Paris’i en iyi anlatan on roman

Baudelaire’den Balzac’a ünlü yazarların kaleminden çıkan bu on roman aşk, entrika ve sefaletin şehriyle ilgili önemli ipuçları veriyor. 1. Goriot Baba (Le Père Goriot), Honoré de Balzac Balzac’ın çok ciltli İnsanlık Komedyası’nın Lost Illusions’la birlikte en sevdiğim parçalardan biridir bu. Balzac, dışarlıklı hırslı bir safdilin bakış açısıyla acımasız bir eşitsizliğin başkenti olarak tasvir eder Restorasyon

okumak için tıklayınız

Petersburg, Andrey Belıy “Gogol’le Kafka arasında bir roman”

‘Petersburg’, alışılmış olanın üstündeki örtüyü, hastalanmış bir deriyi acımasızca koparır gibi çekip çıkarıyor ve altta gizlenen ‘insanî’liği gösteriyor. Simgeci Rus şairi ve yazarı Andrey Belıy’in ünlü romanı Petersburg yayımlanışından yaklaşık yüz yıl sonra dilimize kazandırıldı. Kitap, Rusya’da ilk kez 1913-14 yıllarında yayımlanmış. Bunu 1922’de gözden geçirilmiş yeni basım izlemiş. 19. yüzyıl Rus edebiyatı, Lev Tolstoy’la

okumak için tıklayınız

1915 kurbanı 1700 kadın ve çocuğun hikayesi gün ışığına çıkıyor

?Rakka Eyaleti?ne kadar sürüldü. Malatya Bölgesi?nde içinde bulunduğu kervanın bir kısmı öldürüldü, kendisi ağır yaralandı ve ölülerin arasında bilincini kaybetmiş şekilde yattı. Hava karardıktan sonra ölmek üzere olan yaralıların feryatlarıyla ağlayan kadınların sesine uyandı. Çıplak adamlar kanları yerlere akan açık yaralarıyla koşarak geliyordu. Annesini ölmek üzereyken buldu ve bütün akrabaları teker teker hayatını kaybetti.? Bu

okumak için tıklayınız

Özgürlük İçin – Marc Levy ‘Direnmenin onuru özgürlük aşkıyla birleşince, zafer kaçınılmazdır.’

Özgürlük İçin (Les enfants de la liberté), İkinci Dünya Savaşı sürerken, Nazilere teslim olmuş Vichy Hükümetine, Fransız askerine, polise, adalete, hatta halka karşı direnmeyi seçen çocuk denebilecek yaşta bir avuç gencin hikâyesi. Marc Levy bu kez, Alman işgali altındaki Fransa?dan gerçekçi bir kesit sunuyor okurlarına. Anne-babaları toplama kampına gönderilen iki Yahudi kardeşin Güney Fransa?daki Direniş

okumak için tıklayınız

Özgürlük Yanılsaması / Rousseau ve Marx – Yıldız Silier

Yıldız Silier’in ‘Özgürlük Yanılsaması / Rousseau ve Marx’ adlı yapıtı, “Rousseau ile Marks’ın özgürlük anlayışlarını karşılaştırıyor. Entelektüel bir sohbet havasında sevinçle okunabilecek kitabın girişinde yazar amacını şöyle belirliyor: “Bu kitapta Rousseau ve Marx’ın izinden giderek, özgürlüğe giden yolun özgürlüksüzlüğümüzle yüzleşmekten geçtiğini savunacağım. Önümüzdeki en büyük engellerden biri olan ‘özgürlük yanılsamamızı’ açığa çıkaracağım” ( s.16).

okumak için tıklayınız

Fırtınadan Sonra – Howard Fast “Yaşamını cesurca düşüncelerine adayanların sonsuza dek adları ve şerefleri var olsun!?

Türkçesi ilk kez 1974 yılında yayınlanan Fırtınadan Sonra romanında Howard Fast, devrimci işçi sınıfıyla Amerikan kapitalizminin yöneticilerini ele alıyor ve tarihsel olayların gerçekçi bir çözümlemesini yapıyor. İlk kez 8 saatlik işgünü ve 1 Mayıs´ın İşçi Bayramı yapılması için yürüyen işçi sınıfının bu direnişini ve liderlerinin tutuklanmasıyla idam edilmelerini ele alan Fast, bu romanıyla Amerikan İşçi

okumak için tıklayınız

Hippokrates?ın çınarını klonladılar

Tıbbın manevi babası, yeminiyle tıpta etiğin mimarı Hippokrates?ın öğrencilerine ders verdiği rivayet edilen çınar ağacı klonlanarak Washington?daki Ulusal Tıp Kütüphanesi bahçesine dikildi. Yurdumuzdaki ağaç katliamlarına inat, Batı cephesinde yüreklere su serpen gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Tıbbın babası Hippokrates?ın, 2 bin 500 yıl önce altında öğrencilerine ders verdiğine inanılan çınarın

okumak için tıklayınız

Toplu Masallar – Samed Behrengi

İran doğumlu Samed Behrengi?nin Toplu Masallar?ı İldeniz Kurtulan?ın çevirisiyle, Oğuz Demir?in de çizimleriyle Büyülü Fener?den çıktı. Onn bir masaldan oluşan Toplu Masallar küçükler kadar büyüklerin de ilgiyle okuyabilecekleri masalları içeriyor. Samed Behrengi: 1939 yılında Tebriz?de yoksul bir işçi ailesinde doğdu. Aynı kentte öğretmen okulunu bitirdi. Tüm Azerbaycan?ın kırsal alanını adım adım dolaştı. Köylerinde öğretmenlik yaparken

okumak için tıklayınız

?Aslan Tomsonlar Ülkesi? – Mehmet Özçataloğlu

Orhan Kemal, Türkiye roman tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Eserlerinde emek dünyasını konu etmiştir. İçinden çıktığı emek dünyasını! Yaşamını yazı ile sürdürmek zorunda kalan Orhan Kemal, durmaksızın yazmıştır. Yazıdan geçinmek zorunda olduğunu bildiklerinden, o günün gazete sahipleri, yayıncılar, yapımcılar yok pahasına almışlardır yazdıklarını. Bu yüzden sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir yazı emekçisidir o.

okumak için tıklayınız

Anadolu’da Bir Yayınevi: Sıla Kültür Yayınları ve “Doktor Faustus” – Serkan Fırtına

Bağımsız kitabevleri uzun zamandır bir kriz içerisinde. Yayıncılık sektöründeki tekelleşmenin artmasıyla birlikte büyükşehirlerde bile bazı yayınevleri ve kitapçılar ekonomik sorunlarla boğuşmaktalar. Hatta birçok kitabevi piyasanın çetin şartlarına ayak uyduramayarak maalesef kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor. Kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olan kitapçıların korunması ve yaşatılması için öncelikle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kültür bakanlığı olmak üzere,

okumak için tıklayınız

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün ‘100 Basın Kahramanı’ listesinde Türkiye’den İsmail Saymaz yer aldı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), bugün 65 ayrı ülkeden seçtiği ‘100 Basın Kahramanı’ listesini yayınladı. RSF’in hazırladığu listede Türkiye’den, 2014 yılında Abdi İpekçi Yılın Gazetecisi Ödülü’nü alan Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz yer aldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, İsmail Saymaz’ı ‘100 Basın Kahramanı’ listesine

okumak için tıklayınız

“Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim.” Albert Camus

30 Nisan 1940 Gece vakti yazıyorum sana. Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim. Şüphesiz henüz bitmedi çalışmam. Yeniden elden geçirmem, eklemem, tekrar yazmam gereken şeyler var. Fakat esas olarak bitirdim ve son cümleyi yazdım. [?] Elyazmaları önümde duruyor; oldukça fazla çaba ve iradeye mal olduklarını düşünüyorum ? romanı var etmek, asıl ikliminden

okumak için tıklayınız

Kore Nire – Fahri Erdinç

Kore Nire, 1950’li yılların Türkiye’sinden bir kesit sunuyor. Büyük umutlar vadederek iktidar olan Bayar-Menderes ekibinin ilk uygulamalarından biri de, sadık bir işbirlikçi olduğunu ispatlamak ve böylece NATO’ya girmek için Kore’ye asker göndermesi oldu. Türkiye, üç yıl (1950-53) süren Kore macerasında ölü, yaralı ve kayıp olarak 19 bin evladını kaybetti. Fahri Erdinç bu romanda,

okumak için tıklayınız

Koca Sevimli Dev Spielberg’e emanet

Steven Spielberg, Roald Dahl?ın kaleme aldığı Koca Sevimli Dev kitabını sinemaya uyarlayacağını açıkladı. Filmin 2016?da vizyona girmesi bekleniyor. Yönetmen Steven Spielberg, Road Dahl?ın çocuk kitabı Koca Sevimli Dev?i (The Big Giant) sinemaya aktaracağı yönündeki haberleri doğruladı. Variety?e göre, 2010 yılında Spielberg?in Dreamworks Stüdyoları tarafından film hakları satın alınan hikâye için ilk etapta

okumak için tıklayınız

Prometheus’un Sönmeyen Ateşi – Tülin Öngen

Prometheus’un Sönmeyen Ateşi, zorlu bir dönemecin kitabıdır. 1990’ların ilk yarısında, SSCB’nin çöktüğü, kapitalizmin mutlak ve nihai zaferini ilan ettiği ve neoliberalizmin şaha kalktığı bir zamanda yazıldı. O yıllarda, kapitalizmin büyük ideolojik saldırısı, sol saflarda moralsizlik, dağılma, ideolojik savrulma gibi sonuçlar vermişti. Fitilini Andre Gorz’un Elveda Proletarya kitabının ateşlediği bir tartışma, âdeta döneme damgasını vurdu. Öz

okumak için tıklayınız

Cervantes’in mezarı aranıyor

1616 yılında hayatını kaybeden ünlü yazar Cervantes’in mezarını bulmak için proje başlatıldı. İspanya, İspanyol edebiyatının en tanınmış isimlerinden biri olan Miguel Cervantes’in mezarının ölümünden 398 yıl sonra bulunması için proje başlattı. Tarihçi Fernando de Prado, araştırmacı Luis Avial ve antropolog Francisco Etxeberria liderliğindeki bir ekip tarafından yürütülen proje, 2016’de ölümünün 400. yıldönümüne kadar

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan’ın Şiirlerinde Mitolojik ve Masalsı Ögeler*

Özet: Mitoloji, hem Batı edebiyatında hem de Türk edebiyatında şairlerin yer yer yöneldikleri bir alandır. Yalnızca klasik şairlerin değil, kimi modern şairlerin de bu alanın verimlerinden yararlanarak şiirsel anlatımlarına bir tür zenginlik kazandırdıkları görülür. Kuşkusuz, mitolojik ögeler gibi masalsı ögeler de şiirsel imgelem için yeni açılım olanakları sunar. Çağdaş Türk şiirinde bu ögeleri şiirlerine taşıyan

okumak için tıklayınız

Ksantos?un onurlu direnişi kitaplaştı

Likya üzerine önemli araştırma ve kazı çalışmalarına imza atan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü?nden Prof. Dr. Nevzat Çevik, milattan önceki yüzyıllarda Fethiye ile Antalya arasında uzanan sahil şeridindeki özellikle dağlık, ulaşılması ve ele geçirilmesi güç bölgelerde kentler kuran Likyalılara dair kapsamlı kitap hazırlıyor.

okumak için tıklayınız

Kesap: ‘Güzelev’in Yakıldığı Yer – Müslüm Kabadayı

Cacius, madenler dağı olup Zeus?u ve Avrupa?yı zirvesinde konaklatmış; tepesinden uçan kartalla Antakya?nın kuruluşuna vesile olmuştur. Mitolojide böylesine önemli yeri bulunan bu dağın adının, Şam?a da kol kanat geren Cebel-i Kasiyun?la (Kasiyun Dağı) ilişkili olduğu söylenir. Cacius?a Araplar ?Cebel-i Akra?, Türkler de ?Keldağ? derler. Her damarında nice öykülerin yaşandığı bu dağın güneydoğu eteklerinde kurulan Kesap;

okumak için tıklayınız