Bir Destandı Köy Enstitüleri – Selma Sayar

1940?lı yılların sonuydu? Şimdiden o günün heyecanını duymaya başlamıştı Fakir Öğretmen. Çünkü büyük bir gündü onun için. Gece-gündüz demeden öğrencileriyle çalışmış ve gösteri için tüm hazırlıklar neredeyse bitmişti. Biri hariç: Ayşe?nin mandolin çalması. Oysa ne çok uğraş vermişti ailesini ikna etmek için; dökmediği dil, etmediği laf kalmamıştı; ama baba inatla:

okumak için tıklayınız

İsveç’te çöp bitti ve dışardan ithal ediyor!

Geri dönüşüm, güneş enerjisi ve daha birçok sürdürülebilir uygulamada tüm ülkelerin başını çeken İsveç, şaka gibi bir sorunla karşı karşıya. Elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını çöplerden elde eden ülkede çöp bitti. 250.000’in üzerinde evin elektrik ve ısınma ihtiyacını çöplerin yakıt olarak kullanılmasından sağlayan İsveç hükümeti, ülkede üretilen çöpten daha büyük kapasiteli çöp dönüştürme tesisine

okumak için tıklayınız

Devletin Big Bang ile imtihanı – Ahmet Büke

Madde böyle bir şey işte. 13,7 milyar yıldır var. Biz şimdi ondan demir ve çelik yapıyoruz, çimento karıyoruz, kalıplar ve iskelelerle yüksek güvenlikli evler çatıyoruz. İçinde odalar. İçinde insan. İçinde on kitap. Zamanın en eğlenceli anı ?Büyük Patlama? olabilir mi? Zaman denilen kavramın da bununla başladığını düşünürsek, neden olmasın. O anı hesaplıyor bilim insanları. Tam

okumak için tıklayınız

Çevreci Dede / Yaklaşan Tehlike – Hikmet Temel Akarsu

?Çünkü biz dokuz arkadaş, inanıyorduk ki çocuklar dünyayı kurtarabilir. Bunu ancak çocuklar başarabilir.? Tuna Tuna, Deniz ve Yasemin, her yaz tatil yaptıkları Güzelçamlı?ya gittiklerinde, çevrelerinde garip olaylar yaşandığını fark ederler. Bir süre sonra arkadaşları Hoto, John, Peter, Angelica, Ali ve Ayşe ile birlikte bazı araştırmalar yaparlar ve korkunç gerçekleri keşfederler. Eğer bu gidiş önlenemezse, dünyayı

okumak için tıklayınız

Her şey birdenbire oldu, Birdenbire vurdu gün ışığı yere – Funda Demir

Her Şeyin Öyküsü’nü kıymetlisine ilk kitap olarak hediye eden ve benim de tanımama sebep olan M.U.’a ve Ceylan’a ithafen… Herkesin hikâyesi farklı. Kimisi doğduğu anda başlıyor, kimisi aşka düşünce kimisi ekmek parası uğruna yollara düşünce. Günlerdir aklımda Ceylan. Sahi nerede başlamıştı onun hikâyesi? Baharın yemyeşil güzelliğinde ayağını çimlere basıp kuzuları kovaladığı ilk nisan ayı olabilir

okumak için tıklayınız

Galip Tekin’e Bu Öyküler Nereden Geliyor? – Serdar Kökçeoğlu

Galip Tekin?in sanatı, sancılı büyüme serüvenimin bir parçası olduğu için mi acaba bugün eski öykülerini yeniden okuduğumda onları iddialı olduğu şekilde acayip veya tuhaf bulmuyorum? Olabilir. Belki de en acayip olanı Tekin’in efsaneleşmiş serüvenlerini özenle hazırlanmış büyük boyutlu kitaplarda okuma şansına sahip olmak. Tozlanmış kutuların ve eprimiş torbalardaki dergilerin yerini alan albümler bizim gençlik hayalimizdi

okumak için tıklayınız

Kültürel Çalışmalara ?Yeni? Penceresinden Bakmak – Cem Koray Olgun

Gary Hall ve Clare Birchall?un Yeni Kültürel Çalışmalar: Kuramsal Serüvenler kitabı Onur Kartal?ın çevirisiyle Türkiyeli okurun karşısına çıkıyor. Kitap, bu alanda kısıtlı kaynağa sahip olan literatürümüze önemli bir katkı yapıyor. Kültürel çalışmalar kuram ve pratiği bir arada ele alabilme niyetiyle ortaya çıktığı 20.yy ve içinde bulunduğumuz 21.yy?ı anlamak için son derece önemli ve gerekli bir

okumak için tıklayınız

Dünya basını, Fazıl Say’a verilen cezaya inanamıyor

Sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından paylaştıkları nedeniyle 10 ay hapis cezası verilen Fazıl Say’ın davası dünya basınında yankı bulmaya devam ediyor. Fazıl Say’a verilen ceza dünyanın da gündeminde. Birçok gazete Say’a verilen cezanın düşünce özgürlüğünü tehdit ettiği görüşünde birleşti. Kompozitör ve piyanist Fazıl Say’ın dini değerleri aşağılama suçlamasıyla 10 ay hapis cezası alması dünya basınında

okumak için tıklayınız

Eleştirel Realizmin Manifestosu – Güney Çeğin / Hüseyin Etil

?Ne var ki, dış görünüş ile şeylerin özü, eğer birebir çakışsaydı, her türlü bilim gereksiz olurdu?. Karl Marx 1950?lerle birlikte sosyal bilimler felsefesi alanında iki kuramsal yaklaşımın can çekişine tanık olduk: eleştirel akılcılık ve mantıkçı pozitivizm. Bu vaziyete hâl çaresi ise iki farklı güzergâhtan geldi: Kuhn?un rölativist içerimlere sahip ama kısmen sinik olan yaklaşımı [Bilimsel

okumak için tıklayınız

Yıldız Tutulması’na dair – Levent Gönenç

Türkiye?de tanındığı ve anlaşıldığı biçimiyle klasik ana-akım çizgi roman apolitiktir. Hatta Tommiks, Teksas, Mister No okumak apolitikliğin göstergesi olarak kabul edilir. Aslında klasik ana-akım çizgi romanların dahi siyasete kapılarını tamamen kapadığı söylenemez. Örneğin erken dönemde, II. Dünya Savaşı sırasında Amerika?da çizgi roman siyasi propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Kaptan Amerika?nın Hitler?e okkalı bir yumruk patlattığı 1941

okumak için tıklayınız

“Yeter ki İyi Hikayesi Olsun” / Levent Cantek’le Röportaj: Serap Uysal

Türkiye’de çizgi roman denildiğinde akla gelen isimlerden Levent Cantek ile çizgi romanın dünü ve bugününü konuştuk. Cantek, kendi deyişiyle 1985 yılından beri çizgi roman alanının içinde, hikâyeleri yayınlanmış, fanzinler çıkarmış, inceleme kitapları yazmış, dergiler çıkarmış. Bir kaç yıldır düzenli olarak çizgi roman eleştirileri yazıyor kitap dergilerinde. Kısa bir süre önce Dumankara isimli, İletişim Yayınlarından çıkan

okumak için tıklayınız

Battaniyenin Altında Sitem Var – Funda Demir

Paylaşmak nedir? Çocuklara yapmaları gerektiğini anlattığımız bir davranış mıdır sadece? Bir oyuncağı, kocaman bir çikolatayı paylaşmak oldukça kolay ve zorunludur biz yetişkinlerin gözünde değil mi? Oysa o çikolataya sahip olan, ya da oyuncakla oynamayı hevesle bekleyen taraf biz değilizdir çoğunlukla ve söylemek, karşındaki kişiden beklemek hep kolay olandır ve biz kolay olanı severiz. Hayatımız yeterince

okumak için tıklayınız

Alman İdeolojisi – Friedrich Engels, Karl Marx

“Alman İdeolojisi”, Marx ve Engels’in kendi görüş açılarıyla “Alman felsefesinin ideolojik bütün tarzları” arasındaki uzlaşmaz farklılığı göstermek üzere, birlikte giriştikleri zorlu bir çalışmanın sonucu olarak doğmuştur. Marksizmin kuruluşunun ilk yapıtaşları bu çalışma sırasında temele konmuş; materyalist tarih teorisinin ilk ve en geniş açıklaması da burada gerçekleştirilmiştir. 1844 ve 1845 yıllarında Marx’ın ve Engels’in ayrı ayrı

okumak için tıklayınız

Virüs Gezegeni (Yaşam ve Ölüm Veren Ezeli Yoldaşlar) – Carl Zimmer

En derin mağaralardan okyanusların dibindeki müthiş sıcaklardaki volkan ağızlarına kadar Dünya’nın istisnasız her yerinde bulunan Virüsler milyarlarca insanın hayatını etkileyerek, insan sağlığına zarar vermektedirler. Aynı zamanda, geçtiğimiz yüzyılın önemli biyolojik gelişmelerinde de başrol oynamışlardır. Bunlardan Smallpox virüsü (çiçek), şimdi dünya üzerinden kökten yok edilmiş olmasına rağmen, bir zamanlar insanlığın bir numaralı düşmanıydı. HIV gibi yeni

okumak için tıklayınız

Kendini Gerçekleştirebilme Kılavuzu – Serkan Engin

İnsan, elbette çağının ve içine doğduğu toplumun ürünüdür, ama aynı insan, birey olarak toplumsal realiteye kendi çapı oranında etki eden, bu realitenin dönüşümünde payı olan bir toplumsal parametredir. İçine doğduğunuz ailenin, şehrin, ülkenin sosyo-kültürel yapısı, ekonomik koşulları ve ilişkileri, din-gelenek bağlamındaki kalıplaşmış davranış modelleri, çağın ve ülkenin politik dinamikleri, siz daha gözünüzü açar açmaz sizi

okumak için tıklayınız

Geçmişin Üzerinden Atlayamayız… – Doğuş Sarpkaya

Son dönemde, yakın tarihe odaklanan yerli ve yabancı romanların sayısında ciddi bir artış söz konusu. Özellikle çeviri romanları düşündüğümüzde akla ilk gelen kitaplar, Javier Marias?ın Yarınki Yüzün, Pascal Mercier?in Lizbon?a Gece Treni, Javier Cercas?ın Salamina Askerleri, Alberto Manguel?in Bütün İnsanlar Yalancıdır, Juan Gabriel Vasquez?in Düşen Şeylerin Gürültüsü. Pascal Mercier?in romanını bir kenara koyarsak, bu kısa

okumak için tıklayınız

Zahit Atam

Yazarın Yazıları YILMAZ GÜNEY: sahip çıkamadığımız büyük miras Sürü 2 / Bir YILMAZ GÜNEY filmini seyretmek ne demektir? – Zahit Atam (2.Bölüm) YILMAZ GÜNEY ‘in Sürü filmi nedir ? Neyi anlatır ? – Zahit Atam (1.Bölüm) Yeni Sinema niçin yeraltı edebiyatıdır’ Zahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl ?Düşünce Suçlusu? Yaratır Zahit Atam’a

okumak için tıklayınız

Rastlantı ve Zorunluluk / Modern Biyolojinin Doğa Felsefesi – Jacques Monod

1965 yılında Nobel Tıp ödülünü kazanan Monod hiç kuşkusuz çağının ilerisinde bir yazar. Keskin bilim adamı zekâsıyla, sadece kendi alanı olan biyoloji üzerine değil, felsefe ve toplum bilimleri alanında da yıllar sonra doğrulanacak öngörülerde bulunur kitabında. Monod’ya göre, Homo Sapiens?in ortaya çıkışından bile geriye giderek, insanlığın çocukluk yıllarına uzanan animist görüşler, modern insanın ruhunda halen

okumak için tıklayınız

Bin Tanık – Erbil Tuşalp

Bin Tanık, Yazılama Yayınevi’nin kısa bir süre önce yeniden yayımladığı Bin İnsan gibi, 12 Eylül karanlığının ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktüğü dönemde kaleme alınan, bu karanlığın içinden çıkan bir yapıt. Bin Tanık’ta, o dönemde yaşanan hak ve hukuk ihlallerinin değişik örneklerini, bunların nasıl sistematik hale geldiğini yeniden anımsama fırsatı bulmak mümkün. İşkence başta olmak

okumak için tıklayınız

Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar (14 Tarihsel Minyatür) – Stefan Zweig

“Hiçbir sanatçı günlük yaşantısının yirmi dört saati boyunca yaratıcı değildir; en önemli ve kalıcı olan başarılarını, ona ilham gelen ender anlara borçludur. Gelmiş geçmiş tüm zamanların en büyük yazarı ve anlatıcısı olarak hayranlık duyduğumuz tarih de, her zaman yaratıcı olmamıştır. … Bir deha ancak milyonlarca insan arasından ortaya çıkar, gerçek bir tarihsel anın, yıldızın parladığı

okumak için tıklayınız