Homeros, Odysseia incelemesi – Umberto Eco
Şahsen, sevdim bu kitabı. Heyecanlı, serüvenlerle dolu iyi bir gemici masalı.
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
Şahsen, sevdim bu kitabı. Heyecanlı, serüvenlerle dolu iyi bir gemici masalı.
okumak için tıklayınızAristo’nun siyaset konusundaki çalışmaları, onu yine “bilenlerin efendisi” olarak konumlar. Ama Aristo için bilmek (vukuf), diğer konularda olduğu gibi, siyaset konusunda da Eflâtun’dan farklıdır.
okumak için tıklayınızUzun süren hayatım boyunca bütün gücümle elle tutulabilir gerçekliğin yapısını anlamaya çalıştım. İnsanların daha varlıklı olmaları yolunda, haksızlığa ve baskıya karşı, ya da geleneksel insan bağlarının düzelmesi için düzenli bir çaba göstermedim.
okumak için tıklayınızAlman Chronos History şirketi, Berlin şehrinin 1945 yılının Temmuz ayında çekilmiş renkli görüntülerini internette yayınladı. 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden iki ay sonrasına ait olan görüntülerde, o günlerdeki günlük yaşam kayıt altına alınmış. Videoda, savaşı ağır atlatan Berlin şehrindeki yıkık dökük binalar, Reichstag (Meclis) binası ve Brandenburg Kapısı, yakılan askeri araçlar göze çarpıyor. Şehir sakinlerinin enkazları
okumak için tıklayınızTatar Ramazan’ın devamı niteliğinde olan Tatar Ramazan Sürgünde – 1992 yılına ait olup başrollerini Kadir inanır, Hayati Hamzaoğlu ve Yıldırım Gencer paylaşmıştır. Filmde, kaldığı hapishanedeki haksızlıklara karşı çıkan bir mahkûmun yaşadıkları anlatılır. Tatar Ramazan bulunduğu cezaevinden sürgün edilerek başka bir yere gönderilir. Gideceği hapishanede Ramazan’ın geleceği haberi duyulur ve meraklı bir bekleyiş başlar. Abdurrahman Çavuş
okumak için tıklayınızTatar Ramazan, 1990 yılına ait olup serinin ilk filmidir. Başrolü Kadir inanır üstlenmiştir. Film, haksızlıklar karşısında mücadele eden Tatar Ramazan’ın hikâyesini anlatır. Abidin Ağa’nın oğlunu öldürüp hapse giren Ramazan tahliye edilir. Abidin Ağa kan davası güderek Ramazan’ı vurdurur. Saldırıda yaralanan Ramazan, ikinci bir cinayet işleyerek tekrar hapse düşer. Ramazan’ın yeni geldiği cezaevinde koğuş ağası Mustafa
okumak için tıklayınızBöylesi hastalıklı bir çağda dünyaya hizmet etmek için saf ve içten bir erdeme sahip olduğunu söyleyerek kendini metheden kişi ya erdemin ne olduğunu bilmiyordur, çünkü fikirlerimizi gerçeğe dönüştürürken yozlaştırırız,
okumak için tıklayınızİnsanı oluşturan şey akla sahip olmasıdır. Ağaçlar ve vahşi hayvanlar kendiliğinden büyür ama inanın bana insan şekillendirilir.
okumak için tıklayınızFalanksçılık*: Mütevazı bir Fransız satış elemanı olarak, boş zamanlarını sosyal eleştiriler yazarak geçiren Charles Fourier (1772-1837), eski sosyalist yazarların en nüfuzlularındandır.
okumak için tıklayınızSanayi Toplumuna Eşlik Eden Kötülükler Nasıl Düzeltilebilir? Bir topluluğa, hatta tüm dünyaya, doğru yöntemler uygulamak suretiyle, en iyisinden en kötüsüne, en cahilinden en bilgilisine kadar, şu veya bu genel nitelik kazandırılabilir ve bu demektir ki, söz konusu yöntemler, önemli ölçüde, insanların yaşamı üzerinde etkili olanların inisiyatifindedir.
okumak için tıklayınızÖnde gelen Fransız filozoflarından biri olan Denis Diderot, Langres’te 1713’te doğdu ve 1784’te öldü. Fırtınalı hayatının en büyük başarısı, 1751 ile 1772 arasında yayımlanan, teknik bilgilerle ve örtük politik ve dinsel hicivlerle dolu yirmi sekiz ciltlik dev Ansiklopedi’nin (L’Encyclopédie ) editörlüğüdür.
okumak için tıklayınızNedir öyleyse varoluşçuluk? Bu sözcüğü kullananların çoğundan anlamını açıklamalarını istediğimizde akılları karışacaktır.
okumak için tıklayınız([Freud sormaktadır] İnsanların kendi davranışları, hayatlarının hedef ve gayeleriyle ilgili olarak nelere ışık tutar, insanlar hayattan ne bekler ve neyi elde etmeyi arzular?
okumak için tıklayınızJohn Milton (1608-1674), İngiltere’nin epik şairidir. Ayrıca kendi yüzyılının en önemli politik sözcülerinden biridir.
okumak için tıklayınızAhlakın Soykütüğü* – Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar? Kölelerin ahlaki değerlere isyanları tam olarak yaratıcı bir şekilde ve yeni değerleri ortaya çıkararak içerleme ilkesinde başlamaktadır ve bu, uygun eylem çıkışlarından yoksun oldukları için telafisini hayali bir intikamda bulmaya zorlanan yaratıkların yaşadığı bir içerlemedir.
okumak için tıklayınızDÜN GECE SEYRİM İÇİNDE Dün gece dün gece seyrim içinde Serim ağlar ağlar Pir Sultan deyi Gündüz hayalimde gece düşümde Düşler de ağlaşır pir sultan deyi
okumak için tıklayınızKötülük Halk, insan fıtratının aslında sapkın olduğunu, insanın şeytanın ve kötülüğün çocuğu olarak doğduğunu haykırır.
okumak için tıklayınızCİDDİ Birtakım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar. Böyle bir tuhaflığa, zaman zaman kendim de düşmüş olmalıyım ki bugüne kadar o adamlara “Hangi işler ciddidir, hangisi değildir?” diye yahut da “Ciddiden neyi kasdediyorsunuz?” diye sormadım.
okumak için tıklayınızAlternatif Ortaçağ tasarısı İlk olarak, Ortaçağ sözcüğünün birbirinden tamamıyla farklı iki tarihsel dönemi nitelediğini görüyoruz:
okumak için tıklayınızRAHATI KAÇAN AĞAÇ İnsan, sevdiği birini tükenmiş görmek istemez. Onda, her zaman, yeni şeyler bulmak, o ana kadar keşfedilmemiş cepheler keşfetmek ister.
okumak için tıklayınız