açıdan ele alınmakta ve bu kavrama ilişkin bireysel önyargılar açıklığa kavuşturulmaktadır. “Yetenekli ve aykırı

okumak için tıklayınız

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç – Melek Sanmıştım Şeytanı – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç romanını 1912 yılında yazmıştır. Romanda kuyruklu bir yıldızın dünyaya çarpacağı haberi ve kadın ile erkek arasında olan çatışmalar ve doğan büyük bir aşk anlatılıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türkiye edebiyatının en üretken yazarlarından biri. Bu kitapta yer alan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç ile Melek Sanmıştım Şeytanı adlı yapıtları genç

okumak için tıklayınız

Felsefenin Beşiği Anadolu, Derman Bayladı

Derman Bayladı, ‘Felsefenin Beşiği Anadolu’da, Anadolu’da antik çağlarda ortaya çıkmış felsefe akımlarını ve filozofları ele alıyor. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Demokritos, Protagoras, Herakleitos, Ksenophanes, Pythagoras, Epikouros ve Ariston, bu Anadolulu filozoflardan sadece birkaçı. Bayladı’nın çalışması, başta Batı Anadolu olmak üzere, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkmış çok sayıda isme yer vermesiyle oldukça kapsamlı ve zengin bir çalışma.

okumak için tıklayınız

Fidel’le 100 Saat, Ignacio Ramonet

“Fidel’le Yüz Saat adlı kitap 2007 yılında Latin Amerika, Avrupa ve Asya’da gerçekleşen toplam 19 kitap fuarında sunulduktan sonra en çok okunan kitaplar arasına girdi. İspanyol-Fransız yazar ve gazeteci Ignacio Ramonet’nin Küba lideri Fidel Castro ile yapmış olduğu sohbetlerin derlemesinden oluşan kitap, Küba Devlet Başkanı’nın bizzat kendisi tarafından birçok kez okundu, yeniden düzeltildi ve zenginleştirildi.

okumak için tıklayınız

Bir İsyankar Olarak Hayatım – Angelica Balabanov

Balabanov, 1878’de Ukrayna’da doğuyor; fakat “bir isyankar olarak hayatı”, ailesinin dayatmalarına rağmen “görgü kuralları, yabancı dil, müzik, dans ve nakış” yerine Brüksel’de üniversite okumayı tercih etmesiyle başlıyor. Yoksulluğun bedenen ve ruhen düşkünleştirdiği Rus köylüsünde cisimleşen eşitsizliklere duyduğu derin tepki, Brüksel’de tanıştığı radikal fikirlerden beslenerek onu dönemin devrimci hareketinin önemli kadın militanlarından biri haline getiriyor. İtalyan

okumak için tıklayınız

Max Weber: Modernleşme, Sosyoloji ve Tarihçilik

Toplumsal tarih araştırmalarını “ontik tarih” diye küçümseyen filozof Heidegger, Max Weber’in yöntemini, Heinrich Rickert’in tarihî olayları anlamak için kullandığı “neo-Kantist ilkelerin sosyoekonomik hayata uygulanması” olarak tanımlamıştı.[1] Kuşkusuz Weber kapitalizmi çözümlemek için Rickert’in değer kuramından yararlanmış ve bu düşünüre olan borcunu da sık sık dile getirmişti.[2] Ne var ki Weber’in, farklı şekillerde de olsa, Rickert’den daha

okumak için tıklayınız

Can Yoldaşım “Nazım Üstüne”, Abidin Dino

“Bazı insanların (bu insanlar belki de birbirlerine belirli biçimde bağlıdır) yeryüzünde dolaşmaları sırasında bıraktıkları topolojik çizgiler şaşırtıcıdır; dolaşmaları, kesişen yol çizgileri, zaman-mekân içinde bezemeler oluşturur; onların geçtiği yolları bir coğrafya haritası üzerinde renkli kalemlerle izleyin, görünür de çözülmesi olanaksız tuhaf ve görkemli desenler elde edeceksiniz; bu desenler aslında, okumasını bilenler için gizli anlamlarla doludur.” Kitap,

okumak için tıklayınız

Dersim hakkında ‘kuyruklu’ yalanlar – Ayşe Hür

Olayların kronolojisi “20/21 Mart 1937’de 33 askerimiz şehit edilince Dersim’e harekat yapıldı” yalanını açığa çıkarıyor. Dersim’in önemli kanaat önderi Seyit Rıza ve altı arkadaşının idamının 77. yıldönümünün yaklaştığı bu günlerde, bazısı samimi, bazısı suret-i haktan görünmek için, bazısı da siyasi saiklerle Dersim tartışmaları yapılıyor. Bunlardan birinde, 12 Kasım 2014 gecesi, CnnTürk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge

okumak için tıklayınız

Sartre Sartre’ı Anlatıyor – Filozofun 70 Yaşındaki Otoportresi

“İnsanlık tarihinde, Sokrates’ten sonra ve günümüze değin, Jean- Paul Sartre kadar popüler olmuş başka bir filozof yoktur. Popülerliğin, doğallıkla kitleleri, yani felsefe jargonunda “sokaktaki adam” diye anılan sıradan insan yığınını ve de politikayı çağrıştırdığı düşünüldükte, “popüler” sıfatı olumsuz bir nitelendirme sayılabilir, bir filozof için… Sartre’ın kendisi de, bu popülerliğe, felsefesinin tam ve dosdoğru kavranmasından çok,

okumak için tıklayınız

Biçimler Renkler Sözcükler, Ferit Edgü

Ferit Edgü, bu kitapta yer alan sanat üzerine yazılarında Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Henri Matisse, Paul Klee, Rousseau, Georges Braque, Fernand Léger, Salvador Dali, Paul Cezanne, Constantin Brancusi, Marc Chagall, Alberto Giacometti, Francis Bacon, Nicolas de Staël gibi sanatçıların yapıtlarını ‘okumaya’ çalışıyor ve onların seslerini dinliyor. “Biçimler Renkler Sözcükler”in yazarı Ferit Edgü, 24 Şubat

okumak için tıklayınız

Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler, Tevfik Çavdar

Kırk yılı aşkın süre içerisinde birçok sendikanın eğitim seminerinde görev alan, yayınlarında yazılar yazan yazar Tevfik Çavdar, ‘Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler’ adlı kitabında, yaklaşık yüz elli yıl boyunca savaşlar, darbeler, sıkıyönetimler boyunca acılar çeken işçilerin tarihini, çeşitli kişisel arşivlerden yararlanarak ortaya koyuyor. “Bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının ve onun hakları doğrultusundaki savaşımın mütevazı bir

okumak için tıklayınız

Aman Piyasalar – E. Ahmet Tonak, “Piyasalar” ya duyarsa!

“Eleştirel bir şeyler söyleyeceksek kısık sesle ve kendi aramızda konuşmalıyız. Yani bizden istedikleri kısaca şudur: “Aman piyasalar” duymasın! Günümüz liberalleri piyasa tapınmalarını yükselte yükselte kutsal bir inanca dönüştürdüler. Bu ruhban sınıfına göre, ekonomik koşullar hakkında eleştirel görüş bildirmek büyük bir günahtır. Şom ağızlılık “piyasalar”ın gazabını üzerimize çekmekten başka bir şeye hizmet etmez. “Piyasalar”ı kızdırırsak “hepimiz”

okumak için tıklayınız