Murathan Mungan: Bizi biz yapan şey ‘Evet’lerimizden çok ‘Hayır’larımızdır.

1987 yılında ilk kitabını yayınladığı ‘Kırk Oda’ serisinin bu hafta çıkan dördüncü kitabı ‘Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’yla ilgili Hürriyet’ten Çağlayan Çevik’in sorularını yanıtlayan Mungan, kitabının yanısıra tereddüt, karamsarlık ve umut üzerine konuştu.

okumak için tıklayınız

Psikolojik ve Ahlaki Bir Sorun Olarak İtaatsizlik – Erich Fromm

Asırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlaksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir görüş açısı sunmak için bunun yerine şu tanı­mı da koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle baş­ladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir.

okumak için tıklayınız

Milan Kundera: Ağırlık gerçekten nefret edilesi, hafiflik de göz kamaştırıcı mıdır?

Ebedi Dönüş düşüncesinde gizemli bir yan vardır ve Nietzsche öteki düşünürleri sık sık şaşırtmıştır bu düşüncesiyle; düşünün bir kere, her şey tıpkı ilk yaşandığı biçimiyle yineleniyor ve yinelenmenin kendisi de sonsuza kadar koşuluyla yineleniyor! Ne anlama gelir bu çılgın mitos?

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in “şimdi, çarpıldığım en ağır ceza, basılan kitaplarıma önsöz yazmak” dediği metin

Nâzım Hikmet’in odası. Duvarda Abidin Dino’nun “Yürüyüş” tablosu, İstanbul’un renkli fotoğrafı, Avni’nin “Atlar”ı, Bulgar Piyonerlerinin hediyesi: nakışlı, dokuma bir halı, halıda Nâzım’ın çok güzel çok büyük ve kendisine en çok benzeyen bir portresi.

okumak için tıklayınız

Dedektif Hamlet – Ahmet Ümit

William Shakespearean Macbeth, III. Richard ve Hamlet gibi oyunlarının kimi yazın adamları tarafından polisiye sayıldıklarını duymuşsunuzdur. Bu saptamaların çoğuna hak vermekle birlikte, içlerinde polisiye sıfatına en fazla hak kazanan yapıtın, gerek konusu, gerek işleniş biçimi, gerekse içinde barındırdığı entrikayla Hamlet olduğunu belirtmeliyiz.

okumak için tıklayınız

‘Aman, Nazım Hikmet yoldaş, onca yıl hapiste yattığınızı okumuştum. Mahpusluktan bıkmadınız mı?’

Nikâh dairesine gidişimizi anımsıyorum. Taksiye binmiştik. Yanımızda dostumuz Tosya vardı. Nikâh dairesine vardığımızda Tosya ile ben binaya doğru ilerlerken sen taksinin parasını ödemek için kalmıştın. Arkamızdan yetiştiğinde kahkahalarla gülüyordun.

okumak için tıklayınız